Secde suresi

Secde suresi, 10. ayet

Secde suresi, 10. ayet. وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَٰفِرُونَ

veḳâlû eiẕâ ḍalelnâ fi-l'arḍi einnâ lefî ḫalḳin cedîd. bel hüm biliḳâi rabbihim kâfirûn.

Diyanet İşleri

(Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Secde 7–13 · surenin 10. ayeti / 30

Konu Dirilişe itiraz, ölüm meleği ve suçluların boyun bükmesi Secde 10–14 3

  1. Secde 7

    O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.

  2. Secde 8

    Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir sudan yarattı.

  3. Secde 9

    Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duygularını yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

  4. 10

    (Kafirler dediler ki:) "Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız? Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

  5. Secde 11

    De ki: "Sizin için görevlendirilen ölüm meleği canınızı alacak, sonra Rabbinize döndürüleceksiniz."

  6. Secde 12

    Suçlular, Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!

  7. Secde 13

    Eğer dileseydik, herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

10. Yani öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler, bunu çok uzak bir ihtimal görerek “dediler ki: Biz toprağa karışıp kaybolduğumuz vakit” çürüyüp darmadağın olduğuzda, parçalarımız bilinmeyen yerlere saçıldığı vakit “evet biz (bu hale geldikten sonra) mı yeniden yaratılacağız?” Yani diriltilip yeniden var mı edileceğiz?

Onlar, kendi kanaatlerince böyle bir şeyi uzak bir ihtimal olarak görüyorlardı. Bu ise yaratıcının kudretini kendi kudretlerine kıyas etmelerinden dolayıdır. Onların bu sözleri hakikati aramak maksadı ile söylenmiş değildir. Aksine zulüm, inat, Rablerine kavuşmayı inkâr maksadı ile söylenmiş sözlerdir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:

“Esasen onlar Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.” Böylelikle onların bu sözlerinin kaynağı ve nihai amacı da anlaşılmış olmaktadır. Aksi takdirde onların maksatları hakkın açıklanması olsa idi, şüphesiz buna dair kat’i deliller onlara açıklanırdı. Bu deliller ile onlar, gözle güneş görülürcesine bu hususu açıkça görüp anlayabilecek şekilde aydınlatılırlardı. Bunu anlamaları için onların, kendilerinin yoktan var edilmiş olmalarını bilmeleri yeterlidir. Çünkü mevcut bir şeyi yeniden var etmek, yoktan var etmeye nispetle daha kolaydır. Ölü toprağın durumu da buna bir örnektir. Nitekim Allah oraya yağmur indirir de ölümünden sonra yeryüzü dirilip oraya atılan çeşitli tohumlar yeşerip biter.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeniden dirilişi inkâr eden müşrikler şöyle dediler: "Ölüp toprakta yok olduğumuzda ve bedenlerimiz toprak olduğunda yeniden diriltilip hayat mı bulacağız?" Bu olacak şey değildir. Bilakis onlar, içinde bulundukları durum sebebiyle yeniden dirilmeyi inkâr eden, ona iman etmeyen kimselerdir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَالُوٓا۟ ve kalu ve dediler kök: قول
  2. أَءِذَا eiza sonra mı?
  3. ضَلَلْنَا delelna biz kaybolduktan kök: ضلل
  4. فِى fi
  5. ٱلْأَرْضِ l-erdi toprakta kök: ارض
  6. أَءِنَّا einna biz mi?
  7. لَفِى lefi içinde olacağız
  8. خَلْقٍۢ halkin bir yaratılış kök: خلق
  9. جَدِيدٍۭ ۚ cedidin yeni kök: جدد
  10. بَلْ bel doğrusu
  11. هُم hum onlar
  12. بِلِقَآءِ bilika'i kavuşmayı kök: لقي
  13. رَبِّهِمْ rabbihim Rablerine kök: ربب
  14. كَـٰفِرُونَ kafirune inkar edenlerdir kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkar edenlerdir.…

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    Allah'ın, gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattığını görmedin mi? Dilerse sizi giderir ve yeni bir halk getirir.

  • Aynı kök: جدد (10 geçiş)

    Dediler ki: "Biz bir yığın kemik, bir yığın ufantı olduğumuz zaman mı yeniden bir yaratılışla diriltilecekmişiz, biz mi?"

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…

  • Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)

    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılar) "Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman biz mi yeni bir yaratılışta olacakmışız?" derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr edenlerdir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkıp derler ki: "Yani biz toprağın içinde kayıplara karışınca mı? Sahiden de biz yeniden yaratılacak mıyız?" Aslında (bu tavırlarıyla) onlar, Rablerinin huzuruna çıkıp (hesap vermeyi) inkar etmektedirler.

Muhammed Esed

Nitekim (çoğu) insanlar, "Ne! Biz (ölüp) toprağın altında kaybolduktan sonra yeni bir yaratılış eylemi sonucunda (hayata yeniden döndürülmüş) mü olacağız?" derler. Hayır, ama (böyle söyleyerek) Rablerine kavuşacakları gerçeğini inkar ederler!

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Yerde yok olduktan sonra, biz mi yeni bir yapı ile yaşama devam edeceğiz?" Hayır, onlar, Rablerinin (Esma'sıyla) varlıklarında açığa çıkışı farkındalığını yaşamayı (likasını) inkar edenlerdir.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

Ali Özek ve heyeti

«Toprağın içinde kaybolduğumuz zaman, gerçekten (o vakit) biz mi yeniden yaratılacağız?» derler. Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Yeryüzüne karışarak yitip gittiğimizde mi? Gerçekten, yeniden yaratılacak mıyız?" Hayır! Onlar, Efendilerine kavuşmayı inkar ediyorlar.

Bayraktar Bayraklı

"Toprağın içinde kaybolduğumuzda, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" derler. Gerçekten onlar, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.

Edip Yüksel

Ve, "Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Doğrusu, onlar Efendi'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve, 'Biz toprağa karışıp kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?' dediler. Doğrusu, onlar Rab'leri ile kavuşmayı inkar edenlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "A! Yeryüzünde kaybolup gittikten sonra mı, gerçekten biz mi muhakkak yeni bir yaratılışta olacağız?" dediler. Fakat onlar Rablerine kavuşmayı inkar eden kafirlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de: a! Arzda gaib olduğumuzda mı? Cidden biz mi muhakkak yeni bir hılkatte olacağız? dediler, fakat onlar rablarının likasını (huzuruna varacaklarını) inkar eden kafirlerdir

Erhan Aktaş

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar: "Toprakta yok olup kaybolduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" dediler. Hayır; onlar, Rabb'lerine kavuşmayı yalanlıyorlar.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Biz yer (toprağın için)de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?" Hayır, onlar rablerine kavuşmaya küfredenlerdir.

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Biz yerde (çürüyüb) gaalib olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi yeni bir yaratılışda (bulunacağız)"? Evet, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edicidirler.

İbni Kesir

Dediler ki: Toprağa karışıp yok olduktan sonra mı, biz, yeniden yaratılacağız. Evet onlar; Rabblarına kavuşmayı inkar edenlerdir.

Mehmet Alagaş

(10-15) Dediler ki yeryüzünde yok olduğumuzda yeniden mi yaratılacağız gerçekten mi? Evet onlar Rableri ile buluşmayı yok sayıyorlardı. Size vekillendirilmiş ölüm meleği sizi vefat ettirir sonra da Rabbinize döndürülürsünüz. Rablerinin yanında mücrimlerin başları eğik hallerini bir görsen! Rabbimiz gördük ve de işittik bizi gerisin geri döndür salih amel yapalım kesinlikle ikna oldu k / inandık dediler. İstese idik her kişi ye hidayet verirdik ve fakat benden gerçekleşmiş bir söz, cehennemi Cin ve İns ile tamamen dol duracağım şeklinde bir söz var. Bu gününüzü unutmanız nedeniyle azabı tadın kesinlikle biz de sizi unuttuk ve yaptıklarınızdan ötürü kalıcı azabı tadın.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Kâfirler dediler ki:) “Biz toprakta yok olduktan sonra mı, biz mi yeniden yaratılacakmışız?" Hayır! Onlar Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.

Süleyman Ateş

"Biz toprakta kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?" dediler. Doğrusu onlar, Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimileri şöyle der: Yani toprağın içinde kaybolduğumuzda yeniden yaratılacağız öyle mi?" Aslında göze alamadıkları Rableriyle yüzleşmektir.

Şaban Britch

Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Hayır! Onlar, Rableri ile karşılaşacaklarına kâfir idiler.

Şaban Piriş

-Biz, toprakta kaybolup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız? dediler. Aslında onlar, Rab'leri ile karşılaşmayı inkar ediyorlar!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Toprakta kaybolup gittiğimiz zaman mı, o zaman mı yeni bir yaratılış içinde olacağız!" Gerçek şu ki, onlar herşeyden önce, Rablerinin huzuruna varmayı inkar ediyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- say: "Do you mean that after we are lost in the dust and absorbed by the earth we will be resurrected anew and brought back to life! The fact is that not only do they deny their assemblage before Allah for Judgement but also all it entails.

Abdul Haleem

They say, ‘What? When we have disappeared into the earth, shall we really be created anew?’ In fact, they deny the meeting with their Lord.

Abdullah Yusuf Ali

And they say: "What! when we lie, hidden and lost, in the earth, shall we indeed be in a Creation renewed? Nay, they deny the Meeting with their Lord.

Abul A'la Maududi

They say: dipnot 1 "Shall we be created afresh after we have become lost in the earth?" Nay, the fact is that they deny that they will meet their Lord. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    After answering the disbelievers’ objections about the prophethood and Tauhid, now their objection about the Hereafter, which is the third basic belief of Islam, is being dealt with. The conjunction waw (and) in the beginning of the verse connects this paragraph with the foregoing theme, as if the sequence were like this: "They say: Muhammad is not Allah’s Messenger," They say: “Allah is not One and the only Deity,” and They say: “We shall not be raised back to life after death.”
  2. metne dön, dipnot 2
    The gap between the preceding and this sentence has been left for the listener to fill. The objection of the disbelievers as cited in the first sentence is so absurd that no need has been felt to refute it. Only its citation was regarded as enough to show its absurdity. For the two parts which make up the objection are both unreasonable. Their saying: "When we have become dust" is meaningless for that which is “we” can never become dust. Dust is the destiny of the body after it has become devoid of the “we”. The body itself is not the “we”. When alive, limbs and other parts of the body may be cut off one by one, but the “we” remains intact. No part of it is cut off with the cut off limb. And when the “we” has vacated a body, the “we” remains no longer applicable even in its remotest sense although the body still remains intact. That is why a sincere lover goes and buries the body of his beloved, because the beloved is no more in the body. He buries not the beloved but the empty body, which was once the home of his beloved. Thus, the very first premise of the disbelievers’ objection is baseless. As for its second part, “Shall we be recreated?” this question containing surprise and denial would not have arisen, had the objectors considered and taken into account the meaning of the “we” and its creation. The present existence of this “we” is nothing more than that a little of coal and iron and lime and some other earthly substances got together from here and there to combine themselves into a body, which became the home of the “we”. Then what happens when it dies? When the "we" has left the body, the constituent substances of its abode which had been gathered together from different parts of the earth go back to the same earth. The question is: He who had made this home for the “we”, can He not make the same home from the same substances once again and settle the “we” in it? When this was possible before and has in actual fact existed, what can hinder its possibility and its existing as an actual fact once again? These are such things as can be understood by the application of a little of the common sense. But why doesn’t man allow his mind to think on these lines? Why does he raise the meaningless objections about the life of Hereafter? Leaving out all these details, Allah has answered this question in the second sentence, saying: “The fact is that they disbelieve in the meeting with their Lord.” That is, “The real thing is not this that the recreation of man is something odd and remote in possibility, which they cannot understand, but in fact, what prevents them from understanding this is their desire to live freely and independently in the world and commit any sin, any excess that they please and then escape free from here: they should not be held accountable for anything, nor answerable for any of their misdeeds.”

Aisha Bewley

They say, ‘When we have been absorbed into the earth, are we then to be in a new creation?’ In fact they reject the meeting with their Lord.

Al-Hilali & Khan

And they say: "When we are (dead and become) lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Meeting with their Lord!

Ali Quli Qarai

They say, ‘When we have been lost in the dust, shall we be indeed created anew?’ Rather they disbelieve in the encounter with their Lord.

Amatul Rahman Omar

And they say, `Shall we really be (raised to life as) a new creation when we are lost in the earth (after being buried in it)?' The truth is that they are disbelievers in the meeting with their Lord (that is why they are talking like this).

Arthur John Arberry

They say, 'What, when we have gone astray in the earth, shall we indeed be in a new creation?' Nay, but they disbelieve in the encounter with their Lord.

Bijan Moeinian

They [jokingly] say: "Is it true that after our death, and the eventual transformation into dust, we are going to be re-created again?" This simply indicates that they do not believe that they have an appointment to meet with their Lord.

E. Henry Palmer

And they say, 'When we are lost in the earth, shall we then become a new creation?' Nay! in the meeting of their Lord they disbelieve.

Edip-Layth

They said, "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

George Sale

And they say, when we shall lie hidden in the earth, shall we be raised thence a new creature? Yea, they deny the meeting of their Lord at the resurrection.

Hamid S. Aziz

Then He fashioned him and breathed into him of His spirit, and made for you the faculties of hearing, and sight and heart; little is it that you give thanks.

Mahmoud Ghali

And they have said, "When we have erred away (i. e., lost our way; are dead) in the earth, will we surely be in a new creation indeed?" No indeed, (but) they are disbelievers in the meeting with their Lord.

Marmaduke Pickthall

And they say: When we are lost in the earth, how can we then be re-created? Nay but they are disbelievers in the meeting with their Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

But they say: "When we have mingled with the earth, shall we be created anew?" In fact they deny the meeting with their Lord.

Muhammad Asad

For, [many are] they [who] say, "What! After we have been [dead and] lost in the earth, shall we indeed be [restored to life] in a new act of creation?" Nay, but [by saying this] they deny the truth that they are destined to meet their Sustainer!

Mustafa Khattab

˹Still˺ they ask ˹mockingly˺, "When we are disintegrated into the earth, will we really be raised as a new creation?" In fact, they are in denial of the meeting with their Lord.

Progressive Muslims

And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

Rashad Khalifa

They wonder, "After we vanish into the earth, do we get created anew?" Thus, as regards meeting their Lord, they are disbelievers.

Sahih International

And they say, "When we are lost within the earth, will we indeed be [recreated] in a new creation?" Rather, they are, in [the matter of] the meeting with their Lord, disbelievers.

Sam Gerrans

And they say: “When we are lost in the earth, will we be in a new creation?” The truth is, they are of the meeting with their Lord deniers.

Shabbir Ahmed

For, they say, "What! After we have been lost in the earth, shall we indeed be created anew?" Nay, but they deny the Truth that they are destined to meet their Sustainer.

Syed Vickar Ahamed

And they (the unbelievers) ask: "(What!) When we lie (hidden and) lost in the earth, shall we indeed be made again a (distant) new Creation?" No! But they deny the Meeting with their Lord!

Taqi Usmani

And they said, "Is it that when we disappear in the earth-is it that we really come into a new creation?" Rather they are ones who deny the meeting with their Lord.

The Monotheist Group

And they said: "When we are buried in the ground, will we be created anew?" Indeed, they reject the meeting of their Lord.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 10. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 10. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Secde suresi, 10. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩