Kasas suresi

Kasas suresi, 78. ayet

Kasas suresi, 78. ayet. قَالَ إِنَّمَآ أُوتِيتُهُۥ عَلَىٰ عِلْمٍ عِندِىٓ أَوَلَمْ يَعْلَمْ أَنَّ ٱللَّهَ قَدْ أَهْلَكَ مِن قَبْلِهِۦ مِنَ ٱلْقُرُونِ مَنْ هُوَ أَشَدُّ مِنْهُ قُوَّةً وَأَكْثَرُ جَمْعًا وَلَا يُسْـَٔلُ عَن ذُنُوبِهِمُ ٱلْمُجْرِمُونَ

ḳâle innemâ ûtîtühû `alâ `ilmin `indî. evelem ya`lem enne-llâhe ḳad ehleke min ḳablihî mine-lḳurûni men hüve eşeddü minhü ḳuvvetev veekŝeru cem`â. velâ yüs'elü `an ẕünûbihimü-lmücrimûn.

Diyanet İşleri

Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kasas 75–81 · surenin 78. ayeti / 88
  1. Kasas 75

    Her ümmetten bir şahit çıkarırız ve (kafirlere), "Kesin delilinizi getirin" deriz. Onlar da gerçeğin Allah'a ait olduğunu bilirler ve (Allah'a ortak diye) uydurdukları şeyler kendilerini yüzüstü bırakıp kaybolup gitmişlerdir.

  2. Kasas 76

    Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler verdik. Hani, kavmi kendisine şöyle demişti: "Böbürlenme! Çünkü Allah, böbürlenip şımaranları sevmez."

  3. Kasas 77

    "Allah'ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah'ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez."

  4. 78

    Karun, "Bunlar bana bendeki bilgi ve beceriden dolayı verilmiştir" dedi. O, Allah'ın kendinden önceki nesillerden, ondan daha kuvvetli ve daha çok mal biriktirmiş kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlulukları kesinleşmiş olanlara günahları konusunda soru sorulmaz (Çünkü Allah hepsini bilir).

  5. Kasas 79

    Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Karun'a verilen (servet) gibi bizim de (servetimiz) olsaydı. Şüphesiz o büyük bir servet sahibidir" dediler.

  6. Kasas 80

    Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, "Yazıklar olsun size! İman edip de iyi işler yapanlara Allah'ın vereceği mükafat daha hayırlıdır. Ona da ancak sabredenler kavuşturulur" dediler.

  7. Kasas 81

    Sonunda onu da, sarayını da yerin dibine batırdık. Allah'a karşı ona yardım edebilecek adamları da yoktu. Kendisini savunup kurtarabileceklerden de değildi!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

78. Kârûn, onların öğütlerini reddederek ve Rabbinin nimetini de inkâr ederek “dedi ki: Bu (servet), bana ancak sahip olduğum ilim karşılığında verilmiştir.” Yani ben, bu malları kendim çalışarak kazandım. Kazanma yollarını bilerek ve bu konudaki becerim ile bunları elde ettim. Yahut Allah benim halimi ve benim buna layık olduğumu bildiği için bunları vermiştir. Allah’ın bana verdiği şeylere dair siz ne diye bana öğüt veriyorsunuz ki? Yüce Allah da verdiği dünyalığın, verilen kimsenin halinin iyiliğine delil teşkil etmeyeceğini belirterek şöyle buyurmaktadır:

“O, bilmiyor muydu ki Allah, ondan önceki nesiller içinde kendisinden daha güçlü ve malı daha çok olan nicelerini helâk etmiştir?” Kendisi gibileri de ondan daha büyükleri de -helâk edilmelerini gerektirecek işleri yaptıkları zaman- helâk etmek bizm sünnetimiz/kanunumuz olduğuna göre onu helâk etmemize engel nedir?

“Suçlulara günahları sorulmaz.” Aksine Yüce Allah, onları bildiği hallerine uygun olarak cezalandırır ve azaba uğratır. Kendileri her ne kadar kendilerinin iyi kimseler olduklarını ileri sürseler, kurtulacaklarına dair şahitlik etseler dahi bu sözleri makbul değildir. Onların bu sözleri hiçbir şekilde onlara gelecek azabı geri çevirmez. Çünkü onların günahları gizli saklı değildir. Bu günahlarını inkâr etmelerinin bir manası da yoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine Karun şöyle dedi: “Bu mallar bana sahip olduğum bilgim ve gücüm sayesinde verildi. Bu yüzden ben bütün bunları hak ediyorum.” Karun, Allah’ın ondan önce kendisinden daha güçlü ve daha fazla mal biriktirmiş nice kavimleri helak ettiğini bilmiyor mu? Oysa kuvvetlerinin ve mallarının onlara hiçbir faydası olmadı. Yüce Allah’ın günahlarını bilmesi sebebiyle kıyamet günü, günahkârlara günahları hakkında soru sorulmayacak. Onlara yalnızca yüze vurma ve azarlamak için soru sorulacaktır.

Kelimeler

28 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. إِنَّمَآ innema şüphesiz
  3. أُوتِيتُهُۥ utituhu o bana verildi kök: اتي
  4. عَلَىٰ ala sayesinde
  5. عِلْمٍ ilmin bir bilgi kök: علم
  6. عِندِىٓ ۚ indi bende bulunan kök: عند
  7. أَوَلَمْ evelem
  8. يَعْلَمْ yea'lem bilmedi mi ki kök: علم
  9. أَنَّ enne şüphesiz
  10. ٱللَّهَ llahe Allah kök: اله
  11. قَدْ kad elbette
  12. أَهْلَكَ ehleke helak etmiştir kök: هلك
  13. مِن min
  14. قَبْلِهِۦ kablihi kendisinden önceki kök: قبل
  15. مِنَ mine arasıda
  16. ٱلْقُرُونِ l-kuruni kuşaklar kök: قرن
  17. مَنْ men niceleri
  18. هُوَ huve o
  19. أَشَدُّ eşeddu daha güçlü kök: شدد
  20. مِنْهُ minhu kendisinden
  21. قُوَّةًۭ kuvveten kuvvet bakımından kök: قوي
  22. وَأَكْثَرُ ve ekseru ve daha çok kök: كثر
  23. جَمْعًۭا ۚ cem'an cemaati bulunan kök: جمع
  24. وَلَا ve la ve
  25. يُسْـَٔلُ yuselu sorulmaz kök: سال
  26. عَن an -ndan
  27. ذُنُوبِهِمُ zunubihimu günahları- kök: ذنب
  28. ٱلْمُجْرِمُونَ l-mucrimune suçlulara kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş)

    Andolsun, sizden önceki nice nesilleri peygamberleri, kendilerine apaçık deliller getirdikleri halde (yalanlayıp) zulmettikleri vakit helak ettik.…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş)

    Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…

  • Aynı kök: قرن (36 geçiş) · Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş)

    Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.

  • Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Seni çıkaran kendi memleket halkından daha güçlü nice memleket halkları vardı ki, biz onları helak ettik. Onların hiçbir yardımcısı da…

  • Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Helâk

    Bunlar mı daha hayırlı, yoksa Tübba' kavmi ile onlardan öncekiler mi? Onları helak ettik. Çünkü onlar suçlu kimselerdi.

  • Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: ذنب (39 geçiş)

    Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var.…

  • Aynı kıssa: Kārûn · Aynı kök: قوي (42 geçiş)

    Şüphesiz Karun, Musa'nın kavmindendi. Onlara karşı azgınlık etti. Biz ona, anahtarlarını (bile taşımak) güçlü bir topluluğa ağır gelecek hazineler…

  • Aynı kök: ذنب (39 geçiş) · Aynı kök: قوي (42 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    Bunların durumu tıpkı Firavun ailesi ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar etmişler, Allah da kendilerini günahları…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

84 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Karun ise) "O (servet), bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi!" demişti. dipnot 1 Bilmiyor muydu ki Allah kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü ve (maddi) birikimi çok daha fazla olan kişileri elbette helak etmişti. Suçlulardan günahları(nın ne olduğu) sorulmaz. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Zümer 39:49; Fussilet 41:50.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Kehf 18:105 ve Rahmân 55:39. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç, bu gibilerin hayır adına herhangi bir değere sahip olmadıklarına dikkat çekmektir.

Mustafa İslamoğlu

(Karun) "Herken iyi bilsin ki bu servete ben, kendi bilgim ve becerim sayesinde ulaştım" dedi. O bilmez miydi ki Allah, kendisinden önceki kuşaklar içerisinden ondan daha güçlü kuvvetli ve maddi birikimi daha fazla olan nicelerini helak etmiştir. Artık, suçu tabiat haline getirenlerin günahlarından sual olunmaz.

Muhammed Esed

(Karun, onlara:) "Bu (servet) bendeki bilgi sayesinde bana verildi!" diye karşılık verdi. Oysa, Allah'ın, ondan önceki kuşaklardan, ondan daha güçlü ve ondan daha fazla servet toplamış nicelerini (kendilerini büyüklük duygusuna kaptırmaları yüzünden) yok ettiğini bilmiyor muydu (sanki)? Ama, şu var ki, suçluluğu kesinleşmiş olanlara (artık) günahlarından sual olunmaz!..

Ahmed Hulusi

(Karun) dedi ki: "O (hazineler) bana bildiklerimin sonucu olarak verilmiştir!" Bilmedi ki Allah, ondan önce, kuvvetçe ondan daha güçlü ve çok daha zengin nice nesiller helak etmiştir! Suçlulara, suçları sorulmaz (yalnızca sonuçlarını yaşarlar)!

Ali Bulaç

Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir." Bilmez mi ki gerçekten Allah, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu günahkarlardan kendi günahları sorulmaz.

Ali Özek ve heyeti

Karun ise: O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi, demişti. Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helâk etmişti. Günahkârlardan günahları sorulmaz (Allah onların hepsini bilir).

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ancak, bir bilgi sayesinde bu bana verildi!" Aslında, ondan önceki kuşaklardan, güç yönünden daha üstün ve daha çok toplamış olanları, Allah'ın yıkıma uğrattığını bilmiyor muydu? Suçlulara, kendi suçları sorulmaz.

Bayraktar Bayraklı

Karun, "Bu servet bana, ancak bendeki bir ilimden dolayı verilmiştir" demişti. Allah'ın ondan önce, ondan daha güçlü ve topladığı şey daha çok olan nice nesilleri yok ettiğini bilmez mi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Tüm bunlar bana, bilgi ve becerimden dolayı verildi." Ondan önce, kendisinden daha büyük bir güce ve sayısal çoğunluğa sahip nice nesilleri ALLAH'ın yok ettiğini bilmez mi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Tüm bunlar bana, bilgi ve becerimden dolayı verildi.' Ondan önce, kendisinden daha büyük bir güce ve sayısal çoğunluğa sahip nice nesilleri ALLAH'ın yok ettiğini bilmezmi? Suçluların suçları kendilerinden sorulmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O: "Ben, ona yalnızca bendeki bir ilim sayesinde nail oldum." dedi. Allah'ın ondan önce o nesiller içinden ondan kuvvetçe daha çetin ve taraftarları daha çok nice kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Suçlular, günahlarından sorgulanmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ben ona, sırf bendeki bir ılim sayesinde nail oldum dedi, Allahın ondan evvel o kurun içinden kuvvetçe ondan daha şiddetli ve cem'ıyyetce daha kesretli nice kimseleri helak etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Mücrimler günahlarından sual de olunmaz

Erhan Aktaş

Karun: "Bu serveti bilgili olmam sayesinde elde ettim." dedi. Allah'ın daha önce ondan daha güçlü olan ve ondan daha çok taraftarı ve birikimi olan kuşakları yıkıma uğratmış olduğunu bilmiyor mu? Mücrimlere dipnot 1 suçlarından sorulmaz. dipnot 2

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 28.17. ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu denli büyük suçu olanlara azap etmek için başka bir şeye gerek kalmaz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karun: "Bu serveti bilgili olmam sayesinde elde ettim." dedi. Allah'ın daha önce ondan daha güçlü olan ve ondan daha çok taraftarı ve birikimi olan kuşakları yıkıma uğratmış olduğunu bilmiyor mu? Mücrimlere dipnot 1 suçlarından sorulmaz. dipnot 2

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Suçlu, hakikat ile bağını koparan demek olan bu sözcük, basit suçlu anlamında değil; Kafir, Müşrik, sapkın anlamına gelmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu denli büyük suçu olanlara azap etmek için başka bir şeye gerek kalmaz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karun: "Bu serveti bilgili olmam sayesinde elde ettim." dedi. Allah'ın daha önce ondan daha güçlü olan ve ondan daha çok taraftarı ve birikimi olan kimseleri yıkıma uğratmış olduğunu bilmiyor mu? Suçlulara suçlarından sorulmaz. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu denli büyük suçu olanlara azap etmek için başka bir şeye gerek kalmaz.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir." Bilmez mi ki gerçekten Tanrı, kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu günahkarlardan kendi günahları sorulmaz.

Hasan Basri Çantay

(Kaarun) dedi ki: "Bu (servet) bana ancak bende olan ilimle (ilim sayesinde) verilmişdir". (O, madem ki aalimdi) kendisinden evvelki nesillerden kuvvetçe ondan daha üstün, Cem'iyyetce daha kesretli kimseleri Allahın hakıykaten helak etmiş olduğunu bilmedi mi? Mücrimlerden günahları sorulmaz.

İbni Kesir

Dedi ki: Bu, bana; ancak bende olan bilgiden ötürü verilmiştir. Bilmez mi ki; Allah, önceleri ondan daha güçlü ve topladığı daha fazla olan nice nesilleri yok etmiştir. Suçlulardan günahları sorulmaz.

Mehmet Alagaş

(76-84) Muhakkak ki Karun Musa kavmindendi, onlara karşı azıttı, Ona hazineler / servetler vermiştik, öyleydi ki anahtarlarını kuvvetlice bir kalabalık (usbe) ancak taşırdı, (Servet insan ilişkisi at süvari ilişkisi gibidir) Bir vakit kavmi ona demişti ki şımarıklık içinde olma / ferahlanma Allah şımaranları / ferahlananları sevmez, Allah’ın ahiret yurdunda vereceklerinin peşinden koş, dünyadan da nasibini unutma Allah’ın sana güzelce verdiği gibi sende güzelce ver / ihsanda bulun, Arzda bozuculuğun / ifsadın peşinde koşma, Allah bozguncuları sevmez. Karun dedi ki yanımdaki ilim sayesinde o bana verildi, peki gerçekten bilmiyor mu ki önceki nesilleri helak ettiğimizi , onlar ki kuvvetçe ondan daha şiddetli, topluluk olarak daha fazla idiler, suçlulara günahlarından sorulmaz / sual olunmaz. Karun, servetiyle süslenerek kavminin karşısına çıktı ve dünya hayatını dileyenler / murat edenler dedi ki keşke Karun’a verilenin bir benzeri bize de verilseydi ya, o kocaman bir haz / pay içerisindedir. İlim verilenler ise dediler ki yazıklar olsun size Allah ’ın sevabı Allaha inanan ve salih amel işleyenler için daha hayırlıdır. Onunla da / sevapla da ancak sabırlılar buluşur / kavuşur. Onu ve yerdeki yurdunu yerin dibine geçirdik, Allah’tan başka ona yardım edebilecek bir adam dahi yoktu, o, yardım edilenlerden olmadı, dün onun yerinde olmayı umanlar şöyle d er hale geldiler , vay be d emek ki Allah kullarından istediğine rızkı seriyor / bol bol veriyor ya da kısabiliyor, eğer Allah’ın ihsanı olmasaydı kesin biz de yerin dibine batmıştık , vay be demek ki kafirler kurtulmuyorlar / iflah olmuyorlar. İşte bu ahiret yurdu , biz onu, arzda büyüklenme ve bozgun muradı olmayanlara yaptık, netice / akıbet korunanlarındır, kim güzel işlerle gelir ise ondan daha hayırlısı onundur, kim de kötülükle gelirse ona da yaptığı kötülük kadar ceza verilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O da: “Kuşkusuz bunlar bana, sahip olduğum bilgim sayesinde verilmiştir.” dedi. Allah’ın, ondan daha önce kendisinden daha güçlü ve daha çok biriktirmiş olan nice nesilleri helâk ettiğini bilmiyor mu? Günahkârlara suçları sorulmaz.

Süleyman Ateş

"Bu (servet) bende bulunan bir bilgi sayesinde bana verildi" dedi. Bilmedi mi ki Allah, kendisinden önceki kuşaklar arasında kendisinden daha güçlü ve daha çok cemaati bulunan nice kimseleri helak etmiştir? Suçlulara günahlarından sorulmaz.

Süleymaniye Vakfı

Karun dedi ki: "Bu zenginlik bana, sadece bende olan bilgi sayesinde verildi dipnot 1 ." O, kendisinden önceki nesiller içinden daha güçlü ve daha zengin nice kimseleri Allah'ın helak ettiğini bilmiyor muydu? Suçlulara işledikleri günahlar sorulmayacaktır dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah insanları zenginlik ve fakirlikle imtihan eder. Çoğu kimse, zenginleşince kendisini öne çıkarır, fakir düşünce de suçu Allah'a atar (Zümer 39/49-50, Fussilet 41/50, Fecr 89/15-16).
  2. metne dön, dipnot 2
    Yapıp ettikleri her şey, amel defterlerinde yazılı olacağı için (Kehf, 18/49, Kamer 54/52-53) neler yaptıkları onlara sorulmayacak (Rahman 55/39) ama niçin yaptıkları sorulacaktır. Yani suçlular yapıp ettiklerinin hesabını vereceklerdir (A'raf 7/6, Hicr 15/92-93, Nahl 16/56, 93, Enbiya 21/23, Ankebut 29/13, Zuhruf 43/19, Tekasür 102/8).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dedi ki; "Bu bana, bendeki bir ilimden dolayı verildi". Karun bilmiyor muydu ki, Allah kendinden önce nice nesilleri yok etti; hem de onlar daha güçlü ve daha zengindiler. Suçlulara suçlarını sormaya gerek duyulmaz.

Şaban Britch

Ancak bunlar bana, bilgim sayesinde verilmiştir, dedi. O bilmiyor mu ki Allah, ondan önce, kendisinden daha güçlü ve toplulukça daha çok olan nice nesilleri helak etti? Günahkarlara suçları sorulmaz.

Şaban Piriş

-Ancak bunlar bana, bilgim sayesinde verilmiştir, dedi. O bilmiyor mu ki Allah, ondan önce, kendisinden daha güçlü ve toplulukça daha çok olan nice nesilleri helak etti? Günahkarlara suçları sorulmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

O dedi: "Bu servet bana, bendeki bir ilim sayesinde verildi." Peki o bilmedi mi ki Allah, önceki nesiller içinden ondan kuvvetçe daha zorlu, sayıca daha çok olanları bile helak etmiştir. Günahlarının ne olduğu, günahkarlardan sorulmaz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But -Qarun- said: "I have acquired what came into my possession by reason of the knowledge inherent in me and for my intellectual acquaintance with fact". Did he not know that Allah had reduced to a useless form before him people who were stronger and greater in affluence! However, there is no need to question those who had been steeped in crime.

Abdul Haleem

but he answered, ‘This wealth was given to me on account of the knowledge I possess.’ Did he not know that God had destroyed many generations before him, who had greater power than him and built up greater wealth? The guilty will not be questioned about their sins.

Abdullah Yusuf Ali

He said: "This has been given to me because of a certain knowledge which I have." Did he not know that Allah had destroyed, before him, (whole) generations,- which were superior to him in strength and greater in the amount (of riches) they had collected? but the wicked are not called (immediately) to account for their sins.

Abul A'la Maududi

He replied: "All this has been given to me on account of a certain knowledge that I have." dipnot 1 Did he not know that Allah had destroyed before him those who were stronger in might dipnot 2 than he and were more numerous in multitude? The wicked are not asked about their acts of sin. dipnot 3

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The words of the text can have two meanings: (1) "Whatever I have obtained is by virtue of my own ability. It is not a bounty which somebody else might have given me as a favor without my deserving it as a right, and now I may have to render thanks for it by giving a portion of it to those who have not been given anything, as a favor, or give some of it in charity so that the bounty is not withdrawn from me." (2) “I think God has given me this wealth in view of my qualities and excellences. Had I not been a likable person, He would not have given me all this. That He has bestowed on me all kinds of blessings is a proof that I am His favorite and he approves of the way of life that I am following.”
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, "Did this person who was proud of being so knowledgeable and wise and well informed and capable never know that people with greater wealth and grandeur and power and might than him had lived before him in the world, and Allah at last, had annihilated them completely? If capability and skill and competence are the only factors conducive to worldly progress, then why didn’t these virtues avail them when they were destroyed? And if the worldly progress of a person is a sure proof that Allah is pleased with him and approves of his deeds and qualities, then why were those people doomed to destruction at all?"
  3. metne dön, dipnot 3
    That is, "The criminals have always been claiming to be the best people, who are free from every evil, but their punishment is not dependent on their own confessions. Whenever they are seized; they are not seized on the basis of their own confessions of sins, etc."

Aisha Bewley

he said, ‘I have only been given it because of knowledge I have. ’ Did he not know that before him Allah had destroyed generations with far greater strength than his and far more possessions? The evildoers will not be questioned about their sins.

Al-Hilali & Khan

He said: "This has been given to me only because of the knowledge I possess." Did he not know that Allâh had destroyed before him generations, men who were stronger than him in might and greater in the amount (of riches) they had collected? But the Mujrimûn (criminals, disbelievers, polytheists, sinners) will not be questioned of their sins (because Allâh knows them well, so they will be punished without being called to account).

Ali Quli Qarai

He said, ‘I have indeed been given [all] this because of the knowledge that I have. ’ Did he not know that Allah had already destroyed before him some of the generations who were more powerful than him and greater in amassing [wealth]? The guilty will not be questioned about their sins.

Amatul Rahman Omar

(Korah) said, `(All) this (wealth) that I have been given is because of the knowledge I possess. ' But did he not know that Allâh had destroyed before him generations of people who were mightier than he and greater in riches and number? And the guilty shall not be questioned about their sins (their sins being self evident).

Arthur John Arberry

He said, 'What I have been given is only because of a knowledge that is in me. ' What, did he not know that God bad destroyed before him generations of men stronger than he ill might, and more numerous in multitude? And yet the sinners shall not be questioned concerning their sins.

Bijan Moeinian

Korah’s response was: "I have earned my wealth by using my brain!" Did he [who was so proud of his knowledge] not know that God [was the one who multiplied and safeguarded his wealth for him for the simple reason that God] had destroyed many wealthier and stronger than him in the past? The guilty ones, however, are judged according to the law [and not according to their own criteria. ]

E. Henry Palmer

Said he, 'I have only been given it for knowledge which I have!' did he not know that God had destroyed before him many generations of those who were stronger than he, and had amassed more? But the sinners need not to be asked concerning their crimes.

Edip-Layth

He said, "I have attained all this only because of my own knowledge." Did he not realize that God had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in riches? The transgressors were not asked about their crimes.

George Sale

He answered, I have received these riches, only because of the knowledge which is with me. Did he not know that God had already destroyed, before him, several generations, who were mightier than he in strength, and had amassed more abundance of riches? And the wicked shall not be asked to discover their crimes.

Hamid S. Aziz

"But seek the abode of the Hereafter through what Allah has given you, and forget not your portion in this world, and do good as Allah has done good to you; and seek not corruption in the earth; verily, Allah loves not corrupters. "

Mahmoud Ghali

He said, "Surely what has been brought to me is only for a knowledge that is in my presence. " And did he not know that Allah had already caused to perish, even before him, of the generations, (men) who were stronger than he in power and more multiplying in (heaping) together? (Of wealth, or followers) And the criminals will not be questioned for their guilty (deeds)."

Marmaduke Pickthall

He said: I have been given it only on account of knowledge I possess. Knew he not that Allah had destroyed already of the generations before him men who were mightier than him in strength and greater in respect of following? The guilty are not questioned of their sins.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "This has come to me through my own acumen. " Did he not know that God had destroyed many generations before him who possessed far more acumen than he, and more wealth? The sinners will not be asked about their sins.

Muhammad Asad

Answered he: "This [wealth] has been given to me only by virtue of the knowledge that is in me!" Did he not know that God had destroyed [the arrogant of] many a generation that preceded him - people who were greater than he in power, and richer in what they had amassed? But such as are lost in sin may not be asked about, their sins.

Mustafa Khattab

He replied, "I have been granted all this because of some knowledge I have."[1] Did he not know that Allah had already destroyed some from the generations before him who were far superior to him in power and greater in accumulating ˹wealth˺? There will be no need for the wicked to be asked about their sins.[2]

Progressive Muslims

He said: "I have attained all this only because of my own knowledge. " Did he not realise that God had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in riches The transgressors were not asked about their crimes.

Rashad Khalifa

He said, "I attained all this because of my own cleverness." Did he not realize that GOD had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in number? The (annihilated) transgressors were not asked about their crimes.

Sahih International

He said, "I was only given it because of knowledge I have. " Did he not know that Allah had destroyed before him of generations those who were greater than him in power and greater in accumulation [of wealth]? But the criminals, about their sins, will not be asked.

Sam Gerrans

He said: “I have been given it only because of knowledge I have,” — knew he not that God had destroyed before him generations stronger than him in power, and greater in accumulation? — “and the lawbreakers will not be questioned about their transgressions!”

Shabbir Ahmed

He replied, "This wealth has been given to me because of the knowledge that is in me. " Did he not know that Allah's Law of Requital had annihilated, before him, whole generations which were superior to him in strength and richer in what they had amassed? But such guilty need no questioning since their guilt is obvious and yet, they are not exempt from the Law of Respite.

Syed Vickar Ahamed

He said: "This (wealth) has been given to me only because of a certain knowledge which I have. " Did he not know that Allah had ruined, before him, (whole) generations— Which were superior to him in strength and exceeded in the amount (of riches) that they h.ad collected? But the wicked are not called (right away) to account for their sins.

Taqi Usmani

He said, "This is given to me because of the knowledge (I have) with me." Did he not know that Allah had destroyed, from the generations before him, those who were stronger than him in power and greater than him in multitude? And the sinners have not to be asked about their sins.

The Monotheist Group

He said: "I have attained all this only because of my own knowledge." Did he not realize that God had annihilated before him generations that were much stronger than he, and greater in riches? The transgressors were not asked about their crimes.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 78. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 78. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kasas suresi, 78. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩