Rûm suresi

Rûm suresi, 39. ayet

Rûm suresi, 39. ayet. وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن رِّبًا لِّيَرْبُوَا۟ فِىٓ أَمْوَٰلِ ٱلنَّاسِ فَلَا يَرْبُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ وَمَآ ءَاتَيْتُم مِّن زَكَوٰةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُضْعِفُونَ

vemâ âteytüm mir ribel liyerbüve fî emvâli-nnâsi felâ yerbû `inde-llâh. vemâ âteytüm min zekâtin türîdûne veche-llâhi feülâike hümü-lmuḍ`ifûn.

Diyanet İşleri

İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Rûm 36–42 · surenin 39. ayeti / 60

Konu İnsanın nankörlüğü; akrabaya hak, faiz ve zekât Rûm 33–40 3

  1. Rûm 36

    İnsanlara bir rahmet tattırdığımız zaman ona sevinirler. Eğer kendi işledikleri şeyler sebebiyle başlarına bir kötülük gelirse, bir de bakarsın ki ümitsizliğe düşerler.

  2. Rûm 37

    Allah'ın, rızkı dilediğine bol verdiğini ve (dilediğine) kıstığını görmediler mi? Bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.

  3. Rûm 38

    Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler için daha hayırlıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  4. 39

    İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

  5. Rûm 40

    Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan herhangi bir şeyi yapabilen var mı? O, onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

  6. Rûm 41

    İnsanların kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulma ortaya çıkmıştır. Dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.

  7. Rûm 42

    De ki: "Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın." Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

39. “İnsanların malları içinde artış göstersin diye verdiğiniz hiçbir faiz, Allah katında artmaz” Yani sizler ihtiyaçlarınızdan arta kalan mallarınızı daha fazla karşılık vereceğini umduğunuz kimselere mallarınızın artış göstermesi kastı ile verecek olursanız, sizin bu ameliniz Allah nezdinde hiçbir şekilde artıp çoğalmaz, mükâfat görmez. Çünkü bu amelinizin taşıması gereken ihlâs şartı bulunmamaktadır. İnsanlar nezdinde riyakârlık, makam ve mevki noktasında bir ilerleyiş maksadı ile yapılan ameller de böyledir. Bunların hiçbiri Allah nezdinde bereketlenmez, artmaz.

“Ama Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekât var ya” yani sizleri aşağılık huylardan mallarınızı da cimrilik ve onlara tutkunluktan arındırıp temizleyecek, kendisine malın verildiği kimsenin ihtiyacını giderecek herhangi bir malı vermek sureti ile Allah’ın rızasını arayacak olursanız “işte böyle yapanlar” kendileri için mükâfatları “(kat kat) artırırlar.” İşte bunların infakları Allah nezdinde artar ve bunları Allah o kimseler için pek çok oluncaya kadar çoğaltır.

Yüce Allah’ın: “verdiğiniz zekât” buyruğu, infâk edeceği şeye zaruri ihtiyacı olan yahut da ödeyemediği borcu bulunan ama bunları bırakıp sadakaya öncelik veren kulun bu sadakasının, ecir kazanabileceği bir zekât olmadığına ve bu tasarrufunun şer’an geçerli de olmadığına delildir. Nitekim Yüce Allah, övdüğü kimseler hakkındaki: “Malını temizlenmek için veren...” (el-Leyl, 92/18) buyruğu da buna delildir. Dolayısı ile bu niteliği taşımadıkca malın verilmesi tek başına bir hayır değildir. Bu nitelik ise malı gerçekten onunla arınabilecek bir halde iken vermektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlardan herhangi birine, fazlasıyla size geri ödemesi için verdiğiniz mallarınızın, Allah katında ecri/sevabı artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek ihtiyacını karşılamak için bir kimseye mallarınızdan verip ve bu amelinizle insanlardan hiçbir karşılık ve makam beklemediğiniz takdirde, (bu davranış sahipleri) Yüce Allah'ın katında ecirleri kat kat verilecek olan kimselerdir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَآ ve ma ne ki
  2. ءَاتَيْتُم ateytum verdiniz kök: اتي
  3. مِّن min
  4. رِّبًۭا riben riba (faiz) kök: ربو
  5. لِّيَرْبُوَا۟ liyerbuve artması için kök: ربو
  6. فِىٓ fi içinde
  7. أَمْوَٰلِ emvali malları kök: مول
  8. ٱلنَّاسِ n-nasi insanların kök: نوس
  9. فَلَا fela asla
  10. يَرْبُوا۟ yerbu artmaz kök: ربو
  11. عِندَ inde katında kök: عند
  12. ٱللَّهِ ۖ llahi Allah kök: اله
  13. وَمَآ vema ama
  14. ءَاتَيْتُم ateytum verdiğiniz kök: اتي
  15. مِّن min -tan
  16. زَكَوٰةٍۢ zekatin zekat- kök: زكو
  17. تُرِيدُونَ turidune isteyerek kök: رود
  18. وَجْهَ veche yüzünü (rızasını) kök: وجه
  19. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  20. فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte
  21. هُمُ humu onlar
  22. ٱلْمُضْعِفُونَ l-mud'ifune kat kat artıranlardır kök: ضعف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yüksekçe bir yerdeki güzel bir bahçenin…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    (17-18) Temizlenmek için malını hayra veren en mutteki (Allah'a karşı gelmekten en çok sakınan) kimse o ateşten uzak tutulacaktır.

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: ضعف (52 geçiş)

    Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

  • Aynı kök: ربو (20 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir.…

  • Aynı kök: ضعف (52 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)

    Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kişiler -evet onlar- (sevaplarını) katlayanlardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ayette gerçek artışın faizde olan değil, Allah rızası için verilen zekat olduğu belirtilmektedir. Benzer mesaj: Bakara 2:276.

Mustafa İslamoğlu

Yine (iyi bilin ki), başka insanların mal varlığı sayesinde artsın diye faiz karşılığı verdikleriniz asla Allah katında size artış sağlamaz. Bir de Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz arındırıcı mali yükümlülükler var. İşte böyle yapanlar, ödüllerini kat kat artıranların ta kendileridir.

Muhammed Esed

Ve (unutmayın! Başka) insanların malvarlığı sayesinde, artsın diye faizle verdikleriniz (size) Allah katında bir artış sağlamaz. Oysa, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için karşılıksız verdikleriniz (O'nun tarafından bereketlendirilir,) işte onlar, (bu şekilde Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler,) ödüllerini kat kat artıranlardır!

Ahmed Hulusi

İnsanların, malları artsın amacıyla riba almak üzere verdiğiniz şey, Allah indinde artmaz! Vechullahı isteyerek zekat (tezkiye, saflaştırma) olarak verdiğinize gelince; işte onlar kat kat arttıranların ta kendileridir!

Ali Bulaç

İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.

Ali Özek ve heyeti

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekâtı veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır.

Ali Rıza Safa

İnsanların mallarında artış olması için verdiğiniz faiz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın hoşnutluğunu dileyerek verdiğiniz zekat; katlayarak artıranlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını umarak verdiğiniz zekata gelince, işte zekatı veren o kimseler, evet işte onlar sevaplarını ve mallarını kat kat arttıranlardır.

Edip Yüksel

Halkın malları içinde artması için verdiğiniz tefecilik parası ALLAH'ın yanında artmaz. Ancak, ALLAH'ın rızasını dileyerek verdiğiniz bir zekata gelince, onu verenler yatırımlarını katlarlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halkın malları içinde artması için verdiğiniz tefecilik parası ALLAH'ın yanında artmaz. Ancak, ALLAH'ın rızasını dileyerek verdiğiniz bir zekata gelince, onu verenler yatırımlarını katlarlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü dileyerek verdiğiniz zekat ise, katlayanlar (kat kat artıranlar) işte onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nasın mallarında nemalansın diye verdiğiniz riba (faiz) Allah yanında nemalanmaz, Allah yüzünü murad ederek verdiğiniz zekat ise katlayanlar işte onlardır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın yüzünü dipnot 1 dileyerek zekattan dipnot 2 verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. 30:38. Ayetin dipnotu.
  2. metne dön, dipnot 2
    Hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yardımda bulunanlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanların mallarında artsın diye ribadan dipnot 1 verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz dipnot 1 . Allah'ın yüzünü dipnot 2 dileyerek zekattan dipnot 3 verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette yer alan riba sözcüğüne, faiz anlamı vermek doğru değildir. Zira ayette anlatılmak istenen şey şudur: Yardım ederken, Allah'ın rızasını gözetmek yerine; menfaat elde etmek, bir verip iki almak; "Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez." anlayışı ile yardımda bulunmak kınanmaktadır. Ayette; riba, yalın sözcük anlamı olan "büyümek, artmak, çoğalmak, gelişmek" anlamında kullanılmıştır. Ayrıca ayette, riba sözcüğü iki kez yer almaktadır. Çevirisini "artsın diye" yaptığımız sözcük, ayette riba(yerbuve) olarak yer almaktadır. (Daha geniş açıklama için Bakara Suresi, 279. ayetin dipnotuna bakınız.)
  2. metne dön, dipnot 2
    Allah'ın yüzü, Allah'ın yönü demektir. Diğer bir deyimle "tamamıyla Allah'a yönelme" anlamına gelmektedir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak amacıyla yardımda bulunanlar.

Gültekin Onan

İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Tanrı katında artmaz. Ama Tanrı'nın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.

Hasan Basri Çantay

İnsanların mallarında artış olması için faiz (cinsin) den verdiğiniz şey (nakd, mal, sadaka ve saire) Allah katında artmaz. Allahın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat ise, sevablarını kat kat artıranlar onlar (onu verenler) dir.

İbni Kesir

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat ise böyle değildir. İşte onlar; sevablarını kat kat artıranlardır.

Mehmet Alagaş

(33-40) İnsana bir zarar dokunsa Rabbine dua eder ve ona içtenlikle yönelir, sonra onlara Allahtan bir rahmet tattırırsa onlardan bir fırka / onlar dan bir bölüm, onlara verdiklerimize yok sayarak Rablerine ortak koşarlar , geçinin / metalanın ileride bileceksiniz. Onlara bir delil / bir ispat göndermişiz de şirk koşmalarını onlara o delil mi söylüyor? Onlara bir rahmet tattırırsak onunla mutlu olur lar, o nlara ellerinin yapıp sundukları nedeniyle bir kötülük isabet ederse ümitlerini yitirirler.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü isteyerek vermekte olduğunuz zekâta gelince, işte (bu amel sahipleri, sevaplarını) kat kat arttıranlardır.

Süleyman Ateş

İnsanların malları içinde, artması için verdiğiniz riba, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (O'nun rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat(a gelince); işte (onu verenler sevaplarını ve mallarını) kat kat artıranlardır.

Süleymaniye Vakfı

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç Allah katında (Allah'ın koyduğu ekonomik sistemde) artmaz dipnot 1 , Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat ise (öyle değildir) dipnot 2 . İşte zekat verenler, mallarını kat kat artıranlardır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
  2. metne dön, dipnot 2
    Zekat verenler mallarını artırır. Her ne kadar zekat veren kişinin malı azalıyormuş gibi görünse de 'kat kat art(ır)ma' ifadesinden anlaşıldığı üzere toplumun bütün kesimlerinde zekatın etkisi görülür. Nihayetinde piyasada meydana gelen gelişmeden zekat verenler de faydalanır. Tam tersi faizli işlemlerde faiz alan kişi kazançlı çıkmış sayılsa da 'Allah katında artmaz' denildiği için piyasada daralmaya sebep olduğu anlaşılmaktadır. Zira her yerde olduğu gibi piyasalarda da Allah'ın kanunları geçerlidir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç dipnot 1 Allah'ın yanında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekata gelince; mallarını kat kat artıranlar zekat verenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Faizli borç" diye meal verdiğimiz "min ribe = مِن رِبًا" ifadesi "li riben = لِربا"taktirindedir. Devamındaki liyerbuve =  ‘لِّيَرْبُوَ'nin başında da lam = لِ harf-i cerri olduğu için birincisinde aynı anlamda min = مِن kullanılmıştır. Buradaki riba, faizli borç anlamında mecazdır.  yete genellikle şöyle bir meal verilir: "İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz her hangi bir faiz" Böyle bir faiz olmayacağından kelimeye faizli borç dışında bir anlam verilemez.

Şaban Britch

İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Fakat, Allah’ın yüzünü dileyerek verdiğiniz zekata gelince, işte (bu amelin sahipleri, Allah tarafından sevapları) kat kat arttıranlardır.

Şaban Piriş

Başkalarının malı artsın diye faize verdiğinizin Allah katında bereketi yoktur. Fakat, Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat böyle değildir. Kat kat artıranlar işte bunlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And whatever you invest of money expecting interest or profit by way of usury to appropriate people's property wrongfully to yourselves is an ill- gotten gain which shall never yield an increment with Allah nor shall it ever grow with Him, like benevolence does and excessively. Whereas what you invest in charity or benevolence as an obligation to Allah and to satisfy your conscience shall Allah increase immeasurably and such persons are those to whom what is saved with Allah shall be redoubled to their credit.

Abdul Haleem

Whatever you lend out in usury to gain value through other people’s wealth will not increase in God’s eyes, but whatever you give in charity, in your desire for God’s approval, will earn multiple rewards.

Abdullah Yusuf Ali

That which ye lay out for increase through the property of (other) people, will have no increase with Allah: but that which ye lay out for charity, seeking the Countenance of Allah, (will increase): it is these who will get a recompense multiplied.

Abul A'la Maududi

Whatever you pay as interest so that it may increase the wealth of people does not increase in the sight of Allah. dipnot 1 As for the Zakah that you give, seeking with it Allah's good pleasure, that is multiplied manifold. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is the first verse revealed in the Quran that condemned interest. It only says this: "You pay interest thinking that it will cause an increase in the wealth of the money-lender. But actually, in the sight of Allah, interest does not increase the wealth, but the wealth is increased by the payment of the Zakat." Afterwards, when the commandment prohibiting interest was sent down at Al- Madinah, it was said: “Allah deprives interest of all blessing and develops charity.” (For the later commands, see (Surah Aal-Imran: Ayat 130), and (Surah Al-Baqarah: Ayats 275 to 281). This verse has been given two interpretations by the commentators. One section of them says: Here riba does not mean the interest which is forbidden by the Shariah, but it means the gift or the present which is given with the intention that the recipient will return it redoubled, or will perform some useful service for the donor, or his becoming prosperous will be beneficial for the donor himself. “This is the view of Ibn Abbas, Mujahid, Dahhak, Qatadah, Ikrimah, Muhammad bin Kaab al-Qurzi and Shabi. Probably this comment has been made by these scholars for the reason that in this verse the only consequence mentioned of the act is that in the sight of Allah such wealth will not increase at all; if, however, it had meant the interest forbidden by the Shariah, it would have been positively said that it will be severely punished by Allah.
  2. metne dön, dipnot 2
    The other group differs from this and says that it means the same well known riba which has been forbidden by the Shariah. This is the opinion of Hasan Basri and Suddi, and Allama Alusi also has opined that the apparent meaning of the verse is the same, for riba, in Arabic is used in the same meaning. This interpretation has been adopted by the commentator Nisaburi also.

Aisha Bewley

What you give with usurious intent, aiming to get back a greater amount from people’s wealth, does not become greater with Allah. But anything you give as zakat, seeking the Face of Allah – all who do that will get back twice as much.

Al-Hilali & Khan

And that which you give in gift[1] (to others), in order that it may increase (your wealth by expecting to get a better one in return) from other people’s property, has no increase with Allâh; but that which you give in Zakât (sadaqa - charity etc.) seeking Allâh’s Countenance, then those, they shall have manifold increase.

Ali Quli Qarai

That which you give in usury in order that it may increase people’s wealth does not increase with Allah. But what you pay as zakāt seeking Allah’s pleasure —it is they who will be given a manifold increase.

Amatul Rahman Omar

And that which you lay out as interest and usuary with a view to increase the wealth of the people does not help increase it in the sight of Allâh. But that which you present as Zakât (purifying dues) with a view to seek (thereby) the pleasure of Allâh, it is they (- the regular payers of Zakât) then who will increase (their wealth) many times over.

Arthur John Arberry

And what you give in usury, that it may increase upon the people's wealth, increases not with God; but what you give in alms, desiring God's Face, those -- they receive recompense manifold.

Bijan Moeinian

If you pay interest to someone who has loaned you money, you have not increased his wealth in the sight of God. The only way that a wealthy person may increase his "wealth" at the sight of God is through charity aimed to please God.

E. Henry Palmer

And what ye put out to usury that it may increase with the wealth of men, it shall not increase with God; but what ye put out in alms, desiring the face of God - these it is who shall gain double.

Edip-Layth

Any financial interest you have placed to grow in the people's money, it will not grow with God. But, any contribution that you have placed seeking His presence; those will be multiplied.

George Sale

Whatever ye shall give in usury, to be an increase of men's substance, shall not be increased by the blessing of God: But whatever ye shall give in alms, for God's sake, they shall receive a twofold reward.

Hamid S. Aziz

Then give to the near of kin his due, and to the needy and the wayfarer; this is best for those who desire Allah's countenance (presence, pleasure), and these it is who are successful.

Mahmoud Ghali

And whatever you bring in riba (Usury and other forms of unlawful gain) that it may augment upon (other) persons' (Usury and other forms of unlawful gain) wealth, then it does not augment in the Providence of Allah; and whatever you bring in Zakat, (Poor-dues) willing to seek the Face of Allah, then those are they who will get (recompense) manifold.

Marmaduke Pickthall

That which ye give in usury in order that it may increase on (other) people's property hath no increase with Allah; but that which ye give in charity, seeking Allah's Countenance, hath increase manifold.

Mohamed Ahmed - Samira

What you give on interest to increase (your capital) through others' wealth, does not find increase with God; yet what you give (in alms and charity) with a pure heart, seeking the way of God, will be doubled.

Muhammad Asad

And [remember:] whatever you may give out in usury so that it might increase through [other] people’s possessions will bring [you] no increase in the sight of God whereas all that you give out in charity, seeking God’s countenance, [will be blessed by Him:] for it is they, they [who thus seek His countenance] that shall have their recompense multiplied!

Mustafa Khattab

Whatever loans you give, ˹only˺ seeking interest at the expense of people’s wealth[1] will not increase with Allah. But whatever charity you give, ˹only˺ seeking the pleasure of Allah—it is they whose reward will be multiplied.

Progressive Muslims

And any financial interest you have placed to grow in the people's money, it will not grow with God. And any contribution that you have placed seeking His presence, then those will be multiplied.

Rashad Khalifa

The usury that is practiced to increase some people's wealth, does not gain anything at GOD. But if you give to charity, seeking GOD's pleasure, these are the ones who receive their reward manifold.

Sahih International

And whatever you give for interest to increase within the wealth of people will not increase with Allah. But what you give in zakah, desiring the countenance of Allah - those are the multipliers.

Sam Gerrans

And what you give of usury that it might increase in the wealth of men, there is no increase with God; but what you give of purity, desiring the face of God: it is they who receive recompense manifold.

Shabbir Ahmed

And the wealth you give in usury in order that it may increase on other people's money has no increase with Allah. But that you give in charity, seeking Allah's Approval, these are the ones who will have their return multiplied. (2:275-276), (3:129), (74:6).

Syed Vickar Ahamed

And that which you put aside in interest (as your own to be spent) to grow by using the property of (other) people, (that) will have no increase with Allah: But that which you give for charity, in search of Allah’s Holy Face, that will grow: These (are the people) who will get a reward many times larger.

Taqi Usmani

Whatever Ribā (increased amount) you give, so that it may increase in the wealth of the people, it does not increase with Allah; and whatever Zakāh you give, seeking Allah’s pleasure with it, (it is multiplied by Allah, and) it is such people who multiply (their wealth in real terms.)

The Monotheist Group

And any usury you have taken to grow from the money of the people, it will not grow with God. And any contribution that you have placed seeking the face of God, then those will be multiplied.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Rûm suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩