Diyanet İşleri
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Duhâ suresi
Duhâ suresi, 5. ayet. وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَىٰٓ
velesevfe yü`ṭîke rabbüke feterḍâ.
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ahiretin ve gelecek lütfun müjdesi Duhâ 4–5 3
Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Muhakkak ki ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.
Şüphesiz, Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
5. İşte bundan dolayı: “Rabbin sana elbette ihsanda bulunacak ve sen de hoşnut olacaksın” buyurmaktadır. Bu öyle bir konumdur ki bu konumu ancak bu özlü ve kapsamlı ifade ile dile getirmek mümkündür.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah sana ve ümmetine verdiklerinden razı olana kadar sana ve ümmetine büyük mükâfatlardan verecek.
Aynı kök: عطو (14 geçiş) · Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay…
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı
Kuşluk vaktine andolsun,
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı
Karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
Aynı olay: Hüzün yılı — Ebû Tâlib ve Hz. Hatice'nin vefatı
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
Sen dinlerine uymadıkça, ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar. De ki: "Allah'ın yolu asıl doğru yoldur." Sana gelen ilimden…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
(Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…
Aynı kök: رضو (73 geçiş) · Ortak kavram: Rıza
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah, kullarına çok şefkatlidir.
Aynı kök: عطو (14 geçiş)
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbin, yakında sana (nimetler) verecek ve sen memnun olacaksın.
ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın.
Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.
Elbette Rabbin sana verecek de razı olacaksın!
Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın .
Çünkü Efendin, yakında kesinlikle sana verecektir. Sonunda, hoşnut olacaksın.
Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
Efendin yakında sana verecek ve sen de beğeneceksin.
Rabbin yakında sana verecek ve sen de beğeneceksin.
ileride Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın!
ve ileride rabbın sana ata edecek öyle ata edecek ki rızaya ereceksin
Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
Yakında Rabb'in sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
Elbette rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnuud olacaksın.
Şüphesiz Rabbın, sana verecek ve sen, hoşnud olacaksın.
(1-11) Kuşluğa, karardığı zaman geceye and olsun ki , Rabbin sana veda etmedi ve darılmadı / gücenmedi. Ahiret / sonra sı senin için öncekinden daha hayırlıdır. Kesinlikle Rabbin sana bahşedecek ve de sende hoşnut olacaksın / razı olacaksın. Seni yetim bulup barındırmadı mı / sığınak olmadı mı? Seni ne yapacağını bil emez halde / delalette bulup rehberlik etmedi mi? Yola sokmadı mı? Seni yoksul bulup zengin / gâni etmedi mi? Öyleyse çalışanı ölmüş olanı /yetimi, ezme / kahretme. Öyleyse dilenciyi azarlama. Ama Rabbinin nimetini anlat.
Elbette Rabbin sana verecek, sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin, sana verecek ve sen razı olacaksın.
Rabbin elbette sana (nimetler) verecek ve sen de hoşnut olacaksın. dipnot 1
Rabbin ilerisinde sana verecek ve memnun kalacaksın.
Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
Rabbin sana verecek de sen hoşnut olacaksın!
And Allah, your Creator, shall bestow on you gratuitously what will meet with your expectation of blessing and benefaction.
your Lord is sure to give you so much that you will be well satisfied.
And soon will thy Guardian-Lord give thee (that wherewith) thou shalt be well-pleased.
Verily your Lord will soon give you so amply that you will be well-pleased. dipnot 1
Your Lord will soon give to you and you will be satisfied.
And verily, your Lord will give you (all good) so that you shall be well-pleased.
Soon your Lord will give you [that with which] you will be pleased.
Your Lord will soon give you (what you desire), and you will be well pleased (with Him).
Thy Lord shall give thee, and thou shalt be satisfied.
Pretty soon your Lord will take you to your "real" home where you will be enchanted with it.
and in the end thy Lord will give thee, and thou shalt be well pleased!
Your Lord will give you and you will be pleased.
And thy Lord shall give thee a reward wherewith thou shalt be well pleased.
And in the end your Lord will give you, and you shall be well pleased!
And indeed your Lord will eventually give you so that you will be satisfied.
And verily thy Lord will give unto thee so that thou wilt be content.
For your Lord will certainly give you, and you will be content.
And, indeed, in time will thy Sustainer grant thee [what thy heart desires], and thou shalt be well-pleased.
And ˹surely˺ your Lord will give so much to you that you will be pleased.
And your Lord will give you and you will be pleased.
And your Lord will give you enough; you will be pleased.
And your Lord is going to give you, and you will be satisfied.
And thy Lord will give to thee, and thou wilt be satisfied.
And verily, soon will your Lord give unto you so that you will be well-pleased.
And soon your Guardian-Lord will give you that with which you shall be well pleased.
And of course, your Lord will give you so much that you will be pleased.
And your Lord will give you and you will be pleased.