Diyanet İşleri
(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Secde suresi
Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ
veḳâlû eiẕâ ḍalelnâ fi-l'arḍi einnâ lefî ḫalḳin cedîd. bel hüm biliḳâi rabbihim kâfirûn.
(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi Secde 10–14 3
O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.
Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.
Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."
Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
10. Yani öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler, bunu çok uzak bir ihtimal görerek “dediler ki: Biz toprağa karışıp kaybolduğumuz vakit” çürüyüp darmadağın olduğuzda, parçalarımız bilinmeyen yerlere saçıldığı vakit “evet biz (bu hale geldikten sonra) mı yeniden yaratılacağız?” Yani diriltilip yeniden var mı edileceğiz?
Onlar, kendi kanaatlerince böyle bir şeyi uzak bir ihtimal olarak görüyorlardı. Bu ise yaratıcının kudretini kendi kudretlerine kıyas etmelerinden dolayıdır. Onların bu sözleri hakikati aramak maksadı ile söylenmiş değildir. Aksine zulüm, inat, Rablerine kavuşmayı inkâr maksadı ile söylenmiş sözlerdir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:
“Esasen onlar Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.” Böylelikle onların bu sözlerinin kaynağı ve nihai amacı da anlaşılmış olmaktadır. Aksi takdirde onların maksatları hakkın açıklanması olsa idi, şüphesiz buna dair kat’i deliller onlara açıklanırdı. Bu deliller ile onlar, gözle güneş görülürcesine bu hususu açıkça görüp anlayabilecek şekilde aydınlatılırlardı. Bunu anlamaları için onların, kendilerinin yoktan var edilmiş olmalarını bilmeleri yeterlidir. Çünkü mevcut bir şeyi yeniden var etmek, yoktan var etmeye nispetle daha kolaydır. Ölü toprağın durumu da buna bir örnektir. Nitekim Allah oraya yağmur indirir de ölümünden sonra yeryüzü dirilip oraya atılan çeşitli tohumlar yeşerip biter.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yeniden dirilişi inkâr eden müşrikler şöyle dediler: "Ölüp toprakta yok olduğumuzda ve bedenlerimiz toprak olduğunda yeniden diriltilip hayat mı bulacağız?" Bu olacak şey değildir. Bilakis onlar, içinde bulundukları durum sebebiyle yeniden dirilmeyi inkâr eden, ona iman etmeyen kimselerdir.
Aynı kök: جدد (10 geçiş)
Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…
Aynı kök: جدد (10 geçiş)
Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.
Aynı kök: جدد (10 geçiş)
Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İnkârcılar) "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?" derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.
Bir de kalkıp derler ki: "Yani biz toprağın içinde kayıplara karışınca mı? Sahiden de biz yeniden yaratılacak mıyız?" Aslında (bu tavırlarıyla) onlar, Rablerinin huzuruna çıkıp (hesap vermeyi) inkar etmektedirler.
Nitekim (çoğu) insanlar, "Ne! Biz (ölüp) toprağın altında kaybolduktan sonra yeni bir yaratılış eylemi sonucunda (hayata yeniden döndürülmüş) mü olacağız?" derler. Hayır, ama (böyle söyleyerek) Rablerine kavuşacakları gerçeğini inkar ederler!
Dediler ki: "Yerde yok olduktan sonra, biz mi yeni bir yapı ile yaşama devam edeceğiz?" Hayır, onlar, Rablerinin (Esma'sıyla) varlıklarında açığa çıkışı farkındalığını yaşamayı (likasını) inkar edenlerdir.
Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.
«Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız?» derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Dediler ki: "Yeryüzüne karışarak yitip gittiğimizde mi? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Hayır! Onlar, Efendilerine kavuşmayı inkar ediyorlar.
"Toprağın içinde kaybolduğumuzda, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" derler. Gerçekten onlar, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.
Ve, "Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Doğrusu, onlar Efendi'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.
Ve, 'Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?' dediler. Doğrusu, onlar Rab'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.
Bir de: "A! Yeryüzünde kaybolup gittikten sonra mı, gerçekten biz mi muhakkak yeni bir yaratılışta olacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı inkar eden kafirlerdir.
Bir de: a! Arzda gaib olduğumuzda mı? Cidden biz mi muhakkak yeni bir hılkatte olacağız? dediler, fakat onlar rablarının likasını (huzuruna varacaklarını) inkar eden kafirlerdir
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.
Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar rablerine kavuşmaya küfredenlerdir.
Dediler ki: "Biz yerde (çürüyüb) gaalib olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışda (bulunacağız)"? Evet, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edicidirler.
Dediler ki: Toprağa karışıp yok olduktan sonra mı, biz, yeniden yaratılacağız. Evet onlar; Rabblarına kavuşmayı inkar edenlerdir.
(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.
(Kâfirler dediler ki:) “Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız?" Hayır! Onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
"Biz toprakta kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?" dediler. Doğrusu onlar, Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.
Dediler ki: "Toprakta kaybolup gitmişken mi, biz gerçekten yeni bir yaratılışla mı (diriltileceğiz) dipnot 1 ?" Aslında onlar Rablerinin huzuruna varmayı göz ardı edenlerdir dipnot 2 .
Kimileri şöyle der: Yani toprağın içinde kaybolduğumuzda yeniden yaratılacağız öyle mi?" Aslında göze alamadıkları Rableriyle yüzleşmektir.
Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Hayır! Onlar, Rableri ile karşılaşacaklarına kâfir idiler.
-Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Aslında onlar, Rab'leri ile karşılaşmayı inkar ediyorlar!
Şöyle dediler: "Toprakta kaybolup gittiğimiz zaman mı, o zaman mı yeni bir yaratılış içinde olacağız!" Gerçek şu ki, onlar herşeyden önce, Rablerinin huzuruna varmayı inkar ediyorlar.
And they -the infidels- say: "Do you mean that after we are lost in the dust and absorbed by the earth we will be resurrected anew and brought back to life! The fact is that not only do they deny their assemblage before Allah for Judgement but also all it entails.
They say, ‘What? When we have disappeared into the earth, shall we really be created anew?’ In fact, they deny the meeting with their Lord.
And they say: "What! when we lie, hidden and lost, in the earth, shall we indeed be in a Creation renewed? Nay, they deny the Meeting with their Lord.
They say: dipnot 1 "Shall we be created afresh after we have become lost in the earth?" Nay, the fact is that they deny that they will meet their Lord. dipnot 2
They say, ‘When we have been absorbed into the earth, are we then to be in a new creation?’ In fact they reject the meeting with their Lord.
And they say: "When we are (dead and become) lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Meeting with their Lord!
They say, ‘When we have been lost in the dust, shall we be indeed created anew?’ Rather they disbelieve in the encounter with their Lord.
And they say, `Shall we really be (raised to life as) a new creation when we are lost in the earth (after being buried in it)?' The truth is that they are disbelievers in the meeting with their Lord (that is why they are talking like this).
They say, 'What, when we have gone astray in the earth, shall we indeed be in a new creation?' Nay, but they disbelieve in the encounter with their Lord.
They [jokingly] say: "Is it true that after our death, and the eventual transformation into dust, we are going to be re-created again?" This simply indicates that they do not believe that they have an appointment to meet with their Lord.
And they say, 'When we are lost in the earth, shall we then become a new creation?' Nay! in the meeting of their Lord they disbelieve.
They said, "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.
And they say, when we shall lie hidden in the earth, shall we be raised thence a new creature? Yea, they deny the meeting of their Lord at the resurrection.
Then He fashioned him and breathed into him of His spirit, and made for you the faculties of hearing, and sight and heart; little is it that you give thanks.
And they have said, "When we have erred away (i. e., lost our way; are dead) in the earth, will we surely be in a new creation indeed?" No indeed, (but) they are disbelievers in the meeting with their Lord.
And they say: When we are lost in the earth, how can we then be re-created? Nay but they are disbelievers in the meeting with their Lord.
But they say: "When we have mingled with the earth, shall we be created anew?" In fact they deny the meeting with their Lord.
For, [many are] they [who] say, "What! After we have been [dead and] lost in the earth, shall we indeed be [restored to life] in a new act of creation?" Nay, but [by saying this] they deny the truth that they are destined to meet their Sustainer!
˹Still˺ they ask ˹mockingly˺, "When we are disintegrated into the earth, will we really be raised as a new creation?" In fact, they are in denial of the meeting with their Lord.
And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew" Indeed, they reject the meeting of their Lord.
They wonder, "After we vanish into the earth, do we get created anew?" Thus, as regards meeting their Lord, they are disbelievers.
And they say, "When we are lost within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in [the matter of] the meeting with their Lord, disbelievers.
And they say: “When we are lost in the earth, will we be in a new creation?” The truth is, they are of the meeting with their Lord deniers.
For, they say, "What! After we have been lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Truth that they are destined to meet their Sustainer.
And they (the unbelievers) ask: "(What!) When we lie (hidden and) lost in the earth, shall we indeed be made again a (distant) new Creation?" No! But they deny the Meeting with their Lord!
And they said, "Is it that when we disappear in the earth-is it that we really come into a new creation?" Rather they are ones who deny the meeting with their Lord.
And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.