Mü'minûn suresi

Mü'minûn suresi, 4. ayet

Mü'minûn suresi, 4. ayet. وَٱلَّذِينَ هُمْ لِلزَّكَوٰةِ فَٰعِلُونَ

velleẕîne hüm lilzekâti fâ`ilûn.

Diyanet İşleri

Onlar ki, zekatı öderler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Mü'minûn 1–7 · surenin 4. ayeti / 118

Konu Kurtuluşa eren mü'minlerin vasıfları Mü'minûn 1–11 3

  1. Mü'minûn 1

    Mü'minler, gerçekten kurtuluşa ermişlerdir.

  2. Mü'minûn 2

    Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.

  3. Mü'minûn 3

    Onlar ki, faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler.

  4. 4

    Onlar ki, zekatı öderler.

  5. Mü'minûn 5

    Onlar ki, ırzlarını korurlar.

  6. Mü'minûn 6

    Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

  7. Mü'minûn 7

    Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

4. “Onlar (nefislerinin de mallarının da) zekâtını verirler.” Çeşitli türden mallarının zekâtını eksiksiz öderler. Nefislerini de kötü huylardan temizler, arındırırlar. Nefsin zekatı/arınması için terk edilmesi ve uzak durulması gereken şeylerden uzaklaşırlar. Namazda huşû’ sahibi olmak suretiyle yaratıcılarına güzelce ibadet ettikleri gibi zekâtı edâ etmek sureti ile de yaratılmışlara iyilikte bulunurlar.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar, nefis ve mallarındaki kusurların temizlenmesi için sahip oldukları malların zekâtını verenlerdir.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine ve
  2. هُمْ hum onlar
  3. لِلزَّكَوٰةِ lizzekati zekatı kök: زكو
  4. فَـٰعِلُونَ failune verirler kök: فعل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: فعل (109 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…

  • Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât

    Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: فعل (109 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar arınmak için çalışanlardır. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu cümle kötü, yanlış ve batıl olan her türlü şeyden arınmak için çalışmayı içermektedir.

Mustafa İslamoğlu

onlar ki, arınmak için gerekeni yaparlar;

Muhammed Esed

arınmak için yapılması gerekeni yaparlar;

Ahmed Hulusi

Onlar arınmak - saflaşmak (zekat) için ne gerekirse yaparlar;

Ali Bulaç

Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir;

Ali Özek ve heyeti

Onlar ki, zekâtı verirler;

Ali Rıza Safa

Zekatı verirler.

Bayraktar Bayraklı

Arınmak için çalışırlar.

Edip Yüksel

Zekatı pratiğe geçirirler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Zekatı pratiğe geçirirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar ki, zekat vermek için çalışırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki zekat vermek için çalışırlar

Erhan Aktaş

Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve onlar, zekat için dipnot 1 çalışanlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benliğin her türlü kötülükten arınması, temizlenmesi, arı duru hale gelmesi.

Gültekin Onan

Onlar, zekata ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir.

Hasan Basri Çantay

(Öyle mü'minler) ki onlar zekat (vazife) lerini yapanlardır.

İbni Kesir

Ki onlar; zekatlarını verirler.

Mehmet Alagaş

(1-9) İman edenler kurtuldular ki onlar, namazlarında ürperti içindedirler, faydasız boş şeylerden yüz çevirirler, onlar zekâtı verenlerdir, namuslarını / iffetlerini eşleri hariç yahut ellerinin altında edindikleri hariç muhafaza ederler , b undan dolayı da kınanmazlar, kim bunun ardında / ötesinde bir şey ararsa işte onlar haddi aşanlardır. Yine onlar emanetlerine ve verdikleri söze riayet ederler , namazlarını korurlar / muhafaza ederler , işte onlar mirasa sahip olacak varislerdir , onlar Firdevs’e varis olacaklar ve orada kalıcı olacaklar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar zekâtı verirler.

Süleyman Ateş

Onlar zekatı verirler.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, zekat için faaliyette bulunanlardır dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bazıları zekat vermek için çalışır, bazıları da zekatın yerine ulaşması için gayret gösterirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar zekat için dipnot 1 çalışırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bazıları zekat vermek için çalışır, bazıları da zekatın yerine ulaşması için gayret gösterirler.

Şaban Britch

Onlar zekâtı ifa eder (kendilerini maddeten ve manen arındırırlar).

Şaban Piriş

Onlar, arınmak için hareket edenlerdir.

Yaşar Nuri Öztürk

Zekatı vermek için faaliyettedir onlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who perform the religious duty of giving Zakat (alms) with the sympathetic feeling toward the poor and their due.

Abdul Haleem

who pay the prescribed alms,

Abdullah Yusuf Ali

Who are active in deeds of charity;

Abul A'la Maududi

who observe Zakah; dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word Zakat literally means purification and development, to help something grow up smoothly and develop without obstruction. As an Islamic term, it implies both the portion of wealth taken out for the purpose of purifying the rest of wealth and the act of purification itself. The words of the original text mean that the believer constantly practices purification. Thus the meaning is not confined to the paying off of Zakat dues only but it is extended to self purification which includes purification of morals as well as wealth, property and life in general. Then it does not mean purification of one’s own self, but includes the purification of the lives of other people as well. So the verse means: The believers are the people who purify themselves as well as others. This thing has also been stated at other places in the Quran, for instance: Successful is he who practiced purification and remembered his Lord and prayed. (Surah Al-Aala, Ayats 14-15). And: Successful is he who purified himself and failure is he who corrupted it. (Surah Ash-Shams, Ayats 9-10). But this verse is more comprehensive in meaning because it stresses the purification of both society and one’s own person.

Aisha Bewley

those who pay zakat;

Al-Hilali & Khan

And those who pay the Zakât.

Ali Quli Qarai

who carry out their [duty of] zakāt,

Amatul Rahman Omar

And who act conscientiously for the sake of purity (and regularly present the Zakât),

Arthur John Arberry

and at almsgiving are active

Bijan Moeinian

The believers are those who devote a prescribed part of their income to charity.

E. Henry Palmer

and who in almsgiving are active.

Edip-Layth

They are active towards betterment.

George Sale

and who are doers of alms-deeds;

Hamid S. Aziz

And who shun vain talk,

Mahmoud Ghali

And the ones who at giving the Zakat (i. e., paying the poor-dues) are active. (Literally: are performers)

Marmaduke Pickthall

And who are payers of the poor-due;

Mohamed Ahmed - Samira

Who strive for betterment;

Muhammad Asad

and who are intent on inner purity;

Mustafa Khattab

those who pay alms-tax;[1]

Progressive Muslims

And they are active towards betterment.

Rashad Khalifa

And they give their obligatory charity (Zakat).

Sahih International

And they who are observant of zakah

Sam Gerrans

And those who act upon the purity.

Shabbir Ahmed

They are the setters up of the Just Economic Order of ZAKAT (in which wealth circulates in the society and nourishes every individual).

Syed Vickar Ahamed

And those who are give (the due) charity;

Taqi Usmani

and who are performers of Zakāh ,

The Monotheist Group

And they are active towards purification.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 4. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 4. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Mü'minûn suresi, 4. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩