Hûd suresi

Hûd suresi, 91. ayet

Hûd suresi, 91. ayet. قَالُوا۟ يَٰشُعَيْبُ مَا نَفْقَهُ كَثِيرًا مِّمَّا تَقُولُ وَإِنَّا لَنَرَىٰكَ فِينَا ضَعِيفًا وَلَوْلَا رَهْطُكَ لَرَجَمْنَٰكَ وَمَآ أَنتَ عَلَيْنَا بِعَزِيزٍ

ḳâlû yâ şu`aybü mâ nefḳahû keŝîram mimmâ teḳûlü veinnâ lenerâke fînâ ḍa`îfâ. velevlâ rahṭuke leracemnâk. vemâ ente `aleynâ bi`azîz.

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 88–94 · surenin 91. ayeti / 123

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3

  1. Hûd 88

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."

  2. Hûd 89

    "Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."

  3. Hûd 90

    "Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."

  4. 91

    Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

  5. Hûd 92

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır."

  6. Hûd 93

    "Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım. Rezil edici azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum."

  7. Hûd 94

    (Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

91. Onlar, Şuayb’ın verdiği öğütlerden, yaptığı nasihatlardan usanarak: “Senin söylediklerinden birçoğunu anlamıyoruz” dediler. Bu ise söylediklerini nefretle karşılamaları ve ondan hoşlanmamalarından dolayıdır. “Hem biz seni aramızda gerçekten güçsüz görüyoruz.” Sen büyüklerden ve liderlerden değilsin. Aksine sen alt tabakadaki zayıf kimselerdensin. “Eğer senin aşiretin” cemaatin ve kabilen “olmasaydı seni taşa tutardık. Sen bizim gözümüzde değerli bir kimse değilsin.” Senin bizim kalbimizde herhangi bir kıymetin, gözümüzde herhangi bir saygınlığın yoktur. Biz sana ilişmemekle senin kabilene saygı göstermiş oluyoruz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şuayp -aleyhisselam-'ın kavmi O'na şöyle dedi: Ey Şuayb! Senin getirdiklerinin çoğunu anlamıyoruz ve gözüne isabet eden rahatsızlıktan ve körlükten dolayı da seni, içimizde cidden zayıf (aciz) olarak görüyoruz! Eğer senin aşiretin bizim milletimizden olmasaydı seni mutlaka taşlayarak öldürürdük. Sen bizden üstün değilsin ki, seni öldürmekten korkup sakınalım. Biz seni ancak, senin aşiretine karşı olan saygıdan dolayı bıraktık.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu dediler ki kök: قول
  2. يَـٰشُعَيْبُ ya şuaybu Şuayb
  3. مَا ma
  4. نَفْقَهُ nefkahu biz anlamıyoruz kök: فقه
  5. كَثِيرًۭا kesiran çoğunu kök: كثر
  6. مِّمَّا mimma şeylerin
  7. تَقُولُ tekulu senin söylediğin kök: قول
  8. وَإِنَّا ve inna ve biz
  9. لَنَرَىٰكَ lenerake seni görüyoruz kök: راي
  10. فِينَا fina içimizde
  11. ضَعِيفًۭا ۖ deiyfen güçsüz kök: ضعف
  12. وَلَوْلَا velevla şayet
  13. رَهْطُكَ rahtuke yakın çevren olmasaydı kök: رهط
  14. لَرَجَمْنَـٰكَ ۖ leracemnake seni taşlardık kök: رجم
  15. وَمَآ ve ma ve yoktur
  16. أَنتَ ente senin
  17. عَلَيْنَا aleyna bize karşı
  18. بِعَزِيزٍۢ biazizin bir üstünlüğün kök: عزز

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رهط (3 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: عزز (120 geçiş)

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: رهط (3 geçiş)

    Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

  • Aynı kök: رجم (14 geçiş)

    Onu doğurunca, "Rabbim!" dedi, "Onu kız doğurdum." -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- "Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını…

  • Aynı kök: رجم (14 geçiş)

    Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.

  • Aynı kök: رجم (14 geçiş)

    (34-35) Allah, "Öyleyse çık oradan, çünkü sen kovuldun. Şüphesiz hesap gününe kadar lanet senin üzerinedir" dedi.

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Medyenliler) şöyle demişti: "Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Kabilen olmasaydı seni mutlaka kovardık. dipnot 1 Sen asla bize göre güçlü değilsin." dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Burada geçen [raht] kelimesi sayısı "üç ilâ on kişi arasında" olmak üzere, "akraba, kabile, hısım" anlamına gelmektedir. İnkârcılar Hz. Şuayb'ın yakınlarının hatırını saydıklarını belirtmişlerdi. Onların hatırını neden saydıklarıyla ilgili bilgi verilmemektedir. Belki onlar da kendileri gibi inandıkları için veya özel hatır ilişkileri bulunduğu için onlarla ilgili bir ifade kullanmış olabilirler.
  2. metne dön, dipnot 2
    İnançsız olanların peygamberlere karşı takındığı ortak tavır gereği, burada da bir tehdit söz konusu edilmektedir. Yâsîn 36:18'deki gibi, peygamberler tebliğden vazgeçmezlerse, kendilerini taşlayacaklarını söylemekteydiler. Üstelik [le racemnâke] ve benzer ifadelerde baştaki [lâm/le] harfi anlamı pekiştirmektedir. Söylenmek istenen, onların bu tehditlerinde kararlı olduklarıdır. Medyenliler Hz. Şuayb'ın beraberindekilere de aynı tehditleri savurmuşlardı. Çünkü onun muhatapları arasında inanmayanlar çoğunlukta olsalar da içlerinde inananlar da vardı. Zira A‘râf 7:87'de de belirtildiği gibi Hz. Şuayb onlara yönelik tevhid çizgisindeki kararlılığını ifade etmiştir.

Mustafa İslamoğlu

"Ey Şuayb!" dediler, "Senin söylediklerinden bir çoğunu anlamıyoruz; üstelik biz, aramızdaki konumunun ne kadar zayıf olduğunun da farkındayız: eğer ailen(den hatırını saydıklarımız) olmasaydı, seni mutlaka taşa tutardık; zira sen bizden hiç de güçlü ve üstün değilsin."

Muhammed Esed

(Fakat soydaşları o'na:) "Ey Şuayb! Söylediklerinden pek bir şey anlamıyoruz" dediler, "ayrıca aramızda ne kadar zayıf olduğunun da açıkça farkındayız; eğer ailen olmasaydı seni mutlaka öldüresiye taşlardık! Öyle ya, bizim üstümüzde bir gücün, bir nüfuzun yok ki!"

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Ya Şuayb. . . Biz senin dediklerinden birçoğunu anlamıyoruz! İşin doğrusu seni içimizde zayıf konumda görüyoruz. . . Eğer arkanda saydığımız aşiretin olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük! Sen bize galebe çalacak durumda değilsin. "

Ali Bulaç

"Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz 'kavrayıp anlamıyoruz'. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."

Ali Özek ve heyeti

Dediler ki: Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf (âciz) görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin.

Ali Rıza Safa

"Ey Şuayb!" dediler; "Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Aslında, seni, aramızdaki güçsüz birisi olarak görüyoruz. Yakın çevren olmasaydı, kesinlikle seni taşlardık. Zaten bize karşı bir üstünlüğün yok!"

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve içimizde seni cidden zayıf görüyoruz! Eğer kabilen olmasa, seni mutlaka taşlayarak öldürürüz. Sen bizden üstün değilsin."

Edip Yüksel

"Şuayb" dediler, "Senin söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz, seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık/kovardık. Senin bize karşı herhangi bir üstünlüğün yoktur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

"Şuayb" dediler, "Senin söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Üstelik biz, seni aramızda güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık/kovardık. Senin bize karşı herhangi bir üstünlüğün yoktur."

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Şu'ayb, biz senin söylediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve aramızda seni gerçekten güçsüz buluyoruz. Eğer senin yakınlarından beş on kişi olmasaydı, kesinlikle seni taşlayarak öldürürdük. Senin bizim için hiçbir önemin yok! dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya Şuayb! dediler: biz senin dediklerinin çoğunu iyi anlamıyoruz ve her halde biz seni içimizde pek zaıyf buluyoruz, eğer taallukatından beş on kişi olmasa idi mutlak seni recmederdik, senin bize karşı hiç bir ehemmiyetin yok.

Erhan Aktaş

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz, biz, seni içimizde güçsüz görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni taşlardık. Esasen sen değerli biri de değilsin."

Gültekin Onan

"Ey Şuayb" dediler. "Senin söylediklerinin çoğunu biz kavrayamıyoruz. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin."

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Ey Şuayb, biz senin söylemekde olduğundan bir çoğunu iyice anlamıyoruz. Seni de içimizden cidden zaif görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı muhakkak ki seni taşla öldürürdük. Sen bizden üstün bir şeref saahibi değilsin ki..."

İbni Kesir

Dediler ki: Ey Şuayb; söylediklerinin çoğunu anlamıyor ve seni aramızda cidden zayıf görüyoruz. Taraftarların olmasaydı, seni taşlardık. Esasen sen, bizim yanımızda şerefli kimse de değilsin.

Mehmet Alagaş

(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dediler ki: ''Ey Şuayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin.''

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ey Şu'ayb, senin söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz, biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Kabilen olmasaydı seni mutlaka taşla(yarak öldürü)rdük! Senin bizim yanımızda hiçbir değerin yoktur!"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. İyi biliyoruz ki sen aramızda zayıf birisin. Eğer mensup olduğun grup dipnot 1 olmasaydı seni kesinlikle taşa tutardık. Sen bizden güçlü ve şerefli de değilsin!"

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şuayb aleyhisselamın Medyen rahibi olduğu Tevrat'ta bildirilmektedir (Mısır'dan Çıkış 18:1). İsrailoğulları içindeki rahipler/kohenler, Harun aleyhisselamın soyundan gelen ve özel dini görevleri olan değerli bir gruptur. Burada Şuayb aleyhisselama zarar vermekten çekinmelerini sağlayan, kohenlerden olması olmalıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dediler ki "Bak Şuayb! Söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Bizim gözümüzde sen gerçekten çok zayıfsın. Eğer ailen olmasaydı seni taşa tutardık. Bizim yanımızda senin bir gücün yoktur!"

Şaban Britch

Ey Şuayb! Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz, senin aramızda zayıf olduğunu görüyoruz, dediler. Eğer kabilen olmasaydı seni taşa tutardık, dediler. Yoksa bizim yanımızda hiç bir değerin de yok, dediler.

Şaban Piriş

-Ey Şuayb, Biz, senin söylediklerinin çoğunu anlamıyoruz ve biz, senin aramızda zayıf olduğunu görüyoruz. Eğer taraftarların olmasaydı seni taşa tutardık. Zaten senin bizim gözümüzde hiç bir değerinde yok, dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ey Şuayb! Söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz. Ve biz seni aramızda zayıf bir adam olarak görüyoruz. Hani kabilen olmasa, kafanı taşla ezivereceğiz. Senin bize karşı hiçbir üstünlüğün yok."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Thus still they said to him: "We can hardly, O Shuaib, grasp with the mind the comprehension you have of Allah, nor do we understand much of your discourse". " In fact we do see that among us, you are but a man wanting in strength and not at all influential, and were it not for your family, we would have pelted you with stones and you are not very strong to prevail against us."

Abdul Haleem

They said, ‘Shuayb, we do not understand much of what you say, and we find you very weak in our midst. But for your family, we would have stoned you, for you have no great status among us.’

Abdullah Yusuf Ali

They said: "O Shu'aib! much of what thou sayest we do not understand! In fact among us we see that thou hast no strength! Were it not for thy family, we should certainly have stoned thee! for thou hast among us no great position!"

Abul A'la Maududi

They said: 'O Shu'ayb! We do not understand much of what you say. dipnot 1 Indeed we see you weak in our midst. Were it not for your kinsmen, we would surely have stoned you for you have no strength to overpower us. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They did not understand what Prophet Shuaib (peace be upon him) said to them, not because he talked to them in some foreign language or because the theme was too difficult or complicated for them. For he talked to them in their own language and his theme was simple and clear. As a matter of fact, they did not understand because they would not: Their crooked thinking left neither any desire nor any aptitude for understanding his talk. And this is true of all those people who become such slaves of their prejudices and lusts as render them incapable of accepting anything against their preconceived notions. For they are neither inclined to listen to such things nor understand them as though these things were not for them nor were they for them.
  2. metne dön, dipnot 2
    While studying this part of the story of Prophet Shuaib (peace be upon him), it should be kept in view that similar conditions were prevalent at Makkah at the time of the revelation of this story. The Quraish were as blood thirsty to kill the Prophet (peace be upon him) as were the people of Madian to take the life of Prophet Shuaib (peace be upon him). Just as the people of Prophet Shuaib (peace be upon him) desisted from this evil design because they were afraid of his family, likewise the Quraish were afraid of Bani Hashim and refrained from executing their evil designs. So this story was being related to warn the Quraish that they should learn a lesson from the answer of Prophet Shuaib (peace be upon him) (Ayats 92-93), as if to say: O people of Quraish, this same is the answer to you from Muhammad (peace be upon him).

Aisha Bewley

They said, ‘Shu‘ayb, We do not understand much of what you say and we see you are weak among us. Were it not for your clan, we would have stoned you. We do not hold you in high esteem!’

Al-Hilali & Khan

They said: "O Shu‘aib! We do not understand much of what you say, and we see you weak (it is said that he was a blind man) among us. Were it not for your family, we should certainly have stoned you and you are not powerful against us."

Ali Quli Qarai

They said, ‘O Shu‘ayb, we do not understand much of what you say. Indeed we see you are weak amongst us, and were it not for your tribe, we would have stoned you, and you are not venerable to us.’

Amatul Rahman Omar

They said, `Shu`aib! we do not understand much of what you say and truly we find you a weakling among us. And had it not been (a consideration) for your tribe, we would surely have stoned you to death. And you occupy no strong and respectable position at all as compared with us.'

Arthur John Arberry

They said, 'Shuaib, we do not understand much of what thou sayest. Truly we see thee weak among us; but for thy tribe we would have stoned thee; for thou art not strong against us.

Bijan Moeinian

They replied: "What you say (to give up our freedom and submit ourselves to the “tyranny" of God) does not make any sense to us. You are a powerless person among us. If it were not for your family, we would have stoned you to death long time ago. You are too insignificant to impose your desire upon us.”

E. Henry Palmer

They said, 'O Sho'haib! we do not understand much of what thou sayest, and we see that thou art weak amongst us; and were it not for thy family we would stone thee, nor couldst thou be powerful over us. '

Edip-Layth

They said, "O Shuayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak amongst us. If it were not for who your family is, we would have stoned/rejected you, and you would not be proud against us."

George Sale

They answered, O Shoaib, we understand not much of what thou sayest; and we see thee to be a man of no power among us: If it had not been for the sake of thy family, we had surely stoned thee, neither couldest thou have prevailed against us.

Hamid S. Aziz

"So ask pardon from your Lord, then turn to Him repentant; verily, my Lord is Merciful, Loving!"

Mahmoud Ghali

They said, "O Shuaayb, in no way do we comprehend much of what you say; and surely we indeed see you weak among us. And had it not been for your clan, we would indeed have stoned you, and in no way are you most mighty against us."

Marmaduke Pickthall

They said: O Shu'eyb! We understand not much of that thou tellest, and lo! we do behold thee weak among us. But for thy family, we should have stoned thee, for thou art not strong against us.

Mohamed Ahmed - Samira

They said: "O Shu'aib, much of what you say is meaningless to us, and then (for sure) you are powerless among us. But for your clan we would have stoned you to death. You have no power over us.

Muhammad Asad

[But his people] said: "O Shu'ayb! We cannot grasp the purport of much of what thou sayest; on the other hand, behold, we do see clearly how- weak thou art in our midst:" and were it not for thy family, we would have most certainly stoned thee to death, considering that thou hast no power over us!"

Mustafa Khattab

They threatened, "O Shu’aib! We do not comprehend much of what you say, and surely we see you powerless among us. Were it not for your clan, we would have certainly stoned you, for you are nothing to us."

Progressive Muslims

They said: "O Shu'ayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak amongst us; and if it were not for who your family is, we would have stoned you, and you would not be proud against us. "

Rashad Khalifa

They said, "O Shu'aib, we do not comprehend many of the things you are telling us, and we see that you are powerless among us. If it were not for your tribe, we would have stoned you. You have no value for us."

Sahih International

They said, "O Shu'ayb, we do not understand much of what you say, and indeed, we consider you among us as weak. And if not for your family, we would have stoned you [to death]; and you are not to us one respected."

Sam Gerrans

They said: “O Shuʿayb: we understand not much of what thou sayest; and we consider thee among us as weak. And were it not for thy family, we would have stoned thee; and thou art not to us one respected.”

Shabbir Ahmed

They said, "O Shoaib! Much of what you tell us is beyond our comprehension. We see that you are not a man in power in our midst. If we were not concerned about your family and your tribe, we would have stoned you. You are of no value to us."

Syed Vickar Ahamed

They said: "O Shu’aib! We do not understand much of what you say: In fact, some of us see that you are (indeed) weak, if it was not for your family, we would really have stoned you! Because with us, you have no great position!"

Taqi Usmani

They said, "O Shu‘aib, we do not understand much of what you say, and, in fact, we see you are weak among us. But for your clan, we would have stoned you. And to us, you are not a man of respect."

The Monotheist Group

They said: "O Shu'ayb, we do not understand most of what you say, and we see you as weak among us; and if it were not for who your family is, we would have stoned you, and you would not be proud against us."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 91. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 91. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 91. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩