Enbiyâ suresi

Enbiyâ suresi, 68. ayet

Enbiyâ suresi, 68. ayet. قَالُوا۟ حَرِّقُوهُ وَٱنصُرُوٓا۟ ءَالِهَتَكُمْ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

ḳâlû ḥarriḳûhü venṣurû âliheteküm in küntüm fâ`ilîn.

Diyanet İşleri

(İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.

25 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Enbiyâ 65–71 · surenin 68. ayeti / 112
  1. Enbiyâ 65

    Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.

  2. Enbiyâ 66

    İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"

  3. Enbiyâ 67

    "Yazıklar olsun, size de; Allah'ı bırakıp tapmakta olduklarınıza da! Hala aklınızı başınıza almayacak mısınız?"

  4. 68

    (İçlerinden bazıları), "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilahlarınıza yardım edin" dediler.

  5. Enbiyâ 69

    "Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve esenlik ol" dedik.

  6. Enbiyâ 70

    Ona böyle bir tuzak kurmak istediler. Fakat biz onları en çok zarar edenler durumuna düşürdük.

  7. Enbiyâ 71

    Onu Lut ile beraber kurtarıp, içinde alemler için bereketler kıldığımız yere ulaştırdık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

68. İbrahim, onları bu delillerle susturduktan sonra onlar, herhangi bir gerekçe açıklayamadıklarından ötürü onu cezalandırmak için kaba kuvvet kullanma yoluna gittiler ve: “Dediler ki: Eğer (bir şey) yapacaksınız onu ateşte yakın ve ilahlarınıza arka çıkın.” Onu en ağır ölüm şekli olan yakarak öldürün. İlâhlarınız adına gazap ederek ve onlara arka çıkıp destek olarak bunu yapın. Yazıklar olsun onlara, tekrar tekrar yazıklar olsun! Çünkü onlar kendilerinin yardımına ihtiyaç duyan varlıklara ibadet ediyor ve onları ilâh ediniyorlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Delil getirerek onunla yüzleşmekten aciz kaldıklarında kaba kuvvet kullanmaya yönelip şöyle dediler: Şayet kırıp yerle bir ettiği putlarınıza yardım edip ona caydırıcı bir ceza verecekseniz, İbrahim'i ateşte yakın.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. حَرِّقُوهُ harrikuhu onu (İbrahim'i) yakın kök: حرق
  3. وَٱنصُرُوٓا۟ vensuru ve yardım edin kök: نصر
  4. ءَالِهَتَكُمْ alihetekum tanrılarınıza kök: اله
  5. إِن in eğer
  6. كُنتُمْ kuntum siz kök: كون
  7. فَـٰعِلِينَ failine (bir iş) yapacaksanız kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim

    (İbrahim'in) kavminin cevabı, "Onu öldürün veya yakın" demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Onlar, "Kim yaptı bunu tanrılarımıza! Muhakkak o zalimlerden biridir" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    (İbrahim gelince) "Sen mi yaptın bunu ilahlarımıza ey İbrahim" dediler.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Dedi ki: "Hayır! Bunu şu büyükleri yapmıştır. Konuşabiliyorlarsa, onlara sorun bakalım!"

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş)

    Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi…

  • Aynı kök: حرق (9 geçiş)

    Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

25 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bir kısmı) "(Bir iş) yapacaksanız, onu (İbrahim'i) yakın da ilahlarınıza yardım edin!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

"Onu yakın!" diye bağrıştılar; "İlle de bir şey yapacaksanız (böyle yapın) ki, ilahlarınızı desteklemiş olasınız!"

Muhammed Esed

"Eğer (bir şey) yapacaksanız" dediler, "bari o'nu yakın da, böylece tanrılarınıza arka çıkmış olun!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Onu (İbrahim'i) yakarak tanrılarınıza destek verin. . . Eğer elinizden bir şey gelirse (bunu yapın). "

Ali Bulaç

Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun."

Ali Özek ve heyeti

Onlar da demişlerdi ki: "Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın ve ilâhlarınıza yardım edin".

Ali Rıza Safa

"Onu yakın ve tanrılarınızı destekleyin; eğer bir şey yapacaksanız?" dediler.

Bayraktar Bayraklı

Putperestler, "Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da, tanrılarınıza yardım edin" dediler.

Edip Yüksel

"Bir şey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin" dediler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Bir şey yapacaksanız onu yakın da tanrılarınızı destekleyin,' dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Onlar): "Siz bunu yakın da tanrılarınızın öcünü alın, eğer birşey yapacaksanız!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz bunu, dediler: yakın da ilahlarınızın öcünü alın, bir iş yapacaksınız

Erhan Aktaş

Halk: "Eğer yapabilirseniz, onu yakın! İlahlarınızın intikamını alın!" dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Halk: "Eğer yapabilirseniz, onu yakın! İlahlarınızın intikamını alın!" dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Halk: "Eğer yapabilirseniz, onu yakın! İlahlarınızın intikamını alın!" dediler.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve tanrılarınıza yardımda bulunun."

Hasan Basri Çantay

Dediler: "Ona yakın! (bu suretle) Tanrılarınıza yardım edin, eğer (bir iş) yapanlarsanız".

İbni Kesir

Onlar: Bir şey yapacaksanız şunu yakın da tanrılarınıza yardım edin, dedi

Rowwad Tercüme Merkezi

(İçlerinden bazıları), “Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler.

Süleyman Ateş

Dediler: "Onu yakın, tanrılarınıza yardım edin, eğer bir iş yapacaksanız."

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Bir şey yapacaksanız, yakın şunu da ilahlarınıza destek verin!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bir şey yapacaksanız, yakın şunu! Yakın da ilahlarınıza destek verin."

Şaban Britch

Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın ilahlarınıza yardım da bulunun, dediler.

Şaban Piriş

-Eğer bir şey yapacaksanız, şunu yakın da, ilahlarınıza yardım edin, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Yakın bunu! Eğer birşey yapacak kişilerseniz, ilahlarınıza yardım edin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Nevertheless", they said, "burn him and uphold your gods if indeed you intend to maintain our system of faith and worship and sustain it against criticism".

Abdul Haleem

They said, ‘Burn him and avenge your gods, if you are going to do the right thing.’

Abdullah Yusuf Ali

They said, "Burn him and protect your gods, If ye do (anything at all)!"

Abul A'la Maududi

They said: "Burn him, and come to the support of your gods, if you are going to do anything."

Aisha Bewley

They said, ‘Burn him and support your gods if you are resolved to do something. ’

Al-Hilali & Khan

They said: "Burn him and help your âlihah (gods), if you will be doing."

Ali Quli Qarai

They said, ‘Burn him, and help your gods, if you are to do anything!’

Amatul Rahman Omar

They said, (among themselves,) `Burn him and help your gods if (at all) you would do (anything against Abraham). '

Arthur John Arberry

They said, 'Burn him, and help your gods, if you would do aught. '

Bijan Moeinian

They said to the public: "Burn him and save your gods, if you really care (about your cultural roots. )"

E. Henry Palmer

Said they, 'Burn him, and help your gods, if ye are going to do so!'

Edip-Layth

They said, "If you are to do anything, then burn him, and give victory to your gods."

George Sale

They said, burn him, and avenge your gods: If ye do this it will be well.

Hamid S. Aziz

"Fie upon you, and what you serve beside Allah! Have you then no sense?"

Mahmoud Ghali

They said, "Burn him away and vindicate your gods, in case you are performing that. "

Marmaduke Pickthall

They cried: Burn him and stand by your gods, if ye will be doing.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "Burn him, and save your gods, if you are men of action. "

Muhammad Asad

They exclaimed: "Burn him, and [thereby] succour your gods, if you are going to do [anything]!"

Mustafa Khattab

They concluded, "Burn him up to avenge your gods, if you must act."

Progressive Muslims

They said: "Burn him, and give victory to your gods if you will do anything. "

Rashad Khalifa

They said, "Burn him and support your gods, if this is what you decide to do."

Sahih International

They said, "Burn him and support your gods - if you are to act. "

Sam Gerrans

They said: “Burn him, and support your gods, if you are doers!”

Shabbir Ahmed

The priesthood of the temple (in their vested interests) instigated the masses, "Burn him alive and uphold your gods if you are going to take any action!"

Syed Vickar Ahamed

They said: "Burn him and protect your gods, if you do (anything at all)!"

Taqi Usmani

They said, "(O people) burn him and help your gods, if you are to take action."

The Monotheist Group

They said: "If you are to do anything, then burn him, and give victory to your gods."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 68. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 68. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Enbiyâ suresi, 68. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩