İbadet
Zekât الزكاة
Maldan, tespit edilmiş kişilere verilmesi farz olan pay; kökü 'arınma ve artma' anlamı taşır.
- 3 birincil dayanak
- 3 ikincil
- kök زكو
Açıklama
'Namazı kılın, zekâtı verin' (2:43) emri sık tekrarlanır. Tevbe 9:60 zekâtın kimlere verileceğini sayar: fakirler, düşkünler, zekâtı toplayan memurlar, kalpleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar. 9:103 Hz. Peygamber'e hitaben mallarından 'kendilerini temizleyip arındıracak' bir sadaka almasını emreder — kökün 'tezkiye' anlamı burada açıkça görülür. Mü'minûn 23:4 zekâtı mü'min sıfatı sayar; Rûm 30:39 faiz ile zekâtı karşılaştırıp yalnız zekâtın Allah katında arttığını söyler; En'âm 6:141 hasat gününde ürünün hakkının verilmesini ister. DİA 'ZEKÂT' maddesi bu ayetleri farziyet ve nisap bahsiyle birlikte ele alır.
Dayanak ayetler
Birincil: doğrudan emir · meal: Diyanet İşleri- Bakara 43 birincil
Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.
- Tevbe 60 birincil
Sadakalar (zekatlar), Allah'tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekat toplayan memurlar, kalpleri İslam'a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
- Tevbe 103 birincil
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Hz. Peygamber'e hitaben
- En'âm 141 ikincil
O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (her biri) birbirine benzer ve (her biri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.
- Mü'minûn 4 ikincil
Onlar ki, zekatı öderler.
- Rûm 39 ikincil
İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.