Diyanet İşleri
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Tevbe suresi
Tevbe suresi, 103. ayet. خُذْ مِنْ أَمْوَٰلِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكِّيهِم بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْ إِنَّ صَلَوٰتَكَ سَكَنٌ لَّهُمْ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
ḫuẕ min emvâlihim ṣadeḳaten tüṭahhiruhüm vetüzekkîhim bihâ veṣalli `aleyhim. inne ṣalâteke sekenül lehüm. vellâhü semî`un `alîm.
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öne geçen muhacirler ve ensar; günahını itiraf edenler Tevbe 100–106 3
İslam'ı ilk önce kabul eden muhacirler ve ensar ile, iyilikle onlara uyanlar var ya, Allah onlardan razı olmuş; onlar da O'ndan razı olmuşlardır. Allah, onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük başarıdır.
Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.
Diğer bir kısmı ise, günahlarını itiraf ettiler. Bunlar salih amelle kötü ameli birbirine karıştırmışlardır. Umulur ki Allah tövbelerini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Onlar, kullarının tövbesini kabul edenin ve sadakaları alanın Allah olduğunu; tövbeyi çok kabul edenin, çok merhametli olanın Allah olduğunu bilmediler mi?
De ki: "Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, mü'minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen alemi de bilen Allah'ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir."
(Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder ya da tövbelerini kabul eder. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
103. Yüce Allah Rasûlüne ve onun ardından onun konumunda olacak (yönetici) kimselere, mü’minleri arındırıp tertemiz edecek, imanlarını kemale erdirecek bir hususu şöylece emretmektedir: “Mallarından sadaka” farz olan zekâtı “al ki bununla kendilerini” günahlardan ve kötü ahlaktan “temizleyip arındırmış” Mallarını artırmış, güzel huylarını, salih amellerini, dünyevî ve uhrevî mükâfaatlarını da çoğaltmış “olasın.”
“Onlara dua da et.” Yani genel olarak bütün mü’minlere, özel olarak da mallarının zekâtını verenlere dua et. “Çünkü senin duan şüphesiz onlara” kalplerine “huzur” ve sevinç “verir.”
“Allah hakkıyla işitendir” senin duanı da işitir ve kabul eder; “bilendir.” kullarının hallerini ve niyetlerini bilir. Amelde bulunan herkese ilmine ve niyetine göre karşılık verir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de Yüce Allah’ın bu emrine uyarak müminlere zekât vermelerini emreder ve zekât toplamak için görevlilerini gönderirdi. Zekât görevlisi zekâtı getirip de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onu teslim aldı mı zekât sahibine dua eder, malına bereket ihsan etmesini Allah'tan niyaz ederdi.
Bu âyet-i kerimede bütün mallarda zekâtın farz olduğuna delil vardır. Şayet bu mallar, ticaret içinse zekatın farz olma nedeni açıktır. Çünkü ticaret malı artıp çoğalır ve onunla daha çok mal kazanılır. O nedenle tüccarın, Yüce Allah’ın ticaret mallarında farz kılmış olduğu zekâtı eda etmek sureti ile fakirleri gözetmesi, adaletin bir gereğidir. Ticaret malları dışındaki mallara gelince gelir getirmesi ve üreyip çoğalması amacı güdülen tahıl, zirai mahsul ve hayvanlara da zekât düşer. Bu amacı taşımayalara ise zekât düşmez. Çünkü bu tür mallar (ticaret dışında maişet vb. için) edinilirse o zaman âdeten ticaret yapmak ve maldan gözetilen maksatların gerçekleştirilmesi için sahip olunan mallar seviyesinde olmazlar. Bu gibi malların ticaret amacı olmaksızın elde tutulması, bunların artan mal oluş özelliklerini ortadan kaldırır.
Yine bu âyet-i kerimede malının zekâtını vermedikçe kulun, arınıp temizlenmesinin imkânı bulunmadığına ve bu günahın, zekâtı eda etmekten başka keffareti olmadığına delil vardır. Çünkü temizlenip arınma, zekâtın verilmesine bağlıdır.
Bu ayet, imamın (İslâm devlet başkanının) yahut onun vekilinin, zekâtını veren kimsenin malına bereket ihsan etmesi için Allah'a dua etmesinin müstehab oldğunu göstermektedir. Bunun da zekâtını veren kimsenin işiteceği ve böylelikle huzur bulacağı bir şekilde açıkça yapılması gerekir.
Bu ayetten şu da anlaşılmaktadır: Tatlı sözler söylemek, dua etmek vb. gibi kalbe huzur ve sükûn verecek şeylerle mü’minin sevindirilmesi gerekir. Yine Allah yolunda mal harcayan ve salih bir amel işleyen kimsenin dua, övgü vb. ile teşvik edilmesi gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Peygamber!- Onların (Müslümanların) mallarından bir kısmını zekât olarak al, onları günahların ve isyanların kirinden temizlesin ve onların iyiliklerini çoğaltsın. Ve onların mallarından zekât aldıktan sonra onlar için dua et. Senin, onlar için dua etmen rahmet ve sükûnettir. Allah senin duanı hakkıyla işiten ve onların amellerini ve niyetlerini hakkıyla bilendir.
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah'a ve…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş)
Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…
Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Baş başa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı…
Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: زكو (59 geçiş) · Ortak kavram: Zekât
Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…
Aynı kök: طهر (31 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kök: سكن (69 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
"Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru…
Aynı kök: مول (86 geçiş) · Aynı kök: صلو (99 geçiş) · Ortak kavram: Namaz (Salât)
Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onların mallarından dipnot 1 sadaka al; bununla onları temizlersin, onları arındırırsın. Onlara salât et (destek ol)! Şüphesiz ki senin salâtın (desteğin) onlar için huzur ve güven (kaynağı)dır. dipnot 2 Allah duyandır, bilendir.
Onların Allah'a sadakatlerini ifade için mallarından bir miktar sadaka al; bu sayede, onların temizlenmelerine ve inkişafına yol açmış olursun. Ve onları dua ile destekle; çünkü senin duan, onlar için bir gönül ferahlığıdır: Hem Allah tüm (duaları) işitir ve (kime neyi vereceğini) çok iyi bilir.
Bunun içindir ki, (ey Peygamber, bundan sonra artık) onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et, ki belki bunu yapmakla onların salah bulmalarına, arınmalarına önayak olursun. Ve onlar için dua et; çünkü senin duan onlar için bir huzur (vesilesi) olacaktır. (Ve bütün bunların da üstünde bil ki,) Allah her şeyin, herkesin özünü bilen mutlak bilgi sahibi olarak olup biten her şeyi işitmektedir.
Onların mallarından bir sadaka al ki, böylece onları temizleyesin; onunla kendilerini arındırasın. Onlara yönel, dua et. . . Muhakkak ki senin salatın (yönelişin) onlar için huzur, güven kaynağıdır. Allah Semi'dir, Aliym'dir.
Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Allah işitendir, bilendir.
Onların mallarından sadaka al; bununla onları (günahlardan) temizlersin, onları arıtıp yüceltirsin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (onları yatıştırır). Allah hakkkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Onların mallarından karşılıksız bir yardım al; onları arındırıp temizlemiş olursun. Ve onlar için yakarışlarda bulun. Aslında, senin yaptığın yakarışlar, onlara dinginlik verir. Çünkü Allah, Duyandır; Bilendir.
Onların mallarından sadaka al; bununla onları günahlardan temizlersin, onları arındırıp yüceltirsin. Onlar için dua et! Çünkü senin duan onlar için sükunettir, onları yatıştırır. Allah her şeyi işitendir; bilendir.
Onları temizlemek ve arındırmak için paralarından bir sadaka al ve onları destekle. Zira senin desteğin onları memnun eder. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Onları temizlemek ve yüceltmek için paralarından bir sadaka al ve onları özendir/destekle, zira senin desteğin onları memnun eder. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini hem temizler, hem de arındırırsın. Bir de haklarında dua ediver. Çünkü senin duan onların kalplerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.
Bunların mallarından bir sadaka al ki onunla kendilerini hem tathir edersin hem tezkiye, bir de haklarında dua ediver, çünkü senin duan onların kalblerini yatıştırır, Allah semidir alimdir
Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli dipnot 1 ol, kuşkusuz senin salatın onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli dipnot 1 ol, kuşkusuz senin salatın dipnot 1 onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Onların mallarından sadaka al; bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlara salli dipnot 1 ol, kuşkusuz senin salatın dipnot 2 onlara dinginlik verir. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun. Onlara dua et. Doğrusu, senin duan, onlar için 'bir sükunet ve huzurdur.' Tanrı işitendir, bilendir.
Onların mallarından sadaka al ki bununla kendilerini (günahlarından) temizlemiş, bununla onları (n hasenatını) bereketlendirmiş, (kendilerini muhlisler mertebesine yükseltmiş) olasın. Onlara düa et. Çünkü senin düan onlar için (onların yürekleri için medar-ı) sükunetdir. Allah (onların itiraflarını) hakkıyle işiden, (peşimanlıklarını) çok iyi bilendir.
Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları temizleyip arıtmış olasın. Ve onlara dua et. Şüphesiz ki senin duan onlar için bir sükunettir. Allah; Semi'dir, Alim'dir.
(97-106) Bedeviler / Araplar / Göçebeler küfür ve nifakta (kafirlikte ve münafıklıkta köylü, şehirli, yerleşik olanlardan) daha şiddetlidirler, Allah’ın Resulüne indirdiği sınırları / hudutları bilmemeye daha elverişlidirler / yatkındırlar, Allah bilendir, hâkimdir. Bedeviler için yaptıkları harcamalar / infak ettikleri şeyler ekonomik cezalandırmadır bu nedenle sizin başınıza belaların gelmesini gözetlerler, kötülük belaları onlara olsun, Allah işitendir bilendir. Bedevilerden / Araplardan Allah’a ve ahiret gününe iman edenler ve harcayacak şeyler bulanlar için Allah yanında bir yakınlık, Resulün desteğini kazanma vardır, dikkat edin bunlar onlar için gerçekten yakınlıktır, ilerde Allah onları esirgemesine sokacaktır muhakkak ki Allah bağışlayandır, esirgeyendir. Hi cret edenlerden / muhacirlerden ve onlara yardım edenlerden / ensardan ilk olup öne geçenler ve onlara güzellikle tabi olanlar, Allah onlardan razı olmuştur onlar da Allah’tan razı olmuştur, onlar için altlarından nehirler akan içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır, işte bu büyük bir başarıdır. Etrafınızda bedevilerden ve şehirli olanlardan münafık olanlar var ki artık münafıklığa alışmışlar , sen onları bilmezsin biz onları biliriz, onlara iki defa azap edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler. Diğerleri günahlarını itiraf ettiler, salih ameli diğer bir kötülük ile harmanladılar / karıştırdılar, belki Allah tövbelerini kabul eder, muhakkak ki Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. Onların mallarından sadaka al ki (bağlılık göstergesi mal) bu aldığın onları temizlesin onunla arınsınlar, onlara dua ile destek ol, muhakkak ki senin dua ile onlara destek vermen, onları sakinleştirir, Allah işitendir bilendir. Bilmediler mi ki Muhakkak ki Allah, işte O, kullarından vazgeçmeleri / tövbeleri kabul eder ve sadakaları alır, kesinlikle Allah, İşte O, sürekli tövbeleri kabul edendir, sürekli esirgeyendir. De ki yapınız, ilerde Allah ve Resulü ve müminler amellerinizi görecekler ve şahit olunmayanı ve şahit olanı bilene iletileceksiniz, size yapıyor olduklar ınızı haber verecektir , d iğer bir kısmı da Allah’ın işine / emrine bırakılmışlardır ya onlara azap eder yahut onların da tövbelerini kabul eder, Allah bilendir hâkimdir.
Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et! Çünkü senin duan onlar için sükûnettir.(Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin, yücelteceğin bir sadaka al ve onlara du'a et; çünkü senin du'an, onlara huzur verir. Allah işitendir, bilendir.
(Ey Muhammed!) Onların hepsinin mallarından sadaka al dipnot 1 . Bu sadaka ile onları hem arındırmış hem geliştirmiş olursun. Ayrıca onlara sürekli destek ol; çünkü senin desteğin onların içlerini rahatlatır dipnot 2 . Daima dinleyen ve bilen Allah'tır.
Mallarından sadaka al; böylece onları arındırmış ve geliştirmiş olursun. Onlara sürekli destek ol dipnot 1 , senin desteğin onları rahatlatır. Her şeyi dinleyen ve bilen Allah'tır.
Onların mallarından bir kısmını sadaka olarak al. Bununla onları temizleyip arındırırsın. Ve onlar için dua et. Senin duan, onlar için bir sükunettir/huzurdur. Allah işitendir, bilendir.
Mallarının bir kısmını kendilerini temizleyip, arındıracak sadaka olarak al, ve onlar için dua et. Senin duan, onlar için bir huzurdur. Allah işitendir, bilendir.
Bunların mallarından bir sadaka al ki, onunla kendilerini iyice temizleyip aklayasın. Onlar için dua et, çünkü senin duan onlar için bir sükunettir. Allah Semi'dir, Alim'dir.
Take O Muhammad from their wealth a sum of money, an offering to set them upon the course of purity of thought and action and to impart sanctity to them, Pray Allah to forgive them; your invocatory prayer pacifies their minds and souls and frees them from mental and spiritual disturbance and from the conflict arising from their sense of guilt, Allah is Sami'un and 'Alimun.
In order to cleanse and purify them [Prophet], accept a gift out of their property [to make amends] and pray for them- your prayer will be a comfort to them. God is all hearing, all knowing.
Of their goods, take alms, that so thou mightest purify and sanctify them; and pray on their behalf. Verily thy prayers are a source of security for them: And Allah is One Who heareth and knoweth.
[9:103] (O Prophet)! "Take alms out of their riches and thereby cleanse them and bring about their growth (in righteousness), and pray for them. Indeed your prayer is a source of tranquillity for them." Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Take zakat from their wealth to purify and cleanse them and pray for them. Your prayers bring relief to them. Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Take Sadaqah (alms) from their wealth in order to purify them and sanctify them with it, and invoke Allâh for them. Verily! Your invocations are a source of security for them; and Allâh is All-Hearer, All-Knower.
Take charity from their possessions to cleanse them and purify them thereby, and bless them. Indeed your blessing is a comfort to them, and Allah is all-hearing, all-knowing.
(Prophet!) take a portion of their possessions as Zakât so that you may thereby purify them (of their evils) and enhance them in their virtuous deeds, and pray for them, your prayer is indeed a (source of) solace for them. And Allâh is All-Hearing, All-Knowing.
Take of their wealth a freewill offering, to purify them and to cleanse them thereby, and pray for them; thy prayers are a comfort for them; God is All-hearing, All-knowing.
Accept their charitable offerings (which may purify and cleanse them), guide them to the right path and pray for them as your prayers will comfort them; God hears everything and knows everything.
Take from their wealth alms to cleanse and purify them thereby; and pray for them; verily, thy prayer is a repose for them; for God both hears and knows.
Take from their money a charity to purify them and improve them with it, and support them. Your support is tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.
Take alms of their substance, that thou mayest cleanse them, and purify them thereby; and pray for them; For thy prayers shall be a security of mind unto them; and God both heareth and knoweth.
Take alms from their wealth, so that you may purify them and make them grow thereby; and pray for them; verily, your prayer is a source of security for them. Allah is Hearer and Knower.
Take of their riches a donation to purify them and to cleanse them thereby; and pray for them; surely your prayer is sereneness (i. e., tranquility) for them; and Allah is Ever-Hearing, Ever-Knowing.
Take alms of their wealth, wherewith thou mayst purify them and mayst make them grow, and pray for them. Lo! thy prayer is an assuagement for them. Allah is Hearer, Knower.
Accept the offerings they make from their wealth in order to cleanse and purify them for progress, and invoke blessings upon them. Your blessings will surely bring them peace, for God hears all and knows everything.
[Hence, O Prophet,] accept that [part] of their possessions which is offered for the sake of God, so that thou mayest cleanse them thereby and cause them to grow in purity, and pray for them: behold, thy prayer will be [a source of] comfort to them-for God is all-hearing, all-knowing.
Take from their wealth ˹O Prophet˺ charity to purify and bless them, and pray for them—surely your prayer is a source of comfort for them. And Allah is All-Hearing, All-Knowing.
Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and reach out to them. Your reaching out is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.
Take from their money a charity to purify them and sanctify them. And encourage them, for your encouragement reassures them. GOD is Hearer, Omniscient.
Take, [O, Muúammad], from their wealth a charity by which you purify them and cause them increase, and invoke [ Allah 's blessings] upon them. Indeed, your invocations are reassurance for them. And Allah is Hearing and Knowing.
Take thou charity of their wealth to cleanse them, and to increase them in purity thereby; and perform thou the duty befitting them; thy duties are an assuagement for them; and God is hearing and knowing.
Accept their contribution for the community. Purify their thoughts with proper education and training so that their "Self" may grow. Help them! Your support is a great source of peace in their hearts. Allah is Hearer, Knower. (Let the believers adopt the Divine qualities in their human capacity).
From their goods (you) take charity, like this you might purify and cleanse them holy; And pray for them. Surely your prayers bring peace to them: And Allah is All Hearing (Sami’), All Knowing (Aleem).
Take Sadaqah (obligatory alms) out of their wealth through which you may cleanse and purify them, and pray for them. Indeed, your prayer is a source of peace for them. And Allah is (All-) Hearing, (All-) Knowing.
Take from their money a charity to purify them and develop them with it, and make contact with them; for your contact is a tranquility for them; and God is Hearer, Knowledgeable.