Diyanet İşleri
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Hicr suresi
Hicr suresi, 26. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ
veleḳad ḫalaḳne-l'insâne min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs Hicr 26–44 3
Hiç şüphesiz biz diriltir, biz öldürürüz ve biz (her şeye gerçek) varisleriz
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sonraya kalanları da.
Şüphesiz senin Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim zaman, onun için hemen saygı ile eğilin" demişti.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
26. “Andolsun ki biz insanı” yani Âdem aleyhisselam’ı “balçık halindeyken kurumuş bir çamurdan yarattık.” Yani kurumuş ve tıpkı çömlek gibi ses çıkaracak hale gelmiş bir çamurdan yarattık. “Balçık” ise uzun süre kaldığından dolayı rengi ve kokusu değişmiş çamur demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz Âdem’i oyulup, kazınması halinde ses çıkaran kuru bir çamurdan yarattık. Onun yaratıldığı bu çamur, çok uzun beklemesi sebebiyle rengi kara, kokusu değişmiş bir çamurdu.
Aynı kök: صلصل (4 geçiş) · Aynı kök: حما (4 geçiş) · Aynı kök: سنن (21 geçiş)
(28-29) Hani Rabbin meleklere, "Ben kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş balçıktan bir insan yaratacağım. Onu düzenleyip içine ruhumdan üflediğim…
Aynı kök: صلصل (4 geçiş) · Aynı kök: حما (4 geçiş) · Aynı kök: سنن (21 geçiş)
İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."
Aynı kök: صلصل (4 geçiş) · Aynı kök: انس (97 geçiş)
Allah, insanı pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı.
Aynı kök: حما (4 geçiş)
Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) bir kavim gördü. "Ey Zülkarneyn! Ya (onları)…
Aynı kök: سنن (21 geçiş)
Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.
Aynı kök: سنن (21 geçiş)
Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin yollarını göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir,…
Aynı kök: سنن (21 geçiş)
Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir. Yaralar da kısasa tabidir. Kim de…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki biz insanı (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.
Doğrusu Biz insanı süzme, kurumuş, ses veren bir balçık türünden özgün bir biçim almaya elverişli, tabiatı değiştirilmiş, koyu ve yoğun çamur nevi bir şeyden yarattık.
Gerçek şu ki, Biz insanı ses veren balçıktan, biçim verilebilir, özlü, kara bir balçıktan yarattık.
Andolsun ki, biz insanı dönüşüp gelişen hücresel yapıdan (toprak + su + hava) halkettik.
Andolsun, insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Andolsun biz insanı, (pişmiş) kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.
Gerçek şu ki, insanı, kiremit gibi pişmiş çamurdan; biçimlendirilmiş balçıktan yarattık. dipnot 189
Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş kara balçıktan yarattık.
İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık. dipnot 1
İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık.
Gerçekten Biz, insanı kuru bir çamurdan, biçimlendirilmiş bir balçıktan yarattık.
Filhakika biz insanı bir "salsal" den, mesnun bir balçıktan yarattık
Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.
Ant olsun ki; Biz, insanı salsalinden dipnot 1 , dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.
Ant olsun ki; Biz, insanı kuru bir çamurdan, dönüşüme uğramış bir balçıktan yarattık.
Andolsun insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, suuretlenmiş bir balçıkdan yaratdık.
Andolsun ki Biz; insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.
(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.
İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.
Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.
Biz (ilk) insanı dipnot 1 kurumuş bir çamurdan, şekillendirilmiş kokulu kara balçıktan yarattık dipnot 2 .
Biz o insanı dipnot 1 kurumuş, yıllanıp kokuşmuş kara balçıktan yarattık.
İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.
İnsanı, kuru bir çamurdan, olgunlaşmış bir balçıktan yarattık.
Yemin olsun, biz insanı; kuru çamurdan, değişken, cıvık bir balçıktan yarattık.
And We created man from dried clay, a product of dark modelling clay that has been polished.
We created man out of dried clay formed from dark mud-
We created man from sounding clay, from mud moulded into shape;
Surely We brought man into being out of dry ringing clay which was wrought from black mud, dipnot 1
We created mankind out of dried clay formed from fetid black mud.
And indeed, We created man from dried (sounding) clay of altered mud.
Certainly We created man out of a dry clay [drawn] from an aging mud,
Surely, We created human being from dry ringing clay, (transformed) from black mud moulded into shape.
Surely We created man of a clay of mud moulded,
I created man from an aged mud (like the one used in the pottery. )
And we did create man from crackling clay of black mull wrought in form.
We have created the human being from hardened clay of aged mud.
We created man of dried clay, of black mud, formed into shape:
And We did create man from potter's (or sound emitting) clay of black mud wrought into form.
And indeed We already created man of dry clay of mud modeled.
Verily We created man of potter's clay of black mud altered,
Man We fashioned from fermented clay dried tingling hard,
AND, INDEED, We have created man out of sounding clay, out of dark-slime transmuted
Indeed, We created man from sounding clay moulded from black mud.
And We have created man from a clay hardened and shaped.
We created the human being from aged mud, like the potter's clay.
And We did certainly create man out of clay from an altered black mud.
And We created man from sounding clay, from dark slime transmuted.
And, indeed, We created man from sounding clay, out of dark inorganic matter. (37:11).
And indeed, We created man from dried clay (earth) that is capable of making sounds, from mud cast into shapes;
Indeed We created man from a ringing clay made of decayed mud.
AndWe have created man from a sludge from hot sediment.