Diyanet İşleri
Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 20. ayet. كُلًّا نُّمِدُّ هَٰٓؤُلَآءِ وَهَٰٓؤُلَآءِ مِنْ عَطَآءِ رَبِّكَ وَمَا كَانَ عَطَآءُ رَبِّكَ مَحْظُورًا
küllen nümiddü hâülâi vehâülâi min `aṭâi rabbik. vemâ kâne `aṭâü rabbike maḥżûrâ.
Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır İsrâ 9–22 3
Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.
Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.
Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara "öf!" bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
20. Yüce Allah, bu iki grubun her birine de dünyadan nasibini verir. Zira onun bağış ve ihsanı “kısıtlı” kimseden engellenmiş “değildir.” Aksine bütün yaratılmışlar, O’nun lütuf ve ihsanından yararlanmaktadırlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Facir olan ve salih olan her iki insan topluluğuna Rabbinin ihsanı olarak kesintisiz bir şekilde artırarak veririz. Rabbinin vermiş olduğu ihsan/rızık dünyada ne salihlerden ve ne de facirlerden hiçbirisine yasaklanmış değildir.
Aynı kök: حظر (2 geçiş)
Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
Aynı kök: عطو (14 geçiş)
Kendilerine kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak din İslam'ı din…
Aynı kök: عطو (14 geçiş)
İçlerinden sadakalar konusunda sana dil uzatanlar da var. Kendilerine ondan bir pay verilirse, hoşnut olurlar; eğer kendilerine ondan bir pay…
Aynı kök: عطو (14 geçiş)
Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu, onlara ardı kesilmez…
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Hepsine yani onlara da bunlara da Rabbinin cömertliğinden (istediklerini) veririz. Rabbinin verdiği, kimse tarafından engellenemez.
Hepsinde birden, -ötekilere de, berikilere de- senin Rabbinin lutfundan (bu dünyada zaten) ulaştırmaktayız: zira Rabbinin lutfu yalnız (bir kesimle) sınırlandırılamaz.
Hepsine -bunlara da, ötekilere de- Rabbinin lütfundan ulaştırmaktayız; çünkü senin Rabbinin lütfu (insanların bir kısmıyla) sınırlı değildir.
Hepsine, onlara da bunlara da Rabbinin lütfundan göndeririz. . . Rabbinin lütfu sınırlandırılmış değildir.
Hepsine, onlara da, bunlara da Rabbinin ihsanından 'arttırarak veririz.' Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
Hepsine, onlara da bunlara da (dünyayı isteyenlere de ahireti isteyenlere de) Rabbinin ihsanından (istediklerini) veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Efendinin lütfundan, tümüne ulaştırırız; onlara da bunlara da. Efendinin lütfu sınırlı değildir.
Hepsine, bunlara da ötekilere de Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir.
Hepsine, onlara da bunlara da, Efendinin nimetlerinden ulaştırırız. Efendinin nimetleri sınırlanmamıştır.
Hepsine, onlara da bunlara da, Rabbinin nimetlerinden ulaştırırız. Rabbinin nimetleri sınırlanmamıştır.
Hepsine, onlara da onlara da Rabbinin ihsanından veririz. Rabbinin verişi yasak değildir.
Hepsine imdad ederiz: hem onlara hem onlara, mahza rabbının atasından, rabbının atası yasak değildir
Her birisine; bunlara da, bunlara da dipnot 1 Rabb'inin ihsanından dipnot 2 ulaştırırız. Çünkü senin Rabb'inin ihsanı engellenmiş değildir.
Biz, bu dünyayı isteyene de ahireti isteyene de veririz. Bu, Rabb'inin atalarındandır. dipnot 1 Rabb'inin ataları kısıtlanmış değildir.
Biz, bu dünyayı isteyene de, ahireti isteyene de veririz. Bu, Rabb'inin atalarındandır. dipnot 1 Rabb'inin ataları kısıtlanmış değildir.
Hepsine, onlara da, bunlara da rabbinin ihsanından 'arttırarak veririz.' Rabbinin ihsanı kesilmiş değildir.
Her birine, onlara da, bunlara da Rabbinin vergisinden birbiri ardınca veririz. Rabbinin vergisi (kimseden) men edilmiş değildir.
Her birine, bunlara da, onlara da Rabbının nimetinden ulaştırırız. Rabbının nimeti engellenmiş değildir.
Her birine, onlara da, bunlara da Rabbinin nimetinden ardarda veririz. Rabbinin ihsanı kimseye yasak kılınmış değildir.
Hepsine onlara da, onlara da (dünyayı isteyenlere de, ahireti isteyenlere de, mü'minlere de, kafirlere de) Rabbinin vergisiden uzatırız. Rabbinin vergisi kesilmez.
Bunlardan her birine Rabbinin ihsanından veririz dipnot 1 . Rabbinin ihsanı engellenemez.
Bunlardan her birine; hem onlara hem de öbürlerine, Rabbinin ikramından da veririz. Rabbinin ikramı kısıtlanmış değildir.
Hepsine, hem onlara hem bunlara Rabbinin nimetlerinden veririz. Rabbinin ihsanı kimseye yasak kılınmış değildir.
Hepsine, hem onlara hem bunlara Rabbinin nimetlerinden veririz. Rabbinin bağışı kimseye yasak kılınmış değildir.
Rabbinin lütfundan nimetlerle hepsine uzanırız: Onlara da bunlara da. Rabbinin lütfu kimse tarafından engellenemez/kısıtlanamaz.
Those and these are given what is apportioned to them. We bestow on both of them of our bounty and never was the bounty of Allah, your Creator, confinable to any limits.
To both the latter and the former, We give some of your Lord’s bounty. [Prophet], your Lord’s bounty is not restricted-
Of the bounties of thy Lord We bestow freely on all- These as well as those: The bounties of thy Lord are not closed (to anyone).
To all of these as well as those We shall provide the wherewithal of this life in the present world by dint of your Lord's Bounty; and from none shall the Bounty of your Lord be withheld. dipnot 1
We sustain each one, the former and the latter, through the generous giving of your Lord; and the giving of your Lord is not restricted.
On each - these as well as those - We bestow from the Bounties of your Lord. And the Bounties of your Lord can never be forbidden.
To these and to those—to all We extend the bounty of your Lord, and the bounty of your Lord is not confined.
To all of them, these (who hanker after this world) as well as those (whose choice is the life to come) We render aid, (and this is) out of the bounty of your Lord; the bounty of your Lord is not confined (to any one section of the people).
Each We succour, these and those, from thy Lord's gift; and thy Lord's gift is not confined.
God showers His worldly blessings (upon those who choose this life as their priorities as well as upon those whose priorities are Hereafter) and your Lord’s power to bless is endless.
To all - these and those - will we extend the gifts of thy Lord; for the gifts of thy Lord are not restricted.
For both groups We will bestow from the bounty of your Lord. The bounty of your Lord is never restricted.
On all will We bestow the blessings of this life, both on these and on those, of the gift of thy Lord; for the gift of thy Lord shall not be denied unto any.
To each do We supply, both these and those (the just and the unjust), from the bounty of your Lord; for the bounty of your Lord are not restricted.
Each do We supply, these and these (too) from your Lord?s gift, and in no way can your Lord's gift be walled up.
Each do We supply, both these and those, from the bounty of thy Lord. And the bounty of thy Lord can never be walled up.
"We bestow from the gifts of your Lord on these and on those, for the gifts of your Lord are not restricted.
All [of them] -these as well as those -do We freely endow with some of thy Sustainer's gifts, since thy Sustainer's giving is never confined [to one kind of man].
We provide both the former and the latter from the bounty of your Lord. And the bounty of your Lord can never be withheld.
For both groups We will bestow from the bounty of your Lord. And the bounty of your Lord is never restricted.
For each one of them we provide; we provide for those and these from your Lord's bounties. Your Lord's bounties are inexhaustible.
To each [category] We extend - to these and to those - from the gift of your Lord. And never has the gift of your Lord been restricted.
To each do We extend — to these and to those — from the gift of thy Lord; and the gift of thy Lord is not restricted.
All, these as well as those, We bestow on them some of your Lord's gifts since your Lord's giving is not confined. (42:20).
From the (many) gifts of your Lord, We give freely to all— These (people) as well as those (people): The gifts of your Lord are not limited (to any).
To all of them - both these and those - We extend the grants of your Lord. And the grant of your Lord is not barred (for anyone).
For both groups We will bestow from the bounty of your Lord. And the bounty of your Lord is never restricted.