Şûrâ suresi

Şûrâ suresi, 15. ayet

Şûrâ suresi, 15. ayet. فَلِذَٰلِكَ فَٱدْعُ وَٱسْتَقِمْ كَمَآ أُمِرْتَ وَلَا تَتَّبِعْ أَهْوَآءَهُمْ وَقُلْ ءَامَنتُ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ مِن كِتَٰبٍ وَأُمِرْتُ لِأَعْدِلَ بَيْنَكُمُ ٱللَّهُ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ لَنَآ أَعْمَٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَٰلُكُمْ لَا حُجَّةَ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمُ ٱللَّهُ يَجْمَعُ بَيْنَنَا وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

feliẕâlike fed`u. vesteḳim kemâ ümirt. velâ tettebi` ehvâehüm. veḳul âmentü bimâ enzele-llâhü min kitâb. veümirtü lia`dile beyneküm. allâhü rabbünâ verabbüküm. lenâ a`mâlünâ veleküm a`mâlüküm. lâ ḥuccete beynenâ vebeyneküm. allâhü yecme`u beynenâ. veileyhi-lmeṣîr.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şûrâ 12–18 · surenin 15. ayeti / 53

Konu Dini dosdoğru tutun, ayrılığa düşmeyin Şûrâ 10–16 3

  1. Şûrâ 12

    Göklerin ve yerin anahtarları O'nundur. Dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir.

  2. Şûrâ 13

    "Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!" diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (İslam dini), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  3. Şûrâ 14

    Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile ilgili olarak) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra Kitab'a mirasçı kılınanlar da, onun hakkında derin bir şüphe içindedirler.

  4. 15

    (Ey Muhammed!) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: "Ben, Allah'ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O'nadır."

  5. Şûrâ 16

    Allah'ın çağrısına uyulduktan sonra O'nun hakkında tartışmaya girenlerin delilleri Rableri katında batıldır. Onlara bir gazap vardır. Onlar için çetin bir azap vardır.

  6. Şûrâ 17

    Allah, hak olarak Kitab'ı ve mizanı indirendir. Sen nereden bileceksin belki de o saat (kıyamet) yakındır.

  7. Şûrâ 18

    Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

15. “İşte bundan dolayı sen davet et.” Allah’ın, kitaplarında indirdiği ve rasûlleri ile gönderdiği dosdoğru dine ve sırat-i müstakime davet et. Ümmetini ona çağır, onları ona uymaya teşvik et. Onu kabul etmeyen kimselerle de bu uğurda cihad et.

Sen de bizzat “emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” İstikamet (dosdoğru olmak); Allah’ın emrine aşırı gitmeksizin geri de kalmaksızın (ifrat ve tefrite düşmeden) uymak, her halükarda Allah’ın emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak demektir.

Bu bakımdan Yüce Allah, ona istikametten ayrılmamak sureti ile kendisini kemale erdirmesini emrettiği gibi ona davet etmek sureti ile başkalarını kemale erdirmeyi de emretmiştir. Bilindiği gibi rasûle verilen emir, eğer bu emrin ona has olduğuna dair bir delil yoksa ümmetinei de bağlar

“Onların arzularına uyma!” Dinden sapmış olan kâfir ve münafıkların hevâ ve isteklerine uyma.

Onları arzularına uymak ise ya onların dinlerine kısmen tâbi olmakla olur yahut da ya Allah’a daveti ya da istikameti terk etmekle olur. Sen, onların arzularına sana gelen bunca ilimden sonra uyacak olursan, hiç şüphesiz zalimlerden olursun.

Burada “Onların dinlerine uyma” denilmemiştir. Çünkü aslında onların dinleri, Allah’ın onlar için şeriat olarak indirdiği dindir ve bu da bütün peygamberlerin dinidir. Fakat kendileri bu dine tâbi olmadılar. Bunun yerine hevâlarına tâbi oldular ve dinlerini oyun ve eğlence edindiler.

Seninle tartışacak olurlarsa da onlara “de ki: Ben Allah’ın indirdiği bütün kitaplara iman ettim.” Yani onlarla tartışmanın esası, İslâm’ın şerefine, yüceliğine, diğer dinler üzerindeki hakem rolüne delâlet eden ve Kitap ehlinin izlediklerini iddia ettikleri dinin, aslında İslâm’ın bir parçası olduğunu ortaya koyan bu pek büyük esasa dayalı olsun.

Bu buyrukta Kitap ehlinin, kimi kitaplara yahut kimi peygamberlere iman etmekle birlikte diğerlerini reddetmeleri esasına dayalı olarak tartışmaları halinde ,onların bu yaklaşımlarının kabul edilmemesi gerektiği de ifade edilmektedir.

Çünkü onların davet ettikleri kitabın ve kendisine bağlı olduklarını söyledikleri peygamberin, doğru bir kitap ve gerçek bir rasûl olmasının bir şartı da bu Kur’ân-ı Kerîm’i ve onu getireni tasdik etmeleridir. Çünkü bizim Kitabımız ve rasûlümüz, Mûsâ, İsa, Tevrat ve İncil’e iman etmemizi emretmiş, onları bize haber verip tasdik etmiş, ayrıca onların da bizim kitabımızı ve peygamberimizi tasdik edip doğruladıklarını ortaya koymuştur. Ancak kitabımız, bize sıfatları bildirilmemiş, bizim kitabımıza da uymayan, aksine sadece onlarca bilinen Tevrat, İncil, Mûsâ ve İsa’ya iman etmemizi emretmemiştir.

“Bana aranızda” anlaşmazlığa düştüğünüz hususlarda vereceğim hükümlerde “adaletle hükmetmem emredildi.” Ey Kitap ehli, düşmanlığınız ve kininiz, aranızda adaletle hükmetmeme engel değildir.

Kitap ehlinden olsun başkalarından olsun farklı görüş sahipleri arasında verilen hükümlerde adaleti sağlamanın bir parçası da onların sahip oldukları hakkı kabul etmek ve batıllarını da reddetmektir.

“Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir.” Yani O, herkesin Rabbidir. Onu Rab edinmeye bizden daha layık değilsiniz.

“Bizim amellerimiz” hayır veya şer “bize, sizin amelleriniz de sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışacak bir şey yoktur.” Yani gerçekler açıklandıktan ve hak ile batıl, hidâyet ile sapıklık birbirinden ayırt edilecek şekilde açıklık kazandıktan sonra tartışmaya, çekişmeye yer yoktur. Çünkü tartışmadan maksat, hakkın batıldan ayırt edilmesidir ki bu sayede doğru yolu arayan hidâyet bulsun, eğri yola sapan hakkında da delil ortaya konmuş olsun.

Bundan Kitap ehli ile tartışılmayacağı anlamı çıkarılmamalıdır. Zira Yüce Allah: “Kitap ehli ile ancak en güzel şekilde tartışın.” (el-Ankebût, 29/46) buyururken böyle bir mana nasıl çıkarılabilir? Bundan kasıt, bizim sözünü ettiğimiz manadır.

“Allah hepimizi bir araya toplayacak (ve hükmünü verecektir)” Kıyamet gününde “Dönüş yalnız O’nadır.” O, herkese amelinin karşılığını verecek ve o vakit kimin doğru, kimin yalancı olduğu ortaya çıkacaktır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu dosdoğru olan dine davet et ve Allah'ın sana emrettiğine uygun şekilde sebat et. Onların asılsız arzularına asla uyma. Onlarla mücadele ve tartıştığında onlara şöyle de: "Ben Allah'a ve resullerine indirdiği kitaplara iman ettim. Allah bana sizin aranızda adaletle hükmetmemi emretti. Ben bizim Rabbimiz olan Allah'a ibadet ediyorum. Bizim amellerimiz ister hayır ve ister şer olsun bize; sizin amelleriniz de ister hayır ve ister şer olsun size aittir. Bizimle sizin aranızda delil apaçık ortaya çıktıktan sonra ve yollarımız da belli olduktan sonra artık aramızda bir tartışma yoktur. Yüce Allah hepimizi toplayıp bir araya getirir ve kıyamet gününde dönüş O'nadır. Hepimiz hak ettiklerimizin karşılığıyla muamele eder. O zaman sadık olan ile yalancı olan, haklı olan ile haksız olan ortaya çıkar.

Kelimeler

34 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلِذَٰلِكَ felizalike bundan dolayı sen
  2. فَٱدْعُ ۖ fed'u (Hakka) çağır kök: دعو
  3. وَٱسْتَقِمْ vestekim ve doğru ol kök: قوم
  4. كَمَآ kema gibi
  5. أُمِرْتَ ۖ umirte emrolunduğun kök: امر
  6. وَلَا ve la ve
  7. تَتَّبِعْ tettebia' uyma kök: تبع
  8. أَهْوَآءَهُمْ ۖ ehva'ehum onların keyiflerine kök: هوي
  9. وَقُلْ vekul ve de ki kök: قول
  10. ءَامَنتُ amentu ben inandım kök: امن
  11. بِمَآ bima
  12. أَنزَلَ enzele indirdiği kök: نزل
  13. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  14. مِن min her
  15. كِتَـٰبٍۢ ۖ kitabin Kitaba kök: كتب
  16. وَأُمِرْتُ ve umirtu ve emrolundum kök: امر
  17. لِأَعْدِلَ liea'dile adalet yapmakla kök: عدل
  18. بَيْنَكُمُ ۖ beynekumu aranızda kök: بين
  19. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  20. رَبُّنَا rabbuna bizim de Rabbimizdir kök: ربب
  21. وَرَبُّكُمْ ۖ ve rabbukum sizin de Rabbinizdir kök: ربب
  22. لَنَآ lena bize aittir
  23. أَعْمَـٰلُنَا ea'maluna bizim eylemlerimiz kök: عمل
  24. وَلَكُمْ velekum ve size aittir
  25. أَعْمَـٰلُكُمْ ۖ ea'malukum sizin eylemleriniz kök: عمل
  26. لَا la yoktur
  27. حُجَّةَ huccete bir tartışma nedeni kök: حجج
  28. بَيْنَنَا beynena bizimle kök: بين
  29. وَبَيْنَكُمُ ۖ ve beynekumu sizin aranızda kök: بين
  30. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  31. يَجْمَعُ yecmeu bulur (bir araya toplar) kök: جمع
  32. بَيْنَنَا ۖ beynena aramızı kök: بين
  33. وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve O'nadır
  34. ٱلْمَصِيرُ l-mesiru dönüş kök: صير

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik etseler de sen onlarla beraber şahitlik etme.…

  • Aynı kök: عدل (28 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Dua

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dua

    De ki: "Sizin, Allah'tan başka ibadet ettiğiniz şeylere ibadet etmem bana kesinlikle yasaklandı. Ben sizin arzularınıza uymam. (Uyarsam) o takdirde…

  • Aynı kök: هوي (38 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ) · Ortak kavram: Dua

    Sabah akşam Rablerine, O'nun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte ol. Dünya hayatının zinetini arzu edip de gözlerini onlardan ayırma. Kalbini…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ettim." Kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin…

  • Aynı kök: حجج (33 geçiş) · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara, "Biz size uymuş kimselerdik. Şimdi şu ateşin bir kısmını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İşte onun için sen davet et ve emrolunduğun gibi doğru ol! dipnot 1 Onların heveslerine uyma! De ki: "Ben Allah'ın indirdiği (her) kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir; sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. dipnot 2 Sizinle bizim aramızda delil (getirmeye gerek) yok. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; dönüş de yalnızca O'nadır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:114.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Yûnus 10:41; Furkân 25:63, 72; Kasas 28:55; kâfirûn 109:6.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu yüzden sen (durup dinlenmeden hakikate) çağır ve emrolduğun gibi dosdoğru ol! Onların keyfi taleplerine uyma ve de ki: "Ben Allah tarafından indirilen her tür vahye inandım; ben aranızda dengeyi sağlamakla emrolundum; Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir; bizim yaptıklarımızın sonucu bizi bulacak, sizin yaptıklarınızın sonucu da sizi bulacaktır; bizimle sizin aranızda tartışmanın bir yararı yok: Allah hepimizi bir araya getirecektir: zira varış sadece O'nadır."

Muhammed Esed

İşte bunun için sen (bütün insanlığa) çağrıda bulun ve (Allah tarafından) emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların heva ve heveslerine uyma ve de ki: "Ben, Allah'ın bütün vahyettiklerine inanırım. Sizin değişik görüşleriniz arasında adaleti gözetmekle emrolundum. Allah benim de, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımızın hesabı bize çıkacaktır, sizin yaptıklarınız da size. Bizimle sizin aranızda bir çekişme olmamalı. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır; çünkü varış O'nadır."

Ahmed Hulusi

İşte bunun için sen davet et! Hükmolunduğun gibi fıtratın istikametinde ol! Onların hevalarına (boş arzu ve fikirlerine) uyma! De ki: "Allah'ın inzal ettiği BİLGİ'ye iman ettim! Aranızda adaletli olmamla hükmolundum! Allah bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bizedir, sizin yaptıklarınız da sizindir. Bizimle sizin aranızda deliller savaşına gerek yoktur! Allah aramızı cem eder! O'nadır dönüş. "

Ali Bulaç

Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: "Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma(ya, huccete gerek)' yoktur. Allah bizi bir araya getirip toplayacaktır. Dönüş O'nadır."

Ali Özek ve heyeti

İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği Kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O’nadır.

Ali Rıza Safa

İşte bunun için çağrıda bulun ve sana buyruk verildiği biçimde dosdoğru ol; onların isteklerine uyma. De ki: "Allah'ın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamak, bana buyruk verildi. Allah, hem bizim Efendimiz hem de sizin Efendinizdir. Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Aramızda, savunarak tartışılacak bir şey yok. Allah, hepimizi bir araya toplayacaktır. Çünkü dönüş, O'na olacaktır!"

Bayraktar Bayraklı

Bundan dolayı sen Allah'a davet et! Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların arzularına uyma ve şöyle de: "Allah'ın indirdiği kitaba inandım. Aranızda adeletli davranmakla emrolundum. Allah bizim de sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Aramızda tartışmaya gerek yoktur. Allah hepimizi bir araya getirecektir. Dönüş yalnız O'nadır."

Edip Yüksel

Sen buna çağır ve sana emredildiği gibi dosdoğru uygula. Onların fantazilerine ve de ki "ALLAH'ın bana indirdiği kitabı onayladım. Sizin aranızda adaletle davranmakla emrolundum. ALLAH bizim de Efendimiz, sizin de Efendinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz ise sizedir. Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur. Bizi ALLAH biraraya getirecektir. Sonunda dönüş O'nadır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sen buna çağır ve sana emredildiğin gibi dosdoğru uygula. Onların arzularına uyma ve de ki 'ALLAH'ın bana indirdiği kitaba inandım. Sizin aranızda adaletle davranmakla emrolundum. ALLAH bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz ise sizedir. Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur. Bizi ALLAH biraraya getirecektir. Sonunda dönüş O'nadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun için sen durma çağır ve emrolunduğun gibi doğru git! Onların arzularına uyma ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba iman getirdim ve aranızda adalet yaparım diye emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size (aittir). Aramızda tartışmaya gerek yoktur. Allah hepimizi bir araya getirecek ve hep O'na gidilecektir."

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için sen durma da'vet et ve emrolunduğun gibi doğru git, onların hevalarına tabi' olma ve de ki: ben Allahın indirdiği her kitaba iyman getirdim ve emrolundum ki aranızda adalet yapayım, Allah bizim rabbımız sizin de rabbınız, bize amellerimiz, size de amelleriniz, sizinle aramızda huccet yok, Allah hepimizi bir araya getirecek ve hep ona gidilecektir

Erhan Aktaş

İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına dipnot 1 uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye iman ettim." Ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. dipnot 2 Dönüş yalnızca O'nadır."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku ve kuruntularına.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hükmünü verecek.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına dipnot 1 uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye inandım. Ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem buyruldu. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. dipnot 2 Dönüş yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku ve kuruntularına.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hükmünü verecek.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte bunun için, artık sen onlara çağrıda bulun. Buyrulduğun gibi dosdoğru ol. Onların hevalarına dipnot 1 uyma. Onlara de ki: "Allah'ın Kitap'tan indirdiği şeye inandım. Ve ben aranızda adaleti gerçekleştirmekle buyruldum. Allah, bizim de Rabb'imizdir, sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir. Öyleyse aramızda çekişmeye gerek yoktur. Nasıl olsa Allah aramızı bulacak. dipnot 2 Dönüş yalnızca O'nadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Tutku ve kuruntularına.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hükmünü verecek.

Gültekin Onan

Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve buyrulduğun gibi doğru bir yön tuttur. Onların hevalarına uyma. Ve de ki: "Tanrı'nın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmam buyruldu. Tanrı, bizim de rabbimiz, sizin de rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma(ya, huccete gerek)' yoktur. Tanrı bizi bir araya getirip toplayacaktır. Dönüş O'nadır."

Hasan Basri Çantay

İşte bunun için sen (Habibim onları tevhide) da'vet et. Emrolunduğun vech ile dosdoğru hareketde sebat kıl. Onların heva (ve heves) lerine uyma ve de ki: "Ben Allahın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda (icra-yi) adalet etmemle emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amel (ve hareket) lerimiz bize, sizin amel (ve hareket) leriniz de size aiddir. Bizimle sizin aranızda hiçbir husumet yokdur. Allah hepimizi birlikde toplayacak. Dönüş ancak Onadır".

İbni Kesir

Şu halde sen, bunun için davet et ve emrolunduğun şekilde dosdoğru bir istikamet tuttur. Onların heveslerine uyma. Ve de ki: Ben, Allah'ın indirdiği kitaba inandım ve aranızda adalet etmekle emrolundum. Allah; bizim de Rabbımız, sizin de Rabbınızdır. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak hiç bir şey yoktur. Allah; hepimizi bir araya toplar ve dönüş de O'nadır.

Mehmet Alagaş

(13-16) Dini sana uyulacak bir kural / bir şeriat yaptık, Nuh’a vasiyet ettiğimizi ne ise onu, sana da vahyediyoruz. İbrahim’e Musa’ya ve İsa’ya neyi tavsiye etti isek onu , sana vahyediyoruz, dini ayağa kaldırın / ayakta tutun ikame edin , onda fırkalaşmayın / ayrılığa düşmeyin , ortak koşanlara / müşriklere onları çağırdığın şey büyük geldi , Allah ki ona (dinine) istediğini seçecek ve gönülden yönelenlerden istediğini yola iletecek. Kendilerine ilim geldikten sonra ayrışmaları / fırkalaşmaları aralarında ki çekememezlik / kıskançlık yüzündendir , eğer ki Rabbinden belirli bir süreye dair kelime önceden geçmiş olmasaydı aralarındaki hüküm gerçekleşirdi, onlardan sonra kitaba mirasçı yapılanlar , O’nda kuşku içindeydiler. İşte bu şekilde sen çağrıda bulun nasıl emrolunuyorsan o istikamette kal ve onların havai keyiflerine uyma ve de ki Allah’ın kitaptan indirdiklerine iman ettim / inandım / güvendim ve aranızda adil olmakla emrolundum, Allah rabbimizdir ve rabbinizdir, amellerimiz bizedir amelleriniz de sizedir , bizle siz arasında delilleşmeye / ispatlaşmaya gerek yoktur, Allah hepimizi bir araya toplayacaktır ve ileride de O’na gidilecektir. Allah’ın davete icabet etmesinden sonra Allah hakkında ispatlaşmaya / delilleşmeye kalkışanların delilleri Rabbinin yanında / indinde çürümüştür, Onların üzerine / aleyhine öfke / gazap vardır, onlara şiddetli bir işkence / azap vardır.

Rowwad Tercüme Merkezi

O halde davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol, onların arzularına uyma ve de ki: “Ben Allah’ın indirdiği bütün kitaplara iman ettim. Aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz de sizindir. Bizimle sizin aranızda artık bir delile gerek yoktur. Allah hepimizi bir arada toplayacaktır ve dönüş yalnız Onadır.”

Süleyman Ateş

Bundan dolayı sen (Hakka) çağır ve emrolunduğun gibi doğru ol; onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın indirdiği her Kitaba inandım ve aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim eylemlerimiz bize, sizin eylemleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma nedeni yoktur. Allah aramızı bulur, (yahut: Allah bizi bir araya toplar), dönüş O'nadır.

Süleymaniye Vakfı

Bundan dolayı sen davetini yap ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol dipnot 1 , onların arzularına uyma dipnot 2 ! De ki: "Ben Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Bana aranızda adaletli davranmam emredildi dipnot 3 . Allah bizim Rabbimizdir /Sahibimizdir; sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir dipnot 4 . Sizinle aramızda tartışmaya gerek yok! Allah hepimizi bir araya getirecektir dipnot 5 . Dönüp varılacak yer onun huzurudur."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bütün bunlardan dolayı sen çağrını yap ve emredildiği gibi doğru ol, onların arzularına da uyma. De ki "Allah'ın indirdiği her kitaba inanırım. Ben aranızda adil davranma emri aldım. Allah bizim Sahibimizdir; sizin de Sahibinizdir. Bizim yaptığımız bizim, sizin yaptığınız sizindir. Bizimle sizin aranızda belgeye de ihtiyaç yoktur. Bizi bir araya getirecek olan Allah'tır. Dönüş O'nadır."

Şaban Britch

O halde, davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların hevalarına/arzularına uyma ve şöyle söyle: Allah’ın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. (Hak ortaya çıktıktan sonra) Bizimle sizin aranızda bir tartışma yoktur. (Kıyamet günü) Allah, bizleri bir araya toplayacaktır ve dönüş O’nadır

Şaban Piriş

O halde, davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Onların isteklerine uyma! Ve şöyle söyle: -Allah'ın indirdiği tüm kitaplara inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Bizimle sizin aranızda bir tartışma yoktur. Allah, aramızı birleştirecektir ve dönüş O'nadır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bunun için sen çağrıda bulun/dua et ve emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Onların boş arzularına uyma ve şöyle de: "Allah'ın Kitap'tan indirdiğine inandım. Aranızda adaleti sağlamakla emrolundum. Allah'tır, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbiniz. Bizim amellerimiz bize, sizin amellerinizin size. Bizimle sizin aranızda delil yok. Allah bizi biraraya toplayacaktır/aramızı bulacaktır. Dönüş O'nadır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, present them with inducements to entertain the thoughts of Faith and practical Divinity; and cling to the discourse as you have been commanded, and do not yield to their fruitless desires, and say to them: "I have given credence to all the Books Allah has sent down and in all of them do I believe, and I have been commanded to administer right and justice between you. Allah is our Creator and your Creator. We are accountable for our deeds and you are answerable for yours, no proposition does either of us advance to influence the mind of the other nor is there between us a contest of emulation; in one assembly shall Allah bring us together; He is the end and the purpose for which all of us are destined.

Abdul Haleem

So [Prophet] call people to that faith and follow the straight path as you have been commanded. Do not go by what they desire, but say, ‘I believe in whatever Scripture God has sent down. I am commanded to bring justice between you. God is our Lord and your Lord- to us our deeds and to you yours, so let there be no argument between us and you- God will gather us together, and to Him we shall return.’

Abdullah Yusuf Ali

Now then, for that (reason), call (them to the Faith), and stand steadfast as thou art commanded, nor follow thou their vain desires; but say: "I believe in the Book which Allah has sent down; and I am commanded to judge justly between you. Allah is our Lord and your Lord: for us (is the responsibility for) our deeds, and for you for your deeds. There is no contention between us and you. Allah will bring us together, and to Him is (our) Final Goal.

Abul A'la Maududi

(This being so, O Muhammad), call people to the same religion and be steadfast about it as you were commanded, and do not follow their desires, dipnot 1 and say (to them): "I believe in the Book Allah has sent down. dipnot 2 I have been commanded to establish justice among you. dipnot 3 Allah is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. dipnot 4 There is no contention between us and you. dipnot 5 Allah will bring us all together. To Him all are destined to return."

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, do not make any change nor effect any increase or decrease in this religion only to please them. Do not resort to any compromises with the misguided people on the principle of give and take. Do not make any room in the religion for their whims, prejudices and practices of ignorance in the hope that they would embrace Islam. Let the one who wants to accept, accept the original, pure religion of God, as sent down by Him, straight forwardly; otherwise let him go and enter any hell that he chooses for himself. The religion of God cannot be changed for the sake of the people; if the people are desirous of their own well being and true success, let them change their ways and mold themselves according to it.
  2. metne dön, dipnot 2
    In other words, I am not like those schismatic people who believe in some Books sent down by God and disbelieve in others; I believe in every Book sent down by Him.
  3. metne dön, dipnot 3
    This sentence has several meanings:
  4. metne dön, dipnot 4
    (1) I have been appointed to discard the schisms and adopt true impartiality. I do not like to harbor prejudice in favor of one and against the other schism. I have one and the same kind of relationship with all human beings, and it is the relationship of justice and equity. I am a companion and supporter of everyone who follows the truth, whether he is an utter stranger for me, and an opponent of everyone who follows falsehood, whether he is a neighbor or a close kinsman.
  5. metne dön, dipnot 5
    (2) There is no place of distinction for anybody in the system of truth, which I have, been appointed to present before you. It honors everyone equally. It does not contain separate sets of the rights for the kindred and the stranger, the big and the small, the poor and the rich, the noble and the humble. Whatever is good in it is good for everyone, and whatever is sinful and unlawful and criminal in it is sinful, unlawful and criminal for everybody. In its just system, there is no exception even for my own self.

Aisha Bewley

So call and go straight as you have been ordered to. Do not follow their whims and desires but say, ‘I have iman in a Book sent down by Allah and I am ordered to be just between you. Allah is our Lord and your Lord. We have our actions and you have your actions. There is no debate between us and you. Allah will gather us all together. He is our final destination.’

Al-Hilali & Khan

So unto this (religion of Islâm alone and this Qur’ân) then invite (people) (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), and stand firm [on Islâmic Monotheism by performing all that is ordained by Allâh (good deeds), and by abstaining from all that is forbidden by Allâh (sins and evil deeds)], as you are commanded, and follow not their desires but say: "I believe in whatsoever Allâh has sent down of the Book [all the holy Books, - this Qur’ân and the Books of the old from the Taurât (Torah), or the Injeel (Gospel) or the Pages of Ibrâhîm (Abraham)] and I am commanded to do justice among you. Allâh is our Lord and your Lord. For us our deeds and for you your deeds. There is no dispute between us and you. Allâh will assemble us (all), and to Him is the final return."

Ali Quli Qarai

So summon to this [unity of religion], and be steadfast, just as you have been commanded, and do not follow their desires, and say, ‘I believe in whatever Book Allah has sent down. I have been commanded to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. Our deeds belong to us and your deeds belong to you. There is no argument between us and you. Allah will bring us together and toward Him is the destination.’

Amatul Rahman Omar

(Since they are split up and divided, ) call (them) to this (true faith), and go on following the straight path as you have been bidden. Do not follow their vain desires but say, `I believe in what Allâh has revealed of the Book, and I have orders to do justice between you. Allâh is Our Lord as well as your Lord. We shall reap (the fruit of) our deeds and you shall reap (the fruit of) yours. There exists no cause of dispute between us and you. Allâh will gather us together (to judge between us with justice) and towards Him is the (eventual) return (of us all).'

Arthur John Arberry

Therefore call thou, and go straight as thou hast been commanded; do not follow their caprices. And say: 'I believe in whatever Book God has sent down; I have been commanded to be just between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds, and you have your deeds; there is no argument between us and you; God shall bring us together, and unto Him is the homecoming.'

Bijan Moeinian

Therefore, invite them to the same [straight] way and accomplish your mission as you (Mohammad) are commanded and do not compromise and do not follow their whims and say: "I believe in the [the original] Scriptures that God has sent down. I have been commanded to establish justice between you [by reference to a Divine code of justice revealed in Qur’an.] God is our Lord as well as yours. We are all personally responsible for our deeds. There is no dispute between us [as God has made everything clear in Qur’an.] Know well that God one day will gather us together in His court and we will all eventually return to Him."

E. Henry Palmer

Wherefore call thou, and go straight on as thou art bidden, and follow not their lusts; and say, 'I believe in the Book which God has sent down; and I am bidden to judge justly between you. God is our Lord and your Lord; we have our works and ye have your works; there is no argument between us and you. God will assemble us together and unto Him the journey is.'

Edip-Layth

For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. Say, "I acknowledge all that God has sent down from book, and I was commanded to treat you equally. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."

George Sale

Wherefore invite them to receive the sure faith, and be urgent with them, as thou hast been commanded; and follow not their vain desires: And say, I believe in all the scriptures which God hath sent down; and I am commanded to establish justice among you: God is our Lord, and your Lord: Unto us will our works be imputed, and unto you will your works be imputed: Let there be no wrangling between us and you; for God will assemble us all at the last day, and unto Him shall we return.

Hamid S. Aziz

Therefore, unto this (scripture) then go on inviting, and be you upright and steadfast as you are commanded, and follow not their vain desires, and say, "I believe in what Allah has revealed of the Book, and I am commanded to do justice between you: Allah is our Lord and your Lord; unto us our deeds and unto you your deeds; no argument between us and you: Allah will gather us together, and to Him is our final Goal (or return). "

Mahmoud Ghali

So therefore, then call (mankind to Allah), and go straight as you have been commanded, and do not ever follow their prejudices. And say, "I believe in whatever Book Allah has sent down, and I have been commanded to do justice between you. Allah is our Lord and your Lord. We have our deeds, and you have your deeds; there is no argument between us and you; Allah will gather us (all), and to Him is the Destiny."

Marmaduke Pickthall

Unto this, then, summon (O Muhammad). And be thou upright as thou art commanded, and follow not their lusts, but say: I believe in whatever scripture Allah hath sent down, and I am commanded to be just among you. Allah is our Lord and your Lord. Unto us our works and unto you your works; no argument between us and you. Allah will bring us together, and unto Him is the journeying.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet to that (law) you should call them, and be constant as commanded. Do not follow their passing whims, but say: "I believe in whatever Scripture God has revealed, and I am commanded to act with equivalence among you. God is our Lord and your Lord. To us our actions, to you your deeds. There is no dispute between you and us. God will gather us all together, and to Him is our returning."

Muhammad Asad

Because of this, then, summon [all mankind], and pursue the right course, as thou hast been bidden [by God]; and do not follow their likes and dislikes, but say: "I believe in whatever revelation God has bestowed from on high; and I am bidden to bring about equity in your mutual views. God is our Sustainer as well as your Sustainer. To us shall be accounted our deeds, and to you, your deeds. Let there be no contention between us and you: God will bring us all together - for with Him is all journeys’ end."

Mustafa Khattab

Because of that, you ˹O Prophet˺ will invite ˹all˺. Be steadfast as you are commanded, and do not follow their desires. And say, "I believe in every Scripture Allah has revealed. And I am commanded to judge fairly among you. Allah is our Lord and your Lord. We will be accountable for our deeds and you for yours. There is no ˹need for˺ contention between us. Allah will gather us together ˹for judgment˺. And to Him is the final return."

Progressive Muslims

For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. And Say: "I believe in all that God has sent down from Scripture, and I was commanded to be with justice between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."

Rashad Khalifa

This is what you shall preach, and steadfastly maintain what you are commanded to do, and do not follow their wishes. And proclaim: "I believe in all the scriptures sent down by GOD. I was commanded to judge among you equitably. GOD is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. GOD will gather us all together; to Him is the ultimate destiny."

Sahih International

So to that [religion of Allah ] invite, [O Muúammad], and remain on a right course as you are commanded and do not follow their inclinations but say, "I have believed in what Allah has revealed of the Qur'an, and I have been commanded to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. For us are our deeds, and for you your deeds. There is no [need for] argument between us and you. Allah will bring us together, and to Him is the [final] destination."

Sam Gerrans

So to that then call thou. And keep thou to the path as thou art commanded, and follow thou not their vain desires, but say thou: “I believe in what God sent down of Writ, and I have been commanded to be just among you. God is our Lord and your Lord. We have our works, and you have your works; there is no argument between us and you; God will bring us together, and to Him is the journey’s end.”

Shabbir Ahmed

Because of this (dilemma), then, (O Messenger) summon all mankind. And stand firm as you are commanded, and follow not their wishes. But announce, "I believe in the Book that Allah has revealed, and I am commanded to be just among you. Allah is our Lord and your Lord. We are responsible for our deeds and you are responsible for your deeds - No argument between us and you! (109:6). Allah will bring us together and unto Him is our journeying."

Syed Vickar Ahamed

Now then, for that (reason), call (them to the Faith), and stand firm, as you are commanded, nor you follow their vain desires; But say: "I believe in the Book which Allah has sent down; And I am commanded to judge justly between you. Allah is our Lord and your Lord: For us (is the responsibility for) our deeds, and for you (is the responsibility for) your deeds. There is no dispute between us and you. Allah will bring us together and to Him is (our) final return."

Taqi Usmani

So, (O prophet,) towards that (faith) invite (people), and be steadfast as you are commanded, and do not follow their desires, and say, "I believe in whatever book Allah has sent down. And I have been ordered to do justice among you. Allah is our Lord and your Lord. For us are our deeds, and for you, your deeds. There is no argumentation between us and you. Allah will bring us together, and to Him is the final return."

The Monotheist Group

For that, you shall preach and be upright, as you have been commanded, and do not follow their wishes. And say: "I believe in all that God has sent down as a Book, and I was commanded to be with justice between you. God is our Lord and your Lord. We have our deeds and you have your deeds. There is no argument between us and you. God will gather us all together, and to Him is the ultimate destiny."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şûrâ suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩