Duhân suresi · 43–50. ayetler

Zakkum ağacı ve cehennem

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Duhân suresi, 43. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 43. ayet. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

    Diyanet İşleri

    (43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

    Mehmet Okuyan

    (43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bilgi için bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Mustafa İslamoğlu

    Şüphesiz o zakkum ağacı,

    Muhammed Esed

    Gerçek şu ki, (öteki dünyada) ölümcül meyve ağacı

    Ahmed Hulusi

    Gerçek ki zakkum ağacı,

    Ali Bulaç

    Doğrusu, o zakkum ağacı;

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz zakkum ağacı,

    Ali Rıza Safa

    Aslında zakkum ağacı.

    Bayraktar Bayraklı

    -Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yiyeceğidir.

    Edip Yüksel

    Elbette, zakkum ağacı

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Elbette, zakkum ağacı

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    şüphesiz zakkum ağacı,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz o zakkum ağacı

    Erhan Aktaş

    Zakkum ağacı, dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacı, kötü kokulu, çok acı olan ve zehirli bir özsu içeren ağaç türüdür.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Zakkum ağacı dipnot 1 ,

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacı, kötü kokulu, çok acı olan ve zehirli bir özsu içeren ağaç türüdür.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Zakkum ağacı dipnot 1 ,

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacı, kötü kokulu, çok acı olan ve zehirli bir özsu içeren ağaç türüdür.

    Gültekin Onan

    Doğrusu, o zakkum ağacı;

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz o zakkum ağacı,

    İbni Kesir

    Doğrusu zakkum ağacı;

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Zakkum ağacı.

    Süleyman Ateş

    Zakkum ağacı,

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz zakkum ağacı,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O zakkum ağacı var ya;

    Şaban Britch

    Zakkum ağacı...

    Şaban Piriş

    Zakkum ağacı...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Şu bir gerçek ki zakkum ağacı,

  2. Duhân suresi, 44. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 44. ayet. طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

    Diyanet İşleri

    (43-44) Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

    Mehmet Okuyan

    (43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bilgi için bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Mustafa İslamoğlu

    günahkarların besini olacaktır;

    Muhammed Esed

    günahkarların gıdası olacaktır:

    Ahmed Hulusi

    Esim'in (Hakikatini inkar edenin) yiyeceğidir!

    Ali Bulaç

    Günahkar olanın yemeğidir.

    Ali Özek ve heyeti

    günahkârların yemeğidir.

    Ali Rıza Safa

    Suçluların yemeğidir.

    Bayraktar Bayraklı

    -Şüphesiz zakkum ağacı, günahkarların yiyeceğidir.

    Edip Yüksel

    Günahkarın yiyeceğidir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Günahkarın yiyeceğidir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Çok vebal yüklenenin yemeğidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    çok vebal yüklenenin yemeğidir.

    Erhan Aktaş

    Günahkarların yemeğidir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Günahkarların yemeğidir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Günahkarların yemeğidir.

    Gültekin Onan

    Günahkar olanın yemeğidir.

    Hasan Basri Çantay

    günaha düşkün olanın yemeğidir.

    İbni Kesir

    Günahkarların yiyeceğidir.

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Günahkârın yemeğidir.

    Süleyman Ateş

    Günahkarların yemeğidir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Günaha dalanların yiyeceği olan ağaç...

    Şaban Britch

    Günahkârın yemeğidir.

    Şaban Piriş

    Günahkarın yemeğidir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Suçluların yemeğidir.

  3. Duhân suresi, 45. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 45. ayet. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

    Diyanet İşleri

    (45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

    Mehmet Okuyan

    (43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bilgi için bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Mustafa İslamoğlu

    tıpkı yanık yağ tortusu gibi karında kaynar,

    Muhammed Esed

    tıpkı karın boşluğunda kaynayan sıvı kurşun gibi,

    Ahmed Hulusi

    Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar.

    Ali Bulaç

    Pota gibi; karınlarda kaynar durur;

    Ali Özek ve heyeti

    O, karınlarda suyun kaynaması gibi kaynar.

    Ali Rıza Safa

    Karınlarda kaynayan erimiş maden gibi.

    Bayraktar Bayraklı

    - Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.

    Edip Yüksel

    Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Derişik asit gibi ve midelerde kaynayacaktır

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Pota gibi karınlarında kaynar,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Pota gibi karınlarında kaynar,

    Erhan Aktaş

    Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.

    Gültekin Onan

    Pota gibi; karınlarda kaynar durur;

    Hasan Basri Çantay

    (45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.

    İbni Kesir

    Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

    Süleyman Ateş

    Pota gibi karınlarda kaynar.

    Süleymaniye Vakfı

    Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Erimiş maden gibidir. Karınlarda kaynayacaktır.

    Şaban Britch

    Maden eriyiği gibi karınlarda kaynar durur.

    Şaban Piriş

    Yanmış yağ gibi karınlarda kaynar durur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Erimiş maden misali, karınlarda kaynar.

  4. Duhân suresi, 46. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 46. ayet. كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

    Diyanet İşleri

    (45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.

    Mehmet Okuyan

    (43, 44, 45, 46) Şüphesiz ki zakkum ağacı, dipnot 1 kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınları(n)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bilgi için bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Mustafa İslamoğlu

    fokurdayarak yakıp kavuran su misali...

    Muhammed Esed

    tıpkı kabaran yakıcı ümitsizlik gibi.

    Ahmed Hulusi

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Ali Bulaç

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Ali Özek ve heyeti

    Maden eriyiği gibi.

    Ali Rıza Safa

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Bayraktar Bayraklı

    - Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.

    Edip Yüksel

    Sıcak suyun kaynaması gibi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sıcak suyun kaynaması gibi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hamim kaynar gibi.

    Erhan Aktaş

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Gültekin Onan

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Hasan Basri Çantay

    (45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.

    İbni Kesir

    Suyun kaynaması gibi.

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

    Süleyman Ateş

    Sıcak suyun kaynaması gibi.

    Süleymaniye Vakfı

    Sıcak suyun kaynaması gibi…

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sıcak suyun kaynaması gibi…

    Şaban Britch

    Kaynar suyun kaynadığı gibi...

    Şaban Piriş

    Kaynar suyun kaynadığı gibi...

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sıcak suyun kaynaması gibi...

  5. Duhân suresi, 47. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 47. ayet. خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    Diyanet İşleri

    (Allah, görevli meleklere şöyle der:) "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

    Mehmet Okuyan

    (Allah meleklere şöyle emredecek): "Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin!

    Mustafa İslamoğlu

    (Derken emir gelir): "Tutun onu, yaka paça sürükleyin kışkırtılmış alevlerin ortasına!

    Muhammed Esed

    (Ve emir gelecektir:) "Onu yakalayın (ey cehennem güçleri) ve yanan ateşin ortasına sürükleyin;

    Ahmed Hulusi

    "Tutun onu da yakan ateşin ortasına sürüyerek götürün. . . "

    Ali Bulaç

    "Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin."

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! cehennemin ortasına sürükleyin!

    Ali Rıza Safa

    "Onu yakalayın; hemen cehennemin ortasına sürükleyin!"

    Bayraktar Bayraklı

    Meleklere şöyle emredilir: "Bu suçluyu yakalayın ve onu cehennemin ortasına atın."

    Edip Yüksel

    Onu yakalayın ve cehennemin ortasına sürükleyin.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu yakalayın ve cehennemin ortasına sürükleyin.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Onu tutun da yaka paça, doğru cehennemin ortasına sürükleyin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tutun onu da yaka paça doğru Cehennemin ortasına sürükleyin.

    Erhan Aktaş

    "Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Onu tutun! Cehennem'in ortasına sürükleyin."

    Gültekin Onan

    Onu tutun da cehennemin orta yerine sürükleyin.

    Hasan Basri Çantay

    (Zebanilere:) "Tutun onu da, (denilir), sürükleyerek cehennemin ta ortasına götürün".

    İbni Kesir

    Yakalayın onu, cehennemin ortasına sürükleyin.

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."

    Süleyman Ateş

    (Allah, zebanilere emreder): "Tutun onu, cehennemin ortasına sürükleyin."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    (Şöyle bir ses duyulacak) "Tutun onu! Kaldırın da şu alevli ateşin ortasına atın!

    Şaban Britch

    Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın.

    Şaban Piriş

    -Onu tutun, cehennemin ortasına atın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Tutun onu, cehennemin tam ortasına götürün!"

  6. Duhân suresi, 48. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 48. ayet. ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

    Diyanet İşleri

    "Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün."

    Mustafa İslamoğlu

    Sonra baştan ayağa boca edin yürek dağlayan bir (umutsuzluğu ve deyin ki):

    Muhammed Esed

    sonra başının üstüne yakıcı ümitsizliğin acısını boşaltın!

    Ahmed Hulusi

    "Sonra da, o kaynar suyun azabını onun başından aşağı dökün!"

    Ali Bulaç

    "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;"

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra başına azap olarak kaynar su dökün!

    Ali Rıza Safa

    "Sonra, başının üstüne kaynar su cezasından dökün!"

    Bayraktar Bayraklı

    "Sonra başından aşağı kaynar su azabından dökün."

    Edip Yüksel

    Sonra başına kaynar su azabından dökün.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra başına kaynar su azabından dökün.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra da başına kaynar su azabından dökün.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra da başının üstüne hamim azabından dökün

    Erhan Aktaş

    "Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sonra başına azap olarak kaynar su dökün."

    Gültekin Onan

    Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün;

    Hasan Basri Çantay

    "Sonra tepesinin üstüne o kaynar su azabından dökün".

    İbni Kesir

    Sonra azab olarak başına kaynar su dökün.

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."

    Süleyman Ateş

    "Sonra başının üstüne kaynar su azabından dökün!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra da başından aşağı kaynar su dökme cezasına çarptırın.

    Şaban Britch

    Sonra kaynar su azabından başından aşağı boşaltın.

    Şaban Piriş

    Sonra kaynar su azabından başından aşağı boşaltın.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Sonra başının üstüne, kaynar su azabından dökün!"

  7. Duhân suresi, 49. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 49. ayet. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

    Diyanet İşleri

    (Deyin ki:) "Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?"

    Mehmet Okuyan

    (Cehennemlik kişiye:) "Tat bakalım! Sen -evet sen- (hani) güçlü(ydün); itibarlı(ydın)!

    Mustafa İslamoğlu

    Tat bakalım; çünkü sen, evet sen hatırlı, saygın biri olmalısın (!)

    Muhammed Esed

    Bunları tat ey (yeryüzünde) kendini böyle kudret sahibi, böyle üstün gören!

    Ahmed Hulusi

    "Tat! Sen (güya) Aziyz'din, Keriym'din!"

    Ali Bulaç

    "(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."

    Ali Özek ve heyeti

    (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin!

    Ali Rıza Safa

    "Tat! Hani sen üstündün, onurluydun?"

    Bayraktar Bayraklı

    Kendisine şöyle denir: "Tat bakalım, hani sen şerefli ve güçlü idin!"

    Edip Yüksel

    "Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Tad bakalım; sen çok üstün ve şerefliydin!'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tat bakalım deyin: çünkü sen azizdin, kerimdin.

    Erhan Aktaş

    Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin dipnot 1 !

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tat bakalım! Hani sen gerçekten çok güçlü ve şerefli biriydin! dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şimdi azabı tat bakalım. Hani sen, kendini çok güçlü ve şerefli biri görüyordun ya! Şimdi gücüne ve şerefine ne oldu?

    Gültekin Onan

    (Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.

    Hasan Basri Çantay

    Tat (o azabı). Çünkü sen, (evet iddianca) sen çok ulu, çok şerefli idin"!

    İbni Kesir

    Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

    Süleyman Ateş

    "Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Tat bu azabı; hani sen çok üstün ve çok değerlisin ya!

    Şaban Britch

    Tat bunu! Hani sen güçlü ve şerefliydin.

    Şaban Piriş

    -Tat bunu, hani sen güçlü ve şerefliydin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."

  8. Duhân suresi, 50. ayet — bütün mealleriyle aç

    Duhân suresi, 50. ayet. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

    Diyanet İşleri

    "İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"

    Mustafa İslamoğlu

    İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri 'acaba' dediğiniz şeyin ta kendisidir."

    Muhammed Esed

    İşte siz (hakikat inkarcı)larının sorguladığı şey budur!"

    Ahmed Hulusi

    "İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"

    Ali Bulaç

    "Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."

    Ali Özek ve heyeti

    İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.

    Ali Rıza Safa

    "Kuşkulanıp durduğunuz şey, işte budur!"

    Bayraktar Bayraklı

    İşte şüphe ettiğiniz azap budur.

    Edip Yüksel

    "Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bu, işte kuşkulanıp durduğunuz şeydir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu

    Erhan Aktaş

    Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.

    Gültekin Onan

    Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücadele edib durduğunuz şeydir".

    İbni Kesir

    İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.

    Mehmet Alagaş

    (40-59) Ayrışma günü onların hepsinin toplanacağı randevu günüdür. O gün dostun dosta bir faydası olmaz Allah'ın esirgedikleri haricindekiler yardım görmezler, muhakkak ki O, saygıdeğerdir, esirgeyendir. Zakkum ağacı, kötülerin yemeğidir, erimiş metal / maden gibi / müh’l gibi karınları kaynar suyu kaynaması gibi kaynatır, tutun onu cehennemin orta yerine kadar sürükleyin onu , sonra başının üzerinden kaynar su azabından dökülür , tadın. “Muhakkak ki sen saygınsın, ikram edensin” şüphe ettiğiniz şey kesinlikle buydu. Sakınanlar güvenilir bir makamdadırlar , bahçelerde ve gözelerde , ince kalın ipek elbiseler giymişler karşılıklı vaziyetteler, işte böyle ve iri gözlüler ile eşlenmişlerdir, her türlü meyveden güven içinde çağırırlar / dua ederler , önceki i lk ölümleri dışında ölüm tatmazlar , Rabbinin hazinesinden olarak onlar ateş azabından korunmuşlardır, işte bu çok büyük başarıdır. Biz onu (Kuran’ı) senin lisanınla kolaylaştırdık böylelikle belki hatırlayıp ta anarlar, sen gözetle, onlar da gözetleyenlerdir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

    Süleyman Ateş

    İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte bu ceza, dünyadayken bir türlü inanamadığınız şeydir."

    Şaban Britch

    İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

    Şaban Piriş

    İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.