Hicr suresi

Hicr suresi, 52. ayet

Hicr suresi, 52. ayet. إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

Diyanet İşleri

Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 49–55 · surenin 52. ayeti / 99
  1. Hicr 49–50

    (49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.

  2. Hicr 51

    Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.

  3. 52

    Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.

  4. Hicr 53

    Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

  5. Hicr 54

    İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.

  6. Hicr 55

    "Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “Hani konuklar onun yanına girip: “Selâm (ederiz)” demişlerdi.” Bu sözleri ile ona selam vermişlerdi. O da onların selamlarını aldı. “Doğrusu biz sizden korkuyoruz, demişti.” Melekler onun yanına girip o da onları misâfir zannedince çabucak evine gitmiş ve ziyafet olarak kızartılmış bir danayı önlerine getirivermişti. Meleklerin ellerinin ona uzanmadığını görünce gelenlerin hırsız yahut benzeri kötü kimseler olacağından korkmuştu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onun yanına girdikleri zaman ona şöyle dediler: "Sana selam olsun!" O da, onların verdiği selamdan daha güzel bir selamla onlara karşılık verdi ve onları beşer zannederek yemeleri için onlara kızarmış bir buzağı sundu. Ondan yemediklerini gördüğü zaman onlara şöyle dedi: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz.''

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِذْ iz ne zaman ki
  2. دَخَلُوا۟ dehalu girmdiler kök: دخل
  3. عَلَيْهِ aleyhi onun yanına
  4. فَقَالُوا۟ fe kalu ve dediler kök: قول
  5. سَلَـٰمًۭا selamen Selam kök: سلم
  6. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  7. إِنَّا inna elbette biz
  8. مِنكُمْ minkum sizden
  9. وَجِلُونَ vecilune korkuyoruz kök: وجل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş)

    Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır.…

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş)

    Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.

  • Aynı kök: وجل (5 geçiş)

    Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe (İslam'a) girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…

  • Aynı kök: دخل (126 geçiş) · Ortak kavram: İslâm

    İnanan ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedi kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokulacaklardır. Oradaki esenlik…

  • Ortak kavram: İslâm

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Ortak kavram: İslâm

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hani onun yanına girdikleri zaman "Selam!" demişler, (İbrahim de onlara:) "Şüphesiz ki biz sizden korkuyoruz." demişti.

Mustafa İslamoğlu

Hani, onun huzuruna girmişler ve "Selam!" demişlerdi. (İbrahim) ise "Doğrusu biz sizden çekiniyoruz" diye mukabele etmişti.

Muhammed Esed

Hani, o'nun yanına geldiklerinde o'na: "Sana selam olsun!" demişler; o da onlara: "Biz sizden korkuyoruz!" diye cevap vermişti.

Ahmed Hulusi

Hani Onun yanına gelmişlerdi de "Selam" demişlerdi. . . (İbrahim de): "Biz sizden endişe duyuyoruz" diye cevap verdi.

Ali Bulaç

Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkmaktayız" demişti.

Ali Özek ve heyeti

Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.

Ali Rıza Safa

Onun yanına girdiklerinde; "Selam!" dediler. O da "Sizden korkuyoruz!" dedi.

Bayraktar Bayraklı

Onun yanına girdikleri zaman, "Selam" dediler. İbrahim, "Biz sizden çekiniyoruz" dedi.

Edip Yüksel

Onun yanına varıp, "Selam!" demişlerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onun yanına varıp, 'Selam!,' demişlerdi. O da, 'Biz sizden korkuyoruz,' demişti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, onun yanına girdiklerinde "Selam!" dediler. İbrahim: "Biz gerçekten sizden korkuyoruz!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki yanına girdiler de, selam dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz

Erhan Aktaş

İbrahim'in yanına girdiklerinde, "Selam." dediler. İbrahim: "Doğrusu, sizden korkuyoruz." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İbrahim'in yanına girdiklerinde, "Selam." dediler. İbrahim: "Doğrusu, sizden korkuyoruz." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İbrahim'in yanına girdiklerinde, "Selam." dediler. İbrahim: "Doğrusu, sizden korkuyoruz." dedi.

Gültekin Onan

Yanına girdiklerinde "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkmaktayız" demişti.

Hasan Basri Çantay

Hani bunlar onun karşısına girib "Selam" demişlerdi. O da: "Biz, demişdi, sizden endişe edicileriz".

İbni Kesir

Onun yanına girip: Selam demişlerdi. O da: Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz, demişti.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onun yanına girdikleri zaman ona: "Selam!" dediklerinde, o da onlara: “Biz, sizden korkuyoruz.” demişti.

Süleyman Ateş

Onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün İbrahim'in yanına girmişler ve "Selam(esenlik ve güvenlik dileriz)" demişlerdi. İbrahim: "Biz sizden kuşku duyuyoruz" dedi.

Şaban Britch

Onun yanına girdikleri zaman: "Selam!" demişlerdi. O da: “Biz, sizden korkuyoruz” demişti.

Şaban Piriş

Onun yanına girdikleri zaman: "Selam!" demişlerdi. O da: "Biz, sizden endişe ediyoruz" demişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani onun yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. O da "Biz sizden korkuyoruz." diye konuşmuştu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They made entry into his home and greeted him with the expression of good will, "Peace", he recoiled back afraid of them -due to their unusual behaviour-.

Abdul Haleem

when they came to him and said, ‘Peace,’ he said, ‘We are afraid of you.’

Abdullah Yusuf Ali

When they entered his presence and said, "Peace!" He said, "We feel afraid of you!"

Abul A'la Maududi

When they came to Abraham they said: "Peace be upon you!" He replied: "Indeed we feel afraid of you." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Please compare this story of Prophet Abraham (peace be upon him) with that contained in (Surah Houd, Ayats 69- 76).

Aisha Bewley

When they came in to him, they said, ‘Peace!’ He said, ‘Truly we are afraid of you. ’

Al-Hilali & Khan

When they entered unto him, and said: Salâm (peace)! [Ibrâhîm (Abraham)] said: "Indeed! We are afraid of you."

Ali Quli Qarai

when they entered into his presence and said, ‘Peace!’ He said, ‘We are indeed afraid of you. ’

Amatul Rahman Omar

When they entered upon him and greeted him saying, `Peace (be upon you)' he answered, `We feel afraid of you. '

Arthur John Arberry

when they entered unto him, saying, 'Peace!' He said, 'Behold, we are afraid of you. '

Bijan Moeinian

When they arrived, they said: "Peace be with you. " He said, “You frighten me.”

E. Henry Palmer

when they entered in unto him and said, 'Peace!' he said, 'Verily, we are afraid of you. '

Edip-Layth

That they entered upon him, they said, "Peace." He said, "We are worrisome of you."

George Sale

When they went in unto him, and said, peace be unto thee; he answered, verily we are afraid of you:

Hamid S. Aziz

When they came unto him and said, "Peace!", he said, "Verily, we are afraid of you. "

Mahmoud Ghali

As they entered to him (and) so they said, "Peace!" He said, "Surely we feel tremulous of you. "

Marmaduke Pickthall

(How) when they came in unto him, and said: Peace. He said: Lo! we are afraid of you.

Mohamed Ahmed - Samira

When they came to him and said: "Peace, " he answered: "Truly we are afraid of you. "

Muhammad Asad

[how, ] when they presented themselves before him and bade him peace, he answered: "Behold, we are afraid of you!"

Mustafa Khattab

who entered upon him and greeted ˹him with˺, "Peace!" He ˹later˺ said, “Surely we are afraid of you.”[1]

Progressive Muslims

That they entered upon him, they said: "Peace. " He said: "We are worrisome of you."

Rashad Khalifa

When they entered his quarters, they said, "Peace." He said, "We are apprehensive about you."

Sahih International

When they entered upon him and said, "Peace. " [Abraham] said, "Indeed, we are fearful of you."

Sam Gerrans

When they entered upon him, and said: “Peace!” He said: “We are afraid of you.”

Shabbir Ahmed

When they came unto him, and said, "Peace!" He said, "Behold, We are afraid of you. "

Syed Vickar Ahamed

When they entered his presence and said: "Peace!" He said, "Indeed, we feel afraid of you!"

Taqi Usmani

When they visited him, they greeted him with Salām (peace on you). He said, "We are scared of you."

The Monotheist Group

When they entered upon him, they said: "Peace." He said: "We are worrisome of you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩