Diyanet İşleri
Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
En'âm suresi
En'âm suresi, 154. ayet. ثُمَّ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِىٓ أَحْسَنَ وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ يُؤْمِنُونَ
ŝümme âteynâ mûse-lkitâbe temâmen `ale-lleẕî aḥsene vetefṣîlel likülli şey'iv vehüdev veraḥmetel le`allehüm biliḳâi rabbihim yü'minûn.
Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen Kitap; dinlerini parçalayanlar En'âm 154–160 3
(Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anaya babaya iyi davranın. Fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizi de onları da biz rızıklandırırız. (Zina ve benzeri) çirkinliklere, bunların açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Meşru bir hak karşılığı olmadıkça, Allah'ın haram (dokunulmaz) kıldığı canı öldürmeyin. İşte size Allah bunu emretti ki aklınızı kullanasınız."
Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği kadarıyla sorumlu tutarız. (Birisi hakkında) konuştuğunuz zaman yakınınız bile olsa adil olun. Allah'a verdiğiniz sözü tutun. İşte bunları Allah size öğüt alasınız diye emretti.
İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parça edip O'nun yolundan ayırır. İşte size bunları Allah sakınasınız diye emretti.
Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
Bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.
(156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik" demeyesiniz, yahut, "Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz, diye bu Kur'an'ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları ayetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
154. “Sonra” bu edat burada zaman itibari ile bir sıralamayı ifade etmek kastı ile kullanılmamıştır. Çünkü Musa’nın aleyhisselam çağı Allah Rasûlü Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in bu Kitabı insanlara okumasından daha öncedir. Bundan maksat verilen haberde bir sıralamadır. İşte Yüce Allah şöyle haber vermektedir: “Musa’ya Kitabı” yani Tevrat’ı, Musa’nın ümmeti içinden “güzelce uygulayanlara” nimetini “tamamlamak” ihsanını da kemale erdirmek üzere verdik. Çünkü Yüce Allah onlardan ihsan eden kimselere sayılamayacak kadar nimetler vermiştir. Bu nimetlerden biri ve bunların tamamlayıcı unsuru da Tevrat’ın onlara indirilmesidir. Böylelikle Allah’ın, üzerlerindeki nimeti tamamlanmış, onların da bu nimetin şükrünü eda etmeleri gerekmiş oluyordu.
“Her şeyi” yani açıklanmasına ihtiyaç duydukları helâl, haram, emir, yasak, akaid vb. bütün hususları “ayrı ayrı açıklamak”; itikadî meselelerde ve fer’i hususlarda onları hayra ileten ve onlara kötülükleri açıklayan “bir hidâyet ve” kendisi vasıtası ile mutluluğu, rahmeti ve pek çok hayrı elde edebilecekleri “bir rahmet olmak üzere… verdik ki onlar” üzerlerine Kitabı ve açıklayıcı belgeleri indirmemiz sebebi ile “Rab’lerine kavuşacaklarına iman etsinler.” Çünkü bu Kitap öldükten sonra dirilişe, amellerin karşılıklarının görüleceğine ve Rab’lerine kavuşacaklarına iman etmelerini ve bunun için hazırlanmalarını gerektirecek kat’i delilleri içeren bir kitaptı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zikredilen bu şeylerin haberinin ardından size, Musa’ya nimetimizi tamamlamak ve güzel amellerine karşılık olarak, dinde ihtiyaç duyduğu her şeyi belirlemek ve hakka giden yolu göstermek için bir rahmet olarak Tevrat’ı verdiğimizi de haber veriyoruz. Umulur ki, kıyamet günü Rableriyle karşılaşacaklarına iman eder ve salih amellerle buna hazırlanırlar.
Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Aynı kök: فصل (43 geçiş)
-Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (annelerin) yiyeceği, giyeceği, örfe uygun olarak babaya…
Aynı kök: تمم (22 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…
Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de…
Aynı kök: فصل (43 geçiş) · Ortak kavram: İhsan
Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve…
Aynı kök: تمم (22 geçiş)
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kök: فصل (43 geçiş)
Talut, ordu ile hareket edince, "Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o…
Ortak kavram: İhsan
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…
Ortak kavram: İhsan
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sonra iyilik edenlere (nimetimizi) tamamlamak ve her şeyi açıklamak için, dipnot 1 bir rehber ve rahmet olarak Musa'ya da Kitabı vermiştik. Umulur ki Rableriyle buluşmaya iman ederler.
(Bilinen sürecin) ardından, iyilikte sebat edenlere nimetimizi tamamlamak, (gereken) her şeyi iyice açıklamak ve bir yol haritası ve bir rahmet olmak üzere Musa'ya ilahi kelamı bağışladık ki, (en sonunda) Rableriyle buluşacaklarına inansınlar!
Ve bir kez daha: İyilik yapmada sebat edenlere (nimetlerinizin) devamı olarak, Musaya, her şeyi tafsilatıyla bildiren ve (böylece insanları) rahmet ve hidayet(e erdiren) bu ilahi kelamı bağışladık ki, Rableri ile (nihai) buluşmaya inansınlar.
Sonra, Musa'ya Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsini, hüda (hidayet) ve rahmet olarak, muhsin olanlar üzerine de (nimetimizi) tamamlamak ve her şeyi açıklamak için verdik. . . Ki böylece onlar, Rablerine kavuşacaklarına iman etsinler.
Sonra biz Musa'ya, iyilik yapanların üzerinde (nimetimizi) tamamlamak, her şeyi ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet ve rahmet olarak Kitabı verdik. Umulur ki Rablerine kavuşacaklarına inanırlar.
Sonra iyilik edenlere nimetimizi tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayete erdirmek ve rahmet etmek maksadıyla Musa'ya da Kitab’ı (Tevrat'ı) verdik. Umulur ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman ederler.
Sonra, güzel davrananlara tamamlayıcı olarak, her şeyi açıklaması, doğru yola eriştirmesi ve bir rahmet olması için, Musa'ya, Kitap verdik; Efendilerine kavuşacaklarına belki inanırlar diye.
Sonra, güzel davrananlara nimetimizi tamamlamak, her şeyi açıklamak, bir kılavuz ve rahmet olmak üzere Musa'ya kitabı verdik ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanabilsinler.
Nitekim, en güzel biçimde tamamlanmış, her şeyin detaylı açıklaması, hidayet ve rahmet olarak Musa'ya Kitabı verdik ki Efendi'leriyle kavuşmayı onaylasınlar.
Nitekim, en güzel biçimde tamamlanmış, her şeyin detaylı açıklaması, hidayet ve rahmet olarak Musa'ya Kitabı verdik ki Rab'leriyle kavuşmaya inansınlar.
Sonra Siz, Musa'ya, güzelce tatbik edene nimetlerimizi tamamlamak, herşeyi detaylı açıklamak, doğru yolu göstermek ve rahmet olmak üzere o kitabı verdik ki, Rablerine kavuşacaklarına inansınlar...
Sonra biz Musaya o kitabı verdik ki güzel tatbık edene tamamlamak, ve her şeyi tafsıl etmek ve bir hidayet, bir rahmet olmak için, gerektir ki onlar rablarının likasına iyman etsinler
Sonra Musa'ya, iyi olanlara tamamlayıcı olarak her şeyi açıklayan, rahmet olan ve doğru yolu gösteren Kitap'ı verdik. Umulur ki Rabb'lerine kavuşacaklarına inanırlar.
Sonra Musa'ya, iyi olanlara tamamlayıcı olarak her şeyi açıklayan, rahmet olan ve doğru yolu gösteren Kitap'ı verdik. Umulur ki Rabb'lerine kavuşacaklarına inanırlar.
Sonra Musa'ya, iyi olanlara tamamlayıcı olarak her şeyi açıklayan, rahmet olan ve doğru yolu gösteren Kitap'ı verdik. Umulur ki Rabb'lerine kavuşacaklarına inanırlar.
Sonra biz Musa'ya, iyilik yapanların üzerinde (nimetimizi) tamamlamak, her şeyi ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet ve rahmet olarak Kitabı verdik. Umulur ki rablerine kavuşacaklarına inanırlar.
Yine biz Musaya — (hükümlerini) iyi tatbıyk edenlere karşı (ni'metimizi) tamamlamak, (dinde ihtiyaç haasıl olan) her şey'i (içinde) ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet, bir rahmet olmak üzere — o kitabı (Tevratı) verdik. Taki onlar (İsrail oğulları) Rablerine kavuşacaklarına iman etsinler.
Sonra Biz, Musa'ya bir bütün halinde, her şeyi apaçık göstermek, hidayet ve rahmet olmak üzere o kitabı verdik. Belki Rabblarına kavuşacaklarına artık inanırlar.
(154-159) Sonra Musa’ya en güzel üzere tamamlanmış, her şeyi için ayrıntılandırma, yola iletici ve rahmet olan kitabı verdik , böylelikle onlar, Rableri ile buluşmaya belki inanırlar. İşte bu da kitaptır onu bizler bereket üzere indirdik, ona uyun ve sakının ki böylelikle belki sizlere acınır / merhamet edilir . Sizlerin bizden önce sadece bu iki gruba / taifeye mi indi , (Hristiyan ve Yahudi) bizler de onların öğrendiklerinden / ders aldıklarından habersizdik / gafildik dememeniz için yahut bize de bir kitap inseydi de bizler de onlardan olup , yola girseydik dememeniz için. Sizlere kesinlikle Rabbinizden açıklayıcı yola iletici / rehber ve esirgeme / rahmet geldi. Allah ’ın ayetlerini yalanlayandan ve ona rastlamaktan / tesadüf etmekten kaçınandan daha zalim kim olabilir ki? Ayetlerimizden kaçınanları , kaçınmaları nedeniyle azabın kötüsü ile cezalandıracağız. Meleklerin onlara gelmesini m i ya da Rablerinin gelmesini mi yahut Rabbinin bazı ayetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Rabbinin ayetlerinin bazısının geldiği gün daha önceden inanmamış ise yahut imanı nedeniyle bir hayır elde etmemişse, o kişiye iman etmesi fayda etmez. De ki bekleyin bakalım bizler de bekliyoruz. Muhakkak ki dinlerini farklılaştırıp ayrık bir grup olanlar herhangi bir şey üzre değildirler , Onların işleri Allah’a kalmıştır sonra onlara yaptıkları bildirilecek / haber verilecek.
Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına iman etsinler.
Sonra iyilik edenlere (ni'metimizi) tamamlamak, her şeyi açıklamak ve yola iletici ve rahmet olmak üzere Musa'ya Kitabı verdik ki, Rablerinin huzuruna varacaklarına inansınlar.
Zaten Musa'ya o kitabı; iyi davranana iyiliklerimizi tamamlasın, her şeyi açıklasın, bir rehber ve bir ikram olsun diye vermiştik. Belki Rablerinin huzuruna varacaklarına inanırlar.
Zaten Musa'ya o Kitabı; iyi davranana iyiliklerimizi tamamlasın, her şeyi açıklasın, bir rehber ve bir ikram olsun diye vermiştik. Belki Sahipleriyle yüzleşeceklerine inanırlar.
Yine, Musa’ya da, iyilik yapanlara (nimetleri) tamamlamak, her şeyi ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet, rahmet olmak üzere o kitabı Tevrat’ı verdik ki Rablerine kavuşacaklarına iman etsinler.
Yine, Musa'ya da, iyi uygulayanlara (nimetlerimizi) tamamlamak, her şeyi ayrı ayrı açıklamak ve bir rehber, rahmet olmak üzere o kitabı -Tevrat'ı- verdik ki Rab'lerine kavuşacaklarına inansınlar.
Sonra, güzel davrananlara nimetimizi tamamlamak, her şeyi ayrıntılı kılmak, bir kılavuz ve rahmet olmak üzere Musa'ya o Kitap'ı verdik ki onlar Rablerine kavuşacaklarına inanabilsinler.
Aforetime We had given Mussa the Book -AL-Tawrah- completed to the taste of those who had obeyed Allah and conformed their will to His will. It was well expounded to interpret all matters and issues, guiding people into all truth and a mercy vouchsafed by Allah to His creatures; they might faithfully realize that they shall inevitably assemble before Him, at the predetermined point of time.
Once again, We gave Moses the Scripture, perfecting [Our favour] for those who do good, explaining everything clearly, as guidance and mercy, so that they might believe in the meeting with their Lord.
Moreover, We gave Moses the Book, completing (Our favour) to those who would do right, and explaining all things in detail,- and a guide and a mercy, that they might believe in the meeting with their Lord.
Then We gave to Moses the Book, completing the benediction of Allah upon the one who acts righteously, spelling out everything clearly, a guidance and a mercy; so that they may believe in their meeting with their Lord. dipnot 1
Then We gave Musa the Book, complete and perfect for him who does good, elucidating everything, and a guidance and a mercy, so that hopefully they will have iman in their encounter with their Lord.
Then, We gave Mûsâ (Moses) the Book [the Taurât (Torah)] to complete (Our Favour) upon those who would do right, and explaining all things in detail and a guidance and a mercy that they might believe in the meeting with their Lord.
Then We gave Moses the Book, completing [Our blessing] on him who is virtuous, and as an elaboration of all things, and as a guidance and mercy, so that they may believe in the encounter with their Lord.
And behold! We gave Moses the Scripture to complete (Our favours) upon him who did good to others and is righteous, and to explain everything worth explaining and as a guidance and a mercy, so that the people may believe in that they will meet their Lord.
Then We gave Moses the Book, complete for him who does good, and distinguishing every thing, and as a guidance and a mercy; haply they would believe in the encounter with their Lord.
It was in this manner (through the revelation) that I blessed Moses with the Book which was a guidance and full of detailed laws, revealed out of My mercy [to the Jews,] so that they become sure about their eventual meeting their Lord.
Then we gave Moses the Book, complete for him who acts aright, and a decision and a guidance and a mercy; haply in the meeting of their Lord they will believe.
Then We gave Moses the book, complete with the best and sufficiently detailing all things, and a guide and mercy that they may acknowledge the meeting of their Lord.
We gave also unto Moses the book of the Law; a perfect rule unto him who should do right, and a determination concerning all things needful, and a direction and mercy; that the children of Israel might believe the meeting of their Lord.
Moreover, We gave Moses the Book, completing for him who would do right, and an explanation and a guidance and a mercy, that per chance (or possibly) they might believe in the meeting with their Lord.
Thereafter We brought Mûsa (Moses) the Book, perfect for him who does fair (deeds), and expounding everything, and a guidance and a mercy, that possibly they would believe in the meeting with their Lord.
Again, We gave the Scripture unto Moses, complete for him who would do good, an explanation of all things, a guidance and a mercy, that they might believe in the meeting with their Lord.
To that end We gave the Book to Moses, a perfect law, distinctly explaining all things, and a guidance and grace, so that they should believe in the meeting with their Lord.
AND ONCE AGAIN: We vouchsafed the divine writ unto Moses in fulfilment [of Our favour] upon those who persevered in doing good, clearly spelling out everything, and [thus providing] guidance and grace, so that they might have faith in the [final] meeting with their Sustainer.
Additionally, We gave Moses the Scripture, completing the favour upon those who do good, detailing everything, and as a guide and a mercy, so perhaps they would be certain of the meeting with their Lord.
Then We gave Moses the Scripture, to complete for those who do right, and to fully detail all things, and a guide and mercy that they may believe in the meeting of their Lord.
And we gave Moses the scripture, complete with the best commandments, and detailing everything, and a beacon and mercy, that they may believe in meeting their Lord.
Then We gave Moses the Scripture, making complete [Our favor] upon the one who did good and as a detailed explanation of all things and as guidance and mercy that perhaps in [the matter of] the meeting with their Lord they would believe.
Then We gave Moses the Writ, complete for him who does good, and an explanation of everything, and as guidance, and as a mercy, that they might believe in the meeting with their Lord.
We had given Moses the Scripture complete for him who would do good to others. We gave him the Scripture in detail as guidance and a mercy that they might believe in the meeting of their Lord (and that all actions are recompensed).
Then, We gave Musa (Moses) the Book (Torah), completing (Our favor) to those who would do right, and explaining all things in detail— And a guide and a blessing, that they might believe in the meeting with their Lord.
Then We gave Mūsā the Book, perfect for the one who does good, and explaining everything in detail, and a guidance and mercy, so that they may believe in meeting their Lord.
Then We gave Moses the Book, to complete for those who do right, and to fully detail all things, and a guide and mercy that they may believe in the meeting of their Lord.