İsrâ suresi

İsrâ suresi, 33. ayet

İsrâ suresi, 33. ayet. وَلَا تَقْتُلُوا۟ ٱلنَّفْسَ ٱلَّتِى حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَن قُتِلَ مَظْلُومًا فَقَدْ جَعَلْنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلْطَٰنًا فَلَا يُسْرِف فِّى ٱلْقَتْلِ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورًا

velâ taḳtülü-nnefse-lletî ḥarrame-llâhü illâ bilḥaḳḳ. vemen ḳutile mażlûmen feḳad ce`alnâ liveliyyihî sülṭânen felâ yüsrif fi-lḳatl. innehû kâne menṣûrâ.

Diyanet İşleri

Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 30–36 · surenin 33. ayeti / 111

Konu Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri İsrâ 23–39 3

  1. İsrâ 30

    Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.

  2. İsrâ 31

    Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.

  3. İsrâ 32

    Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

  4. 33

    Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

  5. İsrâ 34

    Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

  6. İsrâ 35

    Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

  7. İsrâ 36

    Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

33. “Haklı (bir gerekçe) olmadıkça Allah’ın (öldürülmesini) haram kıldığı birini öldürmeyin.” Bu küçük olsun, büyük olsun, erkek olsun, kadın olsun, hür olsun, köle olsun, müslüman olsun, anlaşmalı kâfir olsun herkesi kapsamına alır. Ancak bundan cana kıyan, muhsan olduğu halde zina eden, dinini terk edip İslam cemaatinden ayrılan ve devlet başkanına baş kaldırıp da ancak öldürülmek suretiyle zararı bertaraf edilebilen kimseler hariçtir. Bunlar, bu suçlarına karşılık öldürülürler. “Kim zulmen” yani haksız yere “öldürülürse biz, onun velisine” asabe ve mirasçıları arasında ona en yakın olan kimseye “bir yetki” yani hem katile kısas uygulamak hususunda ona apaçık bir delil hem de bu konuda ilâhî takdir gereği bir güç ve tasallut “vermişizdir.” Bu, kısası gerektiren haksız yere ve kasten öldürme, denklik vb. gibi şartların bir arada bulunması halinde söz konusudur. “O halde o da” veli olan şahıs da “(kısas yoluyla) öldürmekte aşırıya gitmesin. Çünkü o zaten yardıma mazhar olmuştur.” Aşırıya gitmek, ya katilin bazı azalarını da kesmek (müsle yapmak) veya katilin maktülü öldürdüğü şekilden başka bir şekilde öldürmek yahut da katilden başkasını öldürmek suretiyle haddi aşmaktır. Bu âyette katilin öldürülmesi hakkının, veliye ait olduğuna delil vardır. Onun izni olmaksızın kısas uygulanmaz. Affedecek olursa da kısas düşer. Aynı şekilde maktulün velisine Allah, katile karşı ve katile yardımcı olanlara karşı onu öldürme imkânını buluncaya kadar yardımcı olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın iman etme veya eman ile kanını haram kıldığı bir nefsi dinden dönme, ihsan (evli olmak ya da başından evlilik geçmiş olmak) olduktan sonra yahut da kısas gibi canını mübah kılan sebeplerden herhangi birisi olmadan öldürmeyin. Kim öldürülmesini mübah kılan bir sebep olmadan (haksız yere) mazlum olarak öldürülürse, varislerinden velayet hakkı olana katilin kısasla öldürülmesini talep etme, hiçbir karşılık talep etmeden affetme, diyet alıp affetme yetkisi verdik.(Öldürülenin velisinin) öldüren kimseyi kısasla öldürürken temsil yaparak (uzuvlarını kopararak), öldürdüğü şekilden başka bir şekilde öldürerek ya da katilden başkasını öldürerek Allah'ın kendisine mübah kıldığı haddi aşmaması gerekir. Çünkü maktulün velisine sadece meşru kılınan cezalar hususunda destek verilmiş ve yardım edilmiştir.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve asla
  2. تَقْتُلُوا۟ tektulu öldürmeyin kök: قتل
  3. ٱلنَّفْسَ n-nefse canı kök: نفس
  4. ٱلَّتِى lleti
  5. حَرَّمَ harrame haram kıldığı kök: حرم
  6. ٱللَّهُ llahu Allah'ın kök: اله
  7. إِلَّا illa
  8. بِٱلْحَقِّ ۗ bil-hakki haksız yere kök: حقق
  9. وَمَن ve men ve kim
  10. قُتِلَ kutile öldürülürse kök: قتل
  11. مَظْلُومًۭا mezlumen haksızlıkla kök: ظلم
  12. فَقَدْ fekad muhakkak
  13. جَعَلْنَا cealna vermişizdir kök: جعل
  14. لِوَلِيِّهِۦ liveliyyihi onun velisine kök: ولي
  15. سُلْطَـٰنًۭا sultanen bir yetki kök: سلط
  16. فَلَا fela fakat
  17. يُسْرِف yusrif aşırı gitmesin kök: سرف
  18. فِّى fi
  19. ٱلْقَتْلِ ۖ l-katli öldürmede kök: قتل
  20. إِنَّهُۥ innehu çünkü
  21. كَانَ kane kök: كون
  22. مَنصُورًۭا mensuran kendisine yardım edilmiştir kök: نصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    De ki: "Rabbim ancak, açık ve gizli çirkin işleri, günahı, haksız saldırıyı, hakkında hiçbir delil indirmediği herhangi bir şeyi Allah'a ortak…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kafir topluma…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    De ki: "Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana…

  • Aynı kök: سلط (39 geçiş) · Ortak kavram: Yardım (nusret)

    Onlar, Allah'ı bırakıp, hakkında Allah'ın hiçbir delil indirmediği, kendilerinin de hakkında hiçbir bilgilerinin bulunmadığı şeylere kulluk ederler.…

  • Aynı kök: حرم (83 geçiş) · Ortak kavram: Helâl ve Haram

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: سرف (23 geçiş)

    Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

69 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın saygın kıldığı (öldürülmesini yasakladığı) canı haksız yere öldürmeyin! dipnot 1 (Haksız yere) öldürülen kişinin velisine (yakınına) elbette yetki verdik. (Yine de) o öldürmede ileri gitmesin (ille de karşılığında ölüm istemesin)! Şüphesiz ki (öldürülen kişiye) yardım edilmiş (olacak)tır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:84, 93; Mâide 5:32; En‘âm 6:151; Furkân 25:68.

Mustafa İslamoğlu

Yine haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah'ın dokunulmaz kıldığı hiçbir cana kıymayın! Zira haksız yere canına kıyılan kim olursa olsun, işte onun velisine (eşdeğer bir ceza konusunda) yetki tanımışızdır; fakat o katl cezasında (belirlenen) sınırı aşmasın; şu da bir gerçek ki, zaten o yardıma mazhar olmuştur.

Muhammed Esed

Ve yine sakın, haklı bir gerekçeye dayanmaksızın, Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Bu konuda, haksız yere öldürülen kimsenin velisine (adil bir karşılıkta bulunma) yetkisi tanımışızdır; ama hal böyle de olsa, bu kişi (karşılıkta) bire bir sınırını sakın aşmasın. (Maktule gelince,) o, şüphesiz, (Allah tarafından) yardıma layık görülmüştür!

Ahmed Hulusi

Allah'ın haram kıldığı nefsi, Hak olarak hariç (kısas gereği dışında), öldürmeyin! Kim haksız yere öldürülür ise, biz onun velisine bir yetki vermişizdir. O da öldürmekte ileri gitmesin (kısas sınırını aşmasın)! Çünkü o yardım olunmuştur.

Ali Bulaç

Haklı bir neden olmaksızın Allah'ın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin. Kim mazlum olarak öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir; o da öldürmede ölçüyü aşmasın. Çünkü o, gerçekten yardım görmüştür.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın haram kıldığı canı, (bir müminin canına kıymak yahut evli bir kimsenin zina etmesi yahut da birinin İslâm'dan sonra küfre dönmesi gibi) haklı bir sebep olmadıkça asla öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, velisine (onun hakkını almak için) bir yetki verdik. Ancak veli (kısas ile katili) öldürmede aşırı gitmesin; zira ona, (diyet almak, yahut kısas yapmak hususunda yetki verilmekle) yardım edilmiştir.

Ali Rıza Safa

Allah tarafından yasaklanmış olan, haksız yere birisini öldürmek eylemini yapmayın. Kim haksızlıkla öldürülürse, onun kalıtçısına yetki tanıdık. Fakat öldürmekte ölçüyü aşmasın. Zaten ona yardım edilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Haklı bir sebep olmadıkça Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayınız! Bir kimse haksız yere öldürülürse, onun velisine yetki verdik. Ancak bu veli kısasta ileri gitmesin! Ona verdiğimiz yetkiyle, alacağı yardımı almıştır.

Edip Yüksel

ALLAH'ın yasakladığı canı haksız yere öldürmeyin. Kim haksızlığa uğrayarak öldürülürse onun mirasçılarına yetki vermişizdir. İntikam duygusuyla öldürmede sınırı aşmasın; zira kendisine yardım edilmiştir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH'ın kutsal kıldığı canı haksız yere öldürmeyin. Kim haksızlığa uğrayarak öldürülürse onun mirasçılarına yetki vermişizdir. İntikam duygusuyla öldürmede sınırı aşmasın; zira kendisine yardım edilmiştir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın haram kıldığı canı, haklı bir sebep olmadıkça, öldürmeyin; kim haksız yere öldürülürse, velisine hakkını arama hususunda tam bir yetki vermişizdir. O da öldürmede aşırı gitmesin; çünkü o, yardıma eriştirilmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın tahrim eylediği nefsi katil de etmeyin, meğer ki hak sebeble ola, ve her kim mazlumen katledilirse onun velisi için biz bir tesallut hakkı vermişizdir, o da katil de israf etmesin, çünkü o mensur bulunuyor

Gültekin Onan

Haklı bir neden olmaksızın Tanrı'nın haram kıldığı bir kimseyi öldürmeyin. Kim mazlum olarak öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir; o da öldürmede ölçüyü aşmasın. Çünkü o, gerçekten yardım görmüştür.

Hasan Basri Çantay

Allahın haram kıldığı cana, haklı bir sebeb olmadıkça, kıymayın. Kimi mazlum olarak öldürülürse biz onun velisine (mirasçısına maktülün hakkını taleb hususunda) bir salahiyyet vermişizdir. O da katilde israf etmesin. Çünkü o, cidden (ve zaten) yardıma mazhar edilmişdir.

İbni Kesir

Allah'ın haram kıldığı canı öldürmeyin. Ancak hak ile olursa müstesna. Kim, zulmedilerek öldürülürse; gerçekten Biz, onun velisine bir yetki kılmışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Muhakkak ki o, yardım görenlerden olmuştur.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın haram kıldığı bir cana, hak ile olmadıkça asla kıymayın! Kim, haksız yere öldürülürse, onun velisine (katil hakkında) bir yetki verdik. Fakat, o da öldürme/kısas konusunda aşırıya gitmesin. Çünkü ona/veliye yardım edilmiştir.

Süleyman Ateş

Allah'ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmeyin. Kim haksızlıkla öldürülürse, onun velisi(olan mirasçısı)na yetki vermişizdir (öldürülenin hakkını arar. Fakat o da) öldürmede aşırı gitmesin. Çünkü kendisine yardım edilmiş(yetki verilmiş)tir.

Süleymaniye Vakfı

Haklı bir sebeple olması dışında dipnot 1 Allah'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın! Kim haksız yere öldürülürse (bilin ki) biz onun en yakınına bir yetki dipnot 2 verdik. O da (katili) öldürme işinde aşırıya kaçmasın. dipnot 3 Çünkü o (verilen bu yetkiyle) gerekli yardımı görmüştür.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Adam öldürmenin meşru olduğu durumlar, savaş (Bakara 2/190), kısas (Bakara 2/178-179) ve terör suçu işleyenlerden bir kısmına verilen ceza (Maide 5/33) ile sınırlıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Buradaki yetki, kısas yetkisidir. Kısas, işlenen suç ile verilen ceza arasındaki denkliği ifade eder. Mahkemede suçu sabit olduktan sonra katil, öldürülen kişinin velisi tarafından öldürülür. Veli isterse katili affetme hakkına da sahiptir. Affetmesi Allah tarafından teşvik edilmiştir (Bakara 2/178-179, Nisa 4/92).
  3. metne dön, dipnot 3
    İnfazı mahkeme kararıyla bizzat maktulün velisi (en yakınlarından biri) yapar. Eziyet ederek öldürmek ya da katilden başkasını da öldürmeye çalışmak öldürme işinde aşırı gitmek olur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın dokunulmaz kıldığı canı öldürmeyin; haklı sebeple olursa dipnot 1 başka. Kim haksız yere öldürülürse onun en yakınına (velisine) yetki vermişizdir. O da katili öldürme işinde aşırıya kaçmasın dipnot 2 çünkü o yardım görmüştür dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın haklı gördüğü ve bunu Kitabı'nda bildirdiği sebep dışında kimse öldürülemez.
  2. metne dön, dipnot 2
    Öldürme fiilini bizzat maktulün velisi(en yakını) yapar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bakara 2/178

Şaban Britch

Allah’ın haram kıldığı bir cana, haklı bir sebep olmadıkça asla kıymayın! Kim, haksız yere öldürülürse, onun velisine (katil hakkında) bir yetki verdik. Fakat, o da öldürme/kısas konusunda aşırıya gitmesin. Çünkü ona/veliye yardım edilmiştir.

Şaban Piriş

Allah'ın haram kıldığı bir cana, haklı bir sebep olmadıkça asla kıymayın! Kim, haksız yere öldürülürse, onun velisine bir yetki verdik. Fakat, o da öldürme konusunda aşırıya gitmesin. Çünkü ona yardım edilmiştir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın. Kim haksızlıkla öldürülürse, onun velisine yetki/söz hakkı vermişizdir. Ama o da öldürmede sınır tanımazlık etmesin. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor should you deprive anyone of life Allah has made sacred, unless be justified for a proved crime. And if someone has been killed wrongfully, then his next of kin is authorized by Allah to use the means of procuring redress of grievances through avenging his right or forgiveness, (court of law, now). But should he choose to avenge his right, he must not carry it to excess, for the divine law is on his side.

Abdul Haleem

Do not take life, which God has made sacred, except by right: if anyone is killed wrongfully, We have given authority to the defender of his rights, but he should not be excessive in taking life, for he is already aided [by God].

Abdullah Yusuf Ali

Nor take life - which Allah has made sacred - except for just cause. And if anyone is slain wrongfully, we have given his heir authority (to demand qisas or to forgive): but let him not exceed bounds in the matter of taking life; for he is helped (by the Law).

Abul A'la Maududi

(ix) Do not kill any person whom Allah has forbidden to kill, dipnot 1 except with right. dipnot 2 We have granted the heir of him who has been wrongfully killed the authority to dipnot 3 (claim retribution);so let him not exceed in slaying. dipnot 4 He shall be helped. dipnot 5

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "And do not kill a person" includes not only the prohibition of the killing of other souls but also his own soul as well for it is also included in the prohibition that immediately follows this command. Thus suicide is regarded as heinous a sin as murder. Some foolish people object to the prohibition of suicide saying that they themselves are the masters of their souls. Therefore, there is nothing wrong in killing one’s own self or in destroying one’s own property. They forget that every soul belongs to Allah, and none has any right to destroy it, nay, even to abuse it. For this world is a place of trial, where we should undergo the test up to the end of our lives in accordance with the will of Allah. It does not matter whether our circumstances are favorable or adverse for trial. Therefore, it would be wrong to run away from the place of test, not to speak of committing such a heinous crime as suicide (which Allah has prohibited) to escape it. For it means that the one who commits suicide tries to run away from small troubles and ignominies towards greater affliction and eternal torment and ignominy.
  2. metne dön, dipnot 2
    When the Islamic state was established, "killing by right" was confined to five cases only, namely to punish, (1) A willful murderer for retribution. (2) Opponents of the true religion during war. (3) Those who attempt to overthrow the Islamic system of government. (4) A man or woman guilty of adultery. (5) An apostate.
  3. metne dön, dipnot 3
    We have translated the Arabic word sultan as "the authority of retribution". Here it stands for “a ground for legal action”. This also lays down the legal principle that in a case of murder, the real plaintiff is not the government but the guardian or the guardians of the murdered person who are authorized to pardon the murderer or receive blood money instead of taking his life.
  4. metne dön, dipnot 4
    Exceed limits in killing would be to kill more persons than the murderer or to kill the criminal by degrees with torment or to disfigure his dead body or to kill him after receiving blood money, etc. All these things have been forbidden.
  5. metne dön, dipnot 5
    It has not been defined how succor will be given because at the time of its revelation the Islamic state had not yet been established. After its establishment it was made clear that a guardian was not authorized to enforce retribution by murdering the criminal. The Islamic government alone is legally authorized to take retribution; therefore, succor for justice should be demanded only from it.

Aisha Bewley

Do not kill any person Allah has made inviolate, except with the right to do so. If someone is wrongly killed We have given authority to his next of kin. But he should not be excessive in taking life. He will be helped.

Al-Hilali & Khan

And do not kill anyone whose killing Allâh has forbidden, except for a just cause. And whoever is killed wrongfully (Mazlûman intentionally with hostility and oppression and not by mistake), We have given his heir the authority [to demand Qisâs, - Law of Equality in punishment - or to forgive, or to take Diyah (blood money)]. But let him not exceed limits in the matter of taking life (i.e he should not kill except the killer). Verily, he is helped (by the Islâmic law).[1]

Ali Quli Qarai

Do not kill a soul [whose life] Allah has made inviolable, except with due cause, and whoever is killed wrongfully, We have certainly given his heir an authority. But let him not commit any excess in killing, for he enjoys the support [of law].

Amatul Rahman Omar

And do not kill anyone, the sanctity of which Allâh has upheld (and has forbidden you to slay) except for a just cause. And We have given, of course, to the heir of the person who is killed unjustly the right (to demand retribution or to forgive). But let him not exceed the (prescribed) limits in killing (the murderer) because he is indeed helped (and protected by law).

Arthur John Arberry

And slay not the soul God has forbidden, except by right. Whosoever is slain unjustly, We have appointed to his next-of-kin authority; but let him not exceed in slaying; he shall be helped.

Bijan Moeinian

You shall not kill any soul (whose killing has been forbidden by God), except in the course of justice. . If someone is killed unjustly, his heir is thus given the authority to enforce justice. He should not go beyond the boundaries of justice (forgive, demand blood money or equality in punishment) and shall be helped [by the Islamic State.]

E. Henry Palmer

And slay not the soul that God has forbidden you, except for just cause; for he who is slain unjustly we have given his next of kin authority; yet let him not exceed in slaying; verily, he is ever helped.

Edip-Layth

Do not kill, for God has made this forbidden, except in the course of justice. Whoever is killed unjustly, then We have given his heir authority. Since he received help let him not transgress in the taking of a life.

George Sale

Neither slay the soul which God hath forbidden you to slay, unless for a just cause; and whosoever shall be slain unjustly, We have given his heir power to demand satisfaction; but let him not exceed the bounds of moderation in putting to death the murderer in too cruel a manner, or by revenging his friend's blood on any other than the person who killed him; since he is assisted by this law.

Hamid S. Aziz

And slay not the soul that Allah has forbidden you (or made sacred), except for just cause; for he who is slain unjustly We have given authority to his heirs (or kin), yet let him not commit excess in slaying; verily, he will be helped.

Mahmoud Ghali

And do not kill the self that Allah has prohibited, except by truthful (right) (Literally: with the truth). And whoever is killed unjustly, We have (already) appointed to his patron authority. So let him not exceed (Literally: be extravagant) in killing; surely he will be vindicated.

Marmaduke Pickthall

And slay not the life which Allah hath forbidden save with right. Whoso is slain wrongfully, We have given power unto his heir, but let him not commit excess in slaying. Lo! he will be helped.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause. We have given the right (of redress) to the heir of the person who is killed, but he should not exceed the limits (of justice) by slaying (the killer), for he will be judged (by the same law).

Muhammad Asad

And do not take any human being's life -[the life] which God has willed to be, sacred-otherwise than in [the pursuit of] justice. Hence, if anyone has been slain wrongfully, We have empowered the defender of his rights [to exact a just retribution]; but even so, let him not exceed the bounds of equity in [retributive] killing. [And as for him who has been slain wrongfully -] behold, he is indeed succoured [by God]!

Mustafa Khattab

Do not take a ˹human˺ life—made sacred by Allah—except with ˹legal˺ right.[1] If anyone is killed unjustly, We have given their heirs[2] the authority, but do not let them exceed limits in retaliation,[3] for they are already supported ˹by law˺.

Progressive Muslims

And do not kill, for God has made this forbidden, except in the course of justice. And whoever is killed unjustly, then We have given his heir authority, so let him not transgress in the taking of a life, for He will be given victory.

Rashad Khalifa

You shall not kill any person - for GOD has made life sacred - except in the course of justice. If one is killed unjustly, then we give his heir authority to enforce justice. Thus, he shall not exceed the limits in avenging the murder; he will be helped.

Sahih International

And do not kill the soul which Allah has forbidden, except by right. And whoever is killed unjustly - We have given his heir authority, but let him not exceed limits in [the matter of] taking life. Indeed, he has been supported [by the law].

Sam Gerrans

And kill not the soul which God has made unlawful save with justice; and whoso is killed wrongfully, We have given authority to his ally; but let him not commit excess in killing; he is supported.

Shabbir Ahmed

You shall not kill any person, for Allah has made all life sacred, except in the course of justice through an appropriate court. In case of unjust killing, We have given rights to the victim's family. With that right of retribution, comes the responsibility that since the law is helping them, they must not exceed the limits. (2:178), (5:32), (6:152), (42:40).

Syed Vickar Ahamed

And do not take life— Which Allah has made holy— Except for just (and true) cause. And if anyone is killed wrongfully, We have given his heir the right (to demand justice within due limits or to forgive): But let him not exceed the limits in the matter of taking life; Verily, he (too) is helped (by Islamic law).

Taqi Usmani

Do not kill any person the life of whom is sanctified by Allah, except for a just reason. And whoever is killed unjustly, We have invested his heir with authority (of equal retaliation), but he must not cross the limit in the matter of killing. Surely, he will be helped.

The Monotheist Group

And do not take a life, for God has made this forbidden, except in the course of justice. And whoever is killed innocently, then We have given his heir authority, so let him not transgress in the taking of a life, for He will be given victory.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 33. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 33. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 33. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩