Diyanet İşleri
Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
En'âm suresi
En'âm suresi, 133. ayet. وَرَبُّكَ ٱلْغَنِىُّ ذُو ٱلرَّحْمَةِ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنۢ بَعْدِكُم مَّا يَشَآءُ كَمَآ أَنشَأَكُم مِّن ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ ءَاخَرِينَ
verabbüke-lganiyyü ẕü-rraḥmeh. iy yeşe' yüẕhibküm veyestaḫlif mim ba`diküm mâ yeşâü kemâ enşeeküm min ẕürriyyeti ḳavmin âḫarîn.
Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Peygamberlerin gönderiliş sebebi ve dereceler En'âm 130–135 3
(O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" Onlar şöyle diyecekler: "Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz." Dünya hayatı onları aldattı ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ettiler.
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.
Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."
Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
133. Yüce Allah’ın kullarına salih amelleri emredip kötü amelleri yasaklaması, rahmetinin bir tecellisidir ve kulların maslahatlarını gözettiğinden dolayıdır. Yoksa O, hiçbir yaratığına muhtaç değildir. İsyankârların isyanı ona zarar vermediği gibi itaatkarların itaatının da O’na bir faydası olmaz. “Eğer dilerse sizi” helâk etmek suretiyle “yok eder ve yerinize sizden sonra dilediğini getirir. Nitekim sizi de başka bir kavmin soyundan yaratmıştır.”
Sizden başkaları bu dünya yurdundan geçip gittiği gibi siz de geçip gideceksiniz, sizden öncekiler buradan göç edip bu yurdu size bıraktıkları gibi, siz de sizden sonrakilere burayı bırakıp göç edeceksiniz. Bunu bildiğinize ve bu kaçınılmaz olduğuna göre siz, ne diye bu dünya yurdunu ebedî kalınacak bir yer edinmek istiyorsunuz? Ne diye burayı ebedî bir vatan belleyip de buranın ebedî kalınacak bir yer değil aksine geçip gidilecek bir yurt olduğunu unutuyorsunuz? Önünüzde her türlü nimeti içeren, her türlü afet ve eksiklikten uzak ebedî bir yurdun olduğunu nasıl unutuyorsunuz? Halbuki öncekilerin de sonrakilerin de kendisi için çabalayıp durduğu ve ona doğru yola koyulduğu yurt odur. O yurda ulaşınca artık ebedi kalınacak ve ayrılmamak üzere ikamet edilecek yer orasıdır. Onun ötesinde bir gaye yoktur. Bütün isteklerin ötesindeki en büyük istek ve her türlü arzunun önünde yok olduğu en büyük arzu odur. Orada -Allah’a andolsun ki- canların arzuladığı, gözlerin zevk aldığı şeyler vardır. Yarış yapanlar bu uğurda yarışırlar. Orada ruhların lezzet aldığı şeyler, pek çok sevinçler, bedenî ve kalbî nimetler ve gaybları en iyi bilen o yüce Zata yakınlık vardır.
İşte bu üstün şeylere bağlanan gayret ve en üstün derecelere doğru yükselen iradeye ne mutlu! Bundan daha aşağısına razı olanın payı ise ne kadar değersizdir! Aldanışa düşenlerin yapacağı türden bir alışverişi tercih eden bir kişi ne kadar gayretsizdir!
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul! Senin Rabbin kullarından müstağnidir, onlara ihtiyacı olmadığı gibi ibadetlerine de ihtiyacı yoktur. Onların kâfir olmaları O'na bir zarar vermez. Onlara muhtaç olmamasıyla beraber onlara karşı pek merhametlidir. -Ey günahkâr kullar!- Eğer Allah sizlerin helak olmanızı dileseydi, kendi katından gönderdiği bir azapla sizleri yok ederdi. Sizleri yok ettikten sonra da, sizden önce yaşamış olan başka bir kavmin soyundan sizleri yarattığı gibi, kendisine iman ve itaat eden dilediği kimseleri var ederdi.
Aynı kök: نشا (28 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri)…
Aynı kök: ذرر (38 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Kendileri, geriye zayıf çocuklar bıraktıkları takdirde, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (yetimler hakkında da) ürperip korksunlar. Allah'a karşı…
Aynı kök: ذهب (56 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu…
Aynı kök: غني (73 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Bunlar, geride kalan (kadın ve çocuk)larla birlikte olmaya razı oldular. Allah…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Biz bunu, hem onu görenlere, hem de sonra geleceklere bir ibret ve Allah'a karşı gelmekten sakınanlara da bir öğüt kıldık.
Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik
Bir de dediler ki: "Bize ateş, sayılı birkaç günden başka asla dokunmayacaktır." Sen onlara de ki: "Siz bunun için Allah'tan söz mü aldınız? -Eğer…
Aynı kök: نشا (28 geçiş)
Onlardan önce nice nesilleri helak ettiğimizi görmediler mi? Yeryüzünde size vermediğimiz imkan ve iktidarı onlara vermiştik. Onlara bol bol yağmur…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbin zengindir, merhamet sahibidir. Dilerse sizi yok eder ve sizi başka bir toplumun neslinden yarattığı gibi sizden sonra yerinize dilediği (bir toplumu) getirir. dipnot 1
Ve yalnızca Rabbindir kendi kendine yeten, rahmet sahibi olan. O dilerse tıpkı sizi başka insanların soyundan var ettiği gibi, sizi ortadan kaldırıp sonra da dilediğini sizin yerinize geçirir.
Ve yalnızca Rabbindir Kendi kendine yeterli, sınırsız merhamet sahibi. O, dilerse siz(in varlığınız)a son verebilir ve daha sonra dilediğini sizin yerinize geçirebilir, tıpkı sizi başka insanların soyundan var ettiği gibi.
Rabbin Ğaniyy'dir, ZürRahmet (rahmet sahibi)'dir. . . Eğer dilerse sizi ortadan kaldırır; sizden sonra dilediklerini halife kılar. . . Başka bir halkın zürriyetinden sizi inşa ettiği gibi!
Rabbin, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan rahmet sahibidir. Dilerse sizi giderir ve dilerse, sizi bir başka kavmin soyundan (inşa edip) var ettiği gibi yerinize bir başkasını getirir.
Rabbın, her şeyden müstağni (zengin) ve rahmet sahibidir. Eğer dilerse sizi götürüp yok eder. Başka bir kavmin zürriyetinden sizi yarattığı gibi, sizden sonra da dilediğini sizin yerinize getirir.
Efendin, Sınırsız Varlıklıdır; Merhametlidir. Eğer dilerse, sizi götürür ve sizi başka bir toplumun soyundan var ettiği gibi, dilediğini yerinize getirir.
Kendi kendine yeterli olan ve sınırsız merhamet sahibi yalnızca Rabbindir. O dilerse sizin varlığınıza son verir ve daha sonra dilediğini sizin yerinize geçirir, tıpkı sizi başka insanların soyundan var ettiği gibi.
Efendin Zengindir, Rahmet Sahibidir. Dilerse sizi götürür ve sizi başka bir toplumun soyundan nasıl getirmişse sizden sonra da yerinize dilediklerini yerleştirir.
Rabbin Zengindir, Rahmet Sahibidir. Dilerse sizi götürür ve sizi başkaların soyundan nasıl getirmişse sizden sonra da yerinize dilediklerini yerleştirir
Rabbin zengindir, merhametlidir. Yoksa, dilerse, sizi ortadan kaldırır ve nasıl ki, sizi başka bir kavmin soyundan getirdi ise, arkanızdan yerinize dilediğini getirir.
Rabbın ganiy, merhametli, yoksa dilerse sizi ortadan kaldırır, arkanızdan yerinize dilediğini getirir, nasıl ki sizi başka bir kavmın zürriyyetinden inşa buyurdu
Rabb'in Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Rahmeti Bol Olan'dır. Eğer dilerse sizi yok edip, yerinize dilediğini getirir. Tıpkı sizi başka toplumların soyundan var ettiği gibi.
Rabb'in Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Rahmeti Bol Olan'dır. Eğer dilerse sizi yok edip, yerinize dilediğini getirir. Tıpkı sizi başka toplumların soyundan var ettiği gibi.
Rabb'in Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Rahmeti Bol Olan'dır. Eğer dilerse sizi yok edip, yerinize dilediğini getirir. Tıpkı sizi başka toplumların soyundan var ettiği gibi.
Rabbin, hiç bir şeye ihtiyacı olmayan rahmet sahibidir. Dilerse sizi giderir ve dilerse, sizi bir başka kavmin soyundan (inşa edip) var ettiği gibi yerinize bir başkasını getirir.
Rabbin (her şeyden) müstağnidir, rahmet saahibidir. Eğer dilerse sizi (ey müşrikler) giderir (ortadan kaldırır), arkanızdan da yerinize dileyeceğini getirir. Nitekim sizi de başka başka bir kavmin neslinden peyda etmişdir.
Rabbın müstağni ve rahmet sahibidir. İsterse, sizi giderir ve arkanızdan yerinize dilediğini getirir. Nitekim sizi de başka bir kavmin soyundan getirmiştir.
(132-146) Amellerin her birinin dereceleri vardır, Rabbin yaptıklarından gafil değildir / dikkatinden kaçmaz, Rabbin zengindir ve rahmet özelliği vardır , eğer isterse sizi götürür, istediğini de siz in ardınızdan sizin yerinizi alanlar y apar, tıpkı diğer kavimlerin soyundan sizi inşa ettiği gibi. Muhakkak ki size vaat edilenler gelecektir, sizler aciz bırakamazsınız, de ki ey kavmim mekanlarınızda ne yapacaksanız yapın, bende yapıyorum, ilerde kimin sonuç yurduna / akıbet yurduna sahip olacağını bileceksiniz, Muhakkak ki O zalimleri kurtuluşa erdirmez. Ziraat ettikleri ekin ve hayvanlardan Allah’a pay / nasip oluşturdular ve kuruntularına göre bu Allah’ın, bu da ortak koştuklarımızın dediler, ortak koştukları için ayırdıkları Allah’a ulaşmaz, Allah için ayırdıkları da ortak koştuklarına ulaşmaz , ne kötü hüküm veriyorlar. İşte böyle ortak koşanların çoğuna evlatlarını, ortak koştukları ilahlar için öldürmeyi, dinlerinin aleyhlerine bir din haline gelmesi ve mahvolmaları için süslü gösterdik , eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı, uydurdukları ile / iftira ettikleriyle onları baş başa bırak , d ediler ki bu hayvanlar ve ekinler kısıtlanmıştır / kısmen yasaklanmıştır, kuruntularına g öre bizim istediklerimizin dışındakiler yiyemezler , hayvanların sırtları da haramdır binilemez, hayvanların (boğazlarken) üzerlerine Allah’ın ismini de ona iftira ederek anmadılar, İftiralarından dolayı ileride cezalandırılacaklar, dediler ki bu hayvanların karınlarında olan erkeklerimize tahsislidir, eşlerimize haramdır, eğer ki ölürse onlar (her ikisi) , onda ortaktırlar. Bu nitelemeleri nedeniyle onları cezalandıracağız, muhakkak ki O hakimdir , alimdir. İlim dışı ve sefih bir şekilde / saçma bir şekilde , evlatlarını öldürenler kesinlikle hasara uğradılar. Allah’ın onları beslediği / rızıklandırdığı şeyleri Allaha iftira ederek yasak ettiler / haram ettiler, kesinlikle saptılar çıktılar onlar yolu bulabilenler olamadılar. O ki sizlere çardaklı ve çardaksız, hurmalı muhtelif bitki cennetleri inşa edendir, onları yiyin, zeytinler, narlar, benzeşen ya da benzeşmeyen meyvelerinden yiyin, olgunlaştığında onun hasat günü payını da verin, israf etmeyin muhakkak ki O gereksiz ve aşırı harcayanları / savuranları / müsrifleri sevmez. Hayvanlarda yük taşıma ve sergi / yaygı / döşek malzemesi vardır, Allah’ın sizi beslediklerinden / rızıklandırdıklarından yiyin, şeytanın adımlarına uymayın muhakkak ki o size apaçık düşmandır. Sekiz çift; ikisi koyundan ikisi keçiden, deki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) eğer doğru iseniz bir ilme dayanarak bana bildirin. İkisi deveden ikisi sığırdan, de ki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) ya da Allah’ın bunu vasiyet ettiği zaman sizler şahitler miydiniz? İnsanları ilim dışı bir şekilde yoldan çıkarmak için Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir, Allah ise zalimleri kesinlikle yola iletmez. De ki bana vahyedilenler de yiyenin yemesi haram edilmiş herhangi bir şey bulamıyorum, sadece ölü ise akmış kan ise veya domuz eti ise ki o pisliktir veya Allah dışında birine helal kılınmış olanın / fısk olanın dışında böyle bir haram kılınmıştır, kim mecbur kalırsa da aşırı gitmeden haddi / ölçüyü aşmadan bunları dahi yiyebilir , Rabbin kesinlikle bağışlayandır ve esirgeyendir , (Allah’ın öldürdüğü murdarı / leşi niye yemiyoruz ki oysaki kendi öldürdüğümüzü yiyoruz diyorlardı. Allah zorunda kalırsan leşi de yiyebilirsin dedi meselenin Allah’a itaat meselesi olduğu, böylece ifade edildi. ) Yahudilere tırnaklı hayvanları haram ettik, sığır ve koyunun arkalarında taşıdıkları bağırsaklarındaki ve kemiklerine karışanlar hariç tüm iç yağlarını da haram ettik. Bu da azmaları nedeniyle onları cezalandırmamız idi, biz kesinlikle sözümüze bağlıyız / sadığız. (Nisa suresinde geçen azmaları)
Rabbin hiçbir şeye ihtiyaç duymayan, merhamet sahibidir. O dilerse sizi yok eder ve daha sonra dilediğini sizin yerinize getirir, tıpkı sizi başka bir topluluğun soyundan var ettiği gibi.
Rabbin zengin, rahmet sahibidir. Dilerse sizi götürür, sizi nasıl başka bir topluluğun soyundan yarattı ise, sizden sonra da dilediğini (yaratıp) sizin yerinize getirir.
Rabbin sınırsız zengindir, bol ikram sahibidir. Gerek görürse dipnot 1 sizi yok eder, sizden sonra yerinize, istediği kimseleri geçirir. Nitekim sizi de bir başka topluluğun soyundan oluşturup geliştirmiştir.
Rabbinin kimseye ihtiyacı yoktur, ikram sahibidir. Düzenine uygun görürse sizi giderir ve arkanızdan düzenine uygun olanı yerinize geçirir. Tıpkı sizi, başka bir topluluğun soyundan oluşturduğu gibi yapar.
Rabbin mustağnidir, rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, sizin yerinize de arkanızdan dilediğini getirir.
Rabbin ihtiyaçsızdır, Rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, sizin yerinize de arkanızdan dilediğini getirir.
Senin o Gani Rabbin rahmet sahibidir. Dilerse sizi ortadan kaldırır ve sizi bir başka topluluğun soyundan vücuda getirdiği gibi, ardınızdan da dilediğini sizin yerinize getirir.
Allah, your Creator, is the Independent, the Absolute and the Source of mercy; if He wills, He can do away with you people and replace you by others of His choice just as He brought you into being from the posterity of other people.
Your Lord is self-sufficient and full of mercy. If He pleased, He could remove you and put others in your place, just as He produced you from the offspring of other people.
Thy Lord is self-sufficient, full of Mercy: if it were His will, He could destroy you, and in your place appoint whom He will as your successors, even as He raised you up from the posterity of other people.
Your Lord is Self-Sufficient, full of compassion. dipnot 1 If He wills, He can put you away and cause whomever He wills to succeed you just as He has produced you from the seed of another people.
Your Lord is the Rich Beyond Need, the Possessor of Mercy. If He wanted, He could remove you and replace you with anything else He wanted to, just as He produced you from the descendants of another people.
And your Lord is Rich (Free of all needs), full of Mercy; if He wills, He can destroy you, and in your place make whom He wills as your successors, as He raised you from the seed of other people.
Your Lord is the All-sufficient dispenser of mercy. If He wishes, He will take you away, and make whomever He wishes succeed you, just as He produced you from the descendants of another people.
Your Lord is Self-Sufficient, Lord of mercy. If He will, He may do away with you (O disbelievers!) and replace you with such others as He will, just as He evolved you from the seeds of other people.
Thy Lord is All-sufficient, Merciful. If He will, He can put you away, and leave after you, to succeed you, what He will, as He produced you from the seed of another people.
Your Lord is wealthy (for the simple reason that everything in the realm of creation belongs to Him) and graciously merciful. He may choose to remove you and replace you by whoever He wills, [if you choose to disappoint Him.] After all, He raised you from the offspring of other people.
Thy Lord is rich, merciful; if He pleases He will take you off, and will cause what He pleases to succeed you; even as He raised you up from the seed of other people.
Your Lord is Rich, full of Compassion. If He wished, He could remove you and bring after you whom He pleases, just like He established you from the seed of another people.
and thy Lord is self-sufficient and indued with mercy. If He pleaseth He can destroy you, and cause such as He pleaseth to succeed you, in like manner as He produced you from the posterity of other people.
your Lord is Absolute, Merciful; if He pleases He can remove you and can cause what He will to succeed you, even as He raised you up from the seed of other people.
And your Lord is The Ever-Affluent, (Literally: The Ever-Rich) The Owner of (the) mercy. In case He decides, He (can) put you away, and cause whatever He decides to succeed even after you, as He brought you from the offspring of another people.
Thy Lord is the Absolute, the Lord of Mercy. If He will, He can remove you and can cause what He will to follow after you, even as He raised you from the seed of other folk.
Your Lord is all-sufficient and full of benevolence. He can take you away if He please, and make whom He will succeed you, as He had raised you from the progeny of others.
And thy Sustainer alone is self-sufficient, limitless in His grace. If He so wills, He may put an end to you and thereafter cause whom He wills to succeed you - even as He has brought you into being out of other people's seed.
Your Lord is the Self-Sufficient, Full of Mercy. If He wills, He can do away with you and replace you with whoever He wills, just as He produced you from the offspring of other people.
And your Lord is Rich with Mercy. If He wished, He could remove you and bring after you whom He pleases, just like He established you from the seed of another people.
Your Lord is the Rich One; possessor of all mercy. If He wills, He can remove you, and substitute whomever He wills in your place, just as He produced you from the progeny of other people.
And your Lord is the Free of need, the possessor of mercy. If He wills, he can do away with you and give succession after you to whomever He wills, just as He produced you from the descendants of another people.
And thy Lord is the Free from Need, the Possessor of Mercy. If He wills, He will remove you and appoint to succeed after you whom He wills, as He produced you from the progeny of other people.
Your Lord is Absolute, the Lord of Mercy. He could replace you with whomever He Will, like He raised you from the generations of other folk.(It is His Mercy that He does Justice to peoples without discrimination, and His Rule is the Rule of Law (114:1)).
And your Lord is Self-Sufficient (Ghani), Full of Mercy: If He (so) wills, He can destroy you, and in your place appoint whom He wills as your successors, (or) even as He had raised you up as the descendants of other people.
Your Lord is the All-Independent, the Lord of Mercy. If He so wills, He can take you away and cause whomsoever He wills to succeed you, just as He has raised you from the progeny of other people.
And your Lord is the Rich, possessor of Mercy. If He wished, He could remove all of you and bring after you whom He pleases, just as He established you from the seed of another people.