Hûd suresi

Hûd suresi, 93. ayet

Hûd suresi, 93. ayet. وَيَٰقَوْمِ ٱعْمَلُوا۟ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمْ إِنِّى عَٰمِلٌ سَوْفَ تَعْلَمُونَ مَن يَأْتِيهِ عَذَابٌ يُخْزِيهِ وَمَنْ هُوَ كَٰذِبٌ وَٱرْتَقِبُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُمْ رَقِيبٌ

veyâ ḳavmi-`melû `alâ mekânetiküm innî `âmil. sevfe ta`lemûne mey ye'tîhi `aẕâbüy yuḫzîhi vemen hüve kâẕib. verteḳibû innî me`aküm raḳîb.

Diyanet İşleri

"Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım. Rezil edici azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 90–96 · surenin 93. ayeti / 123

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3

  1. Hûd 90

    "Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."

  2. Hûd 91

    Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

  3. Hûd 92

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Benim kabilem sizce Allah'tan daha itibarlı mı ki, O'na sırt çevirdiniz. Şüphesiz Rabbim sizin yaptıklarınızı kuşatmıştır."

  4. 93

    "Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım. Rezil edici azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Gözleyin. Şüphesiz ben de sizinle beraber gözlüyorum."

  5. Hûd 94

    (Azap) emrimiz gelince, Şu'ayb'ı ve onunla birlikte iman edenleri, katımızdan bir rahmetle kurtardık. Zulmedenleri ise o korkunç (uğultulu) ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

  6. Hûd 95

    Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semud kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.

  7. Hûd 96

    (96-97) Andolsun, biz Musa'yı ayetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri doğru değildi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

93. Kavmi nihâyet onu iyi yorunca, o da onlara karşı bir şey yapamayacak hale gelip acze düşünce dedi ki: “Ey kavmim, kendi yolunuzca yapacağınızı yapın.” Yani siz durumunuz ve dininiz üzere amel etmeye devam edin. “ben de yapacağım. Yakında rüsvay edecek azabın kime geleceğini” kimin başına ebedî azabın ineceğini “ve kimin yalancı olduğunu” ben mi, yoksa sizler mi yalancısınız “bileceksiniz.” Onlar bunu azap başlarına indiğinde kesinlikle öğrenmiş oldular. Başıma neler geleceğini “gözleyin, ben de sizinle beraber” sizin başınıza gelecekleri “gözlüyorum.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Kavmim! Kendiniz için yapmayı tercih ettiğiniz her yöntemi deneyin. Elbet ben de tercih ettiğim şeyleri yapacağım. Kendisini zelil edecek azabın kime geleceğini ve bizden iddia ettiği şeyde yalancı olanın kim olduğunu öğreneceksiniz. Allah'ın vereceği hükmü bekleyiniz. Elbette ben de sizinle birlikte beklemekteyim.

Kelimeler

19 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَـٰقَوْمِ ve ya kavmi kavmim kök: قوم
  2. ٱعْمَلُوا۟ a'melu yapın kök: عمل
  3. عَلَىٰ ala
  4. مَكَانَتِكُمْ mekanetikum imkanınızın elverdiğini kök: كون
  5. إِنِّى inni ben de
  6. عَـٰمِلٌۭ ۖ aamilun yapıyorum kök: عمل
  7. سَوْفَ sevfe yakında
  8. تَعْلَمُونَ tea'lemune bileceksiniz kök: علم
  9. مَن men kime
  10. يَأْتِيهِ ye'tihi geleceğini kök: اتي
  11. عَذَابٌۭ azabun azabın kök: عذب
  12. يُخْزِيهِ yuhzihi aşağılatıcı kök: خزي
  13. وَمَنْ ve men ve kimin
  14. هُوَ huve o
  15. كَـٰذِبٌۭ ۖ kazibun yalancı olduğunu kök: كذب
  16. وَٱرْتَقِبُوٓا۟ vertekibu gözetleyin kök: رقب
  17. إِنِّى inni ben de
  18. مَعَكُمْ meakum sizinle birlikte
  19. رَقِيبٌۭ rakibun gözetliyorum kök: رقب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş)

    Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı…

  • Aynı kök: رقب (24 geçiş)

    Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…

  • Aynı kıssa: Hz. Şuayb

    "Eğer içinizden bir kısmı benimle gönderilen gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, artık Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O,…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: خزي (26 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ey kavmim! Bulunduğunuz yerde (elinizden geleni) yapın! Şüphesiz ki ben de (görevimi) yapacağım! Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu ileride öğreneceksiniz! Gözetleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte gözetlemekteyim!" dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hûd 11:39; Zümer 39:39-40.

Mustafa İslamoğlu

"Ve ey kavmim! Siz kendinize yakışanı yapınız; şunu iyi biliniz ki ben de (kendime yakışanı) yapmaktayım. Zamanı gelince, alçaltıcı cezaya kimin çarptırılacağını ve yalancının kim olduğunu öğreneceksiniz. Siz de gözetleyin, unutmayın ki ben sizinle birlikte zaten gözetlemekteyim."

Muhammed Esed

"Bunun içindir ki, ey kavmim, artık (bana karşı) gücünüz neye yetiyorsa onu yapın; çünkü, bilin ki, ben (Allah yolunda) eyleme devam edeceğim: zamanı gelince, alçaltıcı, rüsvay edici bir azabın (aramızdan) kimin payına düşeceğini ve (aramızdan) kimin yalancı olduğunu öğreneceksiniz! Gözleyin öyleyse, (olacak olanı); ve bilin ki, ben de sizinle birlikte gözlüyorum!"

Ahmed Hulusi

"Ey halkım. . . Makamınız üzere işinize devam edin. Muhakkak ki ben de işimi yapıyorum. Aşağılayıcı azabın kime geleceğini ve yalancının kim olduğunu yakında göreceksiniz. . . Gözetleyin, muhakkak ki ben de sizinle beraber Rakıyb'ım. "

Ali Bulaç

"Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz, ben de yapacağım. Kime aşağılatıcı azab gelecek ve yalancı kimdir, yakında bileceksiniz. Siz gözetleyip durun, ben de sizinle birlikte gözetleyeceğim."

Ali Özek ve heyeti

"Ey Kavmim! Yapacağınızı gücünüzün yettiğince yapın. Elbet ben de yapacağım. Kendisini perişan edecek azabın kime geleceğini ve asıl kimin yalancı olduğunu öğreneceksiniz. Bekleyiniz; elbette sizinle birlikte ben de bekleyeceğim."

Ali Rıza Safa

"Ey toplumum! Elinizden geleni yapın; kuşkusuz, ben de yapacağım. Alçaltıcı cezanın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında öğreneceksiniz!" "Ve gözleyin; aslında, sizinle birlikte ben de gözlüyorum!"

Bayraktar Bayraklı

"Ey kavmim! Bulunduğunuz yerde elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım! Kendisini rezil edecek azabın geleceği şahsın ve yalancının kim olduğunu yakında öğreneceksiniz! Bekleyiniz! Ben de sizinle beraber beklemekteyim."

Edip Yüksel

"Halkım, elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu ileride bileceksiniz. Umutla bekleyin, ben de sizinle birlikte umutla bekliyorum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Halkım, elinizden geleni yapın; ben de yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu ileride bileceksiniz. Umutla bekleyin, ben de sizinle birlikte umutla bekliyorum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey kavmim, bütün gücünüzle yapacağınızı yapın, ben görevimi yapıyorum. İleride kendisini rüsvay edecek azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu anlayacaksınız! Bekleyin, ben de sizinle birlikte bekliyorum!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ey kavmim! Bütün kuvvetinizle yapacağınızı yapın, ben vazifemi yapıyorum ileride bileceksiniz: kimmiş o kendine rüsvay edecek azab gelecek? Ve kimmiş yalancı? Gözetin, ben de sizinle beraber gözetiyorum

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Yakında bileceksiniz, alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu. Gözetleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte gözetliyorum."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Yakında bileceksiniz, alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu. Gözetleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte gözetliyorum."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Alçaltıcı azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu ileride bileceksiniz. Gözetleyin, doğrusu ben de sizinle birlikte gözetleyip bekliyorum." dedi.

Gültekin Onan

"Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz, ben de yapacağım. Kime aşağılatıcı azab gelecek ve yalancı kimdir, yakında bileceksiniz. Siz gözetleyip durun, ben de sizinle birlikte gözetleyeceğim."

Hasan Basri Çantay

"Ey kavmim, elinizden geleni yapın. Ben de (vazifemi) yapıcıyım: Yakında bileceksiniz ki kendisini rüsvay edecek azab kime gelecekdir ve o yalancı kimdir? (O azabı) gözetleyin, ben de sizinle beraber (onu) gözetleyiciyim".

İbni Kesir

Ey kavmim; elinizden geleni yapın. Doğrusu ben de yapacağım. Kime rüsvay edecek bir azabın geleceğini ve kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Gözetletin, doğrusu ben de sizinle beraber gözetleyenlerdenim.

Mehmet Alagaş

(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ey halkım! Elinizden gelen, her şeyi yapın, ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Bekleyin, doğrusu ben de sizinle bekliyorum.

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, olduğunuz yerde (yaptığınızı) yapın, ben de yapıyorum. Yakında kime azabın gelip kendisini rezil edeceğini ve kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Gözetin, ben de sizinle beraber gözetmekteyim!"

Süleymaniye Vakfı

Ey halkım! Elinizden ne geliyorsa yapın. Ben de yapacağım. Kişiyi rezil edecek olan azap kime gelecekmiş, yalancı kimmiş ileride öğreneceksiniz! Olacakları gözleyin bakalım dipnot 1 , sizinle beraber ben de gözlüyorum dipnot 2 ."

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah Teala, Şuayb Aleyhisselamın söylediği bu sözlerin aynısını Muhammed Aleyhisselama da söylettirmiştir (En'am 6/135, Hud 11/121-122, Zümer 39/39-40).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ey halkım! Kendinize uygun olanı yapın. Ben de yapacağım. Alçaltıcı azap kime gelecekmiş, yalancı kimmiş, yakında öğrenirsiniz. Gözetleyin; sizinle birlikte ben de gözetlemekteyim."

Şaban Britch

Ey halkım, elinizden gelen yapageldiğiniz her şeyi yapın, ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Bekleyin, doğrusu ben de sizinle bekliyorum.

Şaban Piriş

-Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de yapacağım. Kime rezil edici bir azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz. Bekleyin, doğrusu ben de sizinle bekliyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey toplumum! Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum. Yakında bileceksiniz rezil edici bir azabın kime geleceğini, yalancının kim olduğunu! Gözetleyin, ben de sizinle beraber gözetliyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Shuaib continued: "My people, you may pursue what your minds and souls impel you to do, but I am steering my course of action by guiding indications set by Providence Who guides to all truth". "And you shall soon come to know who shall be befallen with a humiliating punishment and who it is that lies and intentionally asserts falsehood. You just be on the watch for the justice prepared above in heaven's realm and I will also be on the watch."

Abdul Haleem

My people, do whatever is within your power, and I will do likewise. Soon you will know who will receive a disgraceful punishment and who is a liar. Watch out, and so will I.’

Abdullah Yusuf Ali

"And O my people! Do whatever ye can: I will do (my part): Soon will ye know who it is on whom descends the penalty of ignominy; and who is a liar! and watch ye! for I too am watching with you!"

Abul A'la Maududi

My people! Go on working according to your way and I will keep working (according to mine). Soon you will come to know who will be afflicted by a humiliating chastisement, and who is proved a liar. And watch, I shall also watch with you.'

Aisha Bewley

My people! Do as you think best. That is what I am doing. You will certainly come to know who will receive a punishment to disgrace him, and who is a liar. So look out. I will be on the lookout with you.’

Al-Hilali & Khan

"And O my people! Act according to your ability and way, and I am acting (on my way). You will come to know who it is on whom descends the torment that will cover him with ignominy, and who is a liar! And watch you! Verily, I too am watching with you."

Ali Quli Qarai

O my people! Act according to your ability; I too am acting. Soon you will know who will be overtaken by a punishment that will disgrace him, and who is a liar. So be on the watch; I too will be watching along with you.’

Amatul Rahman Omar

`And my people! do your worst, I (too) am doing (my best). You will soon know who is overtaken by a punishment that will disgrace him, and who it is that is a liar. And be on watch, I shall be with you watching.'

Arthur John Arberry

O my people, act according to your station; I am acting; and certainly you will know to whom will come the chastisement degrading him, and who is a liar. And be upon the watch; I shall be with you, watching.'

Bijan Moeinian

"Well, do whatever you want and I will do whatever I believe to be proper. Pretty soon we will see which one of us will be subject to a humiliating torture and who the liar is. Wait if you will and I, too, will wait in anticipation along with you."

E. Henry Palmer

O my people! act according to your power; verily, I too will act, and ye at length shall know! To whomsoever torment comes it shall disgrace him, and him who is a liar. Watch then; verily, I with you am watching too!'

Edip-Layth

"My people, continue to act as you do, and I will act. You will then come to know to whom the humiliating retribution will come and who is the liar. Watch then, and I will watch with you."

George Sale

O my people, do ye work according to your condition; I will surely work according to my duty. And ye shall certainly know, on whom will be inflicted a punishment which shall cover him with shame, and who is a liar. Wait therefore the event; for I also will wait it with you.

Hamid S. Aziz

He said, "O my people! Are my family more esteemed by you than Allah? Or have you taken Him as something to cast behind your backs? Verily, my Lord, surrounds all you do.

Mahmoud Ghali

And, O my people, act (Literally: do according to your situation) according to your situation; surely I am (also) acting; eventually you will know to whom will come up the torment that will disgrace him, and who is a liar. And be on the watch; (Literally: watch for yourselves) surely I will be with you, constantly watching."

Marmaduke Pickthall

And, O my people! Act according to your power, lo! I (too) am acting. Ye will soon know on whom there cometh a doom that will abase him, and who it is that lieth. And watch! Lo! I am a watcher with you.

Mohamed Ahmed - Samira

Do on your part what you can, O people, I will do what I will. You will come to know who suffers the punishment that would put him to shame, and who is the liar. So watch; I am watching with you."

Muhammad Asad

Hence, O my people, do [to me] anything that may be within your power, [while] I, behold, shall labour [in God's way]; in time you will come to know which [of us] shall be visited by suffering that will cover him with ignominy, and which [of us] is a liar. Watch, then, [for what is coming:] behold, I shall watch with you!"

Mustafa Khattab

O  my people! Persist in your ways, for I ˹too˺ will persist in mine. You will soon come to know who will be visited by a humiliating torment and is a liar! And watch! I too am watching with you!"

Progressive Muslims

"And my people, continue to act as you do, and I will act. You will then come to know to whom the retribution will come to humiliate him and who is the liar. Watch then, and I will watch with you."

Rashad Khalifa

"O my people, go on doing what you wish, and so will I. You will certainly find out which of us will incur shameful retribution; you will find out who the liar is. Just wait in anticipation, and I will wait in anticipation along with you."

Sahih International

And O my people, work according to your position; indeed, I am working. You are going to know to whom will come a punishment that will disgrace him and who is a liar. So watch; indeed, I am with you a watcher, [awaiting the outcome]."

Sam Gerrans

And: “O my people: work according to your power — I am working; you will come to know to whom comes a punishment that disgraces him, and who is a liar. And watch — I am with you watching.”

Shabbir Ahmed

"O My people! Act what is in your power and I will work. Soon you will know upon whom comes a humiliating doom, and who is a liar. And watch! I am a watcher with you."

Syed Vickar Ahamed

"And O my people! Do what you are able to do, (but) I will do (my part): And soon you will know on whom comes down the penalty of shame (and dishonor), and who is a liar! And you watch; Verily, I am also watching with you!"

Taqi Usmani

O my people, do what you can, I am to do (what I can). Soon you will know the one whom the punishment will visit, putting him to disgrace, and the one who is false. And wait. I am, with you, waiting."

The Monotheist Group

"And my people, continue to act as you do, and I will act. You will then come to know to whom the retribution will come to humiliate him and who is the liar. Watch then, and I will watch with you."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 93. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 93. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 93. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩