İsrâ suresi

İsrâ suresi, 35. ayet

İsrâ suresi, 35. ayet. وَأَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ إِذَا كِلْتُمْ وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا

veevfü-lkeyle iẕâ kiltüm vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm. ẕâlike ḫayruv veaḥsenü te'vîlâ.

Diyanet İşleri

Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

İsrâ 32–38 · surenin 35. ayeti / 111

Konu Ana babaya iyilik ve sayılan ahlâk ilkeleri İsrâ 23–39 3

  1. İsrâ 32

    Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur.

  2. İsrâ 33

    Haklı bir sebep olmadıkça, Allah'ın, öldürülmesini haram kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere öldürülürse, biz onun velisine yetki vermişizdir. Ancak o da (kısas yoluyla) öldürmede meşru ölçüleri aşmasın. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

  3. İsrâ 34

    Rüştüne erişinceye kadar, yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın, verdiğiniz sözü de yerine getirin. Çünkü söz (veren sözünden) sorumludur.

  4. 35

    Ölçtüğünüzde ölçmeyi tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı, sonuç bakımından daha güzeldir.

  5. İsrâ 36

    Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

  6. İsrâ 37

    Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.

  7. İsrâ 38

    Bütün bu sayılanların kötü olanları, Rabbinin katında sevimsiz şeylerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

35. Bu buyrukta adalet, ölçülerin dürüstçe eksiksiz ve tam, terazilerin de herhangi bir eksiltme ve kandırma söz konusu olmaksızın dosdoğru olması gerektiğine dair bir emirdir. Mananın umumiliğinden gerek mala karşılık verilen bedelde, gerek malın kendisinde, gerekse de üzerinde akit yapılan hususta her türlü aldatmanın yasaklandığı, buna karşılık muamelelerde doğru, samimi ve iyiliğin gözetilmesinin emredildiği anlaşılmaktadır. “Bu” böyle yapılmamasından “hem daha hayırlı, hem sonuç itibariyle daha güzeldir.” Akıbeti daha iyidir. Bu yolla kul, sorumluluktan kurtulur ve bereket iner.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Başkasına tarttığınız zaman eksiksiz ve tam olarak tartın. Hiç eksik tartmayan ve değerini düşürmeyen teraziyle tartın. Çünkü böyle yapılan ölçü ve tartı, hem dünyada ve hem de ahirette sizin için daha hayırlıdır. Hakkını vererek yapılan iş, ölçülerde ve tartılarda eksik tartarak az vermekten çok daha güzel bir sonuç doğurur.

Kelimeler

11 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَوْفُوا۟ ve evfu tam yapın kök: وفي
  2. ٱلْكَيْلَ l-keyle ölçüyü kök: كيل
  3. إِذَا iza zaman
  4. كِلْتُمْ kiltum ölçtüğünüz kök: كيل
  5. وَزِنُوا۟ ve zinu tartın kök: وزن
  6. بِٱلْقِسْطَاسِ bil-kistasi terazi ile kök: قسطس
  7. ٱلْمُسْتَقِيمِ ۚ l-mustekimi doğru kök: قوم
  8. ذَٰلِكَ zalike bu
  9. خَيْرٌۭ hayrun daha iyidir kök: خير
  10. وَأَحْسَنُ ve ehsenu ve daha güzeldir kök: حسن
  11. تَأْوِيلًۭا te'vilen sonuç bakımından kök: اول

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)

    Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz herkesi ancak gücünün yettiği…

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)

    Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…

  • Aynı kök: قسطس (2 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet

    "Doğru terazi ile tartın."

  • Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Aynı kök: وفي (66 geçiş)

    "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak…

  • Aynı kök: وفي (66 geçiş) · Ortak kavram: Ahid (Söz ve Antlaşma) · Ortak kavram: Hesap

    (Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: "Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik…

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

  • Aynı kök: وزن (23 geçiş) · Ortak kavram: Adalet · Ortak kavram: Hesap

    Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

70 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru bir terazi ile tartın! dipnot 1 Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla güzel olandır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: En‘âm 6:152; A‘râf 7:85; Hûd 11:84-85; Şu‘arâ 26:181-182.

Mustafa İslamoğlu

Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun! Tartıp değerlendirdiğinizde (ise) dosdoğru kıstas ile tartıp değerlendirin! Böylesi çok daha yararlı ve sonuç alma açısından çok daha güzeldir.

Muhammed Esed

Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun; tartıyı da doğru teraziyle yapın: böylesi (sizin için) daha iyi, daha yararlı ve sonuç olarak da daha güzel olacaktır.

Ahmed Hulusi

Ölçtüğünüzde ölçüyü tam yapın ve dosdoğru terazi ile tartın (tartıyla aldatmaya gitmeyin). . . Bu hem daha hayırlı ve hem de işin aslına ulaşma bakımından daha güzeldir.

Ali Bulaç

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve dosdoğru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuç bakımından daha güzeldir.

Ali Özek ve heyeti

Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir.

Ali Rıza Safa

Ölçtüğünüzde, ölçüyü adaletle yapın; doğru olarak tartın. İşte bu daha iyidir; sonuç yönünden de daha güzeldir.

Bayraktar Bayraklı

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutunuz; tartıyı da doğru teraziyle yapınız! Böylesi, daha iyi ve sonuç olarak da daha güzel olacaktır.

Edip Yüksel

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru teraziyle tartın. Elbette bu daha iyidir ve sonucu daha güzeldir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru teraziyle tartın. Elbette bu daha iyidir ve sonucu daha güzeldir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ölçtüğünüz vakit tam ve doğru terazi ile tartın; bu hem hayırlı, hem de sonuç bakımından daha güzeldir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ölçtüğünüz vakıt da tam ölçün ve doğru terazi ile tartın, bu hem hayırlı hem de akıbetçe daha güzeldir

Erhan Aktaş

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu daha hayırlı ve daha iyidir.

Gültekin Onan

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun ve dosdoğru bir tartıyla tartın; bu, daha hayırlıdır ve sonuç bakımından daha güzeldir.

Hasan Basri Çantay

Ölçdüğünüz vakit da ölçeği tam yapın. Doğru terazi ile tartın. Bu, hem daha hayırlıdır, hem aakıbeti i'tibariyle daha güzeldir.

İbni Kesir

Ölçtüğünüz zaman da; ölçüyü tam tutun. Ve dosdoğru ölçekle tartın. Bu, daha hayırlı ve netice itibariyle daha güzeldir.

Mehmet Alagaş

(22-44) Allah ile beraber ilahlar edinme, sonra kınanmış / mezmum halde kendi başına terkedilmiş / mahzul halde kalırsın. Allah ondan başkasına kulluk etmemeyi anne babaya güzel davranışı gerekli kıldı. İkisinden biri yahut her ikisi yanında ihtiyarlığa erişirse asla o ikisine de uf dahi deme, o ikisini azarlama, her ikisine de ikram edici söz söyle , rahmetle ve tevazu kanatları ile onları muhafaza et ve de ki rabbim her ikisine de tıpkı küçükken ki beni terbiyeleri gibi merhamet eyle. Rabbiniz kendinizde olanı / n efsinizde olanı en iyi bilir, eğer ki salihlerden olursanız, kesinlikle O, kendisine yönelenleri bağışlayandır. Yakın olana / Akraba olana , çalışma gücü olmayana / miskine yolda kalmışa / yol çocuğuna hakkını ver, saçıp savurma , savuranlar kesinlikle şeytanların kardeşleridirler ve şeytan da Rabbini yok saymaktadır. Rabbinden umduğun rahmeti beklemek amacıyla eğer ki (bir şey veremediğinden dolayı) onlardan yüz çevirmen gerekirse onlara gönül alıcı sözler söyle, elini de boynuna bağlama, dağıtılacakların hepsini dağıtma, kendini kınar ve çaresizce oturur kalırsın. Muhakkak ki Rabbin rızkı dilediğine ge nişletir dilediğine ölçüyle takdir eder , Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, görendir. Evlatlarınızı fukaralık korkusu ile öldürmeyin , bizler onları ve dahi sizleri rızıklandırıyoruz, onları öldürmek büyük bir suçtur. Zinaya yaklaşmayın! o, iğrenç ve de kötü bir yoldur. Allah’ın haram kıldığı birini hakkınız olan hariç öldürmeyin. Her kim ki zulme uğrayarak / mazlum bir şekilde öldürülürse velisine bir yetki vardır ancak öldürmekte israfa gitmesin / haddi aşmasın, muhakkak ki o yardım görendir. Yetim malına, o, kuvvetli / güçlü hâle erinceye kadar güzellikle ol anlar hariç yaklaşmayın , verdiğiniz sözü / ahdi yerine getirin / ifa edin , muhakkak ki ahitte / söz vermekte sorumluluk / mesuliyet vardır. Ölçtüğünüz zaman Ölçümü tam yapınız , kıstaslara uygun olarak düzgün tartın / veznedin, bu daha hayırlıdır ve ilerde oluşacak sonuçlar bakımından daha güzeldir. İlmin olmayan şeyin ardından gitme , m uhakkak kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur / mesuldür. Yeryüzünde kibirlenerek yürüme, yeryüzünü delip yaramazsın, dağlara boyca da uzanamazsın , bunların hepsi Rabbin yanında istenmeyen / kerih görülen kötülüklerdendir . İşte bunlar Rabbinin hikmetlerinden sana vahyettikleridir. Allah’la beraber başkaca ilahlar edinme, azarlanmış ve kovulmuş olarak cehenneme bırakılırsın.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bir şeyi tarttığınız zaman, tam tartın. Doğru terazi ile tartın. Bu hayırlıdır ve sonuç itibariyle de en iyisidir.

Süleyman Ateş

Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın. Bu daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ölçerken tam ölçün ve doğru tartıyla tartın. Böylesi hem hayırlıdır hem de sonu daha güzel olur.

Şaban Britch

Bir şeyi tarttığınız zaman, tam tartın. Doğru terazi ile tartın. Bu hayırlıdır ve sonuç itibariyle de en iyisidir.

Şaban Piriş

Bir şeyi tarttığınız zaman, tam tartın. Doğru terazi ile tartın. Bu hayırlıdır ve sonuç itibariyle de en iyisidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ölçtüğünüz zaman tam ve dürüst ölçün. Hilesiz teraziyle tartın. Bu, hem hayırlı hem de sonuç bakımından güzeldir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Dispense the quantity ascertained by measuring to the full if you happen to sell by a standard measure. And if you are using the method of weighing then you are enjoined to use an accurate and precise balance conforming to a standard, and an exemplar of truth and equity. This is a wise course of action ensuring safety and leading to the intended purpose.

Abdul Haleem

Give full measure when you measure, and weigh with accurate scales: that is better and fairer in the end.

Abdullah Yusuf Ali

Give full measure when ye measure, and weigh with a balance that is straight: that is the most fitting and the most advantageous in the final determination.

Abul A'la Maududi

(xii) Give full measure when you measure, and weigh with even scales. dipnot 1 That is fair and better in consequence. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This instruction was not confined to individuals only but it has been made a part of the duties of an Islamic government to supervise transactions in the markets and streets to see that exact measures and weights are being observed, and prevent their breach and violation by the force of law. Afterwards it was made one of the duties of the government to eradicate dishonesty in all commercial dealings and economic transactions.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, its end will be best in this world and it will be best in the Hereafter. It is best in this world because it produces mutual trust between sellers and buyers. As a result of this, commerce prospers and there is a general prosperity. As regards the Hereafter, there the end depends entirely on honesty, piety and fear of God.

Aisha Bewley

Give full measure when you measure and weigh with a level balance. That is better and gives the best result.

Al-Hilali & Khan

And give full measure when you measure, and weigh with a balance that is straight. That is good (advantageous) and better in the end.

Ali Quli Qarai

When you measure, observe fully the measure, [and] weigh with an even balance. That is better and fairer in outcome.

Amatul Rahman Omar

And give full measure when you measure out, and weigh with a right (and even) balance. That is best and most commendable in the long run.

Arthur John Arberry

And fill up the measure when you measure, and weigh with the straight balance; that is better and fairer in the issue.

Bijan Moeinian

You shall give full measure when you measure, and weigh with a correct scale. You will find such practice the most profitable at the end.

E. Henry Palmer

And give full measure when ye measure out, and weigh with a right balance; that is better and a fairer determination.

Edip-Layth

Give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

George Sale

And give full measure, when you measure ought; and weigh with a just balance. This will be better, and more easy for determining every man's due.

Hamid S. Aziz

And give full measure when you measure out, and weigh with a right balance; that is better and fairer in the final determination.

Mahmoud Ghali

And fill up the measure when you measure, and weigh with the straight equitableness; that is more charitable and fairest in interpretation (Or: determination, outcome).

Marmaduke Pickthall

Fill the measure when ye measure, and weigh with a right balance; that is meet, and better in the end.

Mohamed Ahmed - Samira

Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale. This is better, and excellent its consequence.

Muhammad Asad

And give full measure whenever you measure, and weigh with a balance that is true: this will be [for your own] good, and best in the end.

Mustafa Khattab

Give in full when you measure, and weigh with an even balance. That is fairest and best in the end.

Progressive Muslims

And give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

Rashad Khalifa

You shall give full measure when you trade, and weigh equitably. This is better and more righteous.

Sahih International

And give full measure when you measure, and weigh with an even balance. That is the best [way] and best in result.

Sam Gerrans

And fulfil the measure when you measure, and weigh with the straight balance; that is better, and best in respect of result.

Shabbir Ahmed

(Always be mindful of just dealings. ) Give full measure when you measure, and weigh with even scale. This is the best way and will prove to be best in the end. (81:1-3).

Syed Vickar Ahamed

And give full measure when you measure, and weigh with a balance that is (correct and) straight. That is the most suitable and most helpful in the final evaluation.

Taqi Usmani

And give full measure when you measure, and weigh with a straight balance. That is fair, and better at the end.

The Monotheist Group

And give full measure when you deal, and weigh with a balance that is straight. That is good and better in the end.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 35. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 35. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — İsrâ suresi, 35. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩