Diyanet İşleri
"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."
İbrâhîm suresi
İbrâhîm suresi, 14. ayet. وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِى وَخَافَ وَعِيدِ
velenüskinennekümü-l'arḍa mim ba`dihim. ẕâlike limen ḫâfe meḳâmî veḫâfe ve`îd.
"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Geçmiş kavimler ve peygamberlerin yardım istemesi İbrâhîm 9–17 3
Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler."
"Allah, bize yollarımızı dosdoğru göstermişken, biz ne diye O'na tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyete elbette katlanacağız. Tevekkül edenler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler."
İnkar edenler, peygamberlerine; "Andolsun, ya sizi yurdumuzdan çıkaracağız, ya da bizim dinimize dönersiniz" dediler. Rableri de onlara şöyle vahyetti: "Biz zalimleri mutlaka yok edeceğiz."
"Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir."
Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.
Hüsranın ardından da cehennem vardır. Orada kendisine irinli su içirilecektir.
Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmeyecek, arkasından da şiddetli bir azap gelecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
14. “ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu” yani Yüce Allah’ın peygamberlere ve onlara uyanlara ihsan ettiği güzel akıbet; “benim makamımdan” yani dünyada Allah’ın huzuruna çıkmaktan korkarak, Allah’ın kendisini gördüğünü bilerek Rabbinin gözetiminden “korkan ve benim tehdidimden” yani bana isyan edenlere yaptığım tehditlerden “çekinen” ve bu hali Allah’ın hoşnut olmadığı şeylerden uzak kalmasına ve Allah’ın sevdiği şeyleri işlemeye yönelmesine vesile olan “kimselere mahsustur.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resuller ve size tabi olanlar!- Onları helak ettikten sonra o yere sizi yerleştireceğiz. Burada zikredilen yalanlayan kâfirlerin helak edilmeleridir. Onlar helak olduktan sonra o yere resullerin ve Müminlerin yerleştirilmesi ise ancak azametimi ve yüceliğimi hatırlayan ve azabımla uyarımdan korkan kimseler içindir.
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Vaad
Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Vaad
Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: "Korkmayın, üzülmeyin,…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Vaad
Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur'an ile öğüt ver.
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Ortak kavram: Vaad
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Aynı kök: سكن (69 geçiş)
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(13, 14) Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" dipnot 1 Rableri de "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz" dipnot 2 diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.
onların ardından (boşalan) yere sizi yerleştireceğiz." İşte bu (son), Benim makamımdan ve tehdidimden korkan kimselere hastır.
"Ve onlar yok olup gittikten sonra yeryüzüne elbette sizi yerleştireceğiz: bu (vaad) Benim makamıma karşı saygı ve sakınma gösteren ve tehdidimden korkan kimseler içindir!"
"Ve onlardan sonra o bölgeye sizi iskan edeceğiz. . . İşte bu, benim konumumdan ve tehdidimden korkanlara mahsustur. "
"Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."
Ve (ey inananlar!) Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere mahsustur.
"Onlardan sonra, o toprağa kesinlikle sizi yerleştireceğiz. Erkimden ve uyarılarımdan korkanlar için, bu böyledir!"
"Ey inananlar! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimselere aittir."
"Onlardan sonra o yurda sizi yerleştireceğiz. Bu, otoriteme saygı duyan ve tehditlerimden korkanlar içindir."
'Onlardan sonra o yurda sizi yerleştireceğiz. Bu, otoriteme saygı duyan ve tehditlerimden korkanlar içindir.'
Ve arkalarından sizi o yere yerleştireceğiz, işte bu, makamımdan ve tehdidimden korkan için va'dimdir!"
Ve arkalarından sizi o Arza iskan eyliyeceğiz, bu işte makamımdan korkana, vaıydimden korkana va'dim
"Ve onlardan sonra sizi mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. Bu, makamımı ve uyarımı dikkate alan kimseler içindir."
"Ve onlardan sonra sizi mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. Bu, makamımı ve uyarımı dikkate alan kimseler içindir."
"Ve onlardan sonra sizi mutlaka yeryüzünde yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve uyarımdan korkan kimseler içindir." diye vahyetti.
"Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır)."
"Ve onlardan sonra sizi behemehal, o yurda yerleşdireceğiz. İşte bu (mükafatım), benim makaamımdan korkanlara, benim tehdidimden korkanlara haasdır".
Onlardan sonra da yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlara vaadimdir.
(5-18) Kesin olan şu ki, Musa’yı ayetlerimizle kavmini karanlıktan aydınlığa çıkar ve günlerimizi onlara hatırlat diye ayetlerimizle gönderdik. Bunda da sabreden ve teşekkür eden herkes için göstergeler / ayetler vardır. Musa kavmine dedi ki Allah’ın üzerinizde ki nimetini hatırlayın, sizi firavun ailesinden kurtardı, size kötülük uyguluyorlardı, oğullarınızı boğazlıyorlardı, k adınlarınızı sağ bırakıyorlardı , bunda Rabbinizden sizin için , çok büyük bir imtihan/ bir bela vardı , Rabbiniz şöyle ilan etti, eğer ki teşekkür ederseniz, size artırırım, (nimetleri) lakin yok sayar / örtbas ederseniz azabım kesinlikle şiddetlidir. Musa dedi ki eğer siz ve yeryüzündeki herkes , kafir olsanız dahi , Allah yine de en zengin olandır, övülmeye en layık olandır, size, sizden öncekilerin haberleri, Nuh Kavminin Âd ve Semud kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin -ki onları en iyi Allah bilir, bildirimleri gelmedi mi? Onlara Resullerimiz açıklamalarla geldiler, onlarda ellerini ağızlarına götürerek dediler ki, sizle bize gönderileni, biz görmezden geliyoruz / yok sayıyoruz, bizim de o bizi davet ettiğiniz şeye karşı içimizde kuşkumuz var, şüphe duyuyoruz, Resulleri onlara dediler ki, Allah hakkında semaları ve yeri yaratan hakkında, kuşkunuz mu var? O sizi günahlarınızdan bağışlanmaya davet ediyor ve sizi belli bir süreye kadar öteliyor, dediler ki siz de bizim gibi birer beşersiniz , bizi, babalarımızın ibadet ediyor olduklarından uzaklaştırmak mı istiyorsunuz? Bize bir apaçık delil / ispat getirin, Resuller onlara dediler ki evet, biz de siz gibi birer beşeriz ve lakin Allah, kullarından istediğine bu nimeti / risalet görevi nimetini ihsan eder, bizim, Allah’ın izni dışında bir delil oluşturup getirmemiz mümkün değildir, müminlerin tevekkülü Allah’adır / vekaletleri Allah’ın elindedir. Biz de (müminler gibi) neden Allah’a tevekkül etmeyelim ki? O , kesinlikle bizi yolumuza yönlendirmiştir , biz yaptığınız eziyetlere sabredeceğiz , tevekkül edecek olanlar da Allah’ı vekil tayin etsinler , kafirler, resullerine dediler ki sizi yerimizden çıkaracağız yahut milleti mize / dinimize geri dönersiniz dediler , Rableri de onlara zalimleri helak edeceğiz , arza da onların artlarından sizi yerleştireceğiz şeklinde vahyetti, işte bu, makamımdan ve vadimden korkan iç indir. Fetih talep ettiler (Biz de Resullerimize fethi verdik) Her bir inat çı zorba / cebbar / cebir kullanan mahvoldu , onun arkasından da cehennem gelecek, irin suyundan içirilecekler , onu yudumladıklarında onu kolaylıkla yutamayacaklar, onlara her bir mekândan ölüm gelecek fakat o, ölü olamayacak, onun da arkasından çök kaba bir azap gelecek. Kafirlerin amellerinin Rabbindeki örneği / misali, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül gibidir , kazandıkları şeylerin hiçbirine kudret edemeyecekler / güç yetiremeyecekler / ellerinden uçup gidecek, işte bu uzak bir sapmadır.
“Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan kimseler içindir.''
"Ve onların ardından sizi o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden korkan için(verdiğim söz)dür."
Onların ardından o topraklara kesinlikle sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkanlar içindir dipnot 1 ."
Onların arkasından bu topraklara kesinlikle sizi yerleştireceğiz. Bu söz, karşıma çıkmaktan ve tehdidimden korkanla sınırlıdır."
Onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, (kıyamet günü) huzuruma çıkmaktan korkanlar ve azabımdan korkanlar içindir.
Onlardan sonra yeryüzüne sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkanlar ve azabımdan korkanlar içindir.
"Ve onların ardından o toprağa mutlaka sizi yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan, tehdidimden korkan için böyledir."
"And We will install you in their land and settle you therein to make abode after We have reduced them into a useless form. This is a favour We confer only on him who entertains the profound reverence dutiful to Me and regards the moment he assembles before Me with reverence and awe and lays to heart the threatened punishment".
and leave you to dwell in the land after them. This reward is for those who are in awe of meeting Me, and of My warnings.’
"And verily We shall cause you to abide in the land, and succeed them. This for such as fear the Time when they shall stand before My tribunal,- such as fear the punishment denounced."
and will then cause you to settle in the land dipnot 1 as their successors. That is the reward for him who fears to stand for reckoning and holds My threat in awe."
We will leave you the land to live in after them. That is the reward of those who fear My station and fear My threat.’
"And indeed, We shall make you dwell in the land after them. This is for him who fears standing before Me (on the Day of Resurrection or fears My punishment) and also fears My threat."
and surely We will settle you in the land after them. This [promise] is for someone who is awed to stand before Me and fears My threat.’
`And We will surely make you occupy the country after them. That (promise) shall hold good for everyone of him who fears to stand before My tribunal and fears My threatful warning.'
and We will surely make you to dwell in the land after them -- that, for him who fears My station and fears My threat. '
"Then, I will establish you in their land as a reward for respecting Me and believing in My promise. "
and we will make you to dwell in the land after them. That is for him who fears my place and fears my threat!'
"We will let you reside in the land after them. That is for those who fear My majesty and fear My threat."
and We will cause you to dwell in the earth, after them. This shall be granted unto him who shall dread the appearance at my tribunal, and shall fear my threatening.
And We will make you to dwell in the land after them. That is for him who fears (keeps in mind) My Time (of Judgment or Majesty) and fears (keeps in mind) My punishment (or threat)."
And indeed We will definitely make you to dwell (in) the land even after them; that (is) for him who fears My station and fears My threat. "
And verily We shall make you to dwell in the land after them. This is for him who feareth My Majesty and feareth My threats.
And establish you in their place. This is for him who fears My station, and dreads My commination."
and most certainly shall We cause you to dwell on earth [long] after they have passed away: this is [My promise] unto all who stand in awe of My presence, and stand in awe of My warning!"
and make you reside in the land after them. This is for whoever is in awe of standing before Me and fears My warning."
"And We will let you reside in the land after them. That is for those who fear My station and fear My deliverance."
"And we will let you dwell in their land after them. This is (the reward) for those who reverence My majesty, and reverence My promise."
And We will surely cause you to dwell in the land after them. That is for he who fears My position and fears My threat."
“And We will cause you to dwell in the land after them — that is for him who fears My station and fears My warning.”
"And verily We will establish you in the land after them. This reward is for those who recognize My Majesty and My Warning, and thus respect the Permanent Values given by Me."
"And surely We shall make you remain in the land, and take over after them. This is for such (people) who fear the time when they will stand before My court— Such as (those people) who fear the punishment set for them."
and shall certainly let you dwell in the land after them. This is for the one who is fearful of standing before Me and is fearful of My warning."
"And We will let you reside in the land after them. That is for those who fear My station and fear My warning."