Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 121. ayet

Tâhâ suresi, 121. ayet. فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ

feekelâ minhâ febedet lehümâ sev'âtühümâ veṭafiḳâ yaḫṣifâni `aleyhimâ miv veraḳi-lcenneh. ve`aṣâ âdemü rabbehû fegavâ.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 118–124 · surenin 121. ayeti / 135

Konu Âdem ve İblîs; zikirden yüz çevirenler Tâhâ 115–127 3

  1. Tâhâ 118

    "Şüphesiz senin için orada aç kalmak, çıplak kalmak yoktur."

  2. Tâhâ 119

    "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."

  3. Tâhâ 120

    Nihayet şeytan ona vesvese verip şöyle dedi: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacını ve yok olmayan bir saltanatı göstereyim mi?"

  4. 121

    Bunun üzerine onlar (Adem ve eşi Havva) o ağacın meyvesinden yediler. Bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı.

  5. Tâhâ 122

    Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.

  6. Tâhâ 123

    Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici (kitap) gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne (dünyada) sapar ne de (ahirette) sıkıntı çeker."

  7. Tâhâ 124

    "Her kim de benim zikrimden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, mutlaka ona dar bir geçim vardır. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

121. Şeytan, Âdem’e nasihat veren bir kişi kimliğinde gelmişti. Ona yumuşak söz söylemişti. O nedenle Âdem de ona kandı. Her ikisi de ağaçtan yediler ama yediklerinden hemen pişman oluverdiler. Üzerlerindeki elbiseler düşüverdi ve böylelikle masiyet işledikleri ortaya çıktı. Önceleri örtülü iken her birine diğerinin avreti göründü. Bu sefer cennet ağaçlarının yapraklarını birbirine ekleyerek üzerlerine örtmeye ve böylelikle avret yerlerini kapatmaya çalıştılar. Ancak Yüce Allah’ın takdir edebileceği çapta çok mahcub oldular, utandılar. “Böylece Âdem Rabbinin emrine karşı geldi ve yolunu şaşırdı.” Bunun sonucunda her ikisi de tevbeye ve Allah’a yönelmeye koyulup şöyle dediler: “Rabbimiz, biz kendimize zulmettik. Eğer bize mağfiret ve rahmet etmezsen muhakkak ki zarara uğrayanlardan oluruz.” (el-A’raf, 7/23)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Âdem ve Havva kendilerine yasaklı olan ağaçtan yediler. Avret yerleri kapalı iken birden edep yerleri görünüverdi. Cennet ağaçlarının yapraklarından koparıp, bu yapraklarla avret yerlerini örtmeye başladılar. Âdem -aleyhisselam- Rabbinin emrine karşı geldi. Öyle ki; ağaçtan yememesi gerektiğine yönelik Yüce Allah'ın emrini yerine getirmedi. Böylece kendisi için caiz olmayan şeyde haddi aştı.

Kelimeler

15 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأَكَلَا feekela yediler kök: اكل
  2. مِنْهَا minha o(ağaç)tan
  3. فَبَدَتْ febedet böylece göründü kök: بدو
  4. لَهُمَا lehuma kendilerine
  5. سَوْءَٰتُهُمَا sev'atuhuma kötü yerleri kök: سوا
  6. وَطَفِقَا ve tafika ve başladılar kök: طفق
  7. يَخْصِفَانِ yehsifani örtmeğe kök: خصف
  8. عَلَيْهِمَا aleyhima üstlerini
  9. مِن min -ndan
  10. وَرَقِ veraki yaprağı- kök: ورق
  11. ٱلْجَنَّةِ ۚ l-cenneti cennet kök: جنن
  12. وَعَصَىٰٓ ve asa ve karşı geldi kök: عصي
  13. ءَادَمُ ademu Adem
  14. رَبَّهُۥ rabbehu Rabbine kök: ربب
  15. فَغَوَىٰ fe gava ve şaşırdı kök: غوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خصف (2 geçiş) · Aynı kök: طفق (3 geçiş) · Aynı kök: ورق (4 geçiş)

    Bu suretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla…

  • Aynı kök: طفق (3 geçiş)

    (32-33) Süleyman, "Gerçekten ben malı, Rabbimi anmamı sağladığından dolayı çok severim" dedi. Nihayet gözden kaybolup gittikleri zaman, "Onları bana…

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kıssa: Hz. Âdem · Aynı kök: اكل (109 geçiş) · Ortak kavram: Cennet

    "Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (39-40) İblis, "Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlasa erdirilmiş kulların…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Âdem

    (41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

  • Aynı kök: ورق (4 geçiş)

    Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Âdem ve eşi yasak ağaçtan) yemiş ve edep yerleri görünmüştü. (Ardından) bahçenin yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. (Böylece) Âdem (unutarak) Rabbine karşı gelmişti ve şaşmıştı. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: A‘râf 7:22.

Mustafa İslamoğlu

Derken o ikisi ondan yediler. Bunun ardından kendi cinselliklerinin farkına vardılar ve başladılar has bahçenin yapraklarından topladıklarıyla üzerlerini örtmeye: sonuçta Adem Rabbine karşı gelmiş ve huzurunu bozmuş oldu.

Muhammed Esed

Ve böylece her ikisi de o ağac(ın meyvesin)den yediler; bunun üzerine çıplaklıklarının farkına vardılar ve bahçeden topladıkları yapraklarla üzerlerini örtmeye çalıştılar. Ve (böylece) Adem Rabbine karşı geldi ve dolayısıyla ciddi bir hataya düşmüş oldu.

Ahmed Hulusi

İkisi de (şuur ve bilinç {beden}) ondan (ağacın, bedenselliğin meyvesinden) yediler! SEVAT'ları (bedenleri) hissedilir oldu da Cennet yaprağından (bedensellik duygusunu bilinçteki hissedişleriyle) örtmeye çalıştılar! Adem, Rabbine asi oldu da yaşayışı bozuldu.

Ali Bulaç

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

Ali Özek ve heyeti

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı.

Ali Rıza Safa

Böylece, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çıplaklıkları kendilerine açıldı; cennet yapraklarından örtünmeye başladılar. Âdem, Efendisine karşı gelmiş ve yolunu şaşırmıştı.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine ikisi de ağaçtan yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.

Edip Yüksel

İkisi de ondan yediler ve bunun üzerine vücutları kendilerine göründü. Bahçenin yaprakları ile örtünmeye çalıştılar. Adem Efendisine karşı geldi ve şaşırdı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İkisi de ondan yediler ve bunun üzerine vucutları kendilerine göründü. Cennetin yaprakları ile örtünmeye çalıştılar. Adem Rabbine karşı geldi ve şaşırdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler; hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp göründü, üzerlerine cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem Rabbine asi oldu da şaşkın düştü.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler, derhal kendilerine kötü yerleri açılıverdi ve üzerlerine Cennet yaprağından yamamağa başladılar ve Adem rabbına asiy oldu da şaşkın düştü

Erhan Aktaş

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. dipnot 1 Hemen çirkinlikleri dipnot 2 kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Adem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşındırmak, zenginleşmek, küpünü doldurmak, azık, aş.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette; "sev'atu-huma" kelimesine, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" kelimesi "sue" kelimesinden türemiştir. "Sue" kelimesi; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" kelimesi, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. dipnot 1 Hemen çirkinlikleri dipnot 2 kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşındırmak, zenginleşmek, küpünü doldurmak, azık, aş.
  2. metne dön, dipnot 2
    Ayette; "sev'atu-huma" sözcüğüne, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue" sözcüğü; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" sözcüğü, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri dipnot 1 kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye başladılar. Âdem, Rabb'ine asilik edip yanıldı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette; "sev'atu-huma" sözcüğüne, "avret yerlerinin açığa çıkması" veya "ayıp yerlerinin gözükmesi" şeklinde anlam verilmesi İsrailiyat'tan kaynaklanmaktadır. İnsanın yaradılış itibariyle "bizatihi" çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen "sev'ete" sözcüğü "sue" sözcüğünden türemiştir. "Sue" sözcüğü; kötü ve çirkin olan iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla; "örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan "hasenenin (iyiliğin)" karşıtı olan "kötülük" egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması şeklinde anlaşılmalıdır. Dikkat edilirse, "ağaç yaprakları" değil, "cennet yaprakları" denmektedir. "Varak" sözcüğü, burada "yaprak" anlamında değil, "mal varlığı" anlamındadır.

Gültekin Onan

Böylece ikisi ondan yediler, hemen ardından ayıp yerleri kendilerine açılıverdi, üzerlerini cennet yapraklarından yamayıp örtmeye başladılar. Adem, rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp kaldı.

Hasan Basri Çantay

İşte bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen kötü yerleri açılıverdi. Üstlerini cennet yaprağından yamamıya başladılar. Adem Rabbine karşı geldi de şaşıb kaldı.

İbni Kesir

Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen ayıp yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarından yamamaya başladılar. Adem, Rabbına karşı geldi de şaşkın düştü.

Mehmet Alagaş

(115-123) Önceden Adem'den bir söz almıştık, unuttu. (Şeytanı dost edinmeyecekti) Onu Azimli bulmadık. Meleklere Adem'e secde edin dediğimiz vakit, İblis hariç secde ettiler, di klendi. Biz de dedik ki Ey Âdem muhakkak ki işte bu, senin ve zevcenin düşmanıdır. Her ikinizi isyan ettirip de cennetten çıkarmasın . Orada acıkmayacaksın, çıplak kalmayacaksın, susamayacak ve de güneşten dolayı yanmayacaksın. Şeytan ona vesvese verdi ve dedi ki Ey Âdem sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak saltanatı ispat edeyim mi? İkisi de ondan yedi ve ikisine de avret yerleri belirdi , her ikisi de cennet yapraklarından üzerlerine yamamaya başladılar, Âdem Rabbine asi oldu ve azdı. Yine de Rabbi onu seçti ve de tövbesini kabul etti, onu doğru yola yönlendirdi. Şimdi hep birlikte / topluca oradan birbirinize düşman olarak inin dedi. Eğer ki sizlere benden bir yönlendirme / rehberlik gelir de sizden kim de bu yönlendirmeye tabi olursa artık sapmaz ve isyan etmez.

Rowwad Tercüme Merkezi

Nihayet ondan yediler. Bunun üzerine kendilerine ayıp yerleri göründü. Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine âsi olup yolunu şaşırdı

Süleyman Ateş

O ağaçtan yediler. Böylece kendilerine kötü yerleri göründü (üreme organları ortaya çıktı). Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.

Süleymaniye Vakfı

İkisi de o ağaçtan yediler, bunun üzerine tüm bedenleri kendilerine göründü. Bahçenin yapraklarını üst üste koyup örtünmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etti ve yanlış kurgulara kapıldı. dipnot 1

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ğayy (غَيّ) yanlış yola girmek ve isteğine kavuşamamaktır (Sıhah).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonunda ikisi de o ağaçtan yediler ve her birine diğerinin edep yerleri göründü. Üzerlerini bahçenin yapraklarıyla örtmeye başladılar. Âdem, Rabbine karşı geldi ve yanlış bir yola girdi.

Şaban Britch

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerine cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi oldu ve şaştı.

Şaban Piriş

İkisi de ondan yediler, hemen avret yerleri açıldı. Üzerlerini cennet yapraklarıyla kapatmaya çalıştılar. Adem Rabbine asi olmuş ve şaşkına dönmüştü.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet, ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine, çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Deceived by AL-Shaytan's allurement and consenting to his enticement, they both ate of the tree and there, their private parts were exposed wherefore they realized how shameful this was. They kept collecting leaves from the trees of Paradise -to cover their naked bodies which aroused their sense of shame- and there, has Adam disobeyed Allah, His Creator, and strayed from the path of righteousness.

Abdul Haleem

and they both ate from it. They became conscious of their nakedness and began to cover themselves with leaves from the garden. Adam disobeyed his Lord and was led astray-

Abdullah Yusuf Ali

In the result, they both ate of the tree, and so their nakedness appeared to them: they began to sew together, for their covering, leaves from the Garden: thus did Adam disobey his Lord, and allow himself to be seduced.

Abul A'la Maududi

Then the two of them ate the fruit of that tree and their shameful parts became revealed to each other, and they began to cover themselves with the leaves from the Garden. dipnot 1 Thus Adam disobeyed his Lord and strayed into error. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    No sooner did they disobey the command, they were deprived of all the facilities, but naturally the immediate effect of this as felt by them was that they were stripped of their garments. Then gradually, as they felt thirsty, hungry etc. they realized that they had been deprived of all the facilities that they enjoyed in the Garden.
  2. metne dön, dipnot 2
    It is worth while to understand the nature of human weakness which helped Satan to seduce Adam and Eve. They succumbed to seduction because Satan tempted them in the garb of a true friend and well-wisher even though they knew well that he was their enemy. For, Adam had a direct knowledge of the envy and enmity of Satan, who had challenged to seduce and ruin him in his very presence. Allah had also warned them to guard against the envy of and the temptations by Satan and had informed them of the consequences of disobedience. Above all, Adam and Eve still believed in Allah and never thought of intentional disobedience. But in spite of this, when Satan tempted them in the garb of a friend, they disobeyed their Lord: they forgot the command for the time being for lack of fineness of purpose. And since then this human weakness has persisted in their descendants during all ages.

Aisha Bewley

So the two of them ate from it and their private parts were disclosed to them and they started stitching together the leaves of the Garden to cover themselves. Adam disobeyed his Lord and became misled.

Al-Hilali & Khan

Then they both ate of the tree, and so their private parts became manifest to them, and they began to cover themselves with the leaves of the Paradise for their covering. Thus did Adam disobey his Lord, so he went astray.

Ali Quli Qarai

So they both ate of it, and their nakedness became evident to them, and they began to stitch over themselves with the leaves of paradise. Adam disobeyed his Lord, and went amiss.

Amatul Rahman Omar

So they (Adam and his wife) ate from that (tree), so that their shortcomings became unveiled to them and they began to cover themselves with the leaves of the garden. Adam did not observe the commandment of his Lord, so he became miserable.

Arthur John Arberry

So the two of them ate of it, and their shameful parts revealed to them, and they took to stitching upon themselves leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, and so he erred.

Bijan Moeinian

When they ate of that fruit, they found themselves naked and began to cover themselves with the leaves of the trees. This is how Adam disobeyed his Lord and fell.

E. Henry Palmer

And they eat therefrom, and their shame became apparent to them; and they began to stitch upon themselves some leaves of the garden; and Adam rebelled against his Lord, and went astray.

Edip-Layth

So they both ate from it, and their sin became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

George Sale

And they both ate thereof: And their nakedness appeared unto them; and they began to sew together the leaves of paradise, to cover themselves. And thus Adam became disobedient unto his Lord, and was seduced.

Hamid S. Aziz

But Satan whispered to him, saying. "O Adam! shall I guide you to the Tree of Immortality, and a kingdom that wastes not away?"

Mahmoud Ghali

So the two of them ate of it, (and) so their shameful parts became displayed to them, and they took to splicing upon themselves (some) of the leaves of the Garden. And ??dam disobeyed his Lord; so he became misguided.

Marmaduke Pickthall

Then they twain ate thereof, so that their shame became apparent unto them, and they began to hide by heaping on themselves some of the leaves of the Garden. And Adam disobeyed his Lord, so went astray.

Mohamed Ahmed - Samira

And both ate of (its fruit), and their hidden parts were exposed to one another, and they patched the leaves of the garden (to hide them). Adam disobeyed his Lord, and went astray.

Muhammad Asad

And so the two ate [of the fruit] thereof: and thereupon they became conscious of their nakedness and began to cover themselves with pieced-together leaves from the garden. And [thus] did Adam disobey his Sustainer, and thus did he fall into grievous error.

Mustafa Khattab

So they both ate from the tree and then their nakedness was exposed to them, prompting them to cover themselves with leaves from Paradise. So Adam disobeyed his Lord, and ˹so˺ lost his way.[1]

Progressive Muslims

So they both ate from it, and their wickedness became apparent for them, and they began to place leaves on themselves from the garden. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

Rashad Khalifa

They ate from it, whereupon their bodies became visible to them, and they tried to cover themselves with the leaves of Paradise. Adam thus disobeyed his Lord, and fell.

Sahih International

And Adam and his wife ate of it, and their private parts became apparent to them, and they began to fasten over themselves from the leaves of Paradise. And Adam disobeyed his Lord and erred.

Sam Gerrans

And they ate thereof, and their shame became clear to them; and they began to draw over them of the leaves of the garden; and Adam opposed his Lord, so he erred.

Shabbir Ahmed

Man and woman both ate the fruit of the Tree. People started dividing among themselves and their basic necessities of life ceased to remain guaranteed. They had to toil and contend with one another to earn their livelihood. This exposed the flaws in their character. They tried to hide their selfish behavior with superficial courtesy. Adam and his mate had disobeyed their Lord and gone astray..

Syed Vickar Ahamed

Then, they (Adam and his wife) both ate from the tree, and so their nakedness (private parts) appeared to (could be seen by) them: They began to sew together, for their covering, leaves from the Garden (Paradise): Thus Adam disobeyed His Lord, and allowed himself to be misled (into wrong conduct).

Taqi Usmani

So, both of them Ādam and Hawwā’ (Eve)] ate from it, and their parts of shame were exposed to them, and they started stitching on themselves some of the leaves of Paradise. And ’Ādam disobeyed his Lord, and erred.

The Monotheist Group

So they both ate from it, and their bodies became apparent to them, and they began to place leaves on themselves from the paradise. Adam had disobeyed his Lord, and had gone astray.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 121. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 121. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 121. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩