Diyanet İşleri
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
Hicr suresi
Hicr suresi, 53. ayet. قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ
ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin `alîm.
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in misafirleri Hicr 51–60 3
(49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da elem dolu azap olduğunu haber ver.
Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.
Onlar, "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
İbrahim, "Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?" dedi.
"Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma" dediler.
Dedi ki: "Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
53. Onlar: “Korkma Biz, sana bilge bir oğul” bu, İshak aleyhisselam idi “müjdeliyoruz.” Bu buyruk müjdelenen çocuğun kız değil erkek olduğunu ve bilge, yani oldukça bilgili olacağını ihtiva etmektedir. Bir diğer âyet-i kerimede ise: “Ve ona salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak’ı müjdeledik” (es-Sâffât, 37/112) diye buyurulmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Elçi olan melekler ona şöyle dedi: "Korkma! Biz sana seni sevindirecek bir haber vereceğiz. Muhakkak senin ilim sahibi erkek bir evladın olacak.''
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Bir kervan gelmiş, sucularını suya göndermişlerdi. Sucu kovasını kuyuya salınca, "Müjde! Müjde! İşte bir oğlan!" dedi. Onu alıp bir ticaret malı…
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
(Allah, şöyle dedi:) "Ey Zekeriyya! Haberin olsun ki biz sana Yahya adlı bir oğul müjdeliyoruz. Daha önce onun adını kimseye vermedik."
Aynı kök: غلم (13 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.
Aynı kök: وجل (5 geçiş)
Mü'minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O'nun ayetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır.…
Aynı kök: وجل (5 geçiş)
Hani misafirler İbrahim'in yanına girmiş ve "Selam" demişlerdi. O da, "Gerçekten biz sizden korkuyoruz" demişti.
Aynı kök: وجل (5 geçiş)
Onlar, Allah anıldığı zaman kalpleri ürperen, başlarına gelen musibetlere sabreden, namazı dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret)
De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Melekler:) "Korkma; şüphesiz ki biz sana bilgili bir erkek çocuk müjdeliyoruz!" demişlerdi.
"Çekinmenize gerek yok" dediler, "çünkü biz sana bilge bir oğlan çocuğu müjdelemek amacıyla geldik."
(Bunun üzerine) onlar: "Yo, korkma! Biz sana, kendisine derin ve doğru bilgi bahşedilmiş bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik".
(Onlar da) dediler ki: "Endişelenme! Doğrusu biz sana Aliym bir erkek evlat müjdeliyoruz. "
Dediler ki: "Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz."
Dediler ki: Korkma; biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz.
"Korkma!" dediler; "Bilgin bir oğulu, sevinçli bir haber olarak sana veriyoruz!"
Dediler ki: "Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz."
"Endişelenme, biz sana bilgin bir oğul müjdesini veriyoruz" demişlerdi.
'Endişelenme, biz sana bilgin bir oğul müjdesini veriyoruz,' demişlerdi.
Onlar: "Korkma, sana ilim sahibi bir oğul müjdeliyoruz." dediler.
Korkma, dediler: biz sana alim bir oğul tebşir ediyoruz
Onlar: "Korkma! Biz, sana alim bir oğul müjdeliyoruz." dediler.
Onlar: "Korkma! Biz, sana alim dipnot 1 bir oğul müjdeliyoruz." dediler.
Onlar: "Korkma! Biz, sana alim dipnot 1 bir oğul müjdeliyoruz." dediler.
Dediler ki: "Korkma biz sana bilgin bir çocuk müjdelemekteyiz."
Dediler ki: "Korkma, hakıykat biz sana çok bilgin bir oğul müjde ediyoruz".
Demişlerdi ki: Korkma, biz sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik.
(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.
Onlar: "Endişelenme, biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz." dediler.
"Korkma dediler, biz sana bilgin bir çocuk(un olacağını) müjdeleriz!"
"Tedirgin olma" dediler. "Sana, ilim sahibi olacak bir oğul müjdeliyoruz. dipnot 1 "
"Kuşkulanma" dediler. "Sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik."
Onlar: Endişelenme, biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz, dediler.
Onlar: -Endişelenme, biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz, dediler.
"Korkma! Biz sana bilgin bir oğlan müjdeliyoruz." dediler.
"Do not be afraid". They said, " we have some news to break to you. We are here to announce to you the procreation of a son Ishaq (Isaac) who shall be imbued with wisdom and divine know ledge"
‘Do not be afraid,’ they said, ‘We bring you good news of a son who will have great knowledge.’
They said: "Fear not! We give thee glad tidings of a son endowed with wisdom."
They said: "Do not feel afraid, for we give you the good news of a wise boy." dipnot 1
They said, ‘Do not be afraid. We bring you the good news of a boy of great knowledge.’
They (the angels) said: "Do not be afraid! We give you glad tidings of a boy (son) possessing much knowledge and wisdom."
They said, ‘Do not be afraid. Indeed we give you the good news of a wise son.’
They said, `Have no fear, we give you good tidings of (the birth of) a son endowed with knowledge. '
They said, 'Be not afraid; behold, we give thee good tidings of a cunning boy. '
They replied: "Do not be afraid. We have brought you a good news: You will be blessed with a wise son."
They said, 'Be not afraid! verily, we give thee glad tidings of a knowing boy. '
They said, "Do not worry, we bring you good news of a knowledgeable son."
And they replied, fear not; we bring thee the promise of a wise son.
They said, "Be not afraid! Verily, we bring you glad tidings of a boy possessing wisdom. "
They said, "Do not feel tremulous. Surely we give you glad tidings of a knowledgeable youth."
They said: Be not afraid! Lo! we bring thee good tidings of a boy possessing wisdom.
"Have no fear, " they said. "We bring you news of a son full of wisdom."
Said they: "Fear not! Behold, we bring thee the glad tiding of [the birth of] a son who will be endowed with deep knowledge. "
They reassured ˹him˺, "Do not be afraid! Surely we give you good news of a knowledgeable son."
They said: "Do not worry, we bring you good news of a knowledgeable son. "
They said, "Do not be apprehensive. We have good news for you: an enlightened son."
[The angels] said, "Fear not. Indeed, we give you good tidings of a learned boy."
They said: “Fear thou not, we bring thee glad tidings of a learned lad.”
Said they, "Fear not! Behold, we bring you the glad tiding of an enlightened son. "
They said: "Do not fear! We bring the happy news of a son blessed with wisdom. "
They said, "Do not be scared. We give you good news of a boy who will be knowledgeable."
They said: "Do not worry, we bring you good news of a knowledgeable son."