Cuma suresi

Cuma suresi, 3. ayet

Cuma suresi, 3. ayet. وَءَاخَرِينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا۟ بِهِمْ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

veâḫarîne minhüm lemmâ yelḥaḳû bihim. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

Diyanet İşleri

(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Cuma 1–6 · surenin 3. ayeti / 11

Konu Ümmîlere gönderilen peygamber Cuma 1–4 3

  1. Cuma 1

    Göklerdeki ve yerdeki her şey, mülkün sahibi, mukaddes, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ı tespih eder.

  2. Cuma 2

    O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

  3. 3

    (Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  4. Cuma 4

    İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.

  5. Cuma 5

    Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

  6. Cuma 6

    De ki: "Ey Yahudi akidesini benimseyenler! Bütün insanlar değil de, yalnız kendinizin Allah'ın dostları olduğunu iddia ediyorsanız, (bunda da) samimi iseniz haydi ölümü isteyin!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

3. “(O, bu peygamberi) henüz onlara yetişmemiş olan diğer insanlara da (göndermiştir).” Böylece o ümmilerin dışında başkalarına da lütuf ve ihsanda bulunmuştur. Yani o, ümmîlerin dışında kalıp kendilerinden sonra gelenlere de Kitap ehlinden olup da kendilerine yetişmemiş olanlara da kısaca Allah Rasûlünün davetine muhatap olanlar içerisinde bulunmayanlara da bir lütuftur.

"onlara yetişmemiş olan” ifadesinin, “fazilet yönünden onlara yetişememiş olanlar” manasına gelme ihtimali olduğu gibi “zaman itibari ile onlara yetişmemiş olanlar” manasına gelmesi de ihtimal dahilindedir. Mana her iki halde de doğrudur. Çünkü Allah’ın, kendilerine peygamberini gönderdiği, onu gören, onun davetine doğrudan muhatap olan ve bu daveti kabul eden kimseler, öyle özellik ve faziletlere kavuşmuşlardır ki, bu fazilet ve özellikler noktasında herhangi bir kimsenin onlara yetişmesine imkân yoktur. Bu da Yüce Allah’ın izzet ve hikmetinin bir tecellisidir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O (Allah); bu Peygamberi, Araplardan henüz gelmemiş, fakat gelecek olan diğer kimselere de gönderendir. O Azîz'dir/hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde çok hikmet sahibidir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَءَاخَرِينَ ve aharine ve diğerlerine kök: اخر
  2. مِنْهُمْ minhum onlardan
  3. لَمَّا lemma henüz
  4. يَلْحَقُوا۟ yelhaku katılmayan kök: لحق
  5. بِهِمْ ۚ bihim kendilerine
  6. وَهُوَ ve huve ve O
  7. ٱلْعَزِيزُ l-azizu azizdir kök: عزز
  8. ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hakimdir kök: حكم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    De ki: "Allah'a ortak tuttuklarınızı bana gösterin! Hayır! (Hiçbir şey Allah'a ortak olamaz.) Aksine O, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi…

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş) · Ortak kavram: Hikmet

    "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

  • Aynı kök: لحق (6 geçiş)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet · Ortak kavram: Hikmet

    Dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz, diye böyle yapıyor. Bir de sana yetimleri soruyorlar. De ki: "Onların durumlarını düzeltmek hayırlıdır. Eğer…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…

  • Ortak kavram: Hikmet

    Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir temel üzerinde değiller" dediler. Oysa hepsi Kitab'ı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Üstelik henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var. Mutlak üstün ve yüce olan, her hükmünde tam isabet kaydeden O'dur.

Muhammed Esed

ve başka toplumlarla temasa geçmeleri sonucunda, kendilerinden diğerlerine (bu mesajın yayılmasını sağlamıştır), çünkü yalnız O, güç ve hikmet Sahibidir.

Ahmed Hulusi

Onların dışında, henüz kendilerine katılmamış başkalarına da (O Rasulü ba's etti)! O Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ali Bulaç

Ve henüz kendilerine ulaşıp katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ali Özek ve heyeti

Henüz kendilerine katılmamış olan müminlerden daha sonra gelecek olanlara da Rasûlü gönderen O'dur. O, dâima gâlibtir; hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ve daha kendilerine katılmamış olan başkalarına da göndermiştir. Çünkü O, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Peygamberi, müminlerden henüz kendilerine ulaşmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O'nun her şeye gücü yeter; her işinde hikmet vardır.

Edip Yüksel

Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan henüz kendilerine katılmamış diğer insanlara da (göndermiştir o peygamberi). O, öyle güçlü, öyle hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve daha onlardan başkalarına ki henüz onlara lahık olmadılar, o öyle aziz öyle hakim

Erhan Aktaş

Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. dipnot 1 O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rasul olarak gönderdi.

Gültekin Onan

Ve henüz kendilerine ulaşıp katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir). O (Tanrı) üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasan Basri Çantay

(Aynı peygamber) onlardan (mü'minlerden) henüz kendilerine katılıb erişememiş bulunan diğerlerine dahi (kitabı ve hikmeti öğretir). O, gaalib-i mutlakdır, yegane hukum ve hikmet saahibidir.

İbni Kesir

Onlardan başkalarına da. Ki henüz onlara katılmamışlardır. Ve O; Aziz' dir, Hakim'dir.

Mehmet Alagaş

(2-5) Sizin kitap ehli olmayanlarınızdan / ümmilerinizden bir Resul yaratan O’dur, sizlere O’nun ayetlerini okuyor, onları arındırıyor, onlara kitabı ve gerekçeleri / hikmeti öğretiyor, oysa bundan önce onlar, apaçık bir sapma içindeydiler, onlardan olup ta henüz onlara katılmamış / ilhak olamamış diğerlerine de Resuldür. (Sonraki geleceklerin de resulü) O saygıdeğerdir, hâkimdir, işte bu / elçilik, Allah’ın maddi ve manevi zenginliğidir, onu istediğine verir, Allah çok büyük bir fazıl sahibidir. Tevrat’ın taşıyıcılığını / hamallığını yüklenenler ve sonrasında da onu taşımayanların misali, ciltlerce kitapları taşıyan eşeğin misali gibidir, (Yahudilerin kitapsız araplar sözüne, Allah’ın, kitap yüklü eşek yahudiler cevabı) Allah’ın ayetlerini yalanlayan toplumun örnekliği ne kötüdür, Allah zalim toplumu yola iletmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de (göndermiştir). Azîz ve Hakîm olan O’dur.

Süleyman Ateş

(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunları, henüz onlara katılmamış başkalarına da öğretecektir. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O'dur.

Şaban Britch

Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de (göndermiştir). Aziz ve hakim olan O’dur.

Şaban Piriş

Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de.. Aziz ve hakim olan O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

O resulü, ümmilerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Aziz, O'dur Hakim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There are others elsewhere who have yet to join them and share with them heaven's mercy and grace. and Allah is Azizun and Hakimun.

Abdul Haleem

to them and others yet to join them. He is the Almighty, the Wise:

Abdullah Yusuf Ali

As well as (to confer all these benefits upon) others of them, who have not already joined them: And He is exalted in Might, Wise.

Abul A'la Maududi

and (He has also) sent him to those others who have not yet joined them. dipnot 1 He is the Most Mighty, the Most Wise. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, the prophethood of Muhammad (peace be upon him) is not restricted only to the Arabs but is meant for other nations and races as well, who have not yet joined the believers, but are going to be born till the Last Day. The word minhum (of them) in the original can have two meanings:
  2. metne dön, dipnot 2
    (1) That those other people will be of the ummis i.e. the non-Israelite nations of the world.

Aisha Bewley

And others of them who have not yet joined them. He is the Almighty, the All-Wise.

Al-Hilali & Khan

And [He has sent him (Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم) also to] others among them (Muslims) who have not yet joined them (but they will come). And He (Allâh) is the All-Mighty, the All-Wise.

Ali Quli Qarai

And to others from among them [as well] who have not yet joined them. And He is the All-mighty, the All-wise.

Amatul Rahman Omar

And (He will raise this Prophet among) others of them (their brethren) who have not yet joined them. And He is the All-Mighty, the All-Wise.

Arthur John Arberry

and others of them who have not yet joined them. And He is the All-mighty, the All-wise.

Bijan Moeinian

This mission of the messenger is also directed toward those to become Muslims; indeed God is Almighty, the most Wise.

E. Henry Palmer

And others of them have not yet overtaken them; but He is the mighty, the wise!

Edip-Layth

To other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.

George Sale

And others of them have not yet attained unto them, by embracing the faith; though they also shall be converted in God's good time; for He is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

And others from among them who have not yet joined them (future converts); and He is the Mighty, the Wise.

Mahmoud Ghali

And (He has sent him to) others of them who have not yet joined them; and He is the Ever-Mighty, The Ever-Wise

Marmaduke Pickthall

Along with others of them who have not yet joined them. He is the Mighty, the Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

And for others among them who have not joined them yet. He is all-mighty and all-wise.

Muhammad Asad

and [to cause this message to spread] from them unto other people as soon as they come into contact with them: for He alone is almighty, truly wise!

Mustafa Khattab

along with others of them who have not yet joined them ˹in faith˺. For He is the Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

And to other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.

Rashad Khalifa

And to many generations subsequent to them. He is the Almighty, Most Wise.

Sahih International

And [to] others of them who have not yet joined them. And He is the Exalted in Might, the Wise.

Sam Gerrans

And others of them who have not yet joined them. And He is the Exalted in Might, the Wise.

Shabbir Ahmed

And (sent for) others who have not yet joined them in place and time. For, He is Almighty, the Wise.

Syed Vickar Ahamed

And (He has sent the Prophet to) others among them (the Muslims ready to accept the Faith), who have not already joined them (the Muslims); And He is the Almighty (Al-Aziz), the All Wise (Al-Hakeem).

Taqi Usmani

And (this Messenger is sent also) to others from them who did not join them so far, and He is the All-Mighty, the All-Wise.

The Monotheist Group

And to other generations subsequent to them. He is the Noble, the Wise.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Cuma suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩