Furkân suresi

Furkân suresi, 60. ayet

Furkân suresi, 60. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱسْجُدُوا۟ لِلرَّحْمَٰنِ قَالُوا۟ وَمَا ٱلرَّحْمَٰنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا secde ayeti

veiẕâ ḳîle lehümü-scüdû lirraḥmâni ḳâlû veme-rraḥmân. enescüdü limâ te'mürunâ vezâdehüm nüfûrâ.

Diyanet İşleri

Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Furkân 57–63 · surenin 60. ayeti / 77

Konu Fayda vermeyene kulluk; secde emri ve burçlar Furkân 55–62 3

  1. Furkân 57

    De ki: "Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum."

  2. Furkân 58

    Sen, o ölümsüz ve daima diri olana (Allah'a) tevekkül et. O'nu her türlü övgüyle yücelterek tesbih et. Kullarının günahlarından hakkıyla haberdar olarak O yeter!

  3. Furkân 59

    Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş'a kurulan Rahman'dır. Sen bunu haberdar olana sor!

  4. 60

    Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.

  5. Furkân 61

    Göğe burçlar yerleştiren, orada bir ışık kaynağı (güneş) ve aydınlatıcı bir ay yaratanın şanı çok yücedir.

  6. Furkân 62

    O, öğüt almak isteyen ve çok şükredici olmayı dileyen kimseler için geceyi ve gündüzü birbiri ardınca getirendir.

  7. Furkân 63

    Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

60. “Onlara” Bu kadar nimeti size ihsan edip her türlü sıkıntıyı ve musibeti sizden uzaklaştıran “Rahman’a secde edin, denildiğinde onlar” küfür ve inat ile: “Rahman da neymiş... dediler.” Kendi bozuk iddialarına göre güya Rahman’ı bilip tanımıyorlarmış! Onlar, Allah Rasûlüne yönelik tenkitlerine şunları da kattılar: O, bize Allah ile birlikte başka ilâhlara ibadeti yasaklarken kendisi Allah ile birlikte başka bir ilâha (Rahman’a) dua ve ibadet etmekte, “Ey Rahman” vs. demektedir. Nitekim Yüce Allah, şu âyet-i kerimede buna işaret etmektedir: “De ki: İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye dua edin. Hangisiyle dua ederseniz edin (fark etmez) en güzel isimler O’nundur.” (el-İsra, 17/110) Yüce Allah’ın isimleri pek çoktur. Çünkü O’nun sıfatları da pek çoktur. Kemali de bir o kadar büyüktür. O isimlerin her birisi ayrı bir kemal sıfatına delildir.

“Sen bize emrettin diye secde mi edeceğiz?” Sadece sen bize emrediyorsun diye mi ona secde edeceğiz? Bu sözleri, Allah Rasûlünü yalanlamaları ve ona itaati gururlarına yedirememelerine binaen söylemişlerdi. “ve bu” yani onların Rahman olan Allah’a secde etmeye davet edilmeleri “kaçışlarını” haktan batıla doğru kaçmalarını, küfür ve bedbahtlıklarını daha da “artırdı.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfirlere: "Rahman'a secde edin!" denildiğinde; "Biz Rahman'a secde etmeyiz! Rahman nedir?" dediler. "Biz onu tanımıyoruz ve onu ikrar da etmiyoruz. O'nun ne olduğunu bilmeden senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz?" Peygamberin Rahman'a secde etmelerini emretmesi, onları Yüce Allah'a karşı iman etmekten daha da uzaklaştırdı.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَا ve iza ve ne zaman ki
  2. قِيلَ kile denildi kök: قول
  3. لَهُمُ lehumu onlara
  4. ٱسْجُدُوا۟ scudu secde edin kök: سجد
  5. لِلرَّحْمَـٰنِ lirrahmani Rahman'a kök: رحم
  6. قَالُوا۟ kalu derler kök: قول
  7. وَمَا ve ma nedir?
  8. ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu Rahman kök: رحم
  9. أَنَسْجُدُ enescudu secde eder miyiz hiç? kök: سجد
  10. لِمَا lima şeye
  11. تَأْمُرُنَا te'muruna senin bize emrettiğin kök: امر
  12. وَزَادَهُمْ ve zadehum ve onların artırır kök: زيد
  13. نُفُورًۭا ۩ nufuran nefretini kök: نفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Andolsun biz, onlar düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur'an'da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş) · Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Müşrikler, eğer kendilerine bir uyarıcı gelirse, ümmetlerden herhangi birinden daha çok doğru yol üzere olacaklarına dair en güçlü şekilde Allah'a…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından…

  • Aynı kök: نفر (18 geçiş)

    Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.

  • Aynı kök: زيد (61 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlara "Rahmân'a secde edin!" dendiği zaman, "Rahmân da neymiş! dipnot 1 Bize emrettiğine boyun mu eğecekmişiz!" demişler ve bu istek onların nefretini artırmıştı. dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Müşriklerin bu sorusunun cevabı bütünüyle Rahmân suresidir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kendilerine "Yalnızca Rahman olana secde edin!" denildiğinde, "Rahman da neymiş? Ne yani, şimdi sen bize neyi emredersen ona boyun mu eğeceğiz" derler; üstelik bu onların nefretini daha da arttırır.

Muhammed Esed

Hal böyleyken, onlara "Rahman önünde secdeye varın" denildiğinde, "Rahman da neymiş (ya da kimmiş?) Şimdi biz senin buyurduğun şeyin önünde mi secdeye varalım yani?" derler; ve böylece (senin çağrın) onların nefretini artırır.

Ahmed Hulusi

Onlara: "Rahman'a secde edin (Esma hakikatiniz indindeki "yok"luğunuzu hissedin)" denildiğinde: "Rahman da nedir? Bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" dediler. . . (Bu teklifin) onların nefretini daha da artırdı. (60. ayet secde ayetidir. )

Ali Bulaç

Onlara: "Rahman (olan Allah)a secde edin" denildiği zaman, "Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecek mişiz?" derler ve (bu,) onların nefretini arttırır.

Ali Özek ve heyeti

Onlara: Rahmân'a secde edin! denildiği zaman: «Rahmân da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç!» derler ve bu emir onların nefretini arttırır.

Ali Rıza Safa

"Bağışlayana secde edin!" denildiğinde, şöyle derler: "Bağışlayan da neymiş? Senin bize buyruk verdiğin şeye mi secde edeceğiz?" Üstelik nefretlerini artırdı.

Bayraktar Bayraklı

Onlara, "Rahman'a secde ediniz!" denildiğinde, "Rahman da neymiş! Bize emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" derler ve bu emir onların nefretini arttırır.

Edip Yüksel

Onlara, "Rahman'a secde edin" dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?" derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.*

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara, 'Rahman'a secde edin,' dendiği zaman, 'Rahman da neymiş? Senin bize karşı savunduğun şeye mi secde edeceğiz?' derler. Ve bu, ancak onların nefretini arttırır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama onlara "Rahma'na secde edin!" denildiği zaman, "Rahman da neymiş?" Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?" dediler; ve bu daha ziyade vahşetlerini artırdı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih "Rahmana secde edin" denildiği vakıt onlara "Rahman ne imiş? Bize emrediyorsun diye secde mi ederiz?" dediler ve daha ziyade vahşetlerini artırdı

Erhan Aktaş

Ve onlara, "Rahman'a secde edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlara, "Rahman'a secde dipnot 1 edin." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye secde mi edeceğiz?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Secde; Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olmak. Yere kapanmak

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlara, "Rahman'a tabi olun." dendiği zaman, "Rahman da neymiş? Senin bize buyurduğun her şeye tabi mi olacağız?" dediler. Bu çağrın onların nefretlerini arttırdı.

Gültekin Onan

Onlara: "Rahmana secde edin" denildiği zaman "Rahman da neymiş? Biz senin bize buyurduğuna mı secde edecek mişiz?" derler ve (bu) onların nefretini arttırır.

Hasan Basri Çantay

Onlara: "Rahmana secde edin" denildiği zaman "Rahman da neymiş? Senin bize emr edegeldiğine mi secde edeceğiz?" dediler ve (bu secde emri) onların (büsbütün imandan) ürküb uzaklaşmalarını artırdı.

İbni Kesir

Onlara: Rahman'a secde edin, denildiği zaman: Rahman da nedir? Senin bize emredegeldiğine mi secde edeceğiz? derler. Ve bu, onların nefretini arttırır.

Mehmet Alagaş

(55-60) Allah’tan başkasına tapıyorlar / ibadet ediyorlar onlara ne bir fayda veriyor ve de zarar veriyor. Kafir Rabbine sırtını dönendir. Seni uyarıcı ve müjdeci olarak gönderdik. De ki sizden, Rabbinizin yolunu sahiplenmeniz dışında bir ücret / bir ödül sual etmiyorum. Diri olanı / hiç ölmeyeni kendine vekil tayin et , Onu hamd ile üstün tut, O sana yeterlidir, kullarının günahlarından haberdardır. Semaları ve yer yüzünü ve arasındakileri altı günde yaratandır. Sonra arşa/tahta istiva edendir, Rahmandır, ne soracaksan her şeyden haberdar olana sor. Onlara Rahmana secde edin denildiğinde Rahman da neymiş dediler. Sırf siz bize emrediyorsunuz diye Rahman’a secde mi edelim? Onların nefretleri arttı / ziyadeleşti.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlara: "Rahman'a secde edin!" denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" derler ve (bu) onların (haktan) kaçıp uzaklaşmalarını arttırıverir.

Süleyman Ateş

Onlara: "Rahman'a secde edin!" dendiği zaman: "Rahman nedir? Senin bize emrettiğine secde eder miyiz hiç?" derler. Ve (bu söz), onların nefretini artırır.

Süleymaniye Vakfı

Onlara: "Rahman'a secde edin/ sadece O'nun karşısında eğilin!" dense "Rahman /iyiliği sonsuz olan da kimmiş? Senin istediğine mi secde edeceğiz!" derler. Bu, onların sadece uzaklaşmalarını artırır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara: "Rahman'a secde edin" dense "Rahman da kim? Sen istedin diye secde mi ederiz?" derler. Bu söz onların sadece nefretini artırır.

Şaban Britch

Onlara: Rahman'a secde edin denildiği zaman, “Rahman da neymiş? Biz senin bize emrettiğine mi secde edecekmişiz?" derler ve (bu,) onların (haktan) kaçıp, uzaklaşmalarını arttırıverir.

Şaban Piriş

Onlara: -Rahman'a secde edin, denildiğinde, bu onların nefretini artırarak: -Rahman da nedir? Senin bize emrettiğin şeye mi secde edeceğiz? dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Rahman'a secde edin" dendiğinde şöyle derler: "Rahman da neymiş? Senin emrettiğin şeye secde eder miyiz hiç?" Ve bu söz onların nefretini artırdı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when they -the infidels- are asked to prostrate their reason to divine revelation and to Him AL-Rahman, they insolently and defiantly ask: "Who is AL- Rahman! Shall we prostrate in reverence and submission to an object of worship just because you enjoin us to do so". Their statement accords with their actions They withdraw further and their mental attitude is an incitement to their aversion.

Abdul Haleem

Yet when they are told, ‘Bow down before the Lord of Mercy,’ they say, ‘What is the Lord of Mercy? Should we bow down before anything you command?’ and they turn even further away.

Abdullah Yusuf Ali

When it is said to them, "Prostrate to (Allah) Most Gracious!", they say, "And what is (Allah) Most Gracious? Shall we prostrate to that which thou commandest us?" And it increases their flight (from the Truth).

Abul A'la Maududi

When they are told: "Prostrate yourselves before the Merciful One," they say: "What is the Merciful One? Shall we prostrate ourselves before whomsoever you command us to prostrate?" dipnot 1 This even further increases their aversion. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This they said due to their arrogance and stubbornness just as Pharaoh had said to Prophet Moses: What is the Lord of the universe? For the disbelievers of Makkah were not unaware of the Merciful (Rahman), nor was Pharaoh unaware of the Lord of the universe. The wording of the verse itself shows that their question about the Merciful was not the result of their ignorance of Him but was due to their rebelliousness. Otherwise Allah would not have punished them for this but would have informed them politely that He Himself is Merciful. Besides this, it is well known historically that the word Rahman (Merciful) for Allah had been in common usage in Arabia since the ancient times. Please see also (E.N. 5 of Surah As-Sajdah) and (E.N. 35 of Surah Saba).
  2. metne dön, dipnot 2
    All scholars agree that here a prostration of recital (Sajdah Talawat) has been enjoined, which means that every reader and every hearer must prostrate himself on reciting or hearing the recital of this verse. According to traditions, the one who hears this verse being recited should say: Zadan Allahu khuduan - aenama - zada liladaai nufura: May Allah increase us in humility - even as - the enemies are increased in their hatred.

Aisha Bewley

When they are told to prostrate to the All-Merciful, they say, ‘And what is the All-Merciful? Are we to prostrate to something you command us to?’ And it merely makes them run away all the more.

Al-Hilali & Khan

And when it is said to them: "Prostrate yourselves to the Most Gracious (Allâh)! they say: "And what is the Most Gracious? Shall we fall down in prostration to that which you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) command us?" And it increases in them only aversion.

Ali Quli Qarai

When they are told: ‘Prostrate yourselves before the All-beneficent, ’ they say, ‘What is ‘‘the All-beneficent’’? Shall we prostrate ourselves before whatever you bid us?’ And it increases their aversion.

Amatul Rahman Omar

And when it is said to them, `Prostrate (to show submission) to the Most Gracious (God). ' They say, `What (thing) is this the Most Gracious (God)? Shall we prostrate to whatever you bid us to show submission?' So this (bidding of the Prophet to submit to the Lord) increased them in aversion (to the truth). [Prostration]

Arthur John Arberry

But when they are told, 'Bow yourselves to the All-merciful,' they say, 'And what is the All-merciful? Shall we bow ourselves to what thou biddest us?' And it increases them in aversion.

Bijan Moeinian

When they are told, "Fall prostrate before the Most Gracious (the same way that all prophets used to worship Him: Matthew 26-I King 18:Numbers 20:6 &Joshua 5:& 7:Genesis 17:3,)" they jokingly say, “What is the Most Gracious? Shall we fall down in prostration because you say so?” Thus, this invitation simply increases their rebellion.

E. Henry Palmer

And when it is said, ' Adore ye the Merciful!' they say, 'What is the Merciful? shall we adore what thou dost order us?' and it only increases their aversion.

Edip-Layth

If they are told: "Prostrate to the Gracious." They say, "What is the Gracious? Shall we prostrate to what you order us?" It increases their aversion.

George Sale

When it is said unto the unbelievers, adore the Merciful; they reply, and who is the Merciful? Shall we adore that which thou commandest us? And this precept causeth them to fly the faster from the faith.

Hamid S. Aziz

He who created the heavens and the earth, and what is between them, in six days, and then mounted the Throne; the Beneficent! Ask any one who is aware concerning Him.

Mahmoud Ghali

And when it is said to them, "Prostrate yourselves to The All-Merciful, " they have said, "And what is The All-Merciful? Shall we prostrate ourselves to what you command us?" And it has increased them in repulsion. * A prostraion is to be peformed after reading this Éayah

Marmaduke Pickthall

And when it is said unto them: Prostrate to the Beneficent! they say: And what is the Beneficent? Are we to prostrate to whatever thou (Muhammad) biddest us? And it increaseth aversion in them.

Mohamed Ahmed - Samira

When you say to them: "Bow before Ar-Rahman, " they say: "What is Ar-Rahman? Should we adore whoever you ask us to?" And their aversion increases further.

Muhammad Asad

Yet when they [who are bent on denying the truth! are told, "Prostrate yourselves before the Most Gracious. " they are wont to ask, “And [who and] what is the Most Gracious? Are we to prostrate ourselves before whatever thou biddest us [to worship]?” - and so [thy call] but increases their aversion,

Mustafa Khattab

When it is said to them, "Prostrate to the Most Compassionate," they ask ˹in disgust˺, “What is ‘the Most Compassionate’? Will we prostrate to whatever you order us to?” And it only drives them farther away.

Progressive Muslims

And if they are told: "Prostrate to the Almighty. " They Say: "And what is the Almighty Shall we prostrate to what you order us" And it increases their aversion.

Rashad Khalifa

When they are told, "Fall prostrate before the Most Gracious," they say, "What is the Most Gracious? Shall we prostrate before what you advocate?" Thus, it only augments their aversion.

Sahih International

And when it is said to them, "Prostrate to the Most Merciful," they say, "And what is the Most Merciful? Should we prostrate to that which you order us?" And it increases them in aversion.

Sam Gerrans

And when it is said to them: “Submit to the Almighty,” they say: “And what is the Almighty? Are we to submit to what thou commandest us?” And it increases them in aversion.

Shabbir Ahmed

Yet when it is said to them, "Adore the Beneficent!" They say, "What is the Beneficent? Are we to adore just what you say?" And it merely increases them in disgust.

Syed Vickar Ahamed

And when it is said to them, "You adore (Allah) the Most Gracious (Ar-Rahmán)!" They say, "And what is (Allah), the Most Gracious? Shall we adore that which you order us?" And it increases their flight (from the truth).

Taqi Usmani

And when it is said to them, "Prostrate yourselves to the RaHmān (the All-Merciful, Allah)," they say “What is RaHmān? Shall we prostrate ourselves to the one to whom you direct us?” And it increases nothing in them except aversion.

The Monotheist Group

Andif they are told: "Prostrate to the Almighty." They say: "And what is the Almighty? Shall we prostrate to what you order us?" And it increases their aversion.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 60. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 60. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Furkân suresi, 60. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩