Hicr suresi

Hicr suresi, 42. ayet

Hicr suresi, 42. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.

Diyanet İşleri

(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 39–45 · surenin 42. ayeti / 99
  1. Hicr 39–40

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım" dedi.

  2. 41–42

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  3. Hicr 43

    Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.

  4. Hicr 44

    Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan bir grup ayrılmıştır.

  5. Hicr 45

    Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, cennetler içinde ve pınarlar başındadır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

42. “Muhakkak ki benim kullarım üzerinde senin hiçbir otoriten yoktur.” Yani kendisi ile onları dilediğin sapıklıklara meylettireceğin gücün yoktur. Buna sebep de onların, Rablerine kullukları ve emirlerine bağlılıklarıdır. Allah, bu halleri sebebi ile onları şeytandan korumuş ve onlara yardımcı olmuştur. “Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesnâ.” Rahman’a itaat edecek yerde seni dost bilip sana itaate razı olanlar müstesnâ. el-Ğâvî (mealde “azgın” diye karşılanmıştır) “râşid” (doğru yolda olan)’ın zıddı olup hakkı bilmekle birlikte terk eden kimse demektir. ed-Dâll (sapık) ise bilmeksizin hakkı terk eden kimse demektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şüphesiz benim ihlaslı kullarım üzerinde senin hiçbir gücün yoktur. Sana tabi olmuş sapıkların dışında, yoldan çıkarmak için onlara musallat olamazsın.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne şüphesiz
  2. عِبَادِى ibadi benim kullarım kök: عبد
  3. لَيْسَ leyse yoktur kök: ليس
  4. لَكَ leke senin
  5. عَلَيْهِمْ aleyhim üzerinde
  6. سُلْطَـٰنٌ sultanun bir gücün kök: سلط
  7. إِلَّا illa dışında
  8. مَنِ meni kimseler
  9. ٱتَّبَعَكَ ttebeake sana uyan kök: تبع
  10. مِنَ mine -dan
  11. ٱلْغَاوِينَ l-gavine azgınlar- kök: غوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hakimiyeti yoktur.

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    "Şüphesiz, (gerçek) kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin olmayacaktır. Vekil olarak Rabbin yeter!"

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: ليس (89 geçiş)

    Onlar, Allah'ı bırakıp, hakkında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler.…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)

    Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Şu bir gerçek ki, has kullarım üzerinde senin hiçbir inandırıcı gücün olmayacaktır; ne var ki batıl inançlı cahil ve bilinçsizlerden sana uyanlar müstesna!

Muhammed Esed

"aslında, (zaten) yoldan çıkmış olup da (kendi iradeleriyle) senin peşine takılanların dışında, Benim kullarım üzerinde senin bir nüfuzun olmayacaktır."

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki Benim kullarım üzerinde senin bir sultan (gücün, yaptırımın) yoktur. . . Azgınlardan sana tabi olanlar müstesna. "

Ali Bulaç

"Şüphesiz, kışkırtılıp saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur."

Ali Özek ve heyeti

«Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna.»

Ali Rıza Safa

"Aslında, yoldan çıkıp seni izleyenlerin dışında, kullarımın üzerinde, senin hiçbir gücün yoktur!"

Bayraktar Bayraklı

"Şüphesiz, senin, kullarım üzerinde bir hakimiyetin yoktur. Ancak, azgınlardan sana uyanlar müstesna."

Edip Yüksel

"Elbette, sadece bana hizmet edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Elbette, sadece bana kulluk edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka

Erhan Aktaş

Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sana uyan azgınlar hariç, kullarım üzerinde hiçbir yaptırım gücün yoktur.

Gültekin Onan

"Şüphesiz, kışkırtılıp saptırılmışlardan sana uyanlar dışında, senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiç bir gücün yoktur."

Hasan Basri Çantay

"Benim kullarımın üzerinde senin hiç bir tahakküm (ün) yokdur. Meğer ki azıb sapanlardan sana tabi' olanlar olsun".

İbni Kesir

Muhakkak ki kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olmaz. Ancak sana uyan sapıklar müstesna.

Mehmet Alagaş

(26-48) Kesin olan şu ki, biz insanı, bulanık sulu / mesnûn , balçıktan / hameinden, kurutularak oluşmuş çamurdan / salsaldan yarattık ve cinleri de onu da daha önceden (insandan önce) kavurucu / yakıcı / semum ateşten yarattık (Senun sulu semum yakıcı nûn ve mim harfi farkı neler yapmış) Rabbin bir vakitte meleklere; muhakkak ki ben sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan bir beşer yarattım, onu düzenlediğim de ve ona ruhumdan / esintimden üflediğimde ona secde edenler olun dedi, meleklerin hepsi birden / topluca secde ettiler sadece iblis hariç, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı / direndi, dedi ki ey iblis sana ne oldu da secde edenlerden olmadın? Beşere secde eden olmam, onu sulu balçıktan kurutularak oluşmuş çamurdan yarattın dedi , çık oradan dedi kesinlikle sen taşlandın / recm edildin muhakkak ki sende kıyamet gününe kadar bir lanet olacak , Rabbim beni tekrar diriliş gününe kadar beklet dedi , muhakkak ki sen bilinen güne / malum güne kadar bekletilenlerdensin dedi, Rabbim beni azgınlaştırmandan ötürü (Bu iblisin kendi düşüncesi) onlara yeri / arzı süslü / ziynetli gösterip samimi bağlı kulların hariç onların hepsini de ben azgınlaştıracağım. Allah dedi ki, i şte bana varan dosdoğru bu doğru yol budur, azgınlaşma konusunda sana uyanlar hariç, kullarım üzerinde herhangi bir delile dayalı otoriten / sultaniyetin yoktur ve de kesinlikle cehennemi onların hepsine vaad ediyorum dedi. Onun yedi kapısı vardır her bir kapıda da onlardan bölüşülmüş / taksim edilmiş birer kısımları / birer cüzleri vardır. Sakınanlar / takvalılar / muttakiler bahçelerde / cennetlerde ve gözelerdedirler (yer altından yer üstüne çıkmış su kaynağı pınar değil göze) Oralara güvenilir bir teslimiyetle girerler, göğüslerinden kini de söküp atarız (Kin duygusu yok olur) kardeşlik içinde yataklarda / serirlerde karşılıklı otururlar, onlara yorgunluk dokunmaz, oradan da çıkarılmazlar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

Süleyman Ateş

"Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin)".

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kullarımın üzerinde senin bir üstünlüğün (gücün, yetkin) dipnot 1 yoktur. Yanlışa saplanıp sana uyanlar başka."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. İbrahim 14/22

Şaban Britch

Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

Şaban Piriş

Senin, kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur, sana uyan azgınlar dışında.

Yaşar Nuri Öztürk

"Benim kullarım aleyhine senin elinde hiçbir güç/kanıt olmayacak. Azgınların seni izleyenleri müstesna."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"My devout worshippers", Allah continued, "do not come under your authority nor have you the power to influence their conduct and actions; you only have influence over those who follow you and in vanity they waste their days",

Abdul Haleem

you will have no power over My servants, only over the ones who go astray and follow you.

Abdullah Yusuf Ali

"For over My servants no authority shalt thou have, except such as put themselves in the wrong and follow thee."

Abul A'la Maududi

Over My true servants you will be able to exercise no power, your power will be confined to the erring ones, those who choose to follow you. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This (verse 42) also may have another meaning: You will have no power over My servants (common people) to force them to disobey Me. However, We will give freedom of action to those who will willingly or deliberately follow you, and we will not forcibly prevent them from your way, if they intended to follow you.

Aisha Bewley

You have no authority over any of My slaves except for the misled who follow you. ’

Al-Hilali & Khan

"Certainly, you shall have no authority over My slaves, except those who follow you of the Ghâwûn (Mushrikûn and those who go astray, criminals, polytheists, and evil-doers).

Ali Quli Qarai

Indeed as for My servants you do not have any authority over them, except the perverse who follow you,

Amatul Rahman Omar

`As for My servants, you have no authority over them. Different, however, is the case of such of the deviators who (choose to) follow you.

Arthur John Arberry

over My servants thou shalt have no authority, except those that follow thee,

Bijan Moeinian

"You have no power over My sincere worshippers. You will succeed tempting only those who choose to follow you."

E. Henry Palmer

Verily, my servants thou hast no authority over, save over those who follow thee of such as are seduced:

Edip-Layth

"For My servants, you shall have no authority over them, except those who are misled and follow you."

George Sale

Verily as to my servants, thou shalt have no power over them; but over those only who shall be seduced, and who shall follow thee.

Hamid S. Aziz

Verily, over My servants you have no authority, save such of the misguided (or rebellious) as follow you.

Mahmoud Ghali

Surely over My bondmen you will have no all-binding authority, except the ones who closely follow you of the misguided ones. "

Marmaduke Pickthall

Lo! as for My slaves, thou hast no power over any of them save such of the froward as follow thee,

Mohamed Ahmed - Samira

No power shall you have over (all) My creatures except those who fall into error and follow you,

Muhammad Asad

verily, thou shalt have no power over My creatures- unless it be such as are [already] lost in grievous error and follow thee [of their own will]:

Mustafa Khattab

you will certainly have no authority over My servants, except the deviant who follow you,

Progressive Muslims

"For My servants, you shall have no authority over them, except those who are misled and follow you. "

Rashad Khalifa

"You have no power over My servants. You only have power over the strayers who follow you.

Sahih International

Indeed, My servants - no authority will you have over them, except those who follow you of the deviators.

Sam Gerrans

“My servants — thou hast no authority over them save those who follow thee among those who err,

Shabbir Ahmed

"Verily, you shall have no power over My servants, except those who put themselves in error and follow you. "

Syed Vickar Ahamed

"Certainly, you shall have no power over My servants except those who keep themselves in the wrong by following you. "

Taqi Usmani

My servants are such that you have no power over them except those of the deviators who will follow you.

The Monotheist Group

"For My servants, you shall have no authority over them, except those who are misled and follow you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 42. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 42. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 42. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩