Diyanet İşleri
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
Hicr suresi
Hicr suresi, 10. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ
veleḳad erselnâ min ḳablike fî şiye`i-l'evvelîn.
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar Hicr 1–15 3
"Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!"
Biz, melekleri ancak hak ve hikmete uygun olarak indiririz. O zaman da onlara mühlet verilmez.
Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Ey Muhammed! Andolsun, senden önceki topluluklara da peygamber gönderdik.
Onlar kendilerine gelen her peygamberle alay ediyorlardı.
Aynı şekilde (onların tutumlarına uygun olarak) biz onu suçluların kalbine sokarız.
Önceki milletlerin (helakine dair Allah'ın) kanunu geçmiş iken onlar buna (Kur'an'a) inanmazlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. Allah azze ve celle Peygamberine, müşrikler kendisini yalanladığı için şöyle hitap etmektedir: Bu yalanlama önceki ümmetlerin ve geçmiş nesillerin âdeti idi. “Andolsun ki senden önce de geçmiş topluluklara peygamberler gönderdik.” Yani çeşitli kesimlerine ve fırkalarına rasuller gönderdik.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Kesinlikle senden önce de geçmiş kâfir topluluklara peygamberler gönderdik ve onlar da peygamberlerini yalanladılar. Ümmetinin seni yalanlamasında (yalanlanan) ilk peygamber değilsin.
Aynı kök: شيع (12 geçiş)
De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da sizi grup grup birbirinize düşürmeğe ve kiminizin…
Aynı kök: شيع (12 geçiş)
Şu dinlerini parça parça edenler ve kendileri de grup grup ayrılmış olanlar var ya, (senin) onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi ancak Allah'a…
Aynı kök: شيع (12 geçiş)
Sonra her bir topluluktan, Rahman'a karşı en isyankar olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki senden önceki milletler arasında da (elçiler) göndermiştik.
Doğrusu (Ey Peygamber), senden önce de geçip gitmiş topluluklara (elçiler) göndermiştik.
Gerçek şu ki, (ey Peygamber,) senden önce de gelip geçmiş ayrı ayrı topluluklara (elçiler) gönderdik;
Andolsun, senden önceki, aynı inancı paylaşan ilk toplumlar içinde de (Rasuller) irsal ettik.
Andolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.
Andolsun, senden önceki milletler arasında da elçiler gönderdik.
Gerçek şu ki, senden önce de uluslara gönderdik.
Andolsun ki senden önce gelip geçmiş topluluklararasından peygamberler gönderdik.
Senden önce, geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.
Senden önce, geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.
Yüceliğime andolsun ki, senden önce, geçmiş topluluklar içinden de peygamberler gönderdik.
Celalim hakkı için senden önce evvelkilerin şiaları içinde de Resuller gönderdik
Ve ant olsun ki senden önceki geçmiş topluluklara da gönderdik. dipnot 1
Ve ant olsun ki senden önceki geçmiş topluluklara da gönderdik dipnot 1 .
Ve ant olsun ki senden önceki geçmiş topluluklara da gönderdik dipnot 1 .
Andolsun, senden önce geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.
Andolsun, senden mukaddem (gelen) önceki ümmetler içinde de (peygamberler) göndermişizdir.
Andolsun ki; senden önce çeşitli milletler içinde de peygamberler göndermiştik.
(1-25) Elif Lâm Râ, bunlar kitabın ve apaçık okunanın / kuranın ayetleridir , nice zaman sonra kafirler keşke teslim olsaydık / Müslüman olsaydık diye arzu edecekler. Sal onları , yesinler tüketsinler emelleri / kişisel hedefleri onları oyalasın dursun, ilerde bilecekler. Biz memleketleri bilenen bir kitapları ol madan yok etmedik / helak etmedik, hiçbir topluluk süresinin önüne ne geçemez ne de erteleyemez. Dediler ki Ey kendis ine hatırlatma indirilen kişi , sen kesin ola rak cinlenmişsin / mecnunsun, eğer sen sözüne bağlı isen bize melek getirsen ya, melekler sadece gerçek olarak inerler ve o zamanda onlar bekletilenlerden olmazlar (Melekler b oş gelmezler azaplı gelirler) biz mu hakkak ki hatırlatıcıyı indiriyoruz ve kesinlikle onu da biz koruyacağız. Kesin olan şu ki, biz, senden önce, evvelki takipçilere de / şiaya da gönderdik, onlar ise elçilerden gelenlerle sadece alay ettiler , böylelikle Onu (Alay etmeyi) suçluların kalbine sokarız, Ona / Resule inanmazlar, kesinlikle evvelkilerin de iş yapış şekli / sünneti buydu. Gökten üzerlerine kapı açsak da ve de onlar gölgelenerek oraya yükselseler bile yine de bakışlarımız sarhoşladı, doğrusu bizler büyülenmiş / sihirlenmiş kavimiz derler. Kesin olan şu ki, gökte burçlar / kuleler / kaleler / takım yıldızları yaptık onları bakanlar için süsledik / ziynetlendirdik, Taş atılmış / recm edilmiş şeytandan da onu koruduk, ancak kim, işitme hırsızlığı yaparsa, apaçık yanan bir yıldız onu da kovalar. Arzı da yayıp uzatarak döşedik, oraya sabiteler attık, orada ölçülü bir şekilde her şeyden bitki yetiştirdik, sizin için ve de henüz kendilerini rızıklandıramadığı nız kimseler için orada geçimlik malzemeler / iaşeler yaptık, hiçbir şey yok ki onun üretilip depolandığı yeri / hazinesi yanımızda olmasın ve biz onu da ancak bilinen bir ayar üzere / takdir üzere indiririz. Aşılama amaçlı rüzgâr göndeririz, gökten su indiririz, onunla sizi sularız, depolandıkları yeri / hazinelerini tutan sizler değilsiniz. (Bulut hazinesi) Kesinlikle biz, diriltiyor ve öldürüyoruz, mirasçılar / varisler de bizleriz. Kesin olan şu ki, sizden kimler öne geçmek / öne alınmak istiyor, biliyoruz kim de ertelenmek / sonraya bırakılmak istiyor onu da biliyoruz. Muhakkak ki Rabbin onları bir araya toparlayacaktır ve kesinlikle O, yargıçtır / hâkimdir, bilendir / alimdir.
Kesinlikle senden önce de, geçmiş toplumlara rasûller göndermiştik.
Andolsun, senden önceki milletlerin kolları içine de elçiler gönderdik.
Senden önceki topluluklara da elçiler gönderdik dipnot 1 .
Senden önceki insan topluluklarına da elçiler gönderdik.
Senden önce geçmiş milletlere de rasûller göndermiştik.
Senden önce de geçmiş toplumlara elçiler göndermiştik.
Yemin olsun ki, senden öncekilerin o ilk kümeleri içine de nebiler gönderdik biz!
We sent Messengers before you O Muhammad to the various sects of the distant past who were adherents of different systems of faith and worship.
We sent messengers among the various communities of old,
We did send messengers before thee amongst the religious sects of old:
(O Muhammad), certainly We did send Messengers before you among the nations which have gone by.
We sent Messengers before you among the disparate groups of previous peoples.
Indeed, We sent (Messengers) before you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) amongst the sects (communities) of old.
Certainly We sent [apostles] before you to former communities,
Indeed, We sent (Messengers) before you to the sects of the former peoples,
Indeed, We sent Messengers before thee, among the factions of the ancients,
O’ Mohammad,
And we sent before thee among the sects of those of yore.
We have sent before you to the factions of old.
We have heretofore sent apostles before thee, among the ancient sects:
We, verily, sent Messengers before you among the sects of men in past ages.
And indeed We sent (Messengers) even before you among the sects of the earliest (people).
We verily sent (messengers) before thee among the factions of the men of old.
We had also sent apostles to people of earlier persuasions.
AND, INDEED, [O Prophet,] even before thy time did We send [Our apostles] unto communities of old -
Indeed, We sent messengers before you ˹O Prophet˺ among the groups of early peoples,
And We have sent before you to the groups of old.
We have sent (messengers) before you to the communities in the past.
And We had certainly sent [messengers] before you, [O Muúammad], among the sects of the former peoples.
And We sent before thee, among the sects of the former peoples,
And indeed (O Prophet) even before your time We sent Messengers to the communities.
And indeed, We sent (messengers) before you from the religious people of earlier communities:
We did send the messengers before you among the groups of earlier peoples.
AndWe had sent before you, among the groups of old.