Kamer suresi

Kamer suresi, 38. ayet

Kamer suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

veleḳad ṣabbeḥahüm bükraten `aẕâbüm müsteḳirr.

Diyanet İşleri

Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 35–41 · surenin 38. ayeti / 55

Konu Lût kavmi Kamer 33–40 3

  1. Kamer 35

    (34-35) Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lut'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.

  2. Kamer 36

    Andolsun, Lut onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

  3. Kamer 37

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

  4. 38

    Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.

  5. Kamer 39

    "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

  6. Kamer 40

    Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  7. Kamer 41

    Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–40. ayetler için yazılmıştır.

33-40. “Lût kavmi de” Lût aleyhisselam kendilerini, kimseyi ortak koşmaksızın sadece Allah’a ibadete davet edip şirkten ve âlemler arasında kendilerinden önce hiç kimsenin işlemediği o hayasızlıktan vazgeçmelerini emrettiğinde “uyarıları yalanladı.”

Onu yalanlayarak şirklerini ve çirkin işlerini sürdürmeye devam ettiler. Nihâyet misafirler suretinde gelen meleklerin haberini alan kavmi, onlara hayasızlık yapmak üzere çabucak yanına geliverdiler -Allah’ın lâneti üzerlerine olsun- ve bu misafirlerini elinden almak istediler. Yüce Allah da Cibril aleyhisselam'a emretti ve o da kanadıyla gözlerini kör etti.

Peygamberleri, onlara Allah’ın çetin yakalayışını ve cezasını hatırlatmakla birlikte “onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı.”

“Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı.” Allah yurtlarının altını üstüne getirdi. Arkalarından da pişirilmiş taşlar gelip onları buluyordu ki bu taşlar Rabbinin nezdinde haddiaşan o günahkârlar için işaretlenmişti.

Yüce Allah, Lût aleyhisselam ile onun aile halkını Rablerine şükürlerinin ve sadece O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmelerinin bir mükâfatı olarak o pek büyük sıkıntıdan kurtarmıştı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun ki onlara sabah vakti ahirete ulaşana dek devam edecek bir azap geldi. Bunun akabinde de elbet ahiretin azabı gelecektir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. صَبَّحَهُم sabbehahum sabah onları yakaladı kök: صبح
  3. بُكْرَةً bukraten erken kök: بكر
  4. عَذَابٌۭ azabun bir azab kök: عذب
  5. مُّسْتَقِرٌّۭ mustekirrun kararlı kök: قرر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…

  • Aynı kök: قرر (38 geçiş)

    Hani, "Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız" diye de sizden kesin söz almıştık. Sonra bunu böylece kabul…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

61 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Bir sabah erkenden onları kararlı bir azap yakalamıştı.

Mustafa İslamoğlu

Mamafih, sabahleyin erkenden kalıcı izler bırakan bir azap onları kuşattı:

Muhammed Esed

Nitekim sabahın erken vaktinde (etkileri) kalıcı bir azap onları yakaladı:

Ahmed Hulusi

Andolsun ki yerini bulmuş azap onlara sabahleyin bastırdı.

Ali Bulaç

Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.

Ali Özek ve heyeti

Bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.

Ali Rıza Safa

Ve gerçek şu ki, kalıcı bir ceza, sabah erkenden onları yakaladı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, bir sabah kendilerine, yakalarını bir daha bırakmayacak olan bir azap gelip çattı.

Edip Yüksel

Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, kendilerini kararlı bir azap bir sabah bastırıverdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Celalim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azabı müstekır

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azap yakaladı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azap yakaladı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki, onları sabahleyin kalıcı bir azap yakaladı.

Gültekin Onan

Andolsun onları bir sabah vakti erkenden, üzerlerinde kararını kılmış bir azab yakalayıp bastırıverdi.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki onlara bir sabah, (yakalarını) asla bırakmayacak olan bir azab baskın yapdı.

İbni Kesir

Andolsun ki; bir sabah erken, önü alınmaz bir azab geldi başlarına.

Mehmet Alagaş

(33-40) Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Lut ailesi hariç onlara yağan taşlar gönderdik, Lut ailesini yanımızdan bir nimet olarak seher vaktinde kurtardık, şükreden kimsenin karşılığı / cezası böyledir. Kesin olan şu ki onlara kuvvetli yakalama uyarılarımızı yaptık , onlar da uyarmaları umurlarına almadılar. Kesin olan şu ki, onlar misafirlerden faydalanmayı dilemişlerdi, biz de onların gözlerini kör ettik, a zabımı ve uyarı larımı tadın. Kesin olan şu ki bir sabah ka rar verilen azabımız bastırdı. Azabımı ve uyarı larımı tadın. Kesin olan şu ki biz Kuranı hatıra gel ebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

Andolsun ki, bir sabah erkenden kalıcı bir azap üzerlerine çöküverdi.

Süleyman Ateş

Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sabah erkenden onları kalıcı bir azap karşıladı.

Şaban Britch

Andolsun ki bir sabah erkenden, daim bir azap çöküverdi.

Şaban Piriş

Andolsun ki bir sabah erkenden, bir azap çöküverdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, sabahleyin erkenden, kararlı ve oturaklı bir azap yakaladı onları.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And in the morning We wedded them to an irretrievable and foreordained calamity.

Abdul Haleem

and early in the morning a punishment seized them that still remains-

Abdullah Yusuf Ali

Early on the morrow an abiding Punishment seized them:

Abul A'la Maududi

Indeed an abiding chastisement came upon them in the morning.

Aisha Bewley

Early morning brought them enduring punishment:

Al-Hilali & Khan

And verily, an abiding torment seized them early in the morning.

Ali Quli Qarai

Certainly early at dawn there visited them an abiding punishment:

Amatul Rahman Omar

And certainly there overtook them early in the morning a lasting punishment.

Arthur John Arberry

In the morning early there came upon them a settled chastisement:

Bijan Moeinian

Then early next morning a disaster struck them.

E. Henry Palmer

And there overtook them on the morning a settled punishment!-

Edip-Layth

In the early morning, a devastating retribution struck them.

George Sale

And early in the morning a lasting punishment surprized them.

Hamid S. Aziz

And early in the morning a lasting chastisement overtook them.

Mahmoud Ghali

And indeed there already came upon them before sunrise a settled torment;

Marmaduke Pickthall

And in truth the punishment decreed befell them early in the morning.

Mohamed Ahmed - Samira

And early in the morning the decreed punishment came upon them.

Muhammad Asad

And, indeed, abiding suffering did befall them early on the morrow:

Mustafa Khattab

And indeed, by the early morning they were overwhelmed by an unrelenting torment.

Progressive Muslims

And in the early morning, a devastating retribution struck them.

Rashad Khalifa

Early the next morning, a devastating retribution struck them.

Sahih International

And there came upon them by morning an abiding punishment.

Sam Gerrans

And in the early morning there came upon them an abiding punishment:

Shabbir Ahmed

And indeed, the inevitable punishment befell them early in the morning.

Syed Vickar Ahamed

And Verily, early on the next day an abiding punishment seized them:

Taqi Usmani

And on the next morning, a lasting torment overtook them:

The Monotheist Group

And in the early morning, a devastating retribution struck them.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩