En'âm suresi

En'âm suresi, 135. ayet

En'âm suresi, 135. ayet. قُلْ يَٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَامِلٌ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلظَّٰلِمُونَ

ḳul yâ ḳavmi-`melû `alâ mekânetiküm innî `âmil. fesevfe ta`lemûne men tekûnü lehû `âḳibetü-ddâr. innehû lâ yüfliḥu-żżâlimûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

En'âm 132–138 · surenin 135. ayeti / 165
  1. En'âm 132

    Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir.

  2. En'âm 133

    Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.

  3. En'âm 134

    Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.

  4. 135

    De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Ama dünya yurdunun sonucunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Şüphesiz, zalimler kurtuluşa eremezler."

  5. En'âm 136

    Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için, şu da bizim ortaklarımız (putlarımız) için" dediler. Ortakları için olan Allah'ınkine eklenmiyor. Allah için olan ise ortaklarınkine ekleniyor.. Ne kötü hükmediyorlar!

  6. En'âm 137

    Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.

  7. En'âm 138

    Bir de (asılsız iddialarda bulunarak) dediler ki: "Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekinlerdir. Onları bizim dilediklerimizden başkası yiyemez. (Şunlar da) sırtları (binilmesi ve yük yüklemesi) haram edilmiş hayvanlardır." Bir kısım hayvanları da keserken üzerlerine Allah'ın adını anmazlar. (Bütün bunları) Allah'a iftira ederek yaparlar. Bu iftiraları sebebiyle Allah onları cezalandıracaktır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

135. Ey Peygamber! Sen kavmini Allah’a davet edip de onlara akıbetlerini ve Allah’ın onlar üzerindeki haklarını açıkladığın zaman Allah’ın emrine uymayı kabul etmeyip hevalarına uymayı tercih eder ve şirkleri üzere devam ederlerse onlara “de ki: Ey kavmim! Kendi yolunuzca” Yani üzerinde olduğunuz bu halinize ve kendiniz için beğendiğiniz duruma uygun olarak “yapacağınızı yapın, ben de” Allah’ın emrine uygun olarak yapacağımı “yapacağım” ve Allah’ı razı edecek şeylere uyacağım. “Bu yurdun sonunun kimin” Benim mi yoksa sizin mi? “olacağını yakında bileceksiniz.”

Bu ifadeler çok ileri derecede insaflı ifadelerdir. Çünkü Yüce Allah, amelleri ve o amellerin sahiplerini açıkladıktan sonra bu amellerin karşılığının ne olabileceğini açıkça ifade etmeyip basiret sahibi kimsenin basiretine havale etmekte ve sadece bir işaretle yetinmektedir. Çünkü dünyada da âhirette de güzel akıbetin, takva sahiplerinin olduğu ve dünya yurdunun güzel sonunun mü’minlere ait olduğu malum olduğu gibi peygamberlerin getirdiklerinden yüz çeviren herkesin akıbetinin de berbat olduğu bilinen bir husustur. Bundan dolayı Yüce Allah devamla: “Şüphesiz zalimler felaha eremezler” buyurmaktadır. Her zalim dünya hayatında ne kadar dünyalıktan istifade ederse etsin, bunun sonu yokluk ve telef olup gitmektir. Zira “Şüphesiz Allah zalime mühlet verir; fakat onu bir yakaladı mı bir daha bırakmaz.”[5]

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- De ki: “Ey kavmim! İçinde bulunduğunuz küfür ve sapıklık üzerine gittiğiniz yolda kalmaya devam edin. Şüphesiz ben kesinlikle mazurum ve apaçık beyanda bulunarak sizlerin üzerine hücceti ikame ettim. Sizlerin küfür ve sapıklığını umursamıyorum. Bilakis ben de kendi üzerinde olduğum hak yolda kalmaya devam edeceğim. Muhakkak sizler de dünyada zaferin kimin olacağını, yeryüzüne kimlerin mirasçı kalacağını ve ahiret yurdunun kimlere ait olacağını öğreneceksiniz.” Muhakkak müşrikler ne bu dünyada, ne de ahirette kurtuluşa erebileceklerdir. Bilakis, dünyada zevk aldıkları şeylerin tadını çıkarmış olsalar bile, onların akıbeti hüsrandır.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  3. ٱعْمَلُوا۟ a'melu yapacağınızı yapın kök: عمل
  4. عَلَىٰ ala
  5. مَكَانَتِكُمْ mekanetikum imkanınıza göre kök: كون
  6. إِنِّى inni şüphesiz ben de
  7. عَامِلٌۭ ۖ aamilun yapıyorum kök: عمل
  8. فَسَوْفَ fe sevfe yakında
  9. تَعْلَمُونَ tea'lemune bileceksiniz kök: علم
  10. مَن men kimin
  11. تَكُونُ tekunu olacağını kök: كون
  12. لَهُۥ lehu
  13. عَـٰقِبَةُ aakibetu sonunun kök: عقب
  14. ٱلدَّارِ ۗ d-dari bu yurdun kök: دور
  15. إِنَّهُۥ innehu şüphesiz
  16. لَا la
  17. يُفْلِحُ yuflihu iflah olmazlar kök: فلح
  18. ٱلظَّـٰلِمُونَ z-zalimune Zalimler kök: ظلم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Musa, "Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler"…

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş) · Aynı kök: دور (55 geçiş)

    Onlardan (muhacirlerden) önce o yurda (Medine'ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar, hicret edenleri severler. Onlara…

  • Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da,…

  • Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli olarak ve açıktan Allah için harcayan…

  • Aynı kök: دور (55 geçiş) · Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    "Sabretmenize karşılık selam sizlere. Dünya yurdunun sonucu (olan cennet) ne güzeldir!"

  • Aynı kök: فلح (40 geçiş)

    İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne…

  • Aynı kök: عقب (80 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım! dipnot 1 Yurdun (bu dünyanın) sonunun kimin olacağını ileride bileceksiniz. Şüphesiz ki zalimler kurtulamazlar."

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:121.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Ey halkım! Siz kendinize yakışanı yapın! Ben de görevimi yapıyorum ve nasıl olsa zamanla anlayacaksınız kimin mutlu sona ulaşacağını!" Kesin olan şu ki; zalimler asla mutluluğa ulaşamacaklar.

Muhammed Esed

De ki: "Ey (inanmayan) halkım! Gücünüz içinde olan her şeyi yapın (ki) ben de (Allah yolunda) gayret göstereyim; ve zamanla anlayacaksınız gelecek kimindir. Şüphe yok ki zalimler asla mutluluğa erişemeyecekler!"

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey halkım, elinizden ne geliyorsa hepsini yapın! Muhakkak ki ben de yapacağım (gücümün yettiğini)! (Dünya) yurdunun sonuçta kimin olacağını yakında bileceksiniz". . . Muhakkak ki zalimler, kurtuluşa ermezler.

Ali Bulaç

De ki: "Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonu, kimindir, bilip öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Yurdun (dünyanın) sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey toplumum! Elinizden geleni yapın; kuşkusuz, ben de yapacağım. Artık, ülkenin sonunun kimin olacağını yakında öğreneceksiniz. Kuşkusuz, haksızlık yapanlar, kurtuluşa erişemezler!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapınız! Ben de yapacağım! Yurdun sonunun kimin lehine olduğunu yakında bileceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler iflah olmazlar."

Edip Yüksel

De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaştığını göreceksiniz!" Zalimler başaramazlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaştığını göreceksiniz!' Zalimler onmazlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey kavmim, yapacağınızı bütün kuvvetinizle yapın, ben görevimi yapıyorum. Artık yakında dünya evinin sonunun kimin olacağını bileceksiniz. Şu kesindir ki, zalimler arzularına eremeyeceklerdir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kavmım, de: Bütün kuvvetinizle yapın yapacağınızı ben vazifemi yapıyorum, artık yakında bileceksiniz: Dünya evinin sonu kimin olacak? Şu muhakkak ki zalimler felah bulmazlar

Erhan Aktaş

De ki: "Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. İleride göreceksiniz! Son yurt kimin olacak?" Kuşkusuz zalimler kurtuluşa eremezler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. İleride göreceksiniz! Son yurt kimin olacak? Kuşkusuz zalimler kurtuluşa eremezler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Ben de yapacağım. İleride göreceksiniz! Son yurt kimin olacak? Kuşkusuz zalimler kurtuluşa eremezler.

Gültekin Onan

De ki: "Ey kavmim bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum. Bu yurdun (dünyanın) sonu kimindir, bilip öğreneceksiniz. Gerçekten zalimler kurtuluşa ermeyeceklerdir."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ey kavmim, elinizden geleni (komayın) yapın. Ben (vazifemi) hakkıyle yapanım. Artık (dünya) evin (in) sonu (olan cennet) kimin olacakdır, (bunu) bileceksiniz. Şu muhakkakdır ki zaalimler muradlarına ermeyecek.

İbni Kesir

De ki: Ey kavmim; elinizden geleni yapın, doğrusu ben de yapacağım. Dünya evinin sonunun kimin olacağını bileceksiniz. Şurası muhakkak ki zalimler; felah bulmazlar.

Mehmet Alagaş

(132-146) Amellerin her birinin dereceleri vardır, Rabbin yaptıklarından gafil değildir / dikkatinden kaçmaz, Rabbin zengindir ve rahmet özelliği vardır , eğer isterse sizi götürür, istediğini de siz in ardınızdan sizin yerinizi alanlar y apar, tıpkı diğer kavimlerin soyundan sizi inşa ettiği gibi. Muhakkak ki size vaat edilenler gelecektir, sizler aciz bırakamazsınız, de ki ey kavmim mekanlarınızda ne yapacaksanız yapın, bende yapıyorum, ilerde kimin sonuç yurduna / akıbet yurduna sahip olacağını bileceksiniz, Muhakkak ki O zalimleri kurtuluşa erdirmez. Ziraat ettikleri ekin ve hayvanlardan Allah’a pay / nasip oluşturdular ve kuruntularına göre bu Allah’ın, bu da ortak koştuklarımızın dediler, ortak koştukları için ayırdıkları Allah’a ulaşmaz, Allah için ayırdıkları da ortak koştuklarına ulaşmaz , ne kötü hüküm veriyorlar. İşte böyle ortak koşanların çoğuna evlatlarını, ortak koştukları ilahlar için öldürmeyi, dinlerinin aleyhlerine bir din haline gelmesi ve mahvolmaları için süslü gösterdik , eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı, uydurdukları ile / iftira ettikleriyle onları baş başa bırak , d ediler ki bu hayvanlar ve ekinler kısıtlanmıştır / kısmen yasaklanmıştır, kuruntularına g öre bizim istediklerimizin dışındakiler yiyemezler , hayvanların sırtları da haramdır binilemez, hayvanların (boğazlarken) üzerlerine Allah’ın ismini de ona iftira ederek anmadılar, İftiralarından dolayı ileride cezalandırılacaklar, dediler ki bu hayvanların karınlarında olan erkeklerimize tahsislidir, eşlerimize haramdır, eğer ki ölürse onlar (her ikisi) , onda ortaktırlar. Bu nitelemeleri nedeniyle onları cezalandıracağız, muhakkak ki O hakimdir , alimdir. İlim dışı ve sefih bir şekilde / saçma bir şekilde , evlatlarını öldürenler kesinlikle hasara uğradılar. Allah’ın onları beslediği / rızıklandırdığı şeyleri Allaha iftira ederek yasak ettiler / haram ettiler, kesinlikle saptılar çıktılar onlar yolu bulabilenler olamadılar. O ki sizlere çardaklı ve çardaksız, hurmalı muhtelif bitki cennetleri inşa edendir, onları yiyin, zeytinler, narlar, benzeşen ya da benzeşmeyen meyvelerinden yiyin, olgunlaştığında onun hasat günü payını da verin, israf etmeyin muhakkak ki O gereksiz ve aşırı harcayanları / savuranları / müsrifleri sevmez. Hayvanlarda yük taşıma ve sergi / yaygı / döşek malzemesi vardır, Allah’ın sizi beslediklerinden / rızıklandırdıklarından yiyin, şeytanın adımlarına uymayın muhakkak ki o size apaçık düşmandır. Sekiz çift; ikisi koyundan ikisi keçiden, deki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) eğer doğru iseniz bir ilme dayanarak bana bildirin. İkisi deveden ikisi sığırdan, de ki iki erkeği mi haram kıldı yahut iki dişiyi mi? yahut ta iki dişinin rahminin içinde olanı mı? (Haram kıldı) ya da Allah’ın bunu vasiyet ettiği zaman sizler şahitler miydiniz? İnsanları ilim dışı bir şekilde yoldan çıkarmak için Allah’a yalanı iftira edenden daha zalim kim olabilir, Allah ise zalimleri kesinlikle yola iletmez. De ki bana vahyedilenler de yiyenin yemesi haram edilmiş herhangi bir şey bulamıyorum, sadece ölü ise akmış kan ise veya domuz eti ise ki o pisliktir veya Allah dışında birine helal kılınmış olanın / fısk olanın dışında böyle bir haram kılınmıştır, kim mecbur kalırsa da aşırı gitmeden haddi / ölçüyü aşmadan bunları dahi yiyebilir , Rabbin kesinlikle bağışlayandır ve esirgeyendir , (Allah’ın öldürdüğü murdarı / leşi niye yemiyoruz ki oysaki kendi öldürdüğümüzü yiyoruz diyorlardı. Allah zorunda kalırsan leşi de yiyebilirsin dedi meselenin Allah’a itaat meselesi olduğu, böylece ifade edildi. ) Yahudilere tırnaklı hayvanları haram ettik, sığır ve koyunun arkalarında taşıdıkları bağırsaklarındaki ve kemiklerine karışanlar hariç tüm iç yağlarını da haram ettik. Bu da azmaları nedeniyle onları cezalandırmamız idi, biz kesinlikle sözümüze bağlıyız / sadığız. (Nisa suresinde geçen azmaları)

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: "Ey kavmim! Siz elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de yapacağım. Bu yurdun akıbetinin kim için olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki, zalimler asla kurtuluşa eremezler."

Süleyman Ateş

De ki: "Ey kavmim, gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapacağımı yapıyorum. Yakında (dünya) yurdu(nu)n sonunun kime aidolacağını bileceksiniz. Zalimler, asla onmazlar!

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey Halkım! Elinizden ne geliyorsa yapın. Ben de yapacağım. Sonunda bu yurt (Mekke) kimin olacak, öğreneceksiniz. Şu bir gerçek ki yanlışlar içinde olanlar umduklarına kavuşamazlar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey Halkım! Elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Bu dünyanın sonunun kime yarayacağını yakında öğreneceksiniz. Şurası gerçek ki yanlış yapanlar umduklarına kavuşamayacaklardır."

Şaban Britch

De ki: Ey kavmim! Durumunuz gereği yapabileceğinizi yapın. Ben de (kendime göre) yapacağımı yapacağım. Ahiret yurdundaki güzel sonun kim için olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki: Zalimler kurtuluşa eremez.

Şaban Piriş

De ki: -Ey kavmim, yapabileceğinizi yapın. Ben de (görevimi) yapacağım. Dünya ve ahiret mükafatının kimin olduğunu öğreneceksiniz. Gerçek şu ki: Zalimler kurtuluşa eremez.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey toplumum! Yapabileceğinizi yapın. Ben de yapıp ediyorum. Yakında yurdun sonunun kime ait olacağını bileceksiniz. Gerçek olan şu ki, zalimler kurtulamayacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: "O you people of thoughtless minds, you may pursue what your minds and souls impel you to do, but I am steering my course of action by guiding indications set by Providence Who guides into all truth, and you shall come to know who shall be the winner of Allah's mercy Hereafter and who shall succeed in attaining the blissful and happy end. Never shall the wrongful find one instance of physical or spiritual prosperity Hereafter".

Abdul Haleem

[Prophet], say, ‘My people, you carry on as you are, and so will I: you will come to realize who will have a happy homecoming in the Hereafter.’ The evildoers will not prosper.

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O my people! Do whatever ye can: I will do (my part): soon will ye know who it is whose end will be (best) in the Hereafter: certain it is that the wrong-doers will not prosper."

Abul A'la Maududi

Say (O Muhammad!): 'O people! Work in your place; and I too am at work. dipnot 1 Soon you will know in whose favour the ultimate decision will be. Surely the wrong-doers will not prosper.'

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    If people prefer to ignore the Prophet's admonition and do not recant their misconduct, they are at liberty to follow their chosen path, but they should let the Prophet (peace be on him) follow his. The ultimate results of their conduct will, in due time, become evident to all - to the Prophet (peace be on him) as well as to his opponents.

Aisha Bewley

Say: ‘My people, do as you are doing, just as I am doing. You will certainly come to know who will have the best home in the end. The wrongdoers will certainly not be successful.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O my people! Work according to your way, surely, I too am working (in my way), and you will come to know for which of us will be the (happy) end in the Hereafter. Certainly the Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) will not be successful."

Ali Quli Qarai

Say, ‘O my people, Act according to your ability; I too am acting. Soon you will know in whose favour the outcome of that abode will be. Indeed the wrongdoers will not be felicitous.’

Amatul Rahman Omar

Say, `O my people! go on working according to (the utmost of) your capacities and positions. Surely, I am doing (my best)! Soon you shall come to know for whom is the (best) reward of this abode.' Anyhow, the wrong-doers never attain their goal.

Arthur John Arberry

Say: 'O my people, act according to your station; I am acting. And assuredly you will know who shall possess the Abode Ultimate. Surely the evildoers will not prosper.'

Bijan Moeinian

Say: "Do whatever you like and I will do whatever is the best; pretty soon you will see which one of us will succeed. The fact of the matter is that the unjust people will never attain the salvation."

E. Henry Palmer

Say, 'O my people! act according to your power, verily, I am acting too; and soon shall ye know whose is the future of the abode!' verily, the unjust shall not prosper.

Edip-Layth

Say, "My people, do your best, and so will I. You will then know those who deserve the ultimate abode. The wicked will not succeed."

George Sale

Say unto those of Mecca, O my people, act according to your power; verily I will act according to my duty: And hereafter shall ye know whose will be the reward of paradise. The ungodly shall not prosper.

Hamid S. Aziz

Say (O Muhammad), "O my people! Work according to your power, verily, I, too, am working; and soon shall you come to know whose is the happy outcome in the Hereafter!" Certainly, the unjust shall not prosper.

Mahmoud Ghali

Say, "O my people, act (Literally: do) according to your situation; surely I am acting. Then eventually you will know who will have the (ultimate) End (i.e., Paradise) of the Residence! Sure it is (that) the unjust will not prosper."

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): O my people! Work according to your power. Lo! I too am working. Thus ye will come to know for which of us will be the happy sequel. Lo! the wrong-doers will not be successful.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine. You will soon know whose is the guerdon of life to come." The wicked will not succeed.

Muhammad Asad

Say: "O my [unbelieving] people! Do yet all that may be within your power, [while] I, behold, shall labour [in God's way]; and in time you will come to know to whom the future belongs. Verily, never will evildoers attain to a happy state!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O my people! Persist in your ways, for I ˹too˺ will persist in mine. You will soon know who will fare best in the end. Indeed, the wrongdoers will never succeed."

Progressive Muslims

Say: "My people, work as you see fit, and I will work. You will then know to whom will be the punishment of the Hereafter. The wicked will not succeed."

Rashad Khalifa

Say, "O my people, do your best, and so will I. You will surely find out who the ultimate victors are." Certainly, the wicked will never succeed.

Sahih International

Say, "O my people, work according to your position; [for] indeed, I am working. And you are going to know who will have succession in the home. Indeed, the wrongdoers will not succeed.

Sam Gerrans

Say thou: “O my people: work according to your power — I am working; and you will come to know for whom is the final outcome of the Abode; the wrongdoers are not successful.”

Shabbir Ahmed

Say (to the opponents O Messenger), "O My people! Do all that is in your power. Behold, I am working. Very soon, you will come to know for which of us is the ultimate success. Violators of human rights will never be successful."

Syed Vickar Ahamed

Say: "O my people! Do whatever you can: I will do (my part): Soon will you know who they are whose end will be (the best) in the Hereafter: It is certain that the wrongdoers will not succeed. "

Taqi Usmani

Say, "O my people, do at your place (whatever you do.) I have to do (in my way). So, you will know for whom is the ultimate abode. Surely, the wrongdoers will not be successful."

The Monotheist Group

Say: "My people, work as you see fit, for I too am working. You will then know to whom will be the punishment of the Hereafter. The wicked will not succeed."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 135. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 135. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — En'âm suresi, 135. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩