Yûnus suresi

Yûnus suresi, 19. ayet

Yûnus suresi, 19. ayet. وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

vemâ kâne-nnâsü illâ ümmetev vâḥideten faḫtelefû. velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike leḳuḍiye beynehüm fîmâ fîhi yaḫtelifûn.

Diyanet İşleri

İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 16–22 · surenin 19. ayeti / 109

Konu İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği Yûnus 11–20 3

  1. Yûnus 16

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben sizin aranızda bundan (Kur'an'ın inişinden) önce (kırk yıllık) bir ömür yaşadım. Hiç düşünmüyor musunuz?"

  2. Yûnus 17

    Artık, Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Şüphe yok ki (böyle) suçlular asla kurtuluşa ermezler.

  3. Yûnus 18

    Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".

  4. 19

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

  5. Yûnus 20

    "Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

  6. Yûnus 21

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

  7. Yûnus 22

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah'a has kılarak "Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

19. “İnsanlar ancak” doğru din üzerinde ittifak halinde bulunan “tek bir ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler.” Sonradan ayrılığa düşmeleri üzerine Yüce Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olmak üzere gönderdi ki insanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm versinler. Bunun için de beraberlerinde kitap indirdi.

“Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz” isyankârlara mühlet verileceğine ve günahları sebebi ile onları çabucak cezalandırmayacağına dair ilâhi bir hüküm “olmasaydı hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu.” Mü’minleri kurtarma, yalanlayan kâfirleri de helâk etme ile hüküm verirdik, böylelikle onlar da kimin hak, kimin batıl üzere olduğunu bilirlerdi. Ancak Yüce Allah, kimin doğru kimin yalancı olduğunu ortaya çıkması için birbirleri ile sınayıp imtihan etmeyi murad etmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlar, aslında, iman etmiş tevhit ehli tek bir ümmet idi. Fakat sonradan ayrılığa düştüler. Onlardan kimi Mümin olarak kaldı kimi ise kafir oldu. Eğer Allah tarafından onların aralarında çekiştikleri şeyler hakkında dünyada bir hüküm vermeyeceğine dair takdiri olmasaydı doğru yol üzere olan kimse sapık olan kimseden daha dünyada ayrılarak ortaya çıkardı. Ancak onlar hakkındaki hükmünü kıyamet günü verecektir.

Kelimeler

17 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve
  2. كَانَ kane değildir kök: كون
  3. ٱلنَّاسُ n-nasu insanlar kök: نوس
  4. إِلَّآ illa ancak
  5. أُمَّةًۭ ummeten bir ümmettir kök: امم
  6. وَٰحِدَةًۭ vahideten tek kök: وحد
  7. فَٱخْتَلَفُوا۟ ۚ fehtelefu sonradan ayrılığa düştüler kök: خلف
  8. وَلَوْلَا velevla eğer olmasaydı
  9. كَلِمَةٌۭ kelimetun bir takdir kök: كلم
  10. سَبَقَتْ sebekat önceden belirlenmiş kök: سبق
  11. مِن min
  12. رَّبِّكَ rabbike Rabbin tarafından kök: ربب
  13. لَقُضِىَ lekudiye kesin hüküm verilirdi kök: قضي
  14. بَيْنَهُمْ beynehum aralarında kök: بين
  15. فِيمَا fima şeylerde
  16. فِيهِ fihi onda
  17. يَخْتَلِفُونَ yehtelifune ayrılığa düştükleri kök: خلف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    (118-119) Rabbin dileseydi, insanları (aynı inanca bağlı) tek bir ümmet yapardı. Fakat Rabbinin merhamet ettikleri müstesna, onlar ihtilafa devam…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Andolsun, biz Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de onun hakkında ayrılığa düşülmüştü. Eğer daha önce Rabbinin bir sözü geçmemiş olsaydı, elbette…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Andolsun! Biz, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik de, onda ayrılığa düşmüşlerdi. Eğer (azabın ertelenmesi ile ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir…

  • Aynı kök: وحد (68 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Tevhid

    Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kök: امم (118 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Ümmet

    Bir topluluk diğer bir topluluktan daha (güçlü ve) çoktur diye yeminlerinizi aranızda bir hile ve fesat sebebi yaparak, ipliğini iyice eğirip…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanlar sadece tek bir ümmetti; dipnot 1 sonradan ayrılığa düştüler. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında elbette (hemen) hüküm verilirdi. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Enbiyâ 21:92; Mü'minûn 23:52.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzeri Hûd 11:110, Tâhâ 20:129, Fussilet 41:45 ve Şûrâ 42:21'de de geçen bu ifade gereği, "Yüce Allah'tan bir kelimenin geçmiş olması" azabın mahşere ertelenmesi ve inkârcılara zaman tanınmasıyla ilgili ezeli hüküm vermesi anlamına gelmektedir.

Mustafa İslamoğlu

İnsanlık başlangıçta aynı duygu, düşünce ve ideal etrafında toplanmış bir topluluktan oluşuyordu; fakat sonradan ayrı görüşlere saptılar. Ve eğer Rabbin tarafından daha önceden bir yasaya bağlanmamış olsaydı, onların kendi aralarında tartıştıkları konularda (daha başından) hüküm verilip iş bitirilirdi.

Muhammed Esed

Ve (bil ki,) bütün insanlık sadece bir tek topluluk halindeydi, ama sonradan ayrı görüşleri benimsemeye başladılar. Şayet (bu konuda) Rabbinin katında önceden belirlenmiş bir karar olmasaydı düştükleri bütün bu ayrılıklar (daha başlangıçta) çözümlenmiş olurdu.

Ahmed Hulusi

İnsanlar tek bir ümmetten (İslam fıtratı üzere yaratılma gerçeği) başka bir şey değildi, ayrılığa düştüler! (Anlatılmak istenen; varoluşun, zamansallıkla anlaşılan değil, her an geçerliliği olan olduğu. Şöyle ki: Her insanın, yaratılış olarak İslam fıtratı üzere tek bir esasa göre meydana geldiği, anne-babasının dinini benlenince ayrılığın oluştuğuna işaret ediliyor. A. H. ) Eğer Rabbinden öne geçmiş bir söz (kullukların gereğinin yaşanması hükmü) olmasaydı, hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilirdi.

Ali Bulaç

İnsanlar, tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer Rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında hüküm verilmiş olurdu.

Ali Özek ve heyeti

İnsanlar, önceden, tek bir ümmetten başka bir şey değildiler; fakat sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından (azabın ertelenmesi ile ilgili) bir söz (ezelî bir takdir) geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilirdi (Derhal azap iner ve işleri bitirilirdi).

Ali Rıza Safa

Zaten insanlar, bir tek topluluktan başka değildi. Sonra, uyuşmazlığa düştüler. Efendinden verilmiş bir söz olmasaydı, uyuşmazlığa düştükleri konularda, aralarında kesin yargı verilirdi.

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar bir topluluk halindeydi, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer daha önce Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm hemen verilirdi.

Edip Yüksel

İnsanlar bir tek toplumdu; sonra anlaşmazlığa düştüler. Efendinin vermiş olduğu bir sözü olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilecekti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnsanlar bir tek toplumdu; sonra anlaşmazlığa düştüler. Rabbinin vermiş olduğu bir sözü olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilecekti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlar birtek ümmet idi, sonra ayrılığa düştüler, eğer Rabbinden daha önce geçmiş bir hüküm olmasaydı, ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında şimdiye kadar aralarında hüküm verilmiş, bitmiş olurdu.

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlar bir tek ümmetti, sonra ıhtilaf ettiler, eğer rabbından ezelde bir kelime sebketmiş olmasa idi o ıhtilaf edib durdukları şeylerde şimdiye kadar beynlerinde huküm verilmiş bitmişti.

Erhan Aktaş

İnsanlar, sadece tek bir ümmetti. Sonra anlaşmazlığa düştüler. Şayet Rabb'inin katında önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen karar verilirdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlar, sadece tek bir ümmetti. Sonra anlaşmazlığa düştüler. Şayet Rabb'inin katında önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen karar verilirdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlar, sadece tek bir ümmetti. Sonra anlaşmazlığa düştüler. Şayet Rabb'inin katında önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri konularda hemen karar verilirdi.

Gültekin Onan

İnsanlar tek bir ümmetten başka değildi; sonra anlaşmazlığa düştüler. Eğer rabbinden geçmiş (verilmiş) bir söz olmasaydı, anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda mutlaka aralarında hüküm verilmiş olurdu.

Hasan Basri Çantay

İnsanlar bir tek ümmetden başka (bir şey) değildi. Sonra ihtilafa düşdüler. Eğer Rabbinden bir söz (ezeli bir takdir) geçmiş olmasaydı hakkında ihtilaf edegeldikleri şeylere dair aralarında (şimdiye kadar) muhakkak hüküm verilmiş, bitmişdi bile..

İbni Kesir

İnsanlar tek bir ümmetten başka bir şey değildir. Sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbından daha önce bir söz geçmemiş olsaydı; ayrılığa düştükleri şeyler hakkında hüküm çoktan verilmiş olurdu.

Mehmet Alagaş

(19-24) İnsanlar sadece tek bir topluluk idi/ ümmet idi ve ayrılığa düştüler / ihtilaf ettiler. Şayet Rabbinden önceden belirlenmiş bir kelime olmasa idi aranızda ayrılığa düştüğünüz konuların hükmü gerçekleşirdi /gaza edilirdi. Diyorlar ki Rabbinden bir ayet inse ya? De ki kesinlikle gayb Allah’ındır ve bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Ne vakit insanlara, onlara dokunan bir zarardan sonra, rahmet tattırsak ayetlerimiz hakkında bir tuzak / hile / sinsilik kurarlar. De ki Allah tuzak ta daha seridir / hızlıdır, Muhakkak ki elçilerimiz / Resullerimiz sinsiliklerini yazıyorlar. O sizi karada ve denizde olduğunuz zaman da gezdirendir (seyri sefer), gemide iken size hoş bir Rüzgâr cereyan ettiğinde onunla rahatlarsınız / mutlu olursunuz, onlara sert bir Rüzgâr geldiğinde ve dalgalar her bir taraftan geldiğinde ve de dalgalarla tamamen kuşatıldıklarını sandıklarında, dini ona has kılarak / ihlasla Allah’a eğer ki bizi bundan kurtarır isen şükredenlerden / teşekkür edenlerden olacağız diye dua ederler. Ne vakit ki onları kurtarırız, o zamanda yerde / arzda haksız yere azgınlık ederler , ey insanlar azgınlığınız kendinizedir, dünya hayatı geçim malzemesidir / metadır, sonra bize geri döndürüleceksiniz amellerinizi size haber vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlar, aslında, tek bir ümmet idiler. Fakat sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz olmasaydı, aralarında ayrılığa düştükleri şeyde hüküm verilirdi.

Süleyman Ateş

İnsanlar bir tek milletten başka bir şey değildi, ama ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda hemen aralarında hüküm verilir(işleri bitirilir)di.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlar bir tek toplumdu (ümmetti), daha sonra ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinin daha önce verdiği karar dipnot 1 olmasaydı, onların ayrılığa düştükleri konuda aralarından hüküm verilirdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    İmtihandan geçirme kararı.

Şaban Britch

İnsanlar tek ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. Rabbinden daha önce bir söz verilmemiş olmasaydı; ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilirdi.

Şaban Piriş

İnsanlar tek ümmetti, sonra ayrıldılar. Rabbinden daha önce bir söz verilmemiş olmasaydı; ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlar bir tek ümmetten başka değilken ihtilafa düştüler. Eğer Rabbinden bir söz öne geçmemiş olsaydı, tartışıp durdukları konuda aralarında hüküm verilir/iş mutlaka bitirilirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

People were but one single nation, then they differed among themselves in opinion and each group cherished a certain view and belief and were altogether set at variance. Had it not been for Allah's word proclaimed beforehand to delay the decision on matters of doubt and dispute among them and to put punishment in respite, their Hereafter would have been planted in the now.

Abdul Haleem

All people were originally one single community, but later they differed. If it had not been for a word from your Lord, the preordained judgement would already have been passed between them regarding their differences.

Abdullah Yusuf Ali

Mankind was but one nation, but differed (later). Had it not been for a word that went forth before from thy Lord, their differences would have been settled between them.

Abul A'la Maududi

Once all men were but a single community; then they disagreed (and formulated different beliefs and rites). dipnot 1 Had it not been that your Lord had already so ordained, a decisive judgement would have been made regarding their disagreements. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    See (E.N. 230 of Surah Al-Baqarah) and(E.N. 24 of Surah Al-Anaam).
  2. metne dön, dipnot 2
    The decree that Allah has ordained is that the reality that shall be kept hidden from man’s senses in order to test whether he recognizes this by using his common sense, intelligence, conscience and intuition, and if he does not, he shall be allowed to tread the wrong ways he chooses. That is why their differences about the reality are not being resolved by uncovering it today.

Aisha Bewley

Mankind was only one community but then they differed, and had it not been for a prior Word from your Lord, they would already have been judged in respect of the differences between them.

Al-Hilali & Khan

Mankind were but one community (i.e. on one religion - Islâmic Monotheism), then they differed (later); and had not it been for a Word that went forth before from your Lord, it would have been settled between them regarding what they differed[1].

Ali Quli Qarai

Mankind were but a single [religious] community; then they differed. And were it not for a prior decree of your Lord, decision would have been made between them concerning that about which they differ.

Amatul Rahman Omar

And mankind were but a single nation, then they fell into variance. Had it not been for a word (-the postponement of their punishment, see 8:33) that preceded from your Lord (as His promise), the issue wherein they disagreed would have (long been) decided between them.

Arthur John Arberry

Mankind were only one nation, then they fell into variance. But for a word that preceded from thy Lord, it had been decided between them already touching their differences.

Bijan Moeinian

The people were used to belong to only one nation; then they created opposing communities. If it was not the pre-determined will of God (to let them keep their freedom of choice), He would have immediately judged among them [and would have prevented their separation.]

E. Henry Palmer

People were but one nation once, then they disagreed; and had it not been for thy Lord's word already passed, there would have been decided between them that concerning which they disagreed.

Edip-Layth

The people were but one nation, and then they differed. Had it not been for a previous command from your Lord, the matter would have been immediately judged between them for what they differed.

George Sale

Men were professors of one religion only, but they dissented therefrom; and if a decree had not previously issued from thy Lord, deferring their punishment, verily the matter had been decided between them, concerning which they disagreed.

Hamid S. Aziz

They worship beside Allah what can neither harm them nor profit them, and they say, "These are our intercessors with Allah!" Say, "Will you inform Allah of something that He knows not in the heavens or the earth?" Praised be He, and exalted be He, above all that they associate with Him!

Mahmoud Ghali

And in no way were mankind anything except one nation, then they differed among themselves; and had it not been for a Word that went before from your Lord, wherein they differed, (it) would indeed have been decreed between them. (i.e., what they differed about would nave been settled)

Marmaduke Pickthall

Mankind were but one community; then they differed; and had it not been for a word that had already gone forth from thy Lord it had been judged between them in respect of that wherein they differ.

Mohamed Ahmed - Samira

Men were once a community of one faith; but they differed (and followed different ways). Had it not been for the word proclaimed by your Lord before, their differences would have been resolved.

Muhammad Asad

AND [know that] all mankind were once but one single community, and only later did they begin to hold divergent views. And had it not been for a decree- that had already gone forth from thy Sustainer, all their differences would indeed have been settled [from the outset].

Mustafa Khattab

Humanity was once nothing but a single community ˹of believers˺, but then they differed.[1] Had it not been for a prior decree from your Lord,[2] their differences would have been settled ˹at once˺.

Progressive Muslims

The people were but one nation, then they differed. And had it not been for a previous command from your Lord, the matter would have been immediately judged between them for what they differed.

Rashad Khalifa

The people used to be one congregation, then they disputed. If it were not for a predetermined word from your Lord, they would have been judged immediately regarding their disputes.

Sahih International

And mankind was not but one community [united in religion], but [then] they differed. And if not for a word that preceded from your Lord, it would have been judged between them [immediately] concerning that over which they differ.

Sam Gerrans

And mankind was only one community, then they differed; and were it not for a word that preceded from thy Lord, it would have been concluded between them concerning that wherein they differ.

Shabbir Ahmed

All mankind were but one community (and are meant to be so); then they differed (2:213). Had not your Lord decreed the Law of free will for humans, He would have judged their disputes immediately (2:30), (2:256), (11:118), (16:9), (76:2-3).

Syed Vickar Ahamed

Mankind was only one nation, but differed later. If it was not because of a Word from your Lord that came before their differences would have been settled between them.

Taqi Usmani

All the people were no more than a single community; later, they differed. But for a word from your Lord that had already come to pass, a decisive judgment would have been made about their mutual differences.

The Monotheist Group

The people were but one nation, then they differed. And had it not been for a previous command from your Lord, the matter would have been immediately judged between them for what they differed.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 19. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 19. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 19. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩