Diyanet İşleri
Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 19. ayet. وَمَنْ أَرَادَ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَسَعَىٰ لَهَا سَعْيَهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَأُو۟لَٰٓئِكَ كَانَ سَعْيُهُم مَّشْكُورًا
vemen erâde-l'âḫirate vese`â lehâ sa`yehâ vehüve mü'minün feülâike kâne sa`yühüm meşkûrâ.
Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an en doğru yola iletir; herkesin ameli boynundadır İsrâ 9–22 3
Biz bir memleketi helak etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına (itaati) emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz.
Nuh'tan sonra da nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını hakkıyla bilici ve görücü olarak Rabbin yeter.
Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekan yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.
Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmalarının karşılığı verilir.
Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanmış değildir.
Bak nasıl, onların kimini kimine üstün kıldık. Elbette ahiretteki dereceler daha büyüktür, üstünlükler daha büyüktür.
Allah ile birlikte başka bir tanrı edinme, yoksa kınanmış ve yalnızlığa itilmiş olarak kalırsın.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
19. “Her kim de âhireti ister” ona razı olur ve onu dünya hayatına tercih eder “ve onun için” Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlere ve âhiret gününe inanan bir “mü’min olarak gereği gibi” yani semavî kitapların ve nebevî buyrukların yönlendirdiği şekilde “çalışırsa”; imkânı ölçüsünde bu yolda amel ederse “işte onların çalışmaları karşılığını bulacaktır.” Yani kabul edilecek ve onlar için ecir ve mükâfatları Rableri katında saklanacaktır. Bununla birlikte dünya hayatındaki paylarından da mahrum kalmayacaklardır. Çünkü:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kim yapmış olduğu hayır amellerle ahireti kast edip riyadan, gösterişten uzak durursa ve o Allah'ın iman edilmesini farz kıldığı şeylere iman ederse işte onlar Müminlerin vasıflandıkları vasıflara haiz olanlardır. Çalışmaları Allah katında makbuldür ve Allah Teâlâ bu iyi amellerinin karşılığını onlara verecektir.
Aynı kök: سعي (30 geçiş) · Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Onlara şöyle denecektir: "Şüphesiz bu sizin için bir mükafattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür."
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de…
Aynı kök: شكر (75 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Şükür
Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı…
Aynı kök: سعي (30 geçiş)
Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…
Aynı kök: سعي (30 geçiş)
O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Aynı kök: رود (148 geçiş)
Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de peygamberinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim imanı küfre değişirse, o artık doğru…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kim de ahireti ister ve mümin olarak çalışırsa, işte bunların çalışmaları değerlidir.
Ve her kim de ahiret hayatını tercih eder, (karşılığını Allah'tan alacağına) inanarak orası için göstermesi gereken çabayı gösterirse, işte onların bu çabası karşılığını bulur.
Fakat ahiret hayatını(n güzelliğini) isteyen ve bunun için gösterilmesi gereken çabayı gösterenlere gelince, (gerçek) müminler bunlardır; çabalarına (Allah katında) değer verilen kimseler de işte böyleleridir!
Kim de gelecek sonsuz yaşamı irade eder ve imanlı olarak onun için gerekli çalışmaları yaparsa, işte onların çalışmaları da değerlendirilir, sonucu yaşatılır!
Kim de ahireti ister ve bir mü'min olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür.
Kim de sonsuz yaşamı isterse ve inanmış olarak ona gereği gibi çalışırsa; işte onların çalışmasına değer verilir.
Kim de ahireti diler ve bir mümin olarak ona yaraşır bir çaba ile çalışırsa, işte bunların çalışmaları kabul edilir.
Kim ahireti seçer ve mümin olarak gereken çabayı gösterirse, işte onların çabası takdir edilir.
Kim ahireti seçer ve mümin olarak gereken çabayı gösterirse, işte onların çabası takdir edilir.
Her kim de ahireti ister ve inanarak orası için gerekli çalışmayı yaparsa, işte bunların çalışması şükre değer.
Her kim de Ahıreti ister ona layık bir sa'yile onun için mü'min olarak çalısırsa işte bunların sa'ıyleri meşkur olur
Kim de ahireti isterse ve Mü'min olarak onun gerektirdiği şekilde çalışırsa, işte onların çalışmaları meşkurdur. dipnot 1
Kim de ahireti isterse ve mümin olarak onun gerektirdiği şekilde çalışırsa, işte onların çalışmaları meşkurdur. dipnot 1
Kim de ahireti isterse ve mümin olarak onun gerektirdiği şekilde çalışırsa, işte onların çalışmaları şükredilendir. dipnot 1
Kim de ahireti ister ve bir inançlı olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır.
Kim de mü'min olarak ahireti diler, onun için (ona gereken) bir sa'y ile çalışırsa işte onların (bu) çalışmaları meşkur (ve makbul) olur.
Kim de ahireti isterse ve onun için inanmış olarak gerekli çabayı gösterirse; işte onların say'i şükre değerdir.
Kim de ahireti ister ve bir Mümin olarak tüm çabasıyla onun için gayret ederse, işte bunların gayretleri makbuldür.
Kim de ahireti ister ve inanarak ona yaraşır biçimde çalışırsa, öylelerinin çalışmalarının karşılığı verilir.
Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak onun için gereği gibi çalışırsa işte onların çalışması karşılığını bulacaktır dipnot 1 .
Kim de ilerisini dipnot 1 ister ve inanarak onun için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışması teşekküre değer.
Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak tüm çabasıyla onun için çalışırsa, işte bunların çalışmaları makbuldür.
Kim de ahireti isterse ve tüm çabasıyla onun için çalışırsa, o mümindir ve böyle yapanların çalışması övülmeye değerdir.
Kim de ahireti ister ve inanmış olarak ona yaraşır bir gayretle çalışırsa, böylelerinin gayretleri teşekkürle karşılanır.
But he who chooses the Hereafter and has purposed that it be the heart of his purpose and directs his efforts to fulfilling the requirements incidental to this end with a heart impressed with the image of religious and spiritual virtues shall, he and such persons find that heir endeavor is esteemed and highly appreciated.
But if anyone desires the life to come and strives after it as he should, as a true believer, his striving will be thanked.
Those who do wish for the (things of) the Hereafter, and strive therefor with all due striving, and have Faith,- they are the ones whose striving is acceptable (to Allah).
But he who desires the Hereafter and strives for it in the manner he should, and is a true believer, his striving will come to fruition. dipnot 1
But as for anyone who desires the Next World, and strives for it with the striving it deserves, being a mumin, the striving of such people will be gratefully acknowledged.
And whoever desires the Hereafter and strives for it, with the necessary effort due for it (i.e. does righteous deeds of Allâh’s Obedience) while he is a believer (in the Oneness of Allâh - Islâmic Monotheism) - then such are the ones whose striving shall be appreciated, (thanked and rewarded by Allâh).
Whoever desires the Hereafter and strives for it with an endeavour worthy of it, should he be faithful —the endeavour of such will be well-appreciated.
As for those who choose the Hereafter and strive for it, the striving that is its due, and are believers, it is these whose striving shall find favour (with their Lord).
And whosoever desires the world to come and strives after it as he should, being a believer -- those, their striving shall be thanked.
As for the believer who chooses the Hereafter (as his priority) and strive hard towards it, his righteous acts will be appreciated.
But whoso desires the next life, and strives for it and is a believer - these, their striving shall be gratefully received.
Whoever seeks the Hereafter and strives for it as it deserves, and is an acknowledging person, then their effort is appreciated.
But whosoever chooseth the life to come, and directeth his endeavour towards the same, being also a true believer; the endeavour of these shall be acceptable unto God.
But whoever desires the Hereafter, and strives for it with the necessary effort, for such, their striving shall find favour.
And whoever is willing (to gain) the Hereafter and diligently endeavors after it as he should (endeavor), being a believer, then those, their endeavor is to be thanked.
And whoso desireth the Hereafter and striveth for it with the effort necessary, being a believer; for such, their effort findeth favour (with their Lord).
"But he who desires the Hereafter, and strives for it with a will, and is a believer, will be favoured for his endeavour.
But as for those who care for the [good of the] life to come, and strive for it as it ought to be striven for, and are [true] believers withal -they are the ones whose striving finds favour [with God]!
But whoever desires the Hereafter and strives for it accordingly, and is a ˹true˺ believer, it is they whose striving will be appreciated.
And whoever seeks the Hereafter and strives for it as it deserves, and is a believing person, then to those what they have sought is given in thanks.
As for those who choose the Hereafter as their priority, and work righteousness, while believing, their efforts will be appreciated.
But whoever desires the Hereafter and exerts the effort due to it while he is a believer - it is those whose effort is ever appreciated [by Allah ].
And whoso desires the Hereafter and strives for it as he should, and is a believer — those, their striving is appreciated.
And the one who keeps the life to come in view and strives for it as best as he can, provided he is a true believer; the endeavor of every such person will be accepted. (2:201).
Whosoever wishes for the (reward in) Hereafter, and works hard for it with all his due effort, and keeps (his) Faith— He is the one whose effort is acceptable (by Allah).
And whoever opts for the Hereafter and makes efforts for it as due, while he is a believer, then, the effort of such people is appreciated!
And whoever seeks the Hereafter and strives for it as it deserves, and is a believing person, then to those what they have sought is given in thanks.