Diyanet İşleri
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
İsrâ suresi
İsrâ suresi, 30. ayet. إِنَّ رَبَّكَ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ إِنَّهُۥ كَانَ بِعِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا
inne rabbeke yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. innehû kâne bi`ibâdihî ḫabîram beṣîrâ.
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri İsrâ 23–39 3
Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.
Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti istemek için onlardan yüz çevirecek olursan, o zaman onlara yumuşak bir söz söyle.
Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.
Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Çünkü O, gerçekten kullarından haberdardır ve onları görmektedir.
Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de biz rızıklandırırız. Onları öldürmek gerçekten büyük bir günahtır.
Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.
Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
30. “Şüphesiz ki Rabbin” kullarından “dilediğinin rızkını genişletir ve” hikmetinin bir gereği olarak da dilediği kimsenin rızkını “daraltır. Şüphesiz O, kullarından gerçekten haberdardır, onları hakkıyla görendir.” Onlara onlar için elverişli ve uygun bildiği şekilde karşılık verir, işlerini de lütuf ve keremiyle çekip çevirir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Rabbin şüphesiz kesin bir hikmetten dolayı dilediği kimsenin rızkını genişletir ve dilediği kimsenin de daraltır. Şüphesiz O, kullarını hakkıyla bilendir; onları görendir. Onların hiçbir şeyi kendisine gizli kalmaz. Onlar için emrini istediği gibi sarf eder.
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: خبر (52 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş)
Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O,…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Halbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az…
Aynı kök: بسط (25 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Daha dün onun yerinde olmayı arzu edenler, "Vay! Demek ki Allah, kullarından dilediği kimselere rızkı bol verir ve (dilediğine) kısarmış. Allah, bize…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak Allah yolunda…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Kader
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…
Ortak kavram: Kader · Ortak kavram: Kudret ve Ölçü
Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. Allah'ın…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki Rabbin, rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. dipnot 1 Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, görendir.
Elbet senin Rabbin (hak edenin) rızkını bollaştırmayı, (hak etmeyenin) rızkını da kısmayı diler; çünkü O kullarının her durumundan haberdardır, her şeyi tarifsiz görmektedir.
Şüphesiz dilediğine rızkı bolca, dilediğine de ölçülü, idareli veren senin Rabbin'dir. Ve kullarının durumunu bütün açıklığıyla görerek haberdar olan da O'dur.
Muhakkak ki Rabbin dilediğine, yaşam gıdasını (rızkı) genişletir veya daraltır! Muhakkak ki O kullarını Habiyr'dir, Basıyr'dir.
Şüphesiz senin Rabbin, rızkı dilediğine (genişletir) yayar ve daraltır. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.
Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
Aslında, Efendin, dilediğinin geçimini hem genişletir hem de daraltır. Kuşkusuz, O, kullarından Haberlidir; Görendir.
Rabbin rızkı dilediğine bol verir; dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır. Onları çok iyi görür.
Efendin, dilediğine rızkını bol verir veya kısar. Kuşkusuz O, kullarından haberdardır, onları görendir.
Rabbin, dilediğine rızkını bol verir, veya kısar. Kuşkusuz O, kullarından haberdardır, onları görendir
Çünkü Rabbin dilediğine rızkı bol verir, dilediğine kısar; zira O, kullarından haberdardır, herşeyi görendir.
Çünkü rabbın hem dilediğine rızkı basteder, hem de sıkar, çünkü o kullarına habir, basir bulunuyor
Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve kısar. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Kuşkusuz senin rabbin, rızkı dilediğine genişletir / yayar veya daraltır / kısar / kısıtlar. Gerçekten O, kullarından haberi olandır, görendir.
Şübhesiz ki Rabbin kimi dilerse rızkını genişletir, daraltır. Çünkü O, kulları (nın her haali) nden gerçekden haberdardır, (her şey'i) hakkıyle görendir.
Muhakkak ki Rabbın; dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Muhakkak ki O; kulları için Habir'dir, Basir'dir.
(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve (dilediği kimsenin de) daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
Rabbin dilediğine rızkı açar (bol bol verir, dilediğine) kısar. Çünkü O, kulları(nın hali)ni bilir, görür.
Rabbin, tercih ettiği kişi için dipnot 1 rızkı genişletir de daraltır da dipnot 2 . Şüphesiz o, kullarının durumundan haberdar olan ve onları görendir.
Rabbin, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar dipnot 1 . O, kullarının içini bilir ve her şeyi görür.
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve (dilediğin kimsenin de) daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür.
Rabbin dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. Şüphesiz o, kullarından haberdardır, onları görmektedir.
Hiç kuşkusuz Rabbin, dilediğine rızkı açar da kısar da. O, kullarını görüyor, onlardan haber alıyor.
Indeed, Allah, your Creator, gives livelihood generously and confers support gratuitously to whom He will and He also gives with restraint and by measure to whom He will. He has always been Khabirun (Omniscient) and Bassirun, (Omnipresent) whose constant vigilance is extended to all His creatures.
Your Lord gives abundantly to whoever He will, and sparingly to whoever He will: He knows and observes His servants thoroughly.
Verily thy Lord doth provide sustenance in abundance for whom He pleaseth, and He provideth in a just measure. For He doth know and regard all His servants.
Certainly Your Lord makes plentiful the provision of whomsoever He wills and straitens it for whomsoever He wills. He is well-aware and is fully observant of all that relates to His servants. dipnot 1
Your Lord expands the provision of anyone He wills and restricts it. He is aware of and sees His slaves.
Truly, your Lord enlarges the provision for whom He wills and straitens (for whom He wills). Verily, He is Ever All-Knower, All-Seer of His slaves.
Indeed your Lord expands the provision for whomever He wishes, and tightens it. Indeed He is well aware and percipient of His servants.
Surely, your Lord multiplies His provisions and means of livelihood for such of His people as He will and He measures it out (justly), for He is Well-Aware and Seeing of (the true needs of) His people inside out.
Surely thy Lord outspreads and straitens His provision unto whom He will; surely He is aware of and sees His servants.
Your Lord may increase or decrease the earnings of whoever He wills. He is fully aware of the condition of His servants and observes them closely.
Verily, thy Lord spreads out provision to whomsoever He will or He doles it out. Verily, He is ever well aware of and sees His servants.
Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Ever-aware and Watcher to His servants.
Verily thy Lord will enlarge the store of whom He pleaseth, and will be sparing unto whom He pleaseth; for He knoweth and regardeth his servants.
Verily, your Lord spreads out provision to whomsoever He will or He restricts it. Verily, He is ever Knower and Seer of his servants.
Surely your Lord outspreads the provision to whomever He decides and estimates (it); surely He has been Ever-Cognizant of (and) Ever-Beholding His bondmen.
Lo! thy Lord enlargeth the provision for whom He will, and straiteneth (it for whom He will). Lo, He was ever Knower, Seer of His slaves.
Certainly your Lord provides with open hands whosoever He will, but according to capacity, for He knows and watches His creatures.
Behold, thy Sustainer grants abundant sustenance, or gives it in scant measure, unto whomever He wills: verily, fully aware is He of [the needs of] His creatures, and sees them all.
Surely your Lord gives abundant or limited provisions to whoever He wills. He is certainly All-Aware, All-Seeing of His servants.
Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Expert and Watcher to His servants.
For your Lord increases the provision for anyone He chooses, and reduces it. He is fully Cognizant of His creatures, Seer.
Indeed, your Lord extends provision for whom He wills and restricts [it]. Indeed He is ever, concerning His servants, Acquainted and Seeing.
Thy Lord expands provision for whom He wills, and He straitens; He is of His servants aware and seeing.
(Make decent effort to earn your provision. ) Your Lord has appointed Laws for affluence and poverty in societies. (In the Divine System every individual will get generous return for his toil (53:39)). Verily, He is fully Cognizant, Seer of His servants.
Surely, your Lord gives plenty for livelihood to whom He pleases, but He gives in a right amount (to all). Verily, He knows and regards all His servants.
Indeed, your Lord expands sustenance for whomsoever He wills, and constricts (for whomsoever He wills). Surely, He is All-Aware of His servants, All-Seeing.
Your Lord lays out openly the provision for whom He wishes, and He is able to do so. He is Expert and Seer over His servants.