Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 104. ayet

Enbiyâ suresi, 104. ayet. يَوْمَ نَطْوِى ٱلسَّمَآءَ كَطَىِّ ٱلسِّجِلِّ لِلْكُتُبِ كَمَا بَدَأْنَآ أَوَّلَ خَلْقٍ نُّعِيدُهُۥ وَعْدًا عَلَيْنَآ إِنَّا كُنَّا فَٰعِلِينَ

yevme naṭvi-ssemâe keṭayyi-ssicilli lilkütüb. kemâ bede'nâ evvele ḫalḳin nü`îdüh. va`den `aleynâ. innâ künnâ fâ`ilîn.

Diyanet İşleri

Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 101–107 · surenin 104. ayeti / 112

Konu Sâlih kullar yeryüzüne vâris; âlemlere rahmet Enbiyâ 98–112 3

  1. Enbiyâ 101

    Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehennemden uzaklaştırılmışlardır.

  2. Enbiyâ 102

    Onlar cehennemin hışıltısını bile duymazlar. Canlarının istediği nimetler içinde ebedi olarak kalırlar.

  3. Enbiyâ 103

    En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.

  4. 104

    Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

  5. Enbiyâ 105

    Andolsun, Zikir'den (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da, "Yere muhakkak benim iyi kullarım varis olacaktır" diye yazmıştık.

  6. Enbiyâ 106

    Şüphesiz bunda Allah'a kulluk eden bir toplum için yeterli bir mesaj vardır.

  7. Enbiyâ 107

    (Ey Muhammed!) Seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

104. Yüce Allah, Kıyamet gününde alabildiğine geniş ve muazzam olmalarına rağmen gökleri, kâtibin yazı yazdığı bir kağıdı katlayıp dürdüğü gibi düreceğini haber vermektedir. O vakit gökteki yıldızlar etrafa saçılıp savrulacak, güneşin ve ayın ışığı söndürülecek, hepsi yerlerinden kopup dağılacaklardır. “İlk yaratmaya başladığımız gibi (hepsini) tekrar yaratırız.” Yani onları ilkin nasıl yarattı isek tekrar öylece yaratacağız. Daha önceden hiçbir şey değilken insanları nasıl yarattıysak, ölümlerinden sonra da onları o şekilde dirilteceğiz. “Bu, üzerimize aldığımız bir vaattir. Şüphesiz biz bunu yapacağız.” Yani vaat ettiğimizi gerçekleştiririz. Çünkü O’nun kudreti kemâl derecesindedir ve hiçbir şey O’na karşı koyamaz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O gün kağıdın dürüldüğü gibi göğü düreriz. İlk defa yarattığımız şekilde mahlukatı haşrederiz. Bunu biz vadettik. Bu sözünde durulmayan bir vaat değildir. Şüphesiz ki biz, vadettiğimiz şeyi gerçekleştiririz.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. يَوْمَ yevme o gün kök: يوم
  2. نَطْوِى netvi düreriz kök: طوي
  3. ٱلسَّمَآءَ s-semae göğü kök: سمو
  4. كَطَىِّ ketayyi dürer gibi kök: طوي
  5. ٱلسِّجِلِّ s-sicilli tomarlarını kök: سجل
  6. لِلْكُتُبِ ۚ lilkutubi yazı kök: كتب
  7. كَمَا kema gibi
  8. بَدَأْنَآ bede'na başladığımız kök: بدا
  9. أَوَّلَ evvele ilk kök: اول
  10. خَلْقٍۢ halkin yaratmaya kök: خلق
  11. نُّعِيدُهُۥ ۚ nuiyduhu onu iade ederiz kök: عود
  12. وَعْدًا vea'den sözdür kök: وعد
  13. عَلَيْنَآ ۚ aleyna üzerimize
  14. إِنَّا inna şüphesiz
  15. كُنَّا kunna biz bunu kök: كون
  16. فَـٰعِلِينَ failine yapacağız kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بدا (15 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş) · Ortak kavram: Vaad

    Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller…

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş)

    (82-83) (Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar…

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş)

    Hemen onların altını üstüne getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş)

    "Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuva'dasın."

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş)

    Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Yeryüzü kıyamet gününde bütünüyle O'nun elindedir. Gökler de O'nun kudretiyle dürülmüştür. O, onların ortak…

  • Aynı kök: طوي (5 geçiş)

    Hani, Rabbi ona mukaddes Tuva vadisinde şöyle seslenmişti:

  • Aynı kök: سجل (4 geçiş)

    (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları haline getirdi.

  • Aynı kök: بدا (15 geçiş) · Aynı kök: عود (63 geçiş)

    De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kılarak O'na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

O gün, yazılı kâğıt tomarlarını dürer gibi göğü toplayıp düreriz. İlk yaratmaya başladığımız gibi üzerimize aldığımız bir vaat olarak onu tekrar yaratacağız. dipnot 1 Şüphesiz ki biz (vadettiğimizi) yaparız.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:29; Yûnus 10:34; Neml 27:64; ‘Ankebût 29:19, 20; Rûm 30:11, 27; Burûc 85:13.

Mustafa İslamoğlu

O gün Biz gökleri, kitap sayfalarını rulo yapar gibi dürüp katlayacağız; mahlukat (evrenini) ilk defa nasıl yaratmışsak, onu öylece tekrar yaratacağız. Bu üstlendiğimiz bir sözdür: zira Biz, evet Biz her istediğimizi hep gerçekleştirmişiz.

Muhammed Esed

O Gün gökleri sayfaları dürer gibi düreceğiz; (ve) alemi ilk kez nasıl yarattıysak onu yeniden yine öyle yaratacağız; gerçekleştirilmesini kendi üzerimize aldığımız bir sözdür bu: şüphesiz, Biz (her şeyi) yapabilecek güçteyiz!

Ahmed Hulusi

O gün, semayı yazılı sayfaları dürer gibi düreriz! İlk yaratmaya başladığımız gibi (yer - gök bitişik hale) onu iade ederiz! Bu vaadimizdir! Gerçekleştirecek olan Biziz!

Ali Bulaç

Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, biz yapıcılarız.

Ali Özek ve heyeti

(Düşün o) günü ki, yazılı kâğıtların tomarını dürer gibi göğü toplayıp düreriz. Tıpkı ilk yaratmaya başladığımız gibi onu tekrar o hale getiririz. (Bu,) üzerimize aldığımız bir vaad oldu. Biz, (vâdettiğimizi) yaparız.

Ali Rıza Safa

O gün, kitapların sayfalarını dürer gibi gökleri düreriz ve ilk kez yaratmaya başladığımız gibi, onu yeniden yaparız. Bizim üstlendiğimiz bir sözdür; kesinlikle yaparız.

Bayraktar Bayraklı

Göğü, kitap sayfalarını dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak yaratmayı tekrar edeceğiz. Biz bunu yapacağız.

Edip Yüksel

O gün göğü dosyaları dürer gibi katlar ve yaratılışın ilk durumunu nasıl başlatmışsak ona çeviririz. Üzerimize söz; biz mutlaka gerçekleştiririz. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Yaratılışın ilk anı tüm evren, alabildiğine yoğun çok küçük bir tohum halinde idi. O an ne maddenin temel taşı olan atomlar, ne zaman, ne de mekan vardı. Her şey, "singularity" denilen bu noktanın 10-15 milyar sene önce büyük bir patlama ile yarılmasından sonra yaratıldı. Bu Surenin 30. ayetinde evreni büyük patlama sonucu oluşturduğunu bildiren Tanrı, evrenin sonunu da tersi yönde bir işlemle, galaksiler sistemini üst üste yıkarak gerçekleştireceğini bildirmektedir. Astronomide "kapalı kainat modeli" diye bilinen teori, bu ayet tarafından doğrulanıyor. * Bak 4:82.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O gün göğü dosyaları dürer gibi katlar ve yaratılışın ilk durumunu nasıl başlatmışsak ona çeviririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki, göğü kitaplar için defter dürer gibi düreceğiz, yaratmaya ilk başladığımız gibi yeniden yaratacağız, bu va'dimizdir. Doğrusu Biz bunları yaparız.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki Semayı kitablar için defter dürer gibi düreceğiz evvel başladığımız gibi halkı iade edeceğiz, uhdemizde bir va'd, şübhe yok ki biz yaparız

Erhan Aktaş

O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu dipnot 1 ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkları.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu dipnot 1 ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkları.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü düreriz. Onu ilk yarattığımız gibi yeniden yaratacağız. dipnot 1 Bu Bizim katımızdan verilmiş bir sözdür. Kuşkusuz sözümüzü yerine getiririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Varlıkları yeniden yaratacağız.

Gültekin Onan

Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaaddir. Elbette, biz yapıcılarız.

Hasan Basri Çantay

(Yadet) o günü ki biz göğü, kitabların sahifesini dürüb büker gibi, düreceğiz. ilk yaratışa nasıl başladıksa, üzerimizde (hak) bir va'd olarak, yine onu iade edeceğiz. Hakıykatde faailler biziz.

İbni Kesir

Göğü kitab dürer gibi düreceğimiz gün; yaratmaya ilk başladığımız gibi katımızdan verilmiş bir vaad olarak onu yeniden var edeceğiz. Doğrusu Biz, yapanlar olduk.

Mehmet Alagaş

(104-107) O gün semayı kitap sayfası dürer gibi / rulo haline getirir gibi düreceğiz, İlk yaratmaya başladığımız da ki gibi onu ilk haline getireceğiz, bu bizim üzerimize aldığımız sözdür, biz kesinlikle yaparız. Kesin olan şu ki b iz, zikirden sonra / kitaptan sonra Zebur da (yazıt levha) kesiklikle “Arz’a Salih kullarım mirasçı olacaklar “diye yazdık. İşte bu ibadet eden bir kavim için bilgilendirmedir / tebliğdir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Gökleri kitap sayfalarının katlandığı gibi katlayacağımız günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.

Süleyman Ateş

O gün göğü yazı tomarlarını dürer gibi toplarız. İlk yaratmaya başladığımız gibi onu iade ederiz. Üzerimize sözdür; biz bunu mutlaka yapacağız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunu, göğü yazı tomarı dürer gibi düreceğimiz gün yapacağız. Yaratılışı da ilk başlattığımız hale çevireceğiz. Bu bizim sözümüzdür, onu mutlaka yapacağız.

Şaban Britch

O gün yazılı kâğıdın dürüldüğü gibi göğü düreriz. ilk defa yaratmaya başladığımız gibi yine onu tekrar ederiz. Bu, üzerimize aldığımız bir vaaddir. Bunu yapacak olan biziz.

Şaban Piriş

Göğü kitap dürer gibi düreceğimiz gün, ilk defa yaratmaya başladığımız gibi yine onu tekrar ederiz. Söz veriyoruz, elbette bunu yapacağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur göğü, yazı tomarlarını dürer gibi düreriz. İlk yaratılışta başladığımız gibi onu baştan yaparız. Üzerimizde bir vaat olarak biz bunu mutlaka yapacağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is the Day when We fold the heavens the way the scribe rolls together the scrolls that are ready for the publishing of books, so that as We effected the first creation so will We effect recreation* a promise that We are Omnipotent enough to fulfill and bring to an end.

Abdul Haleem

On that Day, We shall roll up the skies as a writer rolls up [his] scrolls. We shall reproduce creation just as We produced it the first time: this is Our binding promise. We shall certainly do all these things.

Abdullah Yusuf Ali

The Day that We roll up the heavens like a scroll rolled up for books (completed),- even as We produced the first creation, so shall We produce a new one: a promise We have undertaken: truly shall We fulfil it.

Abul A'la Maududi

On that Day We shall roll up the heavens like a scroll for writing. Even as We originated the creation first so We shall repeat it. This is a promise binding on Us; and so We shall do.

Aisha Bewley

That Day We will fold up heaven like folding up the pages of a book. As We originated the first creation so We will regenerate it. It is a promise binding on Us. That is what We will do.

Al-Hilali & Khan

And (remember) the Day when We shall roll up the heaven like a scroll rolled up for books. As We began the first creation, We shall repeat it. (It is) a promise binding upon Us. Truly, We shall do it.

Ali Quli Qarai

The day We shall roll up the sky, like the rolling of the scrolls for writings. We will bring it back as We began the first creation —a promise [binding] on Us. [That] indeed We will do.

Amatul Rahman Omar

This is the day when We shall roll up the heavens like the rolling up of the written scrolls by a scribe. Just as We started the process of the first creation so shall We reproduce it. This is a promise binding on Us; We shall certainly bring it about.

Arthur John Arberry

On the day when We shall roll up heaven as a scroll is rolled for the writings; as We originated the first creation, so We shall bring it back again -- a promise binding on Us; so We shall do.

Bijan Moeinian

On that Day, I will roll up the space, the same way that a long letter is being rolled up. This is how the creation was started; it will be repeated again. This is a promise of Mine which will materialize.

E. Henry Palmer

The day when we will roll up the heavens as es-Sigill rolls up the books; as we produced it at its first creation will we bring it back again - a promise binding upon us; verily, we are going to do it.

Edip-Layth

On the day when We roll up the heavens like a scroll of books is rolled up. As We initiated the first creation, so shall We return it. It is a promise of Ours that We will do this.

George Sale

On that day We will roll up the heavens, as the angel al Sijil rolleth up the book wherein every man's actions are recorded. As We made the first creature out of nothing, so We will also reproduce it at the resurrection. This is a promise which it lieth on Us to fulfil: We will surely perform it.

Hamid S. Aziz

The Great Terror shall not grieve them; but the angels shall greet them, saying, "This is your day, the one which you were promised!"

Mahmoud Ghali

The Day when We will fold the heaven as the Recorder's folding of the Books. As We began the first creation, We will bring it back again -a promise (binding) on Us. Surely We have been Performers.

Marmaduke Pickthall

The Day when We shall roll up the heavens as a recorder rolleth up a written scroll. As We began the first creation, We shall repeat it. (It is) a promise (binding) upon Us. Lo! We are to perform it.

Mohamed Ahmed - Samira

The day We shall roll up the heavens like a written scroll, We shall revert it (to nothing) as it was before We first created it. This is a promise incumbent on Us; We will certainly fulfil it.

Muhammad Asad

On that Day We shall roll up the skies as written scrolls are rolled up; [and] as We brought into being the first creation, so We shall bring it forth anew a promise which We have willed upon Ourselves: for, behold, We are able to do [all things]!

Mustafa Khattab

On that Day We will roll up the heavens like a scroll of writings. Just as We produced the first creation, ˹so˺ shall We reproduce it. That is a promise binding on Us. We truly uphold ˹Our promises˺!

Progressive Muslims

On the Day when We roll up the heavens like the scroll of a scripture is rolled up. As We initiated the first creation, so shall We return it. It is a promise of Ours that We will do this.

Rashad Khalifa

On that day, we will fold the heaven, like the folding of a book. Just as we initiated the first creation, we will repeat it. This is our promise; we will certainly carry it out.

Sahih International

The Day when We will fold the heaven like the folding of a [written] sheet for the records. As We began the first creation, We will repeat it. [That is] a promise binding upon Us. Indeed, We will do it.

Sam Gerrans

The day We fold up the heaven like the folding up of a scroll for the writs. As We began the first creation, We will repeat it — a promise binding upon Us. Truly, We are the doers.

Shabbir Ahmed

On that Day We shall roll up the Sky as a written scroll is rolled up. Then, just as We initiated the first Creation, We shall create a new Universe. This is a Promise incumbent upon Us. Truly We shall fulfill it. (The earth will see a new Dawn. Top leaders, tyrants, and tycoons of wealth will lose their high empires of influence. It will be a whole new life for the inhabitants of the earth, united one community as they were once (2:213), (10:19), (14:48), (39:67)).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) the Day when We will roll up the heavens like a (written up) paper rolled up for Books— Even as We made the first Creation, like that We will make a new one: A promise We have taken up: Truly, shall We fulfill it.

Taqi Usmani

- the Day when We roll up the sky like a scroll rolls up the writings. Just as We originated the first creation, so We shall bring it back again - a promise (undertaken to be binding) on Us. We are sure to do it.

The Monotheist Group

On the Day when We roll up the heavens like the scroll of a book is rolled up. As We initiated the first creation, so shall We return it. It is a promise of Ours that We will do this.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩