Diyanet İşleri
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 106. ayet. وَقُرْءَانًا فَرَقْنَٰهُ لِتَقْرَأَهُۥ عَلَى ٱلنَّاسِ عَلَىٰ مُكْثٍ وَنَزَّلْنَٰهُ تَنزِيلًا
veḳur'ânen feraḳnâhü litaḳraehû `ale-nnâsi `alâ mükŝiv venezzelnâhü tenzîlâ.
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ'ya verilen dokuz mucize ve kapanış İsrâ 101–111 3
Bunun üzerine Firavun (işkence etmek ve öldürmek suretiyle) o yerden onların kökünü kazımak istedi. Biz de onu ve beraberindekileri hep birden suda boğduk.
Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz."
Biz onu (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ve o da hak ile indi. Seni de ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur'an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar."
"Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va'di mutlaka gerçekleşecektir" derler.
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
106. Yani biz, bu Kur’an’ı, doğru yolu sapıklıktan, hakkı batıldan ayırdedici olmak üzere parça parça indirdik. “ki insanlara ara ara okuyasın” onlar da üzerinde gereği gibi düşünüp anlamları üzerinde tefekkür ederek, ondan gerekli ilimleri çıkartsınlar. “Biz onu (ihtiyaç hasıl oldukça) azar azar” yirmi üç yıllık süre zarfında kısımlara ayrılmış bir halde, azar azar “indirdik.” “Onlar sana bir örnek getirdikleri her seferinde muhakkak ki sana hakkı ve daha güzel bir açıklamayı getirmişizdir.” (el-Furkan, 25/33)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Biz onu, bölümler halinde, kısım kısım acele etmeden, insanlara yavaş bir şekilde okuyasın diye indirdik. Çünkü bu şekilde indirilmesi, anlaşılması ve iyi düşünülmesi için daha uygundur. Onu olayların ve durumların oluşuna göre ayrı ayrı parça parça indirdik.
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: فرق (72 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Böylece biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan…
Aynı kök: مكث (7 geçiş)
O, gökten su indirdi de dereler kendi ölçülerince dolup aktı ve sel üste çıkan köpüğü aldı götürdü. Süs eşyası veya yararlanılacak bir şey elde etmek…
Aynı kök: مكث (7 geçiş)
(2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedi olarak…
Aynı kök: مكث (7 geçiş)
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Hala Kur'an'ı düşünüp anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.
Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)
Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz onu (Kur'an'ı), insanlara yavaş yavaş okuyasın diye (bölümlere) ayırdık ve onu bu şekilde indirdik. dipnot 1
Ayrıca onu sürekli okunan bir Kur'an kılmak için bölüm bölüm açıkladık (ki), üzerinde dura dura onu insanlara okuyasın; çünkü biz de onu, (hayata geçirsinler) diye dura dura, parça parça indirmiştik.
ve ayrıca onu, insanlara yavaş yavaş okuyasın diye bir Kuran, temel bir okuma metni olarak bölüm bölüm açıkladık, ayet ayet indirdik.
Kuran'ı birbirinin tamamlayıcısı bölümlere ayırdık ki, insanlara, Onu hazmetmelerine imkan tanıyarak, zaman içinde yavaş yavaş okuyasın. . . Biz Onu kısım kısım indirdik.
Onu bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Biz onu, Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye (âyet âyet, sûre sûre) ayırdık ve onu peyderpey indirdik.
İnsanlara yavaş bir biçimde okuman için, Kur'an'ı, bölümlere ayırdık. Ve Onu, parçalar biçiminde bir indirişle indirdik. dipnot 222
Biz onu Kur'an olarak, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ayırdık ve peyderpey indirdik.
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik.
Uzun bir zaman dilimi içerisinde halka okuman için ayırdığımız bir Kuran'dır. Onu topluca indirmiştik
Hem onu bir Kur'an olarak ayet ayet ayırdık ki, insanlara dura dura okuyasın, hem de gerektikçe parça parça indirdik.
Hem onu bir Kur'an olmak üzere ayet ayet ayırdık ki nasa dura dura okuyasın hem de tenzil suretiyle ceste ceste indirdik
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Kur'an'ı; onu, zamana yayarak insanlara duyurman dipnot 1 için bölümler halinde birbiri ardınca indirdik.
Onu bir Kuran olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik.
Biz onu bir Kur'an olmak üzere (ayet ayet) ayırdık ki insanlara karşı, dura dura (ağır ağır, dane dane) okuyasın. Biz onu tedricen indirdik.
Bir de Kur'an'ı insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm ve gerektikçe indirdik.
(105-110) Biz Onu / Kuran’ı gerçek olarak indirdik ve de o hak bir iniştir, biz seni müjdeleyici ve uyarıcı olarak indirdik, Kur'an onu insanlara belli aralıklarla dura dura okuman için kısım kısım yaptık , Onu belli bir indirilişle indirdik de ki Ona inanın! yahut inanmayın! muhakkak ki ondan önce kendisine ilim verilenler, üzerlerine okunduğu vakit çeneleri üzeri secdeye kapanıyorlardı ve diyorlardı ki; Rabbimiz seni üstün tutarız, Rabbimizin vaadi hep yerine getirilmiştir / ifa edilmiştir. Ağlayarak çeneleri üzre kapanıyorlar ve bu onların huşularını artıyor. Deki Allah ya da Rahman diye dua da bulunun, hangisi ile onu çağırsanız çağırın, güzel isimler onundur. Namazında sesini çok yükseltme ve çok ta alçaltma bu ikisi arası bir yolu tut. Çocuk edinmeyen egemenliğinde / mülkiyetinde ortağı olmayan zillete düşüp te dost / veli aramayan Allaha hamdolsun de ve onu belli bir büyükleme ile büyükle.
Kuran'ı, insanlara ağır ağır okuman için, bölüm bölüm indirdik ve onu peyderpey indirdik.
Onu, insanlara ağır ağır okuman için, okuma parçalarına ayırdık ve onu azar azar indirdik.
Biz onu, kur'anlar dipnot 1 /anlam kümeleri şeklinde ayırdık ki onu (anlam kümesinin tamamlanmasını) bekleyerek dipnot 1 insanlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.
Biz onu Kur'anlar dipnot 1 (kümeler) halinde ayırdık ki insanlar beklenti dipnot 2 halinde iken onu onlara öğretesin. Onu parça parça indirdik.
Kur’an’ı, insanlara ağır ağır okuyasın diye (hak ile batılı) ayırt edici olarak indirdik. O’nu kısım kısım indirdik.
Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasın diye kısım kısım indirdik. O'nu yavaş yavaş indirdik.
Onu, bir Kur'an olarak, insanlara dura dura okuyasın diye kısımlara ayırıp ağır ağır indirdik.
A Quran that has been revealed in partible division at intervals so that you may recite it O Muhammad to the people slowly and deliberately. We revealed it in succeeding stages and each part with the others makes up the whole.
it is a recitation that We have revealed in parts, so that you can recite it to people at intervals; We have sent it down little by little.
(It is) a Qur'an which We have divided (into parts from time to time), in order that thou mightest recite it to men at intervals: We have revealed it by stages.
We have revealed the Qur'an in parts that you may recite it to people slowly and with deliberation; and (for that reason) We have revealed it gradually dipnot 1 (to suit particular occasions).
We have divided up the Qur’an, so you can recite it to mankind at intervals, and We have sent it down little by little.
And (it is) a Qur’ân which We have divided (into parts), in order that you might recite it to men at intervals. And We have revealed it by stages (in 23 years).
We have sent the Qur’ān in [discrete] parts so that you may read it to the people a little at a time, and We have sent it down piecemeal.
We have divided this Qur'ân into distinct chapters and have revealed it in stages that you may recite it to mankind at intervals and (that is why) We have revealed it piece by piece, and in stages.
and a Koran We have divided, for thee to recite it to mankind at intervals, and We have sent it down successively.
This Qur’an is divided into different parts and revealed gradually so that you may recite to people piece by piece.
'And a Qur'an which we have divided, that thou mayst read it to mankind leisurely, and we sent it down, sending it down. '
A Quran/Recitation that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
And We have divided the Koran, revealing it by parcels, that thou mightest read it unto men with deliberation; and We have sent it down, causing it to descend as occasion required.
And it is a Quran which We have divided, that you may read it to mankind at intervals, and We have revealed it by successive revelations. "
And (this is) a Qur'an; We have distinctly separated (its verses) that you may read it to man-kind staidly, (Or: at intervals) and We have been sending it down successively (i. e., by successive revelation on different occasions).
And (it is) a Qur'an that We have divided, that thou mayst recite it unto mankind at intervals, and We have revealed it by (successive) revelation.
We have divided the Qur'an into parts that you may recite it to men slowly, with deliberation. That is why We sent it down by degrees.
[bearing] a discourse which We have gradually unfolded, so that thou might read it out to mankind by stages, seeing that We have bestowed it from on high step by step, as [one] revelation.
˹It is˺ a Quran We have revealed in stages so that you may recite it to people at a deliberate pace. And We have sent it down in successive revelations.
And a Quran that We have separated, so that you may relate it to the people over time; and We have brought it down gradually.
A Quran that we have released slowly, in order for you to read it to the people over a long period, although we sent it down all at once.
And [it is] a Qur'an which We have separated [by intervals] that you might recite it to the people over a prolonged period. And We have sent it down progressively.
And as a recitation We divided, that thou recite it to men in stages; and We have sent it down as a successive revelation.
With the Qur'an which We have gradually unfolded, so that you might convey it to mankind by stages. Behold, We have sent it down step by step, as one Revelation.
And (it is) a Quran that We have divided (into parts from time to time), so that you may recite it to men at intervals: We have revealed it (to you) by stages.
We have divided the Qur’ān in portions, so that you may recite it to the people gradually, and We have revealed it little by little.
And a revelation that We have separated, so that you may read it to the people over time; and We have brought it down gradually.