En'âm suresi

En'âm suresi, 124. ayet

En'âm suresi, 124. ayet. وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ

veiẕâ câethüm âyetün ḳâlû len nü'mine ḥattâ nü'tâ miŝle mâ ûtiye rusülü-llâh. allâhü a`lemü ḥayŝü yec`alü risâleteh. seyüṣîbü-lleẕîne ecramû ṣagârun `inde-llâhi ve`aẕâbün şedîdüm bimâ kânû yemkürûn.

Diyanet İşleri

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 121–127 · surenin 124. ayeti / 165

Konu Ölü iken diriltilen; cin ve insan topluluklarına hitap En'âm 122–129 3

  1. En'âm 121

    Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah'a ortak koşmuş olursunuz.

  2. En'âm 122

    Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu, hiç, karanlıklar içinde kalmış, bir türlü ondan çıkamamış kimsenin durumu gibi olur mu? İşte kafirlere, işlemekte oldukları çirkinlikler böyle süslü gösterilmiştir.

  3. En'âm 123

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

  4. 124

    Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asla inanmayacağız" derler. Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılık ve yapmakta oldukları hilekarlık sebebiyle çetin bir azap erişecektir.

  5. En'âm 125

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayanlara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.

  6. En'âm 126

    Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkladık.

  7. En'âm 127

    Rableri katında selam yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

124. Kıskançlık ve haksızlıkları dolayısı ile “Allah’ın peygamberlerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe” yani bize de peygamberlik ve risalet verilmedikçe “asla iman etmeyeceğiz, derler.” Böylelikle onlar Allah’a itiraz ederler, kendilerini beğenirler, Allah’ın peygamberleri aracılığı ile gönderdiği hakka karşı büyüklenirler ve Allah’ın lütuf ve ihsanına sınır çekmek isterler. Yüce Allah da bu tutarsız iddialarını reddetmekte ve hayra elverişli olmadıklarını haber vermektedir. Üstelik peygamber olmaları şöyle dursun, onlarda Allah’ın salih kullarından olmalarını gerektirecek özellikler bile yoktur. İşte buna işaret etmek üzere şöyle buyrulmaktadır:

“Allah peygamberliğini kime vereceğini çok iyi bilir.” O, peygamberliğe elverişli olduğunu, peygamberliğin ağır sorumluluğunu omuzlayabileceğini, her türlü güzel ahlakî niteliğe sahip olduğunu, buna karşılık bayağı olan her türlü huydan da uzak olduğunu bildiği kimselere hikmetinin gereği olarak peygamberlik verir. Bu en faziletli bağışını elbette ona ehil olmayan ve tertemiz olmayan kimselere vermez.

Bu âyet-i kerimede Yüce Allah’ın hikmetinin mükemmelliğine delil vardır. Çünkü Yüce Allah her ne kadar merhametli, ihsanı bol, son derece cömert ise de elbette ki hikmeti de sonsuzdur. O, cömertçe bağış ve ihsanını ehil olan kimselere ihsan eder.

Daha sonra Yüce Allah günahkârları tehdit ederek şöyle buyurmaktadır: “Yaptıkları hilekarlıklar yüzünden” yani Yüce Allah’ın bir zulmü söz konusu olmaksızın sırf hilekarlıkları sebebi ile “günahkâr olanlara Allah katında bir zillet” horluk ve aşağılanma “ve şiddetli bir azap isabet edecektir.” Onlar hakka karşı büyüklendikleri için Allah da onları böyle zelil edecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirlerin önde gelenlerine, Allah’ın peygamberine indirdiği mucizelerden bir mucize ulaştığı zaman; "Bizler, peygamberlerine verdiği risalet ve peygamberliğin aynısını Allah bize verene kadar iman etmeyeceğiz” derler. Bunun üzerine Yüce Allah onlara, risaletin kimin için uygun olacağını ve sorumluluklarını kimin yerine getireceğini, böylece kimi peygamberlik ve risalete mahsus kılacağını en iyi bilenin kendisi olduğunu bildirerek cevap verdi. Bu azgınlar, hakka karşı kibirlendikleri için zillet ve alçaklığa ve tuzak kurmaları sebebiyle de şiddetli bir azaba nail olacaklar.

Kelimeler

29 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve zaman
  2. جَآءَتْهُمْ ca'ethum onlara geldiği kök: جيا
  3. ءَايَةٌۭ ayetun bir ayet kök: ايي
  4. قَالُوا۟ kalu dediler kök: قول
  5. لَن len
  6. نُّؤْمِنَ nu'mine kat'iyyen inanmayız kök: امن
  7. حَتَّىٰ hatta kadar
  8. نُؤْتَىٰ nu'ta bize verilinceye kök: اتي
  9. مِثْلَ misle aynısı kök: مثل
  10. مَآ ma
  11. أُوتِىَ utiye verilenin kök: اتي
  12. رُسُلُ rusulu elçilerine kök: رسل
  13. ٱللَّهِ ۘ llahi Allah'ın kök: اله
  14. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  15. أَعْلَمُ ea'lemu daha iyi bilir kök: علم
  16. حَيْثُ haysu yeri kök: حيث
  17. يَجْعَلُ yec'alu koyacağı kök: جعل
  18. رِسَالَتَهُۥ ۗ risaletehu mesajını kök: رسل
  19. سَيُصِيبُ seyusibu erişecektir kök: صوب
  20. ٱلَّذِينَ ellezine kimselere
  21. أَجْرَمُوا۟ ecramu suç işleyen(lere) kök: جرم
  22. صَغَارٌ sagarun bir aşağılık kök: صغر
  23. عِندَ inde katında kök: عند
  24. ٱللَّهِ llahi Allah kök: اله
  25. وَعَذَابٌۭ ve azabun ve bir azab kök: عذب
  26. شَدِيدٌۢ şedidun çetin kök: شدد
  27. بِمَا bima karşı
  28. كَانُوا۟ kanu (yaptıkları) kök: كون
  29. يَمْكُرُونَ yemkurune hilelerine kök: مكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    "Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: حيث (31 geçiş)

    Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş) · Aynı kök: حيث (31 geçiş)

    Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bilemeyecekleri bir yerden kendilerine azap gelmesinden…

  • Aynı kök: حيث (31 geçiş) · Aynı kök: صوب (77 geçiş)

    Böylece Yusuf'a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkan ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükafatını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara bir delil geldiğinde, "Allah'ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilinceye kadar elbette inanmayız!" dediler. Allah, elçiliği kime vereceğini çok iyi bilendir. dipnot 1 Suç işleyenlere, (dünyada) yapmış oldukları hilelere karşılık Allah katında aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecektir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle Bakara 2:105-106 ve Zuhruf 43:31-32. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ne zaman onlara bir ayet gelse, "Allah'ın peygamberine verdiklerinin benzeri bize de verilmedikçe inanmayız" derler. (Oysa ki) risaletini kime vereceğini en iyi bilen Allah'tır. Suç işlemekte ısrar edenler, Allah katında aşağılanacak ve entrikalarından dolayı şiddetli bir azaba çarptırılıcaklardır.

Muhammed Esed

Ne zaman onlara bir (ilahi) mesaj gelse, "Allahın peygamberlerine verdiklerinin benzeri bize verilmedikçe inanmayız!" derler. (Ama) mesajını kime tevdi edeceğini en iyi Allah bilir. Suç işleyenler, Allah katında aşağılanmaya ve entrikacı eğilimlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğratılacaklardır.

Ahmed Hulusi

Onlara bir delil geldiğinde: "Allah Rasullerine verilenin benzeri bize verilmedikçe asla iman etmeyeceğiz" dediler. . . Allah, risaletini nerede açığa çıkaracağını en mükemmel bilendir! Suçlulara yaptıkları hilelerinden dolayı Allah indinden aşağılanma ve şiddetli azap yaşatılacaktır!

Ali Bulaç

Onlara ne zaman bir ayet gelse, derler ki: "Allah'ın elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilene kadar biz kesin olarak inanmayacağız." Allah, elçiliğini nereye vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkarlara, kurdukları hileli düzenleri nedeniyle şiddetli bir azab ve Allah katında bir küçüklük isabet edecektir.

Ali Özek ve heyeti

Onlara bir âyet geldiğinde, Allah'ın elçilerine verilenin benzeri bize de verilmedikçe kesinlikle inanmayız, dediler. Allah, peygamberliğini kime vereceğini daha iyi bilir. Suç işleyenlere, yapmakta oldukları hilelere karşılık Allah tarafından aşağılık ve çetin bir azap erişecektir.

Ali Rıza Safa

Onlara bir ayet geldiğinde, şöyle derler: "Allah'ın elçilerine verilenin tıpkısı bize verilmedikçe inanmayız!" Allah, elçilik görevini nereye vereceğini bilir. Suçlulara, Allah'ın katından, hem bir aşağılanma hem de yaman bir ceza gelecektir.

Bayraktar Bayraklı

Onlara bir ayet geldiğinde, "Allah'ın peygamberlerine verilenin benzeri kendilerine verilmedikçe, kesinlikle inanmayacağız" dediler. Allah, peygamberliğini kime vereceğini tam bilendir. Suç işleyenlere, yapmakta oldukları hilelere karşılık Allah tarafından aşağılık ve çetin bir azap erişecektir.

Edip Yüksel

Kendilerine bir mucize geldiğinde: "ALLAH'ın elçilerine verilenlerin benzeri bize verilmedikçe onaylamayız" derler. ALLAH mesajını nereye koyacağını daha iyi bilir. Yaptıkları hilelerden ötürü suçlulara ALLAH katından bir aşağılama ve çetin bir azap dokunacaktır. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Atalarını ve din adamlarını körü körüne izleyenler tarih boyunca Allah'ın elçilerine karşı çıkmışlar ve tek dayanak olarak hep geçmişi ileri sürmüşlerdir. Kafaları örümcekli bu tipler, Muhammed peygamberin getirdiği biricik mucize olan Kuran'ı (29:50-51), daha önceki peygamberlerin mucizeleriyle aynı türde olmadığından kabul etmemişlerdir (17:90-93). Aynı kafa, aynı bahaneyle bugün Kuran'ın matematiksel mucizesini reddetmektedir. Nitekim 38. Surenin ilk on beş ayeti ve 26. Surenin ilk altı ayeti yeni mucizeleri kabul etmeyen muhafazakar taklitçileri eleştirir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine bir mucize geldiğinde: 'ALLAH'ın elçilerine verilenlerin benzeri bize verilmedikçe inanmayız,' derler. ALLAH mesajını nereye koyacağını daha iyi bilir. Yaptıkları hilelerden ötürü suçlulara ALLAH katından bir aşağılama ve çetin bir azap dokunacaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın peygamberlerine verilen peygamberlik aynen bizlere verilmedikçe sana asla inanmayacağız." diyorlar. Allah, peygamberliğini kime vereceğini en iyi bilendir. Hilekarlıklarından dolayı, öyle günahkarlara, yarın Allah yanında hem bir küçüklük hem de çok çetin bir azap isabet edecek.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunlara bir ayet geldiği zaman Allahın Peygamberlerine verilen risalet ayniyle bizlere verilmedikçe sana asla iyman etmeyiz diyorlar, Allah, risaletini nereye tevdi' edeceğini daha iyi bilir, mekkarlıklarından dolayı öyle mücrimlere yarın Allah yanında hem bir küçüklük hem pek şiddetli bir azab ısabet edecek

Erhan Aktaş

Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah'ın Resul'üne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla inanmayız." derler. Allah, Resul'lük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara bir ayet geldiği dipnot 1 zaman, "Allah'ın resulüne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla iman etmeyiz." derler. Allah, resullük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bildirildiği, okunduğu, duyurulduğu zaman.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara bir ayet geldiği dipnot 1 zaman, "Allah'ın rasulüne verilenin benzeri bize de verilmedikçe asla iman etmeyiz." derler. Allah, rasullük görevini kime vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere, yaptıkları aldatmalar yüzünden, Allah katında bir aşağılanma ve şiddetli bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bildirildiği, okunduğu, duyurulduğu zaman.

Gültekin Onan

Onlara ne zaman bir ayet gelse derler ki: "Tanrı'nın elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilene kadar biz kesin olarak inanmayacağız." Tanrı elçiliğini nereye vereceğini daha iyi bilir. Bu suçlu günahkarlara, kurdukları hileli düzenleri nedeniyle şiddetli bir azab ve Tanrı katında bir küçüklük (aşağılanma) isabet edecektir.

Hasan Basri Çantay

Onlara bir ayet gel (ib tebliğ edil) diği zaman derler ki: "Allahın peygamberlerine verilenler gibi bize de verilinceye kadar asla iman etmeyeceğiz". Allah, elçiliğini nereye vereceğini çok iyi bilendir. Cürüm işleyen onları, yapageldikleri hıylekarlıklar sebebiyle, Allah katından bir horluk ve çetin bir azab çarpacakdır.

İbni Kesir

Onlara bir ayet geldiği zaman; derler ki: Allah'ın peygamberlerine verilen bize de verilmedikçe asla iman etmeyiz. Allah, risaletini nereye vereceğini en iyi bilendir. Suç işleyenlere; yapageldikleri hilekarlık yüzünden Allah katında bir horluk ve şiddetli bir azab erişecektir.

Mehmet Alagaş

(122-131) Kendisi ölü iken onu dirilttiğimiz ve insanlar içinde yürümesi için ona nur yaptığımız kimse, karanlıklardan bir türlü çıkamayan kimse gibi hiç olur mu? Böylece zalimlere yaptıkları süslü gösterildi. Böylece her memlekettin büyüklerini orada tuzak kurabilmeleri için suçlular yaptık , sadece kendilerine tuzak kuruyorlardı da bunu n bilincinde / şuurunda değillerdi. Onlara bir ayet geldiği vakit Allah’ın Resullerine verilenin bir benzeri de bize verilmedikçe iman etmeyeceğiz dediler, Allah mesajlarını / risaletini hangi tarafa vereceğini daha iyi bilir, ilerde suç işleyenlere kurdukları tuzaklardan dolayı Allah’ın yanında ki aşağılanma ve şiddetli bir azap isabet edecek. Allah kimin hidayet olmasını isterse göğsünü teslimiyete açar / İslam’a açar, Kimi de sapmış bırakmak isterse göğsünü darlandırır semaya çıkar gibi sıkışır. İşte böyle Allah, pisliği inanmayanlar üzerine yapar , i şte bu Rabbinin doğru yoludur , zikreden kavimler için ayetlerimizi detaylandırdık. Onlara Rablerinin yanında İslam yurdu vardır, yaptıklarından dolayı O, onların dostudur. O gün hepinizi toplayacak, ey cin topluluğu inslerden çokça edindiniz, i nslerden onların dostları da dedi ki Rabbimiz bazımız bazılarından faydalandık / metalandık ve bize tanıdığın süremiz de eriştik, dedi ki Ateş, varacağınız yerdir, orada Allah’ın istemesi hariç ebedi kalacaksınız, muhakkak ki Rabbin yargıçtır, bilendir. Böylece zalimlerin bazısı , kazandıkları sebebiyle bazısının dostu olur / velisi olur. Ey cin ve ins topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve işte bugünle buluşmayı hatırlatan, sizlerden olan Resuller size gelmedi mi? K endimize şahidiz ki dünya hayatı bizi aldattı dediler ve kendileri kendilerinin kafir olduklarına şahit oldular , b u Rabbinin memleketleri halkı gafil iken z ulmederek helak etmemesi nedeniyledir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.

Süleyman Ateş

Onlara bir ayet gelince: "Allah'ın elçilerine verilenin aynı bize de verilmedikçe kat'iyyen inanmayız!" dediler. Allah, mesajını koyacağı yeri (elçilik görevini kime vereceğini) bilir. Suç işleyenlere Allah katında bir aşağılık ve yaptıkları hileye karşı çetin bir azab erişecektir.

Süleymaniye Vakfı

Onlara bir ayet gelince şöyle derler: "Allah'ın elçilerine verilenin aynısı bize de verilmedikçe inanmayız." Allah kitabını kime vereceğini çok iyi bilir. Suç işleyenler, kurdukları plan yüzünden Allah katında küçük düşme ve çetin bir azapla yüzleşeceklerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar için bir mucize gelince şöyle dediler: "Allah'ın elçilerine verilenin aynısı bize de verilinceye kadar bu elçiye inanmayacağız." Allah kimi kendine elçi yapacağını çok iyi bilir. Suçlu duruma düşenlere Allah katında bir alçaklık ve kurdukları tuzaktan dolayı da şiddetli bir azap vardır.

Şaban Britch

Onlara bir ayet geldiği zaman; Allah’ın rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Allah, kime peygamberlik vereceğini daha iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılanma ve tuzak kurmalarına karşılık şiddetli bir azap erişecektir.

Şaban Piriş

Onlara bir ayet geldiği zaman; -Allah'ın Resullerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz" derler. Allah, kime peygamberlik vereceğini daha iyi bilir. Suç işleyenlere Allah katından bir aşağılanma ve hile yapmalarına karşılık şiddetli bir azap erişecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara bir ayet geldiğinde şöyle demişlerdi: "Allah resullerine verilenin tıpkısı bize de verilmedikçe asla inanmayacağız." Allah resullük görevini nereye vereceğini daha iyi bilir. Suç işleyenlere, oynadıkları oyunlar yüzünden Allah katında bir küçüklük ve şiddetli bir azap öngörülmüştür.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

When an authoritative revelation or a sign is revealed to them, they interpret their thoughts in words: "We will not", they say: "Conform to Islam until we are accorded the like of what the Messengers of Allah were given by inspiration". Indeed Allah knows best whom to entrust with His divine message. But those who grow daily more and more wicked shall be subjected to humiliation in heaven's realm and shall be imprisoned in the realm of Hell in requital of, taking cunning for a sinister and crooked wisdom.

Abdul Haleem

When a revelation is brought before them they say, ‘We shall not believe unless we ourselves are given a revelation as God’s messengers were.’ But God knows best where to place His messages: humiliation before God and severe torment will befall the evildoers for their scheming.

Abdullah Yusuf Ali

When there comes to them a sign (from Allah), They say: "We shall not believe until we receive one (exactly) like those received by Allah's messengers." Allah knoweth best where (and how) to carry out His mission. Soon will the wicked be overtaken by humiliation before Allah, and a severe punishment, for all their plots.

Abul A'la Maududi

Whenever there comes to them a sign from Allah, they say: 'We will not believe until we are given what was given to the Messengers of Allah.' dipnot 1 Allah knows best where to place His message. Soon shall these wicked ones meet with humiliation and severe chastigement from Allah for all their evil plotting.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This shows that they were unwilling to believe in the statement of the Prophets that an angel of God came to each of them and delivered the message of God. They would believe, they said, only if the angel approached them directly and intimated God's message to them.

Aisha Bewley

When a Sign comes to them, they say, We will not have iman until we have been given the same as the Messengers of Allah were given. ’ Allah knows best where to place His Message. Debasement in the sight of Allah and a severe punishment will strike those who did wrong for the plots that they concocted.

Al-Hilali & Khan

And when there comes to them a sign (from Allâh) they say: "We shall not believe until we receive the like of that which the Messengers of Allâh had received." Allâh knows best with whom to place His Message. Humiliation and disgrace from Allâh and a severe torment will overtake the criminals (polytheists, sinners) for that which they used to plot.

Ali Quli Qarai

And when a sign comes to them, they say, ‘We will not believe until we are given the like of what was given to Allah’s apostles. ’ Allah knows best where to place His apostleship! Soon the guilty will be visited by a degradation before Allah and a severe punishment because of the plots they used to devise.

Amatul Rahman Omar

And when there comes to them a (Divine) Message they say, `We will never believe unless we ourselves are given the like of what has been given to the Messengers of Allâh. ' Allâh knows best whom to entrust His Messengership. Surely, humiliation and severe and disgraceful punishment from Allâh shall befall those who cut off their ties (with Him) because of their intrigues (against Our Prophets).

Arthur John Arberry

And when a sign came to them, they said, 'We will not believe until we are given the like of what God's Messengers were given. ' God knows very well where to place His Message; and humiliation in God's sight shall befall the sinners, and a terrible chastisement, for what they devised.

Bijan Moeinian

That is the reason behind their denying My Revelations and saying: "We will not believe until the message is conveyed directly to us. " God knows whom He should trust His message to and how to relay it to the public. Pretty soon these criminals will be humiliated by the Lord and have to face their awful punishment for their wicked plans.

E. Henry Palmer

And when there comes to them a sign, they say, 'We will not believe until we are brought like what the apostles were brought;' God knows best where to put His message. There shall befall those who sin, meanness in God's eyes, and grievous torment for the craft they used.

Edip-Layth

If a sign comes to them they say, "We will not acknowledge until we are given the same as what God's messengers were given!" God is fully aware of where He makes His message; those criminals will have debasement with God and a painful retribution for what they had schemed.

George Sale

And when a sign cometh unto them, they say, we will by no means believe until a revelation be brought unto us, like unto that which hath been delivered unto the messengers of God. God best knoweth whom He will appoint for his messenger. Vileness in the sight of God shall fall upon those who deal wickedly, and a grievous punishment, for that they have dealt deceitfully.

Hamid S. Aziz

And when there comes to them a Sign, they say, "We will not believe until we receive something like the Messenger received. " Allah knows best where to put His Message. There shall befall these wicked ones, humiliation in Allah's eyes, and grievous torment for their scheming.

Mahmoud Ghali

And when a sign (i. e., an ???àyah" = a verse) came to them, they said, "We will never believe until we are brought the like of what the Messengers of Allah were brought." Allah knows best where He makes His Message. Belittlement in the Meeting (i.e., the Reckoning of Allah) with Allah will soon afflict the ones who committed (crimes) and a strict torment (will afflict them) for whatever they were scheming.

Marmaduke Pickthall

And when a token cometh unto them, they say: We will not believe till we are given that which Allah's messengers are given. Allah knoweth best with whom to place His message. Humiliation from Allah and heavy punishment will smite the guilty for their scheming.

Mohamed Ahmed - Samira

Every time a sign comes to them they say: "We shall never believe till what God's apostles had been given comes to us. " God knows best where to direct His messages. A degradation will befall the sinners and chastisement from God for deceiving.

Muhammad Asad

And whenever. a [divine] message comes to them, they say, "We shall not believe unless we are given the like of what God's apostles were given!" [But] God knows best upon whom to bestow His message. Abasement in the sight of God will befall those who have become guilty of evildoing, and suffering severe for all the schemes which they were wont to weave.

Mustafa Khattab

Whenever a sign comes to them, they say, "We will never believe until we receive what Allah’s messengers received." Allah knows best where to place His message. The wicked will soon be overwhelmed by humiliation from Allah and a severe punishment for their evil plots.

Progressive Muslims

And if a sign comes to them they Say: "We will not believe until we are given the same as what God's messengers were given!" God is fully aware where He makes His message; those criminals will have debasement with God and a painful retribution for what they had schemed.

Rashad Khalifa

When a powerful proof comes to them, they say, "We will not believe, unless we are given what is given to GOD's messengers!" GOD knows exactly who is best qualified to deliver His message. Such criminals will suffer debasement at GOD, and terrible retribution as a consequence of their evil scheming.

Sahih International

And when a sign comes to them, they say, "Never will we believe until we are given like that which was given to the messengers of Allah. " Allah is most knowing of where He places His message. There will afflict those who committed crimes debasement before Allah and severe punishment for what they used to conspire.

Sam Gerrans

And when a proof comes to them, they say: “We will not believe until we be given the like of what was given the messengers of God.” God best knows where He places His message; there will befall those who are lawbreakers humiliation before God and severe punishment for what they schemed.

Shabbir Ahmed

When a Message comes to them, they say, "We will not believe until we are directly given what Allah's Messengers are given. " But, Allah knows best with whom to place His Message. Such criminals will be humiliated by Allah's Law of Requital, and suffer a heavy punishment for their scheming.

Syed Vickar Ahamed

And when a Sign (from Allah) comes to them, they say: "We shall not believe until we receive one (exactly) like that received by messengers of Allah. " Allah knows best where (and how) to carry out His Mission. Soon will the wicked be overtaken by humiliation before Allah, and a severe punishment, for all their plots.

Taqi Usmani

When a sign comes to them, they say, "We shall never come to believe unless we are given the like of what was given to the messengers of Allah." Allah knows best where to place His message. Those who committed sin shall soon suffer from disgrace before Allah and face severe punishment for the mischief they have been making.

The Monotheist Group

And if a sign comes to them they say: "We will not believe until we are given the same as what the messengers of God were given!" God is fully aware of where He makes His message; those criminals will have debasement with God and a painful retribution for what they had schemed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 124. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 124. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 124. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩