Cuma suresi

Cuma suresi, 4. ayet

Cuma suresi, 4. ayet. ذَٰلِكَ فَضْلُ ٱللَّهِ يُؤْتِيهِ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

ẕâlike faḍlü-llâhi yü'tîhi mey yeşâ'. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

Diyanet İşleri

İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cuma 1–7 · surenin 4. ayeti / 11

Konu Ümmîlere gönderilen peygamber Cuma 1–4 3

  1. Cuma 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

  2. Cuma 2

    O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  3. Cuma 3

    (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. 4

    İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  5. Cuma 5

    Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

  6. Cuma 6

    De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"

  7. Cuma 7

    Ama onlar, daha evvel yaptıklarından dolayı asla ölümü istemezler. Allah, zalimleri hakkıyla bilir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. Çünkü O, kullarını ihmal etmemiş, başıboş bırakmamıştır. Aksine aralarından peygamberler göndermiş, onlara emir ve yasaklarını bildirmiştir. Bu da Yüce Allah’ın kulları arasından dilediği kimselere ihsan ettiği pek büyük lütfunun bir tecellisidir.

Böyle bir lütuf, bedeni âfiyet, rızık bolluğu ve ibenzer dünyevî nimetlerin hepsinden daha büyük ve daha üstündür. Kurtuluşun ve ebedî mutluluğun kaynağı olan din nimetinden daha büyük hiçbir nimet yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Burada haber verilen -Peygamber'in Araplara ve diğerlerine gönderilmesi- Allah'ın lütfudur ve Allah, onu dilediğine verir. Allah, çok lütuf sahibidir. O'nu, bu ümmete ve insanların tamamına peygamber olarak göndermesi de O'nun lütfundandır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ذَٰلِكَ zalike bu
  2. فَضْلُ fedlu lutfudur kök: فضل
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  4. يُؤْتِيهِ yu'tihi vereceği kök: اتي
  5. مَن men kimseye
  6. يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği kök: شيا
  7. وَٱللَّهُ vallahu ve Allah kök: اله
  8. ذُو zu sahibidir
  9. ٱلْفَضْلِ l-fedli lutuf kök: فضل
  10. ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük kök: عظم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle aleme üstün kıldığımı hatırlayın.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine lütfuyla indirdiği vahyi inkar etmeleri ne…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte bu, Allah'ın dilediğine (layık olana) verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu, Allah'ın (hak edene) vermeyi dilediği lütfudur: Zira Allah büyük lütuf sahibidir.

Muhammed Esed

Bu, Allah'ın lütfudur. Allah, onu, (elde etmek) isteyen herkese bağışlar çünkü, Allah lütfunda sınırsızdır.

Ahmed Hulusi

İşte bu Allah'ın fazlıdır, onu dilediğine verir! Allah aziym lütuf sahibidir.

Ali Bulaç

Bu, Allah'ın dilediğine verdiği fazl (lütuf ve ihsan)ıdır. Allah, büyük fazl sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Ali Rıza Safa

İşte bu, Allah'ın lütfundandır; onu, dilediğine verir. Çünkü Allah, Büyük Lütuf Sahibidir. dipnot 512

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 512
    "Büyük Lütuf Sahibi" anlamına gelen "Zu'l-Fadli'l-Azim" ismi, 2:105, 3:74, 8:29, 57:21 ve 57:29 ayetlerinde de bildirilmiştir. Kimi Kur'an araştırmacıları, bu ismin, 56:74, 56:96 ve 69:52 ayetlerinde, "Efendinin Büyük İsmini yücelterek an!" buyruğunda bildirilen isim olduğunu savlarlar. Bu araştırmacıların kanıtları arasında en dikkat çekici olanı, bu ismin sayısal ebcet değerinin, "Allah" isminin Kur'an'da yer alış sayısı ola.[2698] sayısının tıpkısı olması ve Allah'ın Kur'an'da bildirilen isimleri arasında, en yüksek sayısal ebcet değerini taşımasıdır. 3:174 ayetinde bildirilen aynı anlamdaki "Zu'l-Fadli'n-Azim" isminin tek harfi değişiktir. Aynı anlamı taşıyan bir ismin, yalnızca bir ayette tek harfi değişik biçimde bildirilmiş olması, Kur'an'daki her harfin ne denli büyük bir önem taşıdığının göstergesidir.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberlik yetkisi, Allah'ın lütfudur. Onu kullarından dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Edip Yüksel

Bu, ALLAH'ın lütfudur; dileyene ve/veya dilediğine verir. ALLAH büyük lütuf sahibidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bu, ALLAH'ın lütfudur; dileyene ve/veya dilediğine verir. ALLAH büyük lütuf sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o Allah'ın lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, çok büyük lütuf sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o, Allahın fazlıdır, onu dilediğine verir ve Allah çok büyük fazl sahibidir

Erhan Aktaş

İşte bu, Allah'ın hak eden kimselere verdiği lütfudur. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bu, Allah'ın hak eden dipnot 1 kimselere verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literal olarak, dilediği. Uygun gördüğü.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bu, Allah'ın dilediği dipnot 1 kimselere verdiği lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun gördüğü.

Gültekin Onan

Bu, Tanrı'nın dilediğine verdiği fazl (lütuf ve ihsan)dır. Tanrı, büyük fazl sahibidir.

Hasan Basri Çantay

Bu, Allahın, kimi dilerse ona vereceği, bir fazl (-u inayet) dir. Allah, büyük fazl (-u kerem) saahibidir.

İbni Kesir

Bu, Allah'ın lutfudur. Onu dilediğine verir. Ve Allah; büyük lutuf sahibidir.

Mehmet Alagaş

(2-5) Sizin kitap ehli olmayanlarınızdan / ümmilerinizden bir Resul yaratan O’dur, sizlere O’nun ayetlerini okuyor, onları arındırıyor, onlara kitabı ve gerekçeleri / hikmeti öğretiyor, oysa bundan önce onlar, apaçık bir sapma içindeydiler, onlardan olup ta henüz onlara katılmamış / ilhak olamamış diğerlerine de Resuldür. (Sonraki geleceklerin de resulü) O saygıdeğerdir, hâkimdir, işte bu / elçilik, Allah’ın maddi ve manevi zenginliğidir, onu istediğine verir, Allah çok büyük bir fazıl sahibidir. Tevrat’ın taşıyıcılığını / hamallığını yüklenenler ve sonrasında da onu taşımayanların misali, ciltlerce kitapları taşıyan eşeğin misali gibidir, (Yahudilerin kitapsız araplar sözüne, Allah’ın, kitap yüklü eşek yahudiler cevabı) Allah’ın ayetlerini yalanlayan toplumun örnekliği ne kötüdür, Allah zalim toplumu yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bir lütuftur. Allah, büyük lütuf sahibidir.

Süleyman Ateş

Bu, Allah'ın, dilediğine vereceği lutfudur. Allah, büyük lutuf sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

İşte bu (elçi gönderme işi), Allah'ın lütfudur dipnot 1 . Onu, tercih ettiği dipnot 2 kişilere verir. Allah, büyük lütuf sahibidir dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Şae (شاء) fiili, "bir şey yapmak" anlamındaki şey (شيء) mastarından türemiştir. Allah'ın yapması o şeyi var etmesi, insanın yapması da o şey için gereken çabayı göstermesidir (Müfredat). Allah, her şeyi bir ölçüye göre var eder (Kamer 54/49, Ra'd 13/8). İmtihanla ilgili şeyleri iyi ve kötü diye ikiye ayırmıştır (Enbiya 21/35). Allah, herkesin doğru yolda olmasını ister (Nisa 4/26) ama sadece doğru şeyler yapanı doğru yolda sayar (Nur 24/46). Yaptığının doğru veya yanlış olduğunu da kişiye ilham eder. Onun için doğru davrananın içi rahat, yanlış davrananın içi de sıkıntılı olur (Şems 91/7-10). Buna göre şae (شاء) fiilinin öznesi Allah olursa "gerekeni yaptı veya yarattı", insan olursa "gerekeni yaptı" anlamında olur. Allah insanlara, tercihlerine göre davranma hürriyeti vermeseydi hiç kimse yanlış bir şey yapamaz ve imtihan diye bir şey de olmazdı (Nahl 16/93). Yanlış kader anlayışını imanın bir esası gibi İslam'a yerleştirmek isteyenler, büyük bir çarpıtma yaparak şae (شاء) fiiline irade yani isteme ve dileme anlamı vermiş; bunu, tefsirlere hatta sözlüklere bile yerleştirerek birçok ayetin mealini bozmuşlardır. Bkz https://www.suleymaniyevakfi.org/akaid-arastirmalari/kuranda-sey-mesiet-irade-ve-fitrat.html
  3. metne dön, dipnot 3

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte bu (öğretim), Allah'ın lütfudur, onu doğru tercihte bulunana yapar. Allah büyük lütuf sahibidir.

Şaban Britch

Bu, Allah’ın dilediğine verdiği bir lütuftur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Şaban Piriş

Bu, Allah'ın dilediğine verdiği bir lütuftur. Allah büyük lütuf sahibidir.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bu, Allah'ın lütfudur ki, onu dilediğine verir. Allah, büyük lütfun sahibidir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is the bounty of Providence, He munificently and gracefully confers it on whom He will, and He is the source of abounding munificence and efficacious grace.

Abdul Haleem

such is God’s favour that He grants it to whoever He will; God’s favour is immense.

Abdullah Yusuf Ali

Such is the Bounty of Allah, which He bestows on whom He will: and Allah is the Lord of the highest bounty.

Abul A'la Maududi

Such is Allah's favour: He bestows it on whomsoever He pleases. Allah is the Lord of abounding favour.

Aisha Bewley

That is Allah’s favour which He gives to whoever He wills. Allah’s favour is indeed immense.

Al-Hilali & Khan

That is the Grace of Allâh, which He bestows on whom He wills. And Allâh is the Owner of Mighty Grace.

Ali Quli Qarai

That is Allah’s grace which He grants to whomever He wishes, and Allah is dispenser of a great grace.

Amatul Rahman Omar

This is Allâh's grace. He bestows it on whom He pleases. And Allâh is the Lord of immense Grace.

Arthur John Arberry

That is the bounty of God; He gives it to whom He will, and God is of bounty abounding.

Bijan Moeinian

God’s choice of Mohammad to this honor indicates that He may shower whoever he wishes with his Grace as God is the Lord of Mighty Grace.

E. Henry Palmer

That is God's grace, He gives it to whomsoever He will; for God is Lord of mighty grace.

Edip-Layth

Such is God's grace, which He bestows upon whoever/whomever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

George Sale

This is the free grace of God: He bestoweth the same on whom He pleaseth : And God is endued with great beneficence.

Hamid S. Aziz

That is Allah's grace; He grants it to whom He pleases, and Allah is the Lord of mighty Grace.

Mahmoud Ghali

That is the Grace of Allah; He brings it to whomever He decides; and Allah is The Owner of The Ever-Magnificent Grace.

Marmaduke Pickthall

That is the bounty of Allah; which He giveth unto whom He will. Allah is of Infinite Bounty.

Mohamed Ahmed - Samira

This is the bounty of God, He gives whosoever He please. God is master of great bounty.

Muhammad Asad

Such is God's bounty: He grants it to anyone who is willing [to receive it]: for God is limitless in His great bounty.

Mustafa Khattab

This is the favour of Allah. He grants it to whoever He wills. And Allah is the Lord of infinite bounty.

Progressive Muslims

Such is God's grace, which He bestows upon whomever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

Rashad Khalifa

Such is GOD's grace that He bestows upon whomever He wills. GOD is Possessor of Infinite Grace.

Sahih International

That is the bounty of Allah, which He gives to whom He wills, and Allah is the possessor of great bounty.

Sam Gerrans

That is the bounty of God; — He gives it to whom He wills — and God is possessor of tremendous bounty.

Shabbir Ahmed

Such is Allah's Bounty - which He bestows upon him who is willing to receive it. (His Light is available to whoever turns it on). For, Allah is the Lord of Great Bounty.

Syed Vickar Ahamed

That is the Grace of Allah that He grants on whom He wills; And Allah is the Lord of the highest grace.

Taqi Usmani

It is Allah’s bounty that He gives to whomsoever He wills, and Allah is the Lord of the great bounty.

The Monotheist Group

Such is the grace of God, which He bestows upon whoever He wills. God is Possessor of Infinite Grace.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩