Gâşiye suresi

Gâşiye suresi, 21. ayet

Gâşiye suresi, 21. ayet. فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ

feẕekkir innemâ ente müẕekkir.

Diyanet İşleri

Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Gâşiye 18–24 · surenin 21. ayeti / 26

Konu Öğüt ver; dönüş bizedir Gâşiye 21–26 3

  1. Gâşiye 18

    Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiştir!

  2. Gâşiye 19

    Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmişlerdir!

  3. Gâşiye 20

    Yeryüzüne bakmıyorlar mı, nasıl yayılmıştır!

  4. 21

    Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

  5. Gâşiye 22

    Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.

  6. Gâşiye 23–24

    (23-24) Ancak, kim yüz çevirir, inkar ederse, Allah onu en büyük azaba uğratır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 21–22. ayetler için yazılmıştır.

21-22. “O halde sen öğüt ver! Zaten sen ancak bir öğüt vericisin.” İnsanlara öğüt ver, onları korkutup uyar ve müjdele! Çünkü sen, insanları Allah’ın yoluna davet etmek, onlara öğüt vermek üzere gönderildin. Onların üzerine musallat edilmiş bir zorba olarak gönderilmedin. Amellerinin bekçisi de değilsin.

Sen üzerine düşeni yerine getirdikten sonra artık gerisine aldırma; zira bundan sonra senin kınanman söz konusu değildir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sen onları (imana zorlayacak) bir zorba değilsin. O halde sen Benim tehdidimden korkanlara Kur’ân ile öğüt ver.” (Kâf, 50/45)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Sen onlara nasihat et ve Allah’ın azabından korkut! Şüphesiz sen, ancak nasihat edersin. Senden yalnızca onlara öğüt vermen istenir. Fakat iman etmeye muvaffak kılınmaları yalnızca Allah Teâlâ’nın elindedir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَذَكِّرْ fezekkir öğüt ver kök: ذكر
  2. إِنَّمَآ innema çünkü ancak
  3. أَنتَ ente sen
  4. مُذَكِّرٌۭ muzekkirun öğüt verensin kök: ذكر

Keşif

Bu ayet neyle ilişkili

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

İmdi sen (ey peygamber) hatırlat! Çünkü sen sadece bir hatırlatıcısın;

Muhammed Esed

İşte böyle, (ey Peygamber,) onlara öğüt ver; senin görevin yalnız öğüt vermektir:

Ahmed Hulusi

HATIRLAT; çünkü sen ancak bir hatırlatıcısın (hakikatlerini hatırlatmak için irsal oldun)!

Ali Bulaç

Artık sen, öğüt verip hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın.

Ali Özek ve heyeti

O halde (Rasûlüm!) öğüt ver. Sen ancak öğüt vericisin.

Ali Rıza Safa

Artık, hatırlat! Sen, yalnızca hatırlatıcısın.

Bayraktar Bayraklı

Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

Edip Yüksel

Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haydi öğüt ver, sen şimdi yalnızca bir öğütçüsün!

Elmalılı Hamdi Yazır

haydi ıhtar et; sen şimdi sırf bir öğütçüsün

Erhan Aktaş

Öğüt ver; sen yalnızca öğüt vericisin.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Öğüt ver; sen yalnızca öğüt vericisin.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Öğüt ver; sen yalnızca öğüt vericisin.

Gültekin Onan

Artık sen, öğüt verip hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) sen hemen (onlara Allahın ni'metlerini, tevhid delillerini) hatırlat. Sen ancak bir hatırlatıcısın.

İbni Kesir

Öğüt ver, çünkü sen; ancak bir öğütçüsün.

Mehmet Alagaş

(1-26) Sarıp örtecek olanın / gaşiye’nin hadisenin haberi sana geldi mi? O gün yüzler durgundur, çalışmıştır, yorgundur. Kızgın ateşte yanarlar, çok kızgın gözeden su içirilirler, kuru acı dikenden başka yemek yoktur , beslemez ve açlığa faydası yoktur, yüzler vardır o gün nimet içinde mutludur, çalışmalarından hoşnutturlar / razıdırlar, yüce cennettedirler, orada boş söz işitmezler, orada akan bir göze vardır , yükseltilmiş yataklar, konulmuş kadehler sıralanmış kırlentler, yayılmış kilimler / halılar. Devenin nasıl yaratıldığına bakmıyorlar mı? Sema nasıl yükseltilmiş, dağlar nasıl sabitlenmiş, Arz nasıl da döşenmiş bakmıyorlar mı? Hatırlat sen muhakkak ki hatırlatıcısın sen onlara masal anlatmıyorsun, y üz çeviren ve yok sayanlara gelince Allah onlar ı, büyük bir azapla azaplandıracaktır , geri d önüşünüz / iyabınız bizedir, onların hesapları da kesinlikle bize aittir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık sen öğüt ver! Sen ancak bir öğüt vericisin.

Süleyman Ateş

Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.

Süleymaniye Vakfı

Öyleyse sen doğru bilgi ver dipnot 1 /Kur'an'ı anlat! Sen sadece doğru bilgi vermekle görevlisin. dipnot 2

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Zikir, bağlantılarıyla birlikte düşünülüp öğrenilen doğru bilgi, o bilgiyi kullanıma hazır tutmak, akla veya dile getirmektir (Müfredat). Doğru bilginin kaynağı Allah'ın ayetleridir. Bunlar, yaratılan ayetler ve indirilen ayetler olmak üzere iki türlüdür. Her birinden elde edilen doğru bilgi zikirdir (Enbiya 21/24, En'am 6/80). İnsanı, sadece bu bilgi tatmin eder. (Ra'd 13/28). Allah'ı zikretmek; onu, kitabını ve yarattığı ayetleri dikkate almak, akıldan çıkarmamak ve onların üzerine düşünmektir. İnsan, bunlardan bildiği kadarıyla sorumludur (Bakara 2/209).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öyleyse sen doğru bilgi ver (Kur'an'ı tebliğ et); senin görevin sadece bilgi vermektir.

Şaban Britch

Hatırlat! Sen ancak uyarıcısın.

Şaban Piriş

-Hatırlat/uyar! Sen ancak uyarıcısın.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

You just continue to exhort the people, for you are here to put them in mind of Allah

Abdul Haleem

So [Prophet] warn them: your only task is to give warning,

Abdullah Yusuf Ali

Therefore do thou give admonition, for thou art one to admonish.

Abul A'la Maududi

So render good counsel, for you are simply required to counsel,

Aisha Bewley

So remind them! You are only a reminder.

Al-Hilali & Khan

So remind them (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) - you are only one who reminds.

Ali Quli Qarai

So admonish—for you are only an admonisher,

Amatul Rahman Omar

Keep on admonishing (them even if they insist on shutting their eyes), so your duty is one of an admonisher.

Arthur John Arberry

Then remind them! Thou art only a reminder;

Bijan Moeinian

O’ Mohammad, make them open their eyes as your only job is to be a reminder.

E. Henry Palmer

But remind: thou art only one to remind;

Edip-Layth

So remind, for you are but a reminder.

George Sale

Wherefore warn thy people; for thou art a warner only:

Hamid S. Aziz

Therefore, remind them: for you are only one to remind;

Mahmoud Ghali

So remind them! Surely you are only a constant Reminder;

Marmaduke Pickthall

Remind them, for thou art but a remembrancer,

Mohamed Ahmed - Samira

Remind them; you are surely a reminder.

Muhammad Asad

And so, [O Prophet,] exhort them; thy task is only to exhort:

Mustafa Khattab

So, ˹continue to˺ remind ˹all, O  Prophet˺, for your duty is only to remind.

Progressive Muslims

So remind, for you are but a reminder.

Rashad Khalifa

You shall remind, for your mission is to deliver this reminder.

Sahih International

So remind, [O Muúammad]; you are only a reminder.

Sam Gerrans

So remind thou; thou art but one reminding,

Shabbir Ahmed

(This is some evidence, O Messenger!) Remind them, for you are one to remind.

Syed Vickar Ahamed

Therefore you (O Prophet) give Guidance: For you are the one to guide.

Taqi Usmani

So, (O Prophet,) keep on preaching; you are only a preacher.

The Monotheist Group

So remind, for you are but a reminder.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Gâşiye suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩