Hicr suresi

Hicr suresi, 66. ayet

Hicr suresi, 66. ayet. وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.

Diyanet İşleri

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hicr 63–69 · surenin 66. ayeti / 99

Konu Lût kavminin helâki Hicr 61–77 3

  1. Hicr 63

    Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."

  2. Hicr 64

    "Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz."

  3. Hicr 65

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

  4. 66

    Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."

  5. Hicr 67

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

  6. Hicr 68

    Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."

  7. Hicr 69

    "Allah'a karşı gelmekten sakının, beni utandırmayın" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

66. “Ona şu gerçeği vahyettik:” Yani istisnası olmayan şu kat’i haberi verdik: “Sabaha karşı onların ardı arkası mutlaka kesilmiş olacaktır.” Yani onları kökten imha edecek olan azap, sabah vakti başlarına gelecektir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Lût -aleyhisselam-'a vahiy yoluyla takdir ettiğimiz şu durumu da öğrettik. Sabaha girdiklerinde (sabahladıklarında) o kavmin en sonuncusu da helak edilerek kökü kurutulacaktır.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقَضَيْنَآ ve kadeyna ve bildirdik kök: قضي
  2. إِلَيْهِ ileyhi ona
  3. ذَٰلِكَ zalike şu
  4. ٱلْأَمْرَ l-emra buyruğu kök: امر
  5. أَنَّ enne mutlaka
  6. دَابِرَ dabira arkaları kök: دبر
  7. هَـٰٓؤُلَآءِ ha'ula'i şunların
  8. مَقْطُوعٌۭ mektuun kesilecektir kök: قطع
  9. مُّصْبِحِينَ musbihine sabaha girerlerken kök: صبح

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    "Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin."

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: قطع (36 geçiş)

    "Siz hala erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi…

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: دبر (44 geçiş)

    Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş) · Aynı kök: قضي (63 geçiş)

    Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk.…

  • Aynı kök: صبح (45 geçiş)

    Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ona (Lut'a) şu hükmümüzü vahyetmiştik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların kökü kesilmiş olacaktır." dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Hûd 11:81.

Mustafa İslamoğlu

Ve ona şu kesin kararımızı bildirdik: "İşte bu güruhun kökü gün ağarırken tamamen kazınmış olacaktır!"

Muhammed Esed

Ve (elçilerimiz aracılığıyla) o'na şu hükmü tebliğ ettik: "Bu (günahkar)ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır".

Ahmed Hulusi

Ona şu işi hükmettik: "Kesinlikle bunlar sabahlarken arkaları kesilmiş olacaktır. "

Ali Bulaç

Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."

Ali Özek ve heyeti

Ona (Lût'a) şu hükmümüzü vahyettik: «Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır.»

Ali Rıza Safa

Ona, şu buyruğu da bildirdik: "Sabaha varmadan, onların arkası kesilecektir!"

Bayraktar Bayraklı

Lut'a şu hükmümüzü vahyettik: "Sabaha çıkarlarken mutlaka onların ardı kesilmiş olacaktır."

Edip Yüksel

‘Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona kesin olarak şu emri vahyettik: "Sabaha çıkarken şunların arkaları katiyyen kesilecek."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona kat'i olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunların arkaları kat'iyyen kesilecek

Erhan Aktaş

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.

Gültekin Onan

Ve onlara şu buyruğu verdik (kaza): "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir."

Hasan Basri Çantay

Ona şu (kat'i) emri vahyetdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası behemehal kesilmiş olacakdır".

İbni Kesir

Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.

Mehmet Alagaş

(49-79) Kullarıma benden haber ver! / bahset! Ben bağışlayanım, esirgeyenim , benim azabım! O da çok acıtıcı bir işkencedir. Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver / bahset , onun yanına girdikleri vakit, selam dediler , biz sizden ürktük dedi, d ediler ki kesinlikle biz sana bilen / alim bir oğul müjdeliyoruz , dedi ki beni mi müjdelediniz? bana ihtiyarlık gelmişken niçin beni müjdelersiniz ki? sana gerçeği müjdeliyoruz, ümidini kesenlerden olma dediler, sadece sapmışlar Rablerinin rahmetinden ümit keserler dediler, sizin göreviniz nedir ey elçiler dedi, biz, Lut ve ailesi hariç suçlu bir kavme gönderildik onların hepsini, karısı hariç, kurtaracağız, takdir ettik, o kadın azaba uğrayanlardan olacak dediler. Elçiler Lut ailesine geldiklerinde muhakkak ki siz , tanımayan / inkâr eden bir kavimsiniz dedi, bilakis bizim sana getirdiğimiz ise onların hakkında tereddüt ettikleri, şeydir dediler , b iz sana gerçeği getirdik ve kesinlikle doğru söylüyoruz, gecenin bir kısmında yakın çevreni de alarak yürümeye başla onları ar tlarından takip et , sizden biri bile dönüp ardına bakmasın, emredildiğiniz tarafa doğru ilerleyin dediler, bu işi onlara gerçekleştirdik, işte onlar , arkaları kesilmiş olarak sabahladılar , ş ehir halkı sevinçle geldi O da işte bunlar benim misafirlerim beni rezil utandırmayın, Allah’tan sakının beni üzmeyin dedi , Dediler ki seni alemlerden yasaklamadık mı? eğer ki yapacaksanız İşte bunlar kızlarım dedi, senin ömrüne yemin olsun ki sarhoşluk içinde bocalıyorlardı, şafakta onları bir ses aldı, altlarını üstlerine getirdik, siccilden taşlar üzerlerine yağdırdık, işte bunda ayırt edici işareti görebilenler için / mütevessimler için işaretler vardır, Muhakkak O (yıkıntı), eski bir yol kenarındadır. Muhakkak k i bunda iman edenler için ayetler vardır. Hakikaten Eykeliler de zalimlerdendi onlardan intikam aldık her iki kavim de (Lut ve Eyke) apaçık liderlerdiler / öncülerdiler / imamlardılar.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: ''Sabaha çıkarken onların arkası/kökü kesilmiş olacak.''

Süleyman Ateş

Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şu kesin kararı ona bildirdik: "Sabaha girdiklerinde bunların kökü kesilmiş olacaktır."

Şaban Britch

Ona, sabahleyin onların arkasının/kökünün kesileceğini vahyettik.

Şaban Piriş

Ona, Sabahleyin onların arkasının kesilmiş olacağı hususunu da açıklamıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ona şu emri bir hüküm olarak ilettik: Şunlar, kökleri kesilmiş olarak sabahlayacaklardır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We informed him of this decree, thus: "These wicked people shall be uprooted by morning".

Abdul Haleem

We made this decree known to him: the last remnants of those people would be wiped out in the morning.

Abdullah Yusuf Ali

And We made known this decree to him, that the last remnants of those (sinners) should be cut off by the morning.

Abul A'la Maududi

And We communicated to him the decree that by the morning those people will be totally destroyed.

Aisha Bewley

We revealed to him the command We had decreed: that on the following morning the last remnant of those people would be cut off.

Al-Hilali & Khan

And We made known this decree to him, that the root of those (sinners) was to be cut off in the early morning.

Ali Quli Qarai

We apprised him of the matter that these will be rooted out by dawn.

Amatul Rahman Omar

And We appraised him (-Lot) with certainty that the roots (and last remnants) of these people are to be cut off when they rise at dawn.

Arthur John Arberry

And We decreed for him that commandment, that the last remnant of those should be cut off in the morning.

Bijan Moeinian

Thus I informed Lot about My decision concerning the next day destruction of those people.

E. Henry Palmer

And we decided for him this affair because the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.

Edip-Layth

We conveyed him the decree, that the remnants of these people will be cut off in the morning.

George Sale

And We gave him this command; because the utmost remnant of those people was to be cut off in the morning.

Hamid S. Aziz

And We made plain for him the decree that the uttermost one of these people should be cut off on the morrow.

Mahmoud Ghali

And We decreed for him that Command, that the last trace of these was to be cut off in the (early) morning.

Marmaduke Pickthall

And We made plain the case to him, that the root of them (who did wrong) was to be cut at early morn.

Mohamed Ahmed - Samira

We issued this command to him, for they were going to be destroyed in the morning.

Muhammad Asad

And [through Our messengers] We revealed unto him this decree: "The last remnant of those [sinners] shall be wiped out" in the morn. "

Mustafa Khattab

We revealed to him this decree: "Those ˹sinners˺ will be uprooted in the morning."

Progressive Muslims

And We made it known to him, that the seed of these people will be cut off in the morning.

Rashad Khalifa

We delivered to him this command: those people are to be annihilated in the morning.

Sahih International

And We conveyed to him [the decree] of that matter: that those [sinners] would be eliminated by early morning.

Sam Gerrans

And We decreed for him that command: “The root of those will be cut off in the morning.”

Shabbir Ahmed

And We revealed to Lot this decree, "The last remnant of those shall be wiped out in the morning. "

Syed Vickar Ahamed

And We made known this decree (order) to him that the last remaining of those (sinners) should be left behind by the early morning.

Taqi Usmani

We conveyed to him Our decision that they (the unbelievers) were to be totally uprooted when they would see the morning.

The Monotheist Group

AndWe made the matter known to him, that the remainder of these people would be wiped out by the morning.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 66. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 66. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hicr suresi, 66. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩