Diyanet İşleri
Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 59. ayet. قَالُوا۟ مَن فَعَلَ هَٰذَا بِـَٔالِهَتِنَآ إِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ
ḳâlû men fe`ale hâẕâ biâlihetinâ innehû lemine-żżâlimîn.
Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
İbrahim, dedi ki: "Hayır! Rabbiniz, göklerin ve yerin Rabbidir. O, bunları yaratandır ve ben de buna şahitlik edenlerdenim."
Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.
Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.
Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.
(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.
(Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.
(İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
59. Puta tapanlar, putlarının başına gelen son derece aşağılayıcı ve alçaltıcı bu davranışı gördüklerinde: “dediler ki: Bunu putlarımıza kim yaptı? Gerçekten o, zalimlerdendir.” İbrahim’i putları kırdı diye zalim olmakla itham ettiler. Oysa kendileri zalim olmaya daha layıktırlar. Ama bu putları kırmasının, İbrahim’in en güzel hallerinden, onun son derece adaletli ve halis bir muvahhid oluşundan kaynaklandığının farkında değillerdi. Asıl zalim bu putlara yapılanları görmekle birlikte, onları ilâh edinen kimsedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Geri dönüp putlarını paramparça edilmiş halde bulduklarında birbirlerine: İlahlarımıza bunu kim yaptı? diye sordular. Bunları kim paramparça etti ise o zalimlerdendir, öyle ki tazim ve yüceltilmeyi hak edeni küçümsemiştir, dediler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
(İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)
(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
"Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…
Aynı kök: فعل (109 geçiş)
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kavmi) "Bunu ilahlarımıza kim yaptı? Şüphesiz ki o (bunu yapan kişi) zalimlerden biridir." demişlerdi.
(Olan bitene vakıf olunca, birbirlerine) dediler ki: "Kim yaptı bunu ilahlarımıza? Her kimse, onun haddini bilmez biri olduğu apaçık ortada.
(Dönüp de olanları görünce:) "Kim yaptı bunu tanrılarımıza?" diye sordular, "Her kimse, o'nun çok zalim biri olduğundan kuşku yok!"
Dediler ki: "Bunu tanrılarımıza kim yaptı ise, muhakkak ki o zalimlerdendir. "
"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler.
(İbrahim'in kavmi, putlarının parçalanmış olduğunu görünce) Şöyle demişlerdi: "İlâhlarımıza bunu kim yaptı? Muhakkak ki o, zâlimlerden biridir".
"Tanrılarımıza, bunu kim yaptı? O, kesinlikle haksızlık yapanlardan birisi!" dediler.
Putperestler, "Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o, zalimlerden biridir" dediler.
"Her kim Tanrılarımıza bunu yaptıysa gerçek bir zalimdir!" dediler.
'Her kim Tanrılarımıza bunu yaptıysa gerçek bir zalimdir!,' dediler.
"Bunu bizim tanrılarımıza kim yapmış? Muhakkak o zalimlerden biridir," dediler.
Bunu bizim ilahlarımıza kim yapmış? Her halde o zalimlerden biri dediler
"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Kuşku yok ki o, gerçekten zalimlerdendir." dediler.
"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Kuşku yok ki o, gerçekten zalimlerdendir." dediler.
"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Kuşku yok ki o, gerçekten zalimlerdendir." dediler.
"Bizim tanrılarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler.
Dediler: "Bunu bizim Tanrılarımıza kim yapdı? Her halde o, zaalimlerden biri (olacak)".
Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Doğrusu o zalimlerden biridir, dediler.
Onlar: “Bunu putlarımıza kim yaptıysa şüphesiz ki o zalimlerdendir” dediler.
(Döndükleri zaman): "Bunu tanrılarımıza kim yaptı? Muhakkak o zalimlerden biridir." dediler.
"Bunu ilahlarımıza kim yaptı? O gerçekten yanlış yapanlardan biridir" dediler.
"Bunu ilahlarımıza kim yaptı?" dediler; "O gerçekten yanlış yapanın (zalimin) tekidir."
İlahlarımıza bunu kim yaptı? Elbette o zalim biridir, dediler.
-İlahlarımıza bunu kim yaptı? Elbette o zalim biridir, dediler.
Dediler: "Tanrılarımıza bunu yapan kesinlikle zalimlerdendir."
And when they returned, they exclaimed: "He who has done this to our gods is indeed wrongful of actions".
They said, ‘Who has done this to our gods? How wicked he must be!’
They said, "Who has done this to our gods? He must indeed be some man of impiety!"
(When they saw the idols in this state) they said: "Who has done this to our gods? Surely he is one of the wrong-doers."
They said, ‘Who has done this to our gods? He is definitely one of the wrongdoers!’
They said: "Who has done this to our âlihah (gods)? He must indeed be one of the Zâlimun (wrong-doers)."
They said, ‘Whoever has done this to Our gods?! He is indeed a wrongdoer!’
(When they saw their idols broken, ) they said, `Who has done this to our gods? He (who has done this) must be of the wrong-doers indeed. '
They said, 'Who has. done this with our gods? Surely he is one of the evildoers.'
They said: "The one who has done this to our gods (symbol of cultural identity) is really an uncultivated person. "
Said they, 'Who has done this with our gods? verily, he is of the wrong-doers!'
They said, "Who has done this to our gods? He is surely one of the wicked."
and saw the havock which had been made, they said, who hath done this to our gods? He is certainly an impious person.
So he broke them in pieces, all except their largest, that they might have recourse to it.
They said, "Who has perfomed this with our gods? Surely he is indeed of the unjust. "
They said: Who hath done this to our gods? Surely it must be some evil-doer.
They asked (on return): "Who has done this to our gods? He is surely a mischief-monger. "
[When they saw what had happened, ] they said: "Who has done this to our gods? Verily, one of the worst wrongdoers is he!"
They protested, "Who dared do this to our gods? It must be an evildoer!"
They said: "Who has done this to our gods He is surely one of the wicked. "
They said, "Whoever did this to our gods is really a transgressor."
They said, "Who has done this to our gods? Indeed, he is of the wrongdoers. "
They said: “Who has done this to our gods, he is surely of the wrongdoers!”
They said, "Who has done this to our gods? He must indeed be of the wrongdoers. "
They said: "Who has done this to our gods? Truly, he must be a person of impiety. "
They said, "Who has done this to our gods? He is one of the wrongdoers indeed."
They said: "Who has done this to our gods? He is surely one of the wicked."