Diyanet İşleri
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
Hicr suresi
Hicr suresi, 34. ayet. قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ
ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs Hicr 26–44 3
Ancak İblis, saygı ile eğilenlerle beraber olmaktan kaçındı.
Allah, "Ey İblis! Saygı ile eğilenlerle beraber olmamandaki maksadın ne?" dedi.
İblis dedi ki: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş balçıktan yarattığın insan için saygı ile eğilemem."
(34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.
İblis: "Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver" dedi.
(37-38) Allah da, "O halde, sen vakti (yalnızca benim tarafımdan) bilinen güne (kıyamete) kadar mühlet verilenlerdensin" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 34–35. ayetler için yazılmıştır.
34-35. Yüce Allah da küfrüne ve büyüklenmesine karşılık bir ceza olmak üzere: “Buyurdu ki: “O halde çık oradan. Çünkü sen (artık) kovulmuş” yani her türlü hayırdan uzaklaştırılmış “birisin. Ve lanet” yani yergi, ayıplama ve Allah’ın rahmetinden uzak kalış “hesap gününe kadar da senin üzerinde olacaktır.” Bu ve benzeri ayetlerde onun, küfrü üzere devam edip gideceğine, hayırdan uzak kalışının sürekli olacağına delil vardır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah, İblis'e şöyle dedi: "Cennetten çık git. Artık sen kovuldun.''
Aynı kök: رجم (14 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem
Allah, şöyle dedi: "Öyle ise çık oradan (cennetten), çünkü sen kovuldun."
Aynı kök: رجم (14 geçiş)
Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını…
Aynı kök: رجم (14 geçiş)
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Aynı kıssa: Hz. Âdem
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Allah) şöyle demişti: "Çık oradan! Şüphesiz ki sen kovuldun. dipnot 1
(Allah) "Öyleyse çık git bu makamdan!" dedi, "Çünkü sen kendi kendini aşağıladın!
"Çık git öyleyse bu (meleki makam)dan!" diye buyurdu O; "Çünkü, sen artık kovulmuş birisin!
Buyurdu: "O halde çık oradan! Muhakkak ki sen racimsin (tard edilmiş, taşlanmış). "
Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş bulunmaktasın."
Allah şöyle buyurdu: Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!
Dedi ki: "Öyleyse çık oradan. Artık, kesin olarak kovuldun!"
Allah şöyle buyurdu: "Öyle ise oradan çık! Artık kovuldun!"
"Öyleyse çık oradan; sen kovuldun!" dipnot 1
(Tanrı:) 'Öyleyse çık oradan; sen kovuldun!'
Allah: "O halde çık oradan; çünkü sen, artık kovulmuşsundur!
O halde, dedi: çık oradan çünkü sen racimsin
Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.
Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.
Allah: "Çık oradan! Sen kesinlikle kovulmuş birisin." dedi.
Dedi ki: "Öyleyse ondan (cennetten) çık, çünkü sen kovulmuş bulunmaktasın."
(Cenab-ı Hak) şöyle buyurdu: "O halde çık buradan. Çünkü sen artık koğulmuşsundur".
Buyurdu ki: Öyleyse çık oradan. Sen, artık kovulmuş birisin.
(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.
Allah dedi ki: Öyleyse ''Cennet'ten çık git. Sen artık kovuldun!.''
(Allah): "Öyleyse çık oradan (meleklerin içinden çık), dedi, çünkü sen kovuldun!"
Allah dedi ki "Madem öyle, çık oradan! Artık sen kovuldun dipnot 1 .
Allah dedi ki "Çık oradan! Sen taşlanacaksın.
Öyleyse o Cennet'ten çık, sen kovuldun! dedi.
- Defol oradan, sen kovuldun! dedi.
Buyurdu: "Öyleyse çık oradan, çünkü kovuldun."
"Then get out of hence", Allah said, " you are dismissed and accursed".
‘Get out of here!’ said God. ‘You are an outcast,
(Allah) said: "Then get thee out from here; for thou art rejected, accursed.
The Lord said: "Then get out of here; you are rejected,
He said, ‘Get out from here, you are accursed.
(Allâh) said: "Then, get out from here, for verily, you are Rajîm (an outcast or a cursed one)." [Tafsîr At-Tabarî]
He said, ‘Begone hence, for you are indeed an outcast,
(Lord) said, `(If it is so) then get out from this (state), for, surely, you are rejected.
Said He, 'Then go thou forth hence; thou art accursed.
I said: "Get out of here; you are now an outcast. "
He said, 'Then get thee forth therefrom, and, verily, thou art to be pelted!
He said, "Exit from here, you are cast out."
God said, get thee therefore hence; for thou shalt be driven away with stones:
He said, "Then get you forth from hence, for verily, you are an outcast (rejected, accursed, pelted).
Said He, "Then get out (Literally: go out) of it; so, surely you are outcast.
He said: Then go thou forth from hence, for lo! thou art outcast.
"Go hence, execrable," (said the Lord), "from this place,
Said He: "Go forth, then, from this [angelic state]: for, behold, thou art [henceforth] accursed,
Allah commanded, "Then get out of Paradise, for you are truly cursed.
He said: "Exit from here, you are cast out. "
He said, "Therefore, you must get out; you are banished.
[ Allah ] said, "Then get out of it, for indeed, you are expelled.
He said: “Then go thou forth from it, for thou art accursed.
God said, "Go forth then, from here! You are dismissed forthwith. "
(Allah) said: "Then you get out from here; For (this) verily, you are an outcaste and cursed.
He said, "Then, get out of here, for you are an outcast,
He said: "Exit from here, you are cast out."