Cin suresi · 20–24. ayetler

De ki: ben ancak Rabbime kulluk ederim

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Cin suresi, 20. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 20. ayet. قُلْ إِنَّمَآ أَدْعُوا۟ رَبِّى وَلَآ أُشْرِكُ بِهِۦٓ أَحَدًا

    Diyanet İşleri

    De ki: "Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

    Mustafa İslamoğlu

    Dediği (sadece) şuydu: "Ben yalnızca Rabbime yalvarıp yakarırım ve O'ndan başka hiç kimseye ilahlık yakıştırmam."

    Muhammed Esed

    De ki: "Ben yalnız Rabbime yalvarırım ve O'ndan başka hiç kimseye ilahlık yakıştırmam".

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Ben yalnızca Rabbime yönelirim (O'ndan isterim)! Hakikatim olan O'na hiç kimseyi ortak etmem!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Ben gerçekten, yalnızca Rabbime dua ediyorum ve O'na hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmuyorum."

    Ali Özek ve heyeti

    (Rasûlüm!) de ki: Ben ancak Rabbime yalvarırım ve O'na kimseyi ortak koşmam.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Ben, yalnızca Efendime yakarışlarda bulunurum ve hiç kimseyi O'na ortak koşmam!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ben yalnız Rabbime ibadet ediyorum ve O'na kimseyi ortak koşmuyorum."

    Edip Yüksel

    De ki: "Ben sadece Efendime çağırırım; ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Ben sadece Rabbime çağırırım; ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Ben ancak Rabbime dua ederim ve O'na hiçbir ortak koşmam."

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki ben ancak rabbıma dua ederim ve ona hiçbir şerik koşmam

    Erhan Aktaş

    De ki: "Ben yalnızca Rabb'ime dua ederim ve hiçbir şeyi O'na şirk koşmam."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Ben yalnızca Rabb'ime dua ederim ve hiçbir şeyi O'na şirk koşmam."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Ben yalnızca Rabb'ime dua ederim ve hiçbir şeyi O'na şirk koşmam.

    Gültekin Onan

    De ki: "Ben gerçekten, yalnızca rabbime dua ediyorum ve O'na hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmuyorum."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: (Habibim): "Ben ancak Rabbime düa ediyorum. Ona hiçbirini ortak koşmam".

    İbni Kesir

    De ki: Ben; ancak Rabbıma yalvarırım. Ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Ben ancak Rabbime dua ederim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.''

    Süleyman Ateş

    De ki: "Ben ancak Rabbime yalvarırım ve hiç kimseyi O'na ortak koşmam."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Ben sadece Rabbime dua ederim; duada kimseyi O'na ortak etmem."

    Şaban Britch

    De ki: Ben ancak Rabbime dua ederim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmam.

    Şaban Piriş

    De ki: -Ben ancak Rabbime dua ederim. O'na hiçbir şeyi ortak koşmam.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Ben ancak Rabbime yakarırım/çağırırım. Ve hiç kimseyi O'na ortak koşmam."

  2. Cin suresi, 21. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 21. ayet. قُلْ إِنِّى لَآ أَمْلِكُ لَكُمْ ضَرًّا وَلَا رَشَدًا

    Diyanet İşleri

    De ki: "Şüphesiz ben, size ne zarar verebilir ne de fayda sağlayabilirim."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ben size zarar verme ve doğru yola getirme gücüne de sahip değilim."

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Ne zarar (ve yarar) verebilirim, ne de hidayet (ve dalalete) götürebilirim.

    Muhammed Esed

    De ki: "Size zarar vermek yahut doğruyu eğriden ayırd etme bilinciyle sizi donatmak benim elimde değildir".

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Kesinlikle, size ne bir zarar verebilirim ve ne de hakikati yaşama olgunluğu oluşturabilirim; (bunlar Allah'ın sizde açığa çıkaracağı şeylerdir!)"

    Ali Bulaç

    De ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Ne sizi yitime uğratabilirim ne de sizi doğru yola götürebilirim!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ben size ne bir zarar verebilirim, ne de doğruya ulaştırabilirim."

    Edip Yüksel

    De ki: "Ben size ne zarar verme, ne de sizi doğruya iletme (irşad etme) gücüne sahibim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Ben size ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Haberiniz olsun, ben size kendiliğimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir irşad yapabilirim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki haberiniz olsun ben size kendiliğimden ne bir zarar, ne de bir irşad yapamam

    Gültekin Onan

    De ki: "Doğrusu ben, sizin için ne bir zarar, ne de bir yarar (irşad) sağlayabilirim.

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Hakıykat ben sizin için ne bir zarar (yapmak), ne de bir hayır (getirmek kudretine) malik değilim".

    İbni Kesir

    De ki: Ben; size zarar vermeye de, iyilik yapmaya da muktedir değilim.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: “Benim size bir zarar vermeye de, sizi doğru yola iletmeye de gücüm yetmez.''

    Süleyman Ateş

    De ki: "Ben size ne zarar, ne de akıl verme gücüne sahip değilim."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Size bir zarar verecek güçte olmadığım gibi sizi olgunlaştıracak güçte de değilim."

    Şaban Britch

    De ki: Benim size bir zarar vermeye de iyilik etmeye de gücüm yetmez.

    Şaban Piriş

    De ki: -Benim size bir zarar vermeye de iyilik etmeye de gücüm yetmez.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Ben size zarar verme gücüne de ışık ve aydınlık verme gücüne de sahip değilim."

  3. Cin suresi, 22. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 22. ayet. قُلْ إِنِّى لَن يُجِيرَنِى مِنَ ٱللَّهِ أَحَدٌ وَلَنْ أَجِدَ مِن دُونِهِۦ مُلْتَحَدًا

    Diyanet İşleri

    De ki: "Gerçekten beni Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam."

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah'tan (gelecek bir azaba karşı) beni asla kimse koruyamaz. O'ndan başka bir sığınak da asla bulamam.

    Mustafa İslamoğlu

    De ki: "Şu bir gerçek ki, ne beni Allah'a karşı kimse koruyabilirdi, ne de ben O'nun dışında bir sığınak bulabilirdim;

    Muhammed Esed

    De ki: "Gerçek şu ki hiç kimse beni Allah'a karşı koruyamazdı ve O'ndan kaçıp saklanacak hiçbir yer bulamazdım,

    Ahmed Hulusi

    De ki: "Gerçektir ki, kimse Allah'tan beni kurtaramaz ve O'nun dununda sığınılacak yoktur!"

    Ali Bulaç

    De ki: "Muhakkak beni Allah'tan (gelebilecek bir azaba karşı) hiç kimse asla kurtaramaz ve O'nun dışında asla bir sığınak da bulamam."

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Gerçekten (bana bir kötülük dilerse) Allah'a karşı beni kimse himaye edemez, O'ndan başka sığınacak kimse de bulamam.

    Ali Rıza Safa

    De ki: "Kuşkusuz, Allah'ın karşısında, hiç kimse beni asla koruyamaz. O'ndan başka bir sığınak da asla bulamam!"

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Beni Allah'tan kimse kurtaramaz ve ben O'ndan başka bir sığınak da bulamam."

    Edip Yüksel

    De ki: "Hiç kimse beni ALLAH'a karşı savunamaz, O'ndan başka sığınak da bulamam."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Hiç kimse beni ALLAH'a karşı savunamaz, O'ndan başka sığınak da bulamam.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    De ki: "Allah'tan beni kimse kurtaramaz ve ben, O'ndan başka bir sığınacak bulamam.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki Allahdan beni kimse kurtaramaz ve ben ondan başka bir sığınacak bulamam

    Erhan Aktaş

    De ki: "Beni, Allah'a karşı hiç kimse koruyamaz ve ben asla O'ndan başka sığınacak bir yer bulamam."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    De ki: "Beni, Allah'a karşı hiç kimse koruyamaz ve ben asla O'ndan başka sığınacak bir yer bulamam."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Beni, Allah'a karşı hiç kimse asla koruyamaz ve ben asla O'ndan başka sığınacak bir yer bulamam."

    Gültekin Onan

    De ki: "Muhakkak beni Tanrı'dan (gelebilecek bir azaba karşı) hiç kimse asla kurtaramaz ve O'nun dışında asla bir sığınak da bulamam."

    Hasan Basri Çantay

    De ki: "Hakıykat ben (isyan edersem) beni Allah (ın azabın) dan kimse kat'iyyen kurtaramaz ve ben Ondan başka bir sığınak da, kaabil değil, bulamam".

    İbni Kesir

    De ki: Doğrusu kimse beni, Allah'a karşı savunamaz. Ve ben, O'ndan başka bir sığınak da bulamam.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Beni kimse Allah'a karşı savunamaz ve ben O'ndan başka bir sığınak bulamam."

    Süleyman Ateş

    De ki: "Beni Allah'(ın azabın)dan hiç kimse kurtaramaz ve ondan başka sığınacak kimse bulamam."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    De ki "Hiç kimse beni Allah'tan kurtaramaz. O'ndan başka bir sığınak da bulamam.

    Şaban Britch

    De ki: “Gerçekten beni Allah’ın (azabına) karşı hiç kimse asla koruyamaz ve yine asla O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam.

    Şaban Piriş

    De ki: -Doğrusu beni Allah'a karşı kimse savunamaz, ben ondan başka bir sığınak da bulamam.

    Yaşar Nuri Öztürk

    De ki: "Allah'tan beni hiç kimse kurtaramaz ve O'nun dışında bir sığınak da asla bulamam."

  4. Cin suresi, 23. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 23. ayet. إِلَّا بَلَٰغًا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِسَٰلَٰتِهِۦ وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ لَهُۥ نَارَ جَهَنَّمَ خَٰلِدِينَ فِيهَآ أَبَدًا

    Diyanet İşleri

    "Ancak Allah'tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O'nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır."

    Mehmet Okuyan

    (Benim görevim), Allah'tan gelen ve O'nun mesajlarından oluşan (emirleri) sadece tebliğdir. Allah'a ve Elçisine isyan eden kişi için içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:169; Mâide 5:37; Ahzâb 33:65; Müddessir 74:28; İnfitâr 82:16.

    Mustafa İslamoğlu

    tabi ki eğer, Allah'tan gelen görevi ve O'nun mesajlarını iletmemiş olsaydım... Artık kim Allah'a ve Elçi'sine karşı gelirse, iyi bilsin ki onun payına içinde ebedi kalacağı Cehennem düşecektir.

    Muhammed Esed

    eğer Allah'ın mesajlarını ve O'ndan (bana ulaşan aydınlığı dünyaya) duyurmamış olsaydım." Allah'a ve Elçisi'ne isyan edenlere gelince, şüphe yok ki onları içinde sonsuza dek kalacakları cehennem ateşi beklemektedir.

    Ahmed Hulusi

    Sadece Allah'tan bir bildirim ve O'nun risaletleri istisna! Kim Allah'a ve Rasulüne asi olursa, sonsuza dek içinde kalacağı cehennem ateşi vardır!

    Ali Bulaç

    "(Benim görevim,) Yalnızca Allah'tan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır."

    Ali Özek ve heyeti

    (Benim yaptığım) ancak Allah katından olanı, O'nun gönderdiklerini tebliğdir. Artık kim Allah ve Rasûlüne karşı gelirse, bilsin ki ona, (kendi gibilerle birlikte) içinde ebedî kalacakları cehennem ateşi vardır.

    Ali Rıza Safa

    "Yalnızca, Allah'tan gelenleri duyurabilirim ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirebilirim!" Allah'a ve O'nun elçisine kim karşı gelirse, artık, onun için kesinlikle cehennem vardır. Sonsuza dek orada kalacaklardır.

    Bayraktar Bayraklı

    "Benim elimden gelen sadece Allah'ın mesajını ulaştırmak ve emirlerini bildirmektir. Kim Allah'a ve Peygamberine karşı gelirse, bilsin ki ona içinde süreli kalacağı cehennem ateşi vardır."

    Edip Yüksel

    "Ancak ALLAH'tan bir duyuruyu ve mesajını iletirim." Artık kim ALLAH'a ve elçisine karşı gelirse içinde ebedi kalacağı cehennem ateşini hakeder.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ancak ALLAH'tan bir duyuruyu ve mesajını iletirim.' Artık kim ALLAH'a ve elçisine karşı gelirse içinde ebedi kalacağı cehennem ateşini hakeder.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak Allah'tan ve elçilik görevlerinden bir tebliğ yapabilirim. Her kim de Allah'a ve Rasulüne isyan ederse, muhakkak ona içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak Allahdan ve risalatından bir tebliğ yapabilirim, her kim de Allaha ve Resulüne ısyan ederse muhakak ki ona Cehennem ateşi var, içinde ebeda kalmak üzere onlar

    Erhan Aktaş

    "Bana düşen sadece Allah'tan aldığım vahyi size duyurmak ve gönderileni iletmektir. Kim Allah'a ve O'nun Resul'üne dipnot 1 karşı gelirse, bilsin ki onun için kesintisiz olarak sürekli içinde kalacağı Cehennem ateşi vardır."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İslam dininin "atalar" ve "rivayetler" dinine dönüştürülmesi, büyük oranda "Allah'a ve Resul'üne itaat" etmeyi buyuran ayetlerdeki "Resul'e itaat etmeye", "Peygambere, yani sünnete ve hadise itaat etmek" anlamı verilerek yapılmıştır. Bu anlam kesinlikle büyük bir yanılgıdır. Kur'an'da peygamber kelimesi geçmez. Peygamber, Farsça bir kelimedir. Kur'an'da Resul ve Nebi kelimeleri ayrı ayrı geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resul'e itaat etmek vardır. Çünkü Resul'e itaat etmeyle kast edilen şey, Resulün bize ilettiği ayetlere itaat etmektir. Dolayısı ile Resul'e itaat etmek demek, aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resul'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. "Kur'an, Allah'ın kelamı, Resul'ün beyanıdır/sözüdür." Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri "ayettir", Nebi'nin sözleri ise "şahsidir" ve Nebi'nin şahsına aittir. Resul'ün söyledikleri ise şahsına ait olmayıp Allah'a aittir. (69:40) Resul, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resul ilahi koruma altındadır. Resul'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman bunu yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resul'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resul'ün şahsına değil, onun vahiy olan sözlerine itaat etmektir ve bu Allah'a itaat etmek anlamına gelmektedir. Yani "Allah ve Resul'ü" terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ı kast eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan "ve" edatı, "atf-ı beyan" olarak kendinden önceki kelimeyi kendinden sonraki kelime ile açıklama görevi yapmaktadır. Bu kurala göre Allah ve Resul'üne itaat etmek demek, anlam olarak yalnızca "Allah'a, vahye itaat etmek" demektir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Bana düşen sadece Allah'tan aldığım vahyi size duyurmak ve gönderileni iletmektir. Kim Allah'a ve O'nun Resulüne dipnot 1 karşı gelirse, bilsin ki onun için kesintisiz olarak sürekli içinde kalacağı Cehennem ateşi vardır."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bkz. 3:32. Ayetin dipnotu.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Bana düşen sadece Allah'tan aldığım vahyi size duyurmak ve gönderileni iletmektir. Kim Allah'a ve O'nun Rasul'üne karşı gelirse, bilsin ki onun için kesintisiz olarak sürekli içinde kalacağı Cehennem ateşi vardır.

    Gültekin Onan

    "(Benim görevim ) yalnızca Tanrı'dan olanı ve O'nun gönderdiklerini tebliğ etmektir. Kim Tanrı'ya ve O'nun elçisine isyan ederse içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır."

    Hasan Basri Çantay

    "(Benim elimden gelen) ancak Allahdan olanı, Onun gönderdiklerini tebliğdir. Kim Allaha ve peygamberine ısyan ederse şübhesiz onun için cehennem ateşi vardır, kendileri orada ebedi, daim kalıcılar olmak üzere.

    İbni Kesir

    Benim vazifem; ancak Allah katından olanı ve O'nun risaletlerini tebliğ etmektir. Kim, Allah'a ve Rasulüne isyan ederse; muhakkak ki onun için, cehennem ateşi vardır. Orada ebediyyen kalacaklardır.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Benim görevim) ancak Allah'tan (gönderilenleri) ve (tebliğ olunması emrolunanları) tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, onun için içinde ebedî kalacağı Cehennem ateşi vardır.

    Süleyman Ateş

    Benim yapabileceğim sadece Allah'tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O'nun elçilik görevlerini yerine getirmektir. Artık kim Allah'a ve Elçisine baş kaldırırsa, ona içinde sürekli kalacağı cehennem ateşi vardır.

    Süleymaniye Vakfı

    Benim yapabileceğim sadece, Allah'tan geleni, onun mesajlarını, ulaştırmaktır dipnot 1 . Kim Allah'a ve elçisine /onun elçi olarak getirdiklerine dipnot 2 karşı gelirse, onun için ölümsüz olarak sonsuza dek kalacağı cehennem ateşi vardır dipnot 3 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
    2. metne dön, dipnot 2
      Resul (رسول), "birine gönderilen söz" anlamına geldiği gibi "o sözü iletmek için gönderilen elçi" anlamına da gelir (Müfredat). Allah'ın elçilerinin görevi, onun sözlerini insanlara ulaştırmaktır. Bu sebeple Kur'an'da geçen Allah'ın resulü (رسول اللّه) ifadelerinde asıl vurgu ayetleredir. Muhammed aleyhisselam öldüğü için bizim muhatabımız olan resul, sadece Kur'an'dır (Al-i İmran 3/144). Resul kelimesi yerine "resul /onun elçi olarak getirdikleri" ifadesi bunun için yazılmıştır (Maide 5/67, Nahl 16/35).
    3. metne dön, dipnot 3
      Kur'an'da, cennetlik ve cehennemlik olanların durumunu ifade için iki kelime kullanılır. Birisi 'ebeden' diğeri 'halid'dir. Ebeden, 'sonsuza kadar', halid ise 'ölümsüz olan' anlamına gelir. Cennetlikler için Nisa 4/57,122; Maide 5/119, Tevbe 9/22-100; Tegabun 64/9, Talak 65/11, Beyyine 98/9 ayetlerine; cehennemlikler için Nisa 4/169, Ahzab 33/65, Cin 72/23 ayetlerine bakılabilir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Benim görevim, Allah'tan geleni, O'nun gönderdiklerini tebliğden ibarettir. Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse yeri cehennem ateşidir. Onlar orada ölmezler, sonsuza dek kalırlar.

    Şaban Britch

    Ancak (benim görevim) Allah'tan (gönderilenleri) ve (tebliğ olunması emrolunanları) tebliğ etmektir. Kim Allah’a ve elçisine karşı gelirse, onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.

    Şaban Piriş

    Ancak Allah'tan bir duyuru ve elçilik görevi(ni yerine getiriyorum.) Kim Allah'a ve elçisine karşı gelirse, onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ancak Allah'tan bir tebliğ ve O'nun mesajlarından bir şeyler sunabilirim." Allah'a ve O'nun resulüne isyan edenler için cehennem ateşi vardır. Sürekli içinde kalacaklardır.

  5. Cin suresi, 24. ayet — bütün mealleriyle aç

    Cin suresi, 24. ayet. حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ أَضْعَفُ نَاصِرًا وَأَقَلُّ عَدَدًا

    Diyanet İşleri

    Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilecekler.

    Mehmet Okuyan

    Sonunda, kendilerine vadedilen şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayısının daha az olduğunu ileride bileceklerdir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Kehf 18:34; Meryem 19:75.

    Mustafa İslamoğlu

    Tehdit edildikleri azabı görünceye kadar yolları var; işte o zaman, kimin yardıma daha muhtaç ve sayıca az olduğunu anlayacaklar.

    Muhammed Esed

    (Öyleyse bırak,) önceden uyarıldıkları (akibet)i görecekleri an gelinceye kadar (beklesinler), o zaman anlayacaklar kim, hangi (tür) insan daha çaresiz ve daha kimsesizdir!

    Ahmed Hulusi

    Nihayet vadolundukları şeyi (ölüm) gördüklerinde anlayacaklar kim azınlıkta ve çaresizmiş!

    Ali Bulaç

    Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."

    Ali Özek ve heyeti

    Sonunda, tehdit edilip durduklarını (azabı, kıyameti) gördükleri zaman, kim yardımcı olma bakımından daha güçsüz ve sayıca daha az imiş, bileceklerdir.

    Ali Rıza Safa

    Sonunda, kendilerine sözü verileni gördüklerinde, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısal olarak daha az olduğunu anlayacaklar.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonunda uyarıldıkları azabı gördüklerinde, kimin yardımcıları daha zayıf ve taraftarlarının daha az olduğunu bileceklerdir."

    Edip Yüksel

    Kendilerine söz verilen şeyi gördüklerinde kimin yardımcısının güçsüz ve sayıca az olduğunu görecekler. dipnot 1

    Edip Yüksel — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      * Kuran'da türevleriyle birlikte 19 kez geçen ReŞeDe kelimesinin dört tanesi bu surede geçer: 72:2; 72:10; 72:14; 72:21. * İstatistiksel olarak bu sure 114 sure arasında ReŞeDe kökünden türeyen kelimelerin 4/19 una sahip olması yönüyle istatiksel verilerden çıkarımlar yapabilenler için dikkat çekicidir. İkinci bir işaret de bu kelimenin ReŞaD biçiminde geçen sadece iki kullanımı var ve her ikisi de 40'ıncı surede, Yusuf'un SON ELÇI olduğunu iddia ederek yeni gelen elçiyi inkar edenin iddiasını alıntılayan ayeti ortalarına alır. * Biri Firavun tarafından kullanılır; diğeri Yusuf'un SON ELÇI olmadığını ileri süren mümin tarafından... * Dahası 40:28 ayeti bu elçinin öldürüleceğini bildiriyor.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kendilerine söz verilen şeyi gördüklerinde kimin yardımcısının güçsüz ve sayıca az olduğunu görecekler.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nihayet o vadolundukları şeyi gördüklerinde, artık bileceklerdir, kimmiş yardımcısı en zayıf ve sayıca en az olan!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Nihayet o va'dolundukları şey'i gördükleri vakıt artık bileceklerdir ki yardımcısı en zaıyf ve sayıca en az olan kimmiş?

    Erhan Aktaş

    Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Uyarıldıkları şeyi gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve kimsesiz olduğunu bilecekler.

    Gültekin Onan

    Sonunda onlar, kendilerine vadedileni gördükleri zaman, yardımcı olmak bakımından kim daha zayıfmış ve sayı bakımından kim daha azmış artık öğrenmiş olacaklardır."

    Hasan Basri Çantay

    Nihayet onlar tehdid edilmekde oldukları (azabı) gördükleri zaman kimin yardımcısı daha zaif, sayısı daha azmış bileceklerdir.

    İbni Kesir

    Nihayet kendilerine vaadedilenleri gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.

    Mehmet Alagaş

    (18-28) Muhakkak secde yerleri / mescitler Allah’ındır, Allah’la beraber bir başkasına dua etmeyin. Muhakkak ki Allah’ın kulu kalkıp O’na / Allah’a yalvardığında, onlar /cinler neredeyse onun üzerine keçeleşircesine çullanırlardı. De ki; muhakkak ben Rabbime dua ederim, O’na herhangi birini ortak koşmam. De ki; sizin için ne bir fayda ve ne de bir yetişmişlik / erişmişlik sağlayamam. De ki; beni Allah’tan kimse kurtaramaz, O’ndan başka da sığınak ta bulamam. Ancak Allah’tan gelen bildirimler ve onun mesajlarına sığınabilirim, her kim Allah’a ve Resulüne isyan eder ise onun için cehennem ateşi vardır, orada ebedi kalıcıdır. Vakti gelip te neyin kendilerine vaad edildiğini gördüklerinde, kim yardımca zayıf / düşkün ve de kim sayıca daha az bilecekler. De ki; ben size vaad edilen yakın mı? yahut rabbim onu uzun süreli mi yapmış ? idrak edemem. Yitik olanı / Gaybı bilendir ve gaybını Resullerinden razı oldukları hariç hiç kimseye göstermez / görünür hale getirmez. O gaybını açarken de Resullerinin önlerinden ve arkalarından gözetleyiciler tayin eder öyle onlara açar. (Başka kimseler şahit olmasın diye görevlendirilen gözcüler) Bu gayb paylaşımının nedeni Resullerin, Rablerinin mesajlarını / risalelerini kesin olarak yerine getirildiğini bilmeleri içindir, Onların elinde olanları da kuşatmıştır, her şeyi tek tek / adet adet hesap etmektedir. (Gaybı paylaşmış olmanın tüm riskleri kontrol altındadır.)

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonunda, kendilerine söz verileni gördükleri zaman, kimin yardımcısının daha güçsüz ve sayısının daha az olduğunu bileceklerdir.

    Süleyman Ateş

    Kendilerine va'dedilen şeyi (ya azabı veya kıyamet sa'atini) gördükleri zaman, kimin yardımcı bakımından daha zayıf ve sayıca daha az olduğunu bileceklerdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu gibiler tehdit edildikleri azabı görünce, kimin yardımcısının daha zayıf ve daha az sayıda olduğunu öğreneceklerdir."

    Şaban Britch

    Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.

    Şaban Piriş

    Kendilerine vaat edileni gördükleri zaman, kimin yardımcı olarak daha zayıf ve sayısının az olduğunu anlayacaklar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonunda, onlar kendilerine vaat edileni gördüklerinde, yardımcı bakımından daha zayıf kim, sayı bakımından daha az kim, bileceklerdir.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.