Diyanet İşleri
(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.
Enbiyâ suresi
Enbiyâ suresi, 60. ayet. قَالُوا۟ سَمِعْنَا فَتًى يَذْكُرُهُمْ يُقَالُ لَهُۥٓ إِبْرَٰهِيمُ
ḳâlû semi`nâ fetey yeẕküruhüm yüḳâlü lehû ibrâhîm.
(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim ve putlar; Lût ve Nûh Enbiyâ 48–77 3
Allah'a yemin ederim ki, siz arkanızı dönüp gittikten sonra ben putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım.
Derken (İbrahim) belki kendisine başvururlar diye içlerinden bir büyüğü bırakarak onları (putları) paramparça etti.
Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.
(İçlerinden bazıları), "İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk" dediler.
(Bir kısmı da) "O halde haydi, onu insanların gözü önüne getirin. Belki (bu konuda) şahitlik ederler" dediler.
(İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.
Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
60. “Dediler ki: İbrahim adındaki bir gencin bunları diline doladığını işitmiştik.” Onları ayıpladığını ve yerdiğini duymuştuk. Bu niteliğe sahip olan bir kimsenin ise bu putları kırmış olması kaçınılmaz bir şeydir. Ya da aralarından birisi, İbrahim’in bu putlara bir tuzak hazırlayacağından söz ettiğini işitmiş olabilirdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlardan bazısı şöyle dedi: İbrahim denilen bir gencin onları kötü bir şekilde andığını ve ayıpladığını duyduk. Belki onları o, paramparça etmiştir.
Aynı kök: فتي (21 geçiş)
Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın. Allah, sizin…
Aynı kök: فتي (21 geçiş)
Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitapta, kendilerine (verilmesi) farz kılınan (miras)ı…
Aynı kök: فتي (21 geçiş)
Senden fetva istiyorlar. De ki: "Allah, size "kelale" (babasız ve çocuksuz kimse)nin mirası hakkında hükmünü açıklıyor: Çocuğu olmayan bir kişi ölür…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Bir kısmı) "Bunları diline dolayan, dipnot 1 kendisine ‘İbrahim' denen bir genç duyduk." demişlerdi.
(Onlardan bazıları) "Adına İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığı kulağımıza kadar geldi" dediler.
İçlerinden bazıları: "İbrahim denen bir gencin o (tanrı)ları diline doladığını işitmiştik" dediler.
Dediler ki: "Bunlar hakkında konuşan (geçersiz olduklarından söz eden) İbrahim diye bir genç işitmiştik. "
"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.
(Bir kısmı:) Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş, dediler.
"İbrahim denilen bir gencin, onları diline doladığını duyduk!" dediler.
Bazıları, "Bunları diline dolayan bir genç duyduk; kendisine İbrahim denilirmiş" dediler.
"Onları diline dolayan bir delikanlı işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş" dediler.
'Onları diline dolayan bir delikanlı işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş,' dediler.
(Aralarında): "İbrahim adında bir delikanlının, bunlara dil uzattığını duymuştuk;
Bir delikanlı işittik bunları anıyor adına İbrahim deniyormuş dediler
"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.
"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.
"İbrahim adında bir gencin onlardan söz ettiğini duyduk." dediler.
"Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.
Dediler: "İşitdik ki kendisine Ibrahim denilen bir gene bunları diline doluyordu".
Dediler ki: Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını duymuştuk.
(İçlerinden bazıları), “İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duyduk” dediler.
"Onları diline dolayan bir genç işittik, kendisine İbrahim deniliyormuş," dediler.
"İbrahim denen bir gencin onları diline doladığını duyduk." dediler.
(Bazıları:) "Bir delikanlının onları diline doladığını duyduk, dediler. Adına İbrahim diyorlar."
İbrahim denilen bir gencin onları andığını duymuştuk, dediler.
-İbrahim denilen bir gencin onları diline doladığını duymuştuk, dediler.
Dediler: "Onları diline dolayan bir genç duymuştuk. Kendisine 'İbrahim' deniyor."
Some of them said: "we heard a young man by the name of Ibrahim cursing them and calling them names".
Some said, ‘We heard a youth called Abraham talking about them.’
They said, "We heard a youth talk of them: He is called Abraham."
Some of them said: "We heard a youth called Abraham speak (ill) of them."
They said, ‘We heard a young man mentioning them. They call him Ibrahim.’
They said: "We heard a young man talking against them, who is called Ibrâhîm (Abraham)."
They said, ‘We heard a young man speaking ill of them. He is called ‘‘Abraham.’’ ’
Some (of the people) said, `We heard a young man speaking (ill) of them, he is called Abraham. '
They said, 'We heard a young man making mention of them, and he was called Abraham. '
Some said: "We heard a young man by the name of Abraham was calling them names. "
They said, 'We heard a youth mention them who is called Abraham. '
They said, "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."
And certain of them answered, we heard a young man speak reproachfully of them: He is named Abraham.
Said they, "Who has done this to our gods? Surely, he is of the evil-doers!"
They said, "We heard a young man making mention of them; he is called Ibrahîm. " (Abraham)
They said: We heard a youth make mention of them, who is called Abraham.
They said: "We heard a youth talk about them. He is called Abraham."
Said some [of them]: "We heard a youth speak of these [gods with scorn]: he is called Abraham. "
Some said, "We heard a young man, called Abraham, speaking ˹ill˺ of them."
They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."
They said, "We heard a youth threaten them; he is called Abraham."
They said, "We heard a young man mention them who is called Abraham. "
They said: “We heard a youth make mention of them; he is called Abraham.”
Some said, "We heard a youth talking about them; he is called Abraham. "
They said: "We heard a young man talking about them: He is called Ibrahim (Abraham). "
Some of them said, "We have heard a youth talking about them. He is called Ibrāhīm."
They said: "We heard a young man mentioning them. He was called Abraham."