Diyanet İşleri
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helak etmeyiz.
Kasas suresi
Kasas suresi, 59. ayet. وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتِنَا وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَٰلِمُونَ
vemâ kâne rabbüke mühlike-lḳurâ ḥattâ yeb`aŝe fî ümmihâ rasûley yetlû `aleyhim âyâtinâ. vemâ künnâ mühliki-lḳurâ illâ veehlühâ żâlimûn.
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helak etmeyiz.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Güvenli harem, dünya metaı ve mahşerdeki sorgu Kasas 57–67 3
Şüphesiz sen sevdiğin kimseyi doğru yola iletemezsin. Fakat Allah, dilediği kimseyi doğru yola eriştirir. O, doğru yola gelecekleri daha iyi bilir.
Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
Rabbin, ülkelerin merkezi yerlerine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe oraları helak edici değildir. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helak etmeyiz.
(Dünyalık olarak) size verilen her şey, dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah'ın katındaki ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?
Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının geçimliklerinden yararlandırdığımız, sonra da kıyamet günü (hesaba çekilmek için) huzura getirilecek kimse gibi midir?
Allah'ın onlara seslenerek, "Hani benim, var olduğunu iddia ettiğiniz ortaklarım?" diyeceği günü hatırla!
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
59. Kendilerine peygamber göndermeksizin ve onlara karşı delilleri ortaya koymaksızın sırf küfürleri sebebi ile ümmetleri azaba uğratmamak, Yüce Allah’ın hikmet ve rahmetinin bir tecellisidir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Rabbin ülkelerin ana şehirlerine” yani insanların gidip geldikleri kasaba ve şehirlerine, onların etrafında bulunanların orada ihtiyaçlarını karşıladıkları ve orada olup bitenden haberdar oldukları yerlere “ahalisine” peygamberin getirdiğinin doğruluğuna ve kendilerini çağırdığı davetin gerçekliğine delil teşkil edecek “âyetlerimizi okuyan” ve böylelikle sözleri uzaktakine de yakındakine de ulaşan “bir peygamber göndermedikçe” sırf küfür ve zulümleri sebebi ile “onları helâk etmez.”
Oysa uzak, kıyıda köşede kalmış şehirlere peygamber gönderilmesi halinde böyle olmaz. Böyle bir durumda okunan âyetlerin pek çoğuna gizli kalması ihtimali vardır. Ayrı oranın insanlarının kaba ve katı kimseler olması da çok büyük ihtimaldir. Ana şehirlerde ise bu tür meseleler kolayca açığa çıkıp yayılır, kimseye gizli kalmaz ve çoğunlukla onların ahalisi diğerlerine göre daha az kaba ve katı kimselerdir.
“Biz ancak halkı” küfür ve masiyetlerle “zalim olan” ve cezayı hak eden “ülkeleri helâk etmişizdir.” Hülasa Allah kime azap ederse mutlaka zulmü sebebi ile ve ona karşı delili ortaya koyduktan sonra azap eder.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Rabbin, büyük şehre bir peygamber gönderip halkın bahanesini ortadan kaldırmadan o şehri helak edecek değildir. Zira seni de şehirlerin anası olan Mekke’ye bunun için göndermiştir. Biz, hak üzerinde dosdoğru oldukları halde şehir halkını helak edecek değiliz. Fakat küfre girerek ve günah işleyerek zalim olurlarsa onları helak ederiz.
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)
O, ümmilere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar,…
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Rabbin, halkları salih ve ıslah edici kimseler iken memleketleri zulmederek helak etmez.
Aynı kök: قري (57 geçiş) · Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde, "Biz, bu memleket halkını helak edeceğiz, çünkü oranın ahalisi zalim kimselerdir" dediler.
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: اهل (127 geçiş)
Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdeye kapanarak Allah'ın ayetlerini okuyan bir…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir", diyenler kesinlikle kafir oldular. De ki: "Şayet Allah, Meryem oğlu Mesih'i, onun anasını ve yeryüzünde…
Aynı kök: هلك (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Helâk
Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğratacağı bir kavme ne diye (boş yere) öğüt…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi tilavet eden (okuyup aktaran) bir elçiyi şehirlerin merkezine gönderinceye kadar o şehirleri helak ediciler değildik. (Zaten) biz halkı zalim olan şehirlerden başkasını da helak ediciler değildik. dipnot 1
Ama senin Rabbin hiçbir ülkeyi, onların ana kentine kendilerine mesajlarımızı okuyup açıklayan bir elçi göndermedikçe asla helak etmemiştir. Zaten Biz başkalarını değil, sadece fertlerinin (birbirine) zulmettiği toplumları helak etmişizdir.
Bununla birlikte, yine de senin Rabbin hiçbir toplumu, kendi içlerinden onlara mesajlarımızı okuyup açıklayacak bir elçi göndermedikçe yok etmez; ve yine Biz hiçbir toplumu, üyeleri birbirlerine zulmetmeyi yol olarak benimsemedikçe, yok etmiş değiliz.
Rabbin, kendilerine işaretlerimizi bildiren bir Rasulü, ileri gelenler arasında ba's etmedikçe, o ülke halkını yok etmez! Zaten biz sadece ahalisi zalim olan şehirleri yok etmişizdir.
Senin Rabbin, 'ana yerleşim merkezlerine' onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir. Ve biz, halkı zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz.
Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezine göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.
Senin Efendin, ayetlerimizi onlara okuyan bir elçiyi anakentlerine göndermedikçe, kentleri yıkıma uğratmaz. Zaten halkı haksızlık yapan kentlerden başkasını yıkıma uğratmayacağız.
Rabbin, ana kentlerine ayetlerimizi okuyacak bir peygamber göndermedikçe, onları helak etmiş değildir. Ancak, halkı zalim olan ülkeleri yok ederiz.
Efendin, toplumların merkezine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz.
Rabbin, toplumların merkezine, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe onları yok etmez. Biz, halkı zalim olmayan toplumları asla yok etmeyiz.
Bir de Rabbin memleketleri, kendlerine ayetlerimizi okuyan bir peygamberi ana noktalarına göndermedikçe helak edici değildir. Biz, o memleketleri yalnızca halkı zulüm ederken helak etmişizdir.
Hem rabbın memleketleri, ana noktasında kendilerine ayetlerimizi okur bir Resul göndermedikçe helak edici değiller, hem de biz o memleketleri hep ahalisinin zulümleri halinde helak etmişizdir
Rabb'in, ülkelerin ana merkezlerine kendilerine ayetlerimizi okuyan bir Resul göndermedikçe, yıkıma uğratıcı olmadı. Biz, halkı zulmetmedikçe, kentleri yıkıma uğratıcı değiliz.
Rabb'in, ülkelerin ana merkezlerine kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resulü göndermedikçe, yıkıma uğratıcı olmadı. Biz, halkı zulmetmedikçe, kentleri yıkıma uğratıcı değiliz.
Rabb'in, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasulü anakentlerine göndermedikçe, yıkıma uğratıcı olmadı. Biz, halkı zulmetmedikçe, kentleri yıkıma uğratıcı değiliz.
Senin rabbin 'ana yerleşim merkezlerine' (ümmiha) onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe şehirleri yıkıma uğratıcı değildir. Ve biz ehli (halkı) zulmeden şehirlerden başkasını da yıkıma uğratıcı değiliz.
Senin Rabbin memleketlerin ana merkez (ler) ine, karşılarında ayetlerimizi okuyacak bir peygamber gönderinceye kadar, o memleketleri helak edici değildir ve biz ehalisi zaalimler (den ibaret) olan memleketlerden başkasını helak edici de değiliz.
Anasına, ayetlerimizi okuyacak bir peygamber göndermedikçe Rabbın kasabaları helak etmiş değildir. Ve Biz; halkı zalim olan kasabalardan başkasını helak edici değiliz.
(51-61) Kesin olan şu ki, onlara sözü ulaştırdık, böylelikle belki düşünürler. Ondan önce kitap verdiklerimizden ona / Kuran’a iman edenler var, onlara Kuran sözlü okununca / tilavet edilince derler ki ona iman ettik, muhakkak ki o rabbimizden bir gerçektir. Kesinlikle biz ondan önce de teslim olmuştuk. İşte bunlara sabırlarından dolayı ecirleri iki kere verilecektir. (Bozulmadan beklemeleri onlar için sabırdır) kötülüğü güzellikle savarlar, verdiğimiz rızıktan harcarlar / infak ederler, boş söz / amaçsız söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler, bizim amelimiz bize, sizin ameliniz size selam olsun cahillerden herhangi bir beklentimiz olmaz derler. Muhakkak ki sen sevdiklerini doğru yola iletemezsin / hidayet edemezsin ve lakin Allah istediğini hidayete erdirir , O hidayet olunacakları en iyi bilendir. Dediler ki eğer seninle beraber hidayete uyarsak / tabi olursak , Yerimizden / arzımızdan koparılıp atılırız. Biz onları emin ve dokunulmaz yere yerleştirmemiş miydik? Onda her türlü ürünü katımızdan bir rızık olarak toplayıp geliyorlar dı velakin onların çoğu bilmiyorlar. Geçimlikleriyle / iaşeleri yle şımarmış nice kuşakları / nice nesilleri helak ettik , işte bunlar onların meskenleri onlardan sonrada az bir kimse hariç iskân eden olmadı, bizler varisler olduk. (Sizler halife bizler varisleriz) Hatta senin rabbin onlara ayetlerimizi okuyan önder bir Resul göndermedikçe memleketleri helak ed ilen biri olmamıştır. Halkı zalim olmadıkça biz memleketleri helak edici olmadık. (Devletler küfür ile değil zulüm ile yıkılır) Sizlere bir şey olarak her ne verilmişse, dünya hayatının geçimlik malzemesidir ve süsüdür. Allah'ın yanındaki daha hayırlı ve kalıcıdır, peki akletmeyecek misiniz? Güzel bir söz ver diğimiz / vaatte bulunduğumuz ve vadedilene kavuşan kimse, dünya hayatının geçimlik malzemeleri ile geçinen ve sonrasında kalkış gününde hazır edilenlerden biri gibi olur mu?
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasûlü memleketlerin anasına (Mekke'ye) göndermedikçe, o memleketleri helâk edici değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helâk edici değiliz.
Rabbin, Anakent (olan Mekke)de onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermedikçe ülkeleri helak edici değildir. Ve biz, halkı zalim olmadan ülkeleri helak ediciler değiliz.
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi bağlantılarıyla okuyacak bir elçiyi, anakentlerine göndermeden yerleşim yerlerini helak etmez. Helak ettiğimiz yerleşim yerleri, sadece halkı yanlışlar içinde olanlardır dipnot 1 .
Senin Rabbin, merkezlerine elçi göndermediği yerleri yok etmez. Bizim yok ettiğimiz kentler sadece halkı yanlışlar içinde olanlardır.
Rabbin, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir rasûlü memleketlerin anasına (Mekke'ye) göndermedikçe, o memleketleri helak edici değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helak edici değiliz.
Rabbin, kentlerin ana noktasında onlara ayetlerimizi okuyan bir elçi göndermeden helak edecek değildir. Biz, halkı zalim olan beldelerden başkasını helak edici değiliz.
Senin Rabbin, memleketleri/medeniyetleri, ana merkezlerinde kendilerine ayetlerimizi okuyan bir resul göndermedikçe helak etmez. Biz; ülkeleri/medeniyetleri, halkları zulme sapmadıkları sürece helak etmeyiz.
And never did Allah, your Creator, reduce the towns to a useless form until He had sent a Messenger to their capital to recite to the people Our divine revelations but they closed their hearts' ears. Therefore, never did We reduce the towns to a useless form except when the fundamental truth failed to govern their thoughts and they proved themselves wrongful of actions.
Your Lord would never destroy towns without first raising a messenger in their midst to recite Our messages to them, nor would We destroy towns unless their inhabitants were evildoers.
Nor was thy Lord the one to destroy a population until He had sent to its centre a messenger, rehearsing to them Our Signs; nor are We going to destroy a population except when its members practise iniquity.
Your Lord would not destroy a town until He had sent to its centre a Messenger who would recite to them Our verses. Nor would We destroy any town unless its inhabitants were iniquitous. dipnot 1
Your Lord would never destroy any cities without first sending to the chief of them a Messenger to recite Our Signs to them. We would never destroy any cities unless their inhabitants were wrongdoers.
And never will your Lord destroy the towns (populations) until He sends to their mother town a Messenger reciting to them Our Verses. And never would We destroy the towns unless the people thereof are Zâlimûn (polytheists, wrong-doers, disbelievers in the Oneness of Allâh, oppressors and tyrants).
Your Lord would not destroy the towns until He had raised an apostle in their mother city to recite to them Our signs. We would never destroy the towns except when their people were wrongdoers.
Your Lord would never destroy the towns until He has raised a Messenger in their central place to recite to the people thereof Our Messages, nor would We destroy the towns unless their citizens be unjust.
Yet thy Lord never destroyed the cities until He sent in their mother-city a Messenger, to recite Our signs unto them; and We never destroyed the cities, save that their inhabitants were evildoers.
Your Lord never destroys any civilization before having sent a prophet among them to relay His Message. I would never punish any community unless its people practice injustice.
But thy Lord would never destroy cities until He sent to the metropolis thereof an apostle, to recite to them our signs; nor would we destroy cities unless their people were unjust.
Your Lord never annihilates the towns without sending a messenger to their capital, to recite Our signs to them. We never annihilate the towns unless their people are wicked.
But thy Lord did not destroy those cities, until He had sent unto their capital an apostle, to rehearse our signs unto them: Neither did We destroy those cities, unless their inhabitants were injurious to their apostle.
How many a community have We destroyed that exulted in its means of subsistence? Yonder are their dwellings which have not been inhabited after them, except for a while. And We, even We, are the inheritors.
And in no way would your Lord be causing towns to perish until He sends forth in their Mother-Town a Messenger, to recite Our ayat (Verses, signs) to them; and in no way would We be causing towns to perish except that their population are unjust.
And never did thy Lord destroy the townships, till He had raised up in their mother(-town) a messenger reciting unto them Our revelations. And never did We destroy the townships unless the folk thereof were evil-doers.
But your Lord does not destroy habitations without having sent an apostle to their metropolis to read out Our commandments to them. We would never have destroyed cities if their inhabitants were not given to wickedness.
Yet, withal, thy Sustainer would never destroy a community without having [first] raised in its midst an apostle who would convey unto them Our messages; and never would We destroy a community unless its people are wont to do wrong [to one another].
Your Lord would never destroy a society until He had sent to its capital a messenger, reciting Our revelations to them. Nor would We ever destroy a society unless its people persisted in wrongdoing.
And your Lord never annihilates any community without sending a messenger to its capital, to recite Our revelations to them. And We never annihilate any community, unless its people are wicked.
For your Lord never annihilates any community without sending a messenger in the midst thereof, to recite our revelations to them. We never annihilate any community, unless its people are wicked.
And never would your Lord have destroyed the cities until He had sent to their mother a messenger reciting to them Our verses. And We would not destroy the cities except while their people were wrongdoers.
And never would thy Lord destroy the cities until He has raised up in their principal city a messenger reciting to them Our proofs. And never would We destroy the cities save when the people thereof were wrongdoers.
Yet, your Lord never destroyed townships unless He sent a Messenger in their midst (the big city) who conveyed Our Commands to them. And never did We destroy the townships unless the people thereof violated human rights.
And your Lord was never the One to ruin a population until He had sent to its center a messenger, reciting (and rehearsing) to them Our Signs; And We not going to ruin a population unless its members commit injustice.
And your Lord is not such as He would destroy the towns unless he had sent to their central place a messenger who recites to them Our verses, nor are We such as would destroy the towns unless their people are wrongdoers.
And your Lord was not to destroy the towns until He sends a messenger to their capital, to recite Our revelations to them. And We do not destroy the towns unless its people are wicked.