Ra'd suresi

Ra'd suresi, 5. ayet

Ra'd suresi, 5. ayet. وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

vein ta`ceb fe`acebün ḳavlühüm eiẕâ künnâ türâben einnâ lefî ḫalḳin cedîd. ülâike-lleẕîne keferû birabbihim. veülâike-l'aglâlü fî a`nâḳihim. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Ra'd 2–8 · surenin 5. ayeti / 43

Konu Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz Ra'd 1–6 3

  1. Ra'd 2

    Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, ayetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.

  2. Ra'd 3

    O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  3. Ra'd 4

    Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

  4. 5

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Ra'd 6

    Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınacak birçok azap gelip geçmiştir. Şüphesiz Rabbin, insanların zulümlerine rağmen bağışlama sahibidir. Bununla beraber Rabbinin azabı pek şiddetlidir.

  6. Ra'd 7

    İnkar edenler, "Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.

  7. Ra'd 8

    Allah, her dişinin neye gebe olduğunu, rahimlerin artırdığı şeyi ve eksilttiği şeyi bilir. Her şey O'nun katında bir ölçü iledir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

5. Yüce Allah’ın: “Eğer şaşıyorsan” buyruğunun şu anlamda olma ihtimali vardır: Eğer sen, Allah’ın azametine ve tevhidi hakkındaki delillerin çokluğuna şaşıyor isen hiç şüphesiz asıl şaşılacak olan, buna rağmen yalanlayanların inkâr etmeleri, öldükten sonra dirilişi yalanlamaları ve: “Şimdi biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?!” demeleridir. Yani öldükten sonra yeniden yaratılmayı, toprak olduktan sonra Allah’ın kendilerini tekrar yaratmasını, oldukça imkânsız ve uzak bir ihtimal olarak görmeleridir. Onlar cehaletlerinden dolayı yaratıcının kudretini yaratılmışların kudretine kıyas ettiler. Böyle bir şeyin yaratılmışların kudreti açısından imkânsız olduğunu görünce yaratıcının kudreti açısından da bunun imkânsız olduğunu sandılar. Halbuki ilkinde kendilerini yoktan yaratmış olduğunu unuttular.

Buyruğun şu anlama gelme ihtimali de vardır: Şâyet sen, onların söylediklerinden, öldükten sonra dirilişi yalanlayışlarından dolayı şaşıyor, hayret ediyor isen, evet gerçekten bu, hayret edilecek bir şeydir. Çünkü âyetleri kendisine açıklandıktan ve öldükten sonra dirilişe dair en ufak bir şüphe ve tereddüde kabil olmayan kesin delilleri gördükten sonra yine de böyle bir şey söyleyenin sözü, gerçekten de hayret edilecek bir şeydir. Ancak böyle bir iddianın, “Rablerini inkar edip kafir olanlar” ve en açık, en belirgin bir gerçek olmakla birlikte Allah’ın birliğini inkâr edenlerden sadır olması garip karşılanmaz. “Onlar boyunlarında” hidâyet bulmalarını engelleyen “demir halkalar olanlardır.” Çünkü bunlar imana davet edildiler, ama iman etmediler. Onlara hidâyet teklif edildiği halde hidâyet bulmadılar. Kalpleri ve gönülleri de bu hidâyet kendilerine ilk geldiğinde iman etmedikleri için onlara bir ceza olmak üzere tersyüz edilip çevrildi. “İşte bunlar, cehennemliktir. Onlar orada ebediyen kalacaklardır” ve bir daha oradan asla çıkamayacaklardır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul- Eğer bir şeye şaşıracaksan, onların yeniden dirilmeyi yalanlamalarına şaşırman daha hakkaniyetlidir. inkâr etmelerine delil olarak şunu söylemişlerdir: Biz öldükten sonra toprak olup, çürüyerek ufalanmış kemiklere dönüşünce yeniden mi hayat bulacağız? İşte bunlar Rablerini inkâr ederek öldükten sonra yeniden dirilmeyi inkâr eden kimselerdir. Aynı zamanda O'nun (Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın) öldükten sonra yeniden ölüleri diriltmeye kadir olduğunu da inkâr etmişlerdir. Kıyamet günü onların boyunlarına ateşten zincirler vurulur. Ve onlar cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar. Onlar yok olmayacak ve onlardan azap hiç kesilmeyecektir.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in eğer
  2. تَعْجَبْ tea'ceb şaşacaksan kök: عجب
  3. فَعَجَبٌۭ feacebun şaşmak lazım kök: عجب
  4. قَوْلُهُمْ kavluhum onların şu sözlerine kök: قول
  5. أَءِذَا eiza zaman mı?
  6. كُنَّا kunna biz olduğumuz kök: كون
  7. تُرَٰبًا turaben toprak kök: ترب
  8. أَءِنَّا einna gerçekten biz mi?
  9. لَفِى lefi içinde (olacağız)
  10. خَلْقٍۢ halkin bir yaratılış kök: خلق
  11. جَدِيدٍ ۗ cedidin yeniden kök: جدد
  12. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte onlar
  13. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir
  14. كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(lerdir) kök: كفر
  15. بِرَبِّهِمْ ۖ birabbihim Rablerini kök: ربب
  16. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve onlar (bulunanlardır)
  17. ٱلْأَغْلَـٰلُ l-eglalu halkalar kök: غلل
  18. فِىٓ fi
  19. أَعْنَاقِهِمْ ۖ ea'nakihim boyunlarında kök: عنق
  20. وَأُو۟لَـٰٓئِكَ veulaike ve onlar
  21. أَصْحَـٰبُ eshabu halkıdır kök: صحب
  22. ٱلنَّارِ ۖ n-nari ateş kök: نور
  23. هُمْ hum onlar
  24. فِيهَا fiha orada
  25. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalacaklardır kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz kalırsın.

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Zayıf ve güçsüz görülenler, büyüklük taslayanlara, "Hayır, bizi hidayetten saptıran gece ve gündüz kurduğunuz tuzaklardır. Çünkü siz bize Allah'ı…

  • Aynı kök: عنق (9 geçiş) · Aynı kök: غلل (16 geçiş)

    Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    "Doğrusu Rabbimizin şanı çok yücedir; ne bir eş edinmiştir, ne de bir çocuk."

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

68 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların "Biz toprak olduğumuz zaman yeni bir yaratılışta mı olacağız!" demeleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında halkalar bulunanlardır. dipnot 1 İşte onlar ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır!

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Hacc 22:21; Sebe' 34:33; Mü'min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

Mustafa İslamoğlu

İlle de (hala nasıl inkar edebildiklerine) şaşacaksan, asıl onların şu sözüne şaş: "Ne yani, şimdi biz toprak olup gittikten sonra yeni bir yaratılışın muhattabı mı olacağız?!" Onların inkar ettikleri aslında Rableridir. İşte (hesap verme sorumluluğunu reddeden) bu tipler, boyunlarında tutsaklık tasması taşıyanlardır: İşte onlardır ateş yaranı; onlar orada yerleşip kalacak olanlardır.

Muhammed Esed

Fakat eğer (Allah'ın yarattığı bu harikalara) şaşıyorsanız inkarcıların şu sözlerine de şaşın: "Nasıl yani! Biz toza toprağa karıştıktan sonra (yeniden hayata dönmek üzre) bir kez daha mı yaratılacağız?" İşte (bunu söyleyenler) Rablerini inkara kalkışan kimselerdir; işte böyleleri boyunlarında (kendi davranışlarının bir sonucu olarak) bukağılar taşıyan kimselerdir; ve işte böyleleri, yerleşip kalmak üzere ateşe girecek olan kimselerdir.

Ahmed Hulusi

Eğer (kavrayamadığından dolayı) şaşıyorsan (bu işaretlerimize); asıl şaşılacak olan, onların şu sözüdür: "Biz toprak olduktan sonra, halkı cedidde mi olacağız (yeni bir yaratılmayla yaşama devam mı edeceğiz)?". . . İşte bunlar Rablerinin hakikatleri olduğu bilgisini inkar edenlerdir (Allah Esma'sı hakikatleri olduğu için sonsuza dek ölümsüz yaşayacaklarını kavrayamayanlardır)! Boyunlarında bukağılar (halkalar - karınlarındaki ikinci beyinin oluşturduğu madde bedenden ibaret olma düşüncesinin esirleri) olanlar da bunlardır! Bunlar Ateş (yanma) ehlidir. . . Onlar orada sonsuz yaşarlar!

Ali Bulaç

Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların şöyle söylemeleridir: "Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır.

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm! Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların: «Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?» demeleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında tasmalar bulunanlardır. Ve onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacaklardır!

Ali Rıza Safa

Şaşırıyorsan, onların şu sözlerine de şaşır: "Toprak olduğumuzda mı? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Efendilerine nankörlük edenler, işte onlardır. Boyunlarında demir halkalar olanlar da işte onlardır. Ateşte sürekli kalacak olanlar da işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların,"Biz toprak olduğumuz zaman yeniden mi yaratılacağız?" demeleridir. İşte onlar, Rabblerine nankörlük edenlerdir. Onlar, boyunlarında tasmalar bulunanlardır. Onlar ateş ehlidir. Onlar orada uzun süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: "Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" İşte onlar, Efendi'lerini inkar edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hak edenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedî kalıcıdırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: 'Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?' İşte onlar, Rab'lerini inkar edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hakedenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedi kalıcıdırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer şaşıracaksan, işte şaşılacak şey onların şu lakırdısı: "Biz toprak olduğumuz vakit mi; gerçekten biz mi yeni bir yaratılış içinde bulunacağız?" işte bunlar Rablerini inkar edenlerdir, işte bunlar tomrukları boyunlarında ve işte bunlar cehennemliktirler, orada süresiz kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer teaccüb edeceksen işte teaccüb edilecek şey: onların şu lakırdısı: biz bir toprak olduğumuz vakıt mı, hele hele biz mi mutlaka yeni bir hılkat içinde bulunacağız!... İşte bunlar rablarına küfretmiş olanlar ve işte bunlar tomrukları boyunlarında ve işte bunlar eshabı nar, hep onda kalacaklardır

Erhan Aktaş

Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden dipnot 1 kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'lerinin yeniden yaratmasını yalanlayan, yok sayan.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden dipnot 1 kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'lerinin yeniden yaratmasını yalanlayan, yok sayan.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer şaşırıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların, "Biz toprak olduğumuz zaman mı, gerçekten biz bir kez daha mı yaratılacağız?" sözleridir. İşte onlar, Rabb'lerini küfreden dipnot 1 kimselerdir. İşte onlar, boyunlarında halkalar olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Rabb'lerinin yeniden yaratmasını yalanlayan.

Gültekin Onan

Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların şöyle söylemeleridir: "Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar rablerine küfredenler, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Eğer (kafirlerin seni yalana çıkardıklarına) şaşıyorsan asıl şaşılacak olan onların: "Biz toprak oldukdan sonra mı ve yeniden mi muhakkak yaratılacağız?" demeleridir,İşte bunlar Rablerini tanımayanlardır, işte boyunlarında laleler bulunanlar bunlar ve işte içinde müebbed kalacakları ateşin yaranı da yine bunlar, bunlardır.

İbni Kesir

Şaşacaksan, onların: Biz, toprak olunca yeniden mi yaratılacağız? demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar; Rabblarını inkar edenlerdir. İşte onlar; boyunlarına demir halkalar vurulanlardır. Ve işte onlar; cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(1-5) Elif Lâm Mîm Râ. Bunlar Rabbinden sana gerçek olarak indirilmiş kitabın ayetleridir, insanların çoğunluğu inanmıyorlar. Allah, semaları sütunsuz / direksiz yükseltendir ki onları görüyorsunuz, sonra tahta / arşa kuruldu, güneşi ve ayı emre amade hale getirdi, hepsi belirli süreye kadar akar / cereyan eder, işler / emirler idare edilir. Ayetleri detaylandırıyoruz ki böylelikle belki Rabbinizle buluşacağınıza ikna olursunuz. Arzı uzatan O’dur. (Med, Cezir) içerisinde sabiteler ve nehirler yaptı, onun içinde / arzda her bir ürünü ikişerli, erkek ve dişi eşli yaptı , geceyle gündüzü kaplar, muhakkak ki bunda, düşünen / fikir üreten kavim için ayetler vardır. Arzda birbirine yakın komşu kara parçaları / kıtalar yaptı , üzümden, ekinden, salkımlı ve salkımsız hurmadan , bahçeler, tek bir suyla sulanır (su aynı lakin ürünler farklı) yeme olarak bazısını bazısına üstün etmişizdir / değerli / faziletli etmişizdir. (Fazilet insan için olursa erdem) İşte bunda akleden bir kavim için ayetler vardır. Eğer hayret edeceksen şuna hayret et ki onların sözleri, biz toprak olduğumuz zaman mı yeniden yaratılacağız demek oldu. İşte onlar Rablerini yok sayanlardır. (Ortada bir Rab yok düşüncesi onları ne hale getirmiş birinin bunu yapabileceğine tekrar yaratılabileceğine inanamıyorlar) İşte onların boyunlarında halkalar / tasmalar olacaktır. İşte onlar ateş halkıdırlar, orada kalıcıdırlar. 6,7, RABBİN ZULÜM YAPMALARINA RAĞMEN İNSANLARI BAĞIŞLAYANDIR) Güzellikten önce kötülüğün gelmesini senden çabucak istiyorlar , k esinlikle ve kesinlikle onlardan önce de birçok örnekleri geldi geçti , muhakkak ki senin Rabbin, zulüm yapmalarına rağmen insanları bağışlayandır , muhakkak ki Rabbinin misillemesi şiddetlidir. Kafirler, keşke O’na / Resule bir mucize indirilse diyorlar , muhakkak ki sen uyarıcısın, her kavmin birer rehberi / yol göstereni vardır. 8,9,10,11,12,13,14,15,16,17, ALLAH BİR KAVİMDE OLANI, ONLAR BİREY OLARAK KENDİLERİNİ DEĞİŞTİRMEDİKLERİ SÜRECE DEĞİŞTİRMEZ) Allah her dişinin neye hamile olduğunu bilir , rahimlerin neyi azalttığını neyi de ziyadeleştirdiğini bilir , her şeyin O’nun yanında bir miktarı vardır , gaybolanı da şahit olunanı da / müşahede edileni de bilir , büyüktür, yücedir. Sizden sözü gizleyen de açığa çıkaranda aynı seviyededir , g ece saklanan kişi de gündüz aşikâr olup ortaya çıkan kişi de aynı seviyededir, onu önünden ve ardından izleyen / takip edenler vardır, Allah’ın emri ile onu korurlar. Allah, bir toplumda olanı, onlar kendilerinde olanı deği ştirinceye kadar değiştirmez. Allah bir topluma kötülük dilediğinde onu geri reddedecek yoktur , onlar için Allah’tan başka dost yoktur. Size korku ve ümit içerisinde şimşeği gösteren O’dur / Allah’tır, yüklü bulutları / ağırlaşmış bulutları oluşturan da O’dur , gök gürlerken O’nu / Allah’ı övgü ile üstün tutar / tesbih eder, Melekler de O’ndan / Allah’tan korkularından onu tesbih ederler , yıldırımlar gönderilir, onu da istediğine isabet ettirir / nasip ettirir. Onlar Allah hakkında çekişiyorlar, O ’nun tuzağı şiddetlidir, gerçek çağrılar / hakiki dualar O’na yapılır, Onun dışında dua ettikleriniz ise size hiçbir şekilde cevap veremezler, O ancak avucunu kendisine gelmesi için suya uzatan biri gibidir, O su, ağızına gelmez, kafirlerin çağrıları ise sapmıştır / yerine ulaşmaz, isteyerek yahut zorla semalardaki ve yer yüzündeki her şey ve de gölgeleri Allah’a secde eder. Semaların ve yer yüzünün Rabbi kim diye söyle? De ki Allah de ki O’nun dışında dost mu edindiniz? Kendilerine dahi bir fayda ve zarar verme egemenliği olmayanları, dost mu edindiniz? De ki kör ile gören aynı seviye de olur mu? Karanlıkla aydınlık aynı seviye de olur mu? Allah’a ortaklar mı yaptılar? O’nun yaratması gibi / Allah’ın yaratması gibi benzer şeyler yaratanlar mı buldular? De ki Allah her şeyi yaratandır. O tektir ve ezicidir / kahhardır. Gökten su indirir, vadilere ayarınca akar, sel, suyun üzerine çıkan köpüğü taşır, ateşte eşya yahut süs yapılırken erittiklerinizde de benzeri bir köpük çıkar. Allah bu şekilde hakiki olanla geçersiz olanı / batılı örneklendirir, köpük ve atık posa gider fakat insanlara faydalı olan ise arzda kalır , işte bu şekilde Allah örnekler verir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, “Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?” demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Süleyman Ateş

Eğer şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmak lazım: "Biz toprak olduğumuz zaman mı, biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar, Rablerine karşı nankörlük edenlerdir. Ve Onlar, boyunlarında halkalar bulunan kimselerdir, onlar ateş halkıdır. Onlar orada sürekli kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hayret ediyorsan asıl hayret onların şu sözlerinedir: "Toprak olduğumuz zaman mı? Biz gerçekten yeni yaratılmış bir bedende mi olacağız?" Rablerini görmezlikten gelenler işte onlardır. Halkalar onların boyunlarında olacaktır. Onlar o ateşin ahalisidir. Hep orada kalacaklardır.

Şaban Britch

Eğer şaşacaksan, onların: Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız? demelerine şaşman gerekir. İşte onlar Rablerine küfredenlerdir. İşte onlar, boyunlarına zincir vurulanlardır. Onlar, ateş halkıdır. Orada ebedi kalacaklardır.

Şaban Piriş

Eğer şaşacaksan, onların: -Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız? demelerine şaşman gerekir. İşte onlar Rablerini tanımayanlardır. İşte onlar, boyunlarına zincir vurulanlardır. Onlar, ateş halkıdır. Orada temelli kalacaklardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer şaşıyorsan, esas şaşılacak olan onların şu sözüdür: "Biz toprak olunca mı ve gerçekten mi yeni bir yaratılış içinde bulunacağız?" Bunlar Rablerini inkar edenlerdir. Ve bunlar boyunlarına bukağılar vurulanlardır. Bunlar ateşe dost olanların ta kendileridir; orada sürekli kalacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

What strikes you with wonder is their astonishment that is mingled with perplexity and bewildered curiosity. They say: "Do you believe that after we have been reduced to dust, we will be restored to life and be created anew!". This is indeed flat blasphemy thought and felt by those who decisively deny Allah, and these are they who shall be fettered with the chains round their necks, and these are the inmates of Hell wherein they will have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

If anything can amaze you [Prophet], then you should surely be amazed at their asking, ‘What? When we become dust, shall we be created anew?’ These are the ones who deny their Lord, who will wear iron collars around their necks and be the inhabitants of the Fire, there to remain.

Abdullah Yusuf Ali

If thou dost marvel (at their want of faith), strange is their saying: "When we are (actually) dust, shall we indeed then be in a creation renewed?" They are those who deny their Lord! They are those round whose necks will be yokes (of servitude): they will be Companions of the Fire, to dwell therein (for aye)!

Abul A'la Maududi

And were you to wonder, then wondrous indeed is the saying of those who say: "What! After we have been reduced to dust, shall we be created afresh?" They are the ones who disbelieved in their Lord; dipnot 1 they are the ones who shall have shackles around their necks. dipnot 2 They shall be the inmates of the Fire, wherein they will abide for ever.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They "disbelieved in their Lord": their denial of the Hereafter is, in fact, the denial of the Power and Wisdom of Allah. As they say that it is impossible to bring them again to life after their death, it implies that, God forbid, their Allah Who has created them lacks not only power but wisdom, too.
  2. metne dön, dipnot 2
    As a shackle around the neck is a symbol of imprisonment, the words "shackles upon their necks" have been used here idiomatically to show that they are slaves of ignorance, obduracy, lust and are blind followers of their forefathers. As their thinking is influenced by their prejudices, they cannot believe in the Hereafter and would deny this, though there is every reason to believe that it is inevitable.

Aisha Bewley

If you are surprised at their blindness, what could be more surprising than their words: ‘What, when we are turned to dust, shall we then be created all anew?’ These are the people who reject their Lord. Such people have iron collars round their necks. Such people are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

And if you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) wonder (at these polytheists who deny your message of Islâmic Monotheism and have taken besides Allâh others for worship who can neither harm nor benefit), then wondrous is their saying: "When we are dust, shall we indeed then be (raised) in a new creation?" They are those who disbelieved in their Lord! They are those who will have iron chains tying their hands to their necks. They will be the dwellers of the Fire to abide therein.

Ali Quli Qarai

If you are to wonder [at anything], then wonderful is their remark, ‘When we have become dust, shall we be [ushered] into a new creation?’ They are the ones who defy their Lord; they shall have iron collars around their necks, they shall be the inhabitants of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

And (you, O reader! are right) if you would wonder (at the disbelievers for) wondrous indeed are their words: `Is it true that we shall be raised to a new creation when we are reduced to dust (after death?). ' These are the ones who disbelieve in their Lord and these are the ones who shall have halters around their necks. They shall be the fellows of the Fire wherein they shall abide.

Arthur John Arberry

If thou wouldst wonder, surely wonderful is their saying, 'What, when we are dust shall we indeed then be raised up again in new creation?' Those are they that disbelieve in their Lord; those -- on their necks are fetters; those shall be the inhabitants of the Fire, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

If there is anything for you to wonder at, it should be their (mockingly) saying: "What! After we turn into dust, shall we then be raised to live again?" These are the people who have chosen to deny their Lord. The only thing that they have earned is a chain around their necks to be imprisoned in the Hell forever.

E. Henry Palmer

And if thou shouldst wonder, wondrous is their speech: 'What! when we have become dust, shall we really then be created anew?' These are they who disbelieve in their Lord, and these are they with fetters round their necks, and these are the fellows of the Fire; they shall dwell therein for aye!

Edip-Layth

If you wonder, then what is more wondrous is their saying: "Can it be that when we are dust, we will be created anew!" These are those who rejected their Lord, and they will have chains around their necks, and they are the dwellers of the fire, in it they will abide.

George Sale

If thou dost wonder at the infidels denying the resurrection, surely wonderful is their saying, after We shall have been reduced to dust, shall We be restored in a new creature? These are they who believe not in their Lord; these shall have collars on their necks, and these shall be the inhabitants of hell fire: Therein shall they abide for ever.

Hamid S. Aziz

And on the earth are diverse but neighbouring tracts, gardens of vines and ploughed fields of corn, and palms growing together (from one root) alike or not; they are watered with the same water, yet We distinguish one over the other as food; verily, in these are signs unto a people who have sense (or understanding. )

Mahmoud Ghali

And in case you would wonder, then (really) wondrous is their saying, "When we are dust, will we surely be (raised) indeed in a new creation?" Those are they who have disbelieved in their Lord and those will have the shackles on their necks, and those will be companions (i. e., inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

And if thou wonderest, then wondrous is their saying: When we are dust, are we then forsooth (to be raised) in a new creation? Such are they who disbelieve in their Lord; such have carcans on their necks; such are rightful owners of the Fire, they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

If you are surprised, then astonishing is the speech (of those who say:) "Having turned to dust shall we be raised as a new creation?" They are the ones who deny their Lord, and they will have collars around their necks. They are the inmates of Hell, where they will abide for ever.

Muhammad Asad

BUT IF thou art amazed [at the marvels of God's creation], amazing, too, is their saying, "What! After we have become dust, shall we indeed be [restored to life] in a new act of creation?" It is they who [thus show that they] are bent on denying their Sustainer; and it is they who carry the shackles [of their own making] around their necks; and it is they who are destined for the fire, therein to abide.

Mustafa Khattab

˹Now,˺ if anything should amaze you ˹O Prophet˺, then it is their question: "When we are reduced to dust, will we really be raised as a new creation?" It is they who have disbelieved in their Lord. It is they who will have shackles around their necks. And it is they who will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

And if you are surprised, then what is more surprising is their saying: "Can it be that when we are dust, we will be created anew!" These are the ones who rejected their Lord, and they will have chains around their necks, and they are the dwellers of the Fire, in it they will abide.

Rashad Khalifa

If you ever wonder, the real wonder is their saying: "After we turn into dust, do we get recreated anew?" These are the ones who have disbelieved in their Lord. These are the ones who have incurred shackles around their necks. These are the ones who have incurred Hell, wherein they abide forever.

Sahih International

And if you are astonished, [O Muúammad] - then astonishing is their saying, "When we are dust, will we indeed be [brought] into a new creation?" Those are the ones who have disbelieved in their Lord, and those will have shackles upon their necks, and those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

And if thou marvel, then marvellous is their saying: “Will we — when we are dust — be in a new creation?” Those are they who have denied their Lord; and those will have yokes on their necks; and those are the companions of the Fire, therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

If you wonder, then wondrous is their saying, "What! After we have become dust, shall we indeed be restored to life in a new act of creation?" It is they who are bent upon denying their Sustainer. As a result, it is they who carry the shackles of their own making around their necks. And it is they who are destined for the Fire, therein to abide.

Syed Vickar Ahamed

If you wonder (at their faith), then (equally) surprising is their saying: "After we are dust, then shall we be truly remade in a new creation?" They are those who disbelieve in their Lord! They will be of those with their hands tied to their necks with iron chains (and vices mounted for submission): They will be companions of the Fire, to live in there!

Taqi Usmani

If you wonder, then wondrous indeed is their saying, "Is it that, once we are dust, we are to be created anew?" They are those who have disbelieved in their Lord, and they are those who (shall) have shackles around their necks, and they are the people of the Fire. They shall remain there forever.

The Monotheist Group

And if you are surprised, then what is more surprising is their saying: "Can it be that when we are dust, we will be created anew!" These are the ones who have rejected their Lord, and they will have shackles around their necks, and they are the dwellers of the Fire, in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 5. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 5. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Ra'd suresi, 5. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩