Kamer suresi

Kamer suresi, 39. ayet

Kamer suresi, 39. ayet. فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

Diyanet İşleri

"Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Kamer 36–42 · surenin 39. ayeti / 55

Konu Lût kavmi Kamer 33–40 3

  1. Kamer 36

    Andolsun, Lut onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

  2. Kamer 37

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

  3. Kamer 38

    Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.

  4. 39

    "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.

  5. Kamer 40

    Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

  6. Kamer 41

    Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.

  7. Kamer 42

    Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 33–40. ayetler için yazılmıştır.

33-40. “Lût kavmi de” Lût aleyhisselam kendilerini, kimseyi ortak koşmaksızın sadece Allah’a ibadete davet edip şirkten ve âlemler arasında kendilerinden önce hiç kimsenin işlemediği o hayasızlıktan vazgeçmelerini emrettiğinde “uyarıları yalanladı.”

Onu yalanlayarak şirklerini ve çirkin işlerini sürdürmeye devam ettiler. Nihâyet misafirler suretinde gelen meleklerin haberini alan kavmi, onlara hayasızlık yapmak üzere çabucak yanına geliverdiler -Allah’ın lâneti üzerlerine olsun- ve bu misafirlerini elinden almak istediler. Yüce Allah da Cibril aleyhisselam'a emretti ve o da kanadıyla gözlerini kör etti.

Peygamberleri, onlara Allah’ın çetin yakalayışını ve cezasını hatırlatmakla birlikte “onlar uyarıları şüphe ile karşılamışlardı.”

“Andolsun bir sabah vakti erkenden kalıcı bir azap onları yakaladı.” Allah yurtlarının altını üstüne getirdi. Arkalarından da pişirilmiş taşlar gelip onları buluyordu ki bu taşlar Rabbinin nezdinde haddiaşan o günahkârlar için işaretlenmişti.

Yüce Allah, Lût aleyhisselam ile onun aile halkını Rablerine şükürlerinin ve sadece O’na hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın ibadet etmelerinin bir mükâfatı olarak o pek büyük sıkıntıdan kurtarmıştı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlara şöyle denildi: "Size indirmiş olduğum azabımı ve Lût'un sizi uyarmasının neticesi tadın!"

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَذُوقُوا۟ fezuku haydi tadın kök: ذوق
  2. عَذَابِى azabi azabımı kök: عذب
  3. وَنُذُرِ ve nuzuri ve uyarılarımı kök: نذر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)

    Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör…

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

  • Aynı kıssa: Hz. Lût · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Onlar cehennemde, "Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim" diye bağrışırlar.…

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.

  • Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş)

    O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

59 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Kendilerine) "Azabımı ve uyarılarım(a itibar etmemenizin sonucunu) tadın!" (demiştik).

Mustafa İslamoğlu

sonunda, uyarımın (dinlenilmemesi) halinde azabım nasıl olurmuş (gördüler).

Muhammed Esed

"Uyarılarım gözardı edildiğinde başınıza gelen azabı tadın bakalım!"

Ahmed Hulusi

Şimdi tadın azabımı ve uyarmalarımı!

Ali Bulaç

Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.

Ali Özek ve heyeti

İşte azabımı ve uyarılarımı tadın! (denildi).

Ali Rıza Safa

"Artık, tadın, cezamı ve uyardıklarımı!"

Bayraktar Bayraklı

İşte, azabımı ve uyarımı tadın!

Edip Yüksel

Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Tadın bakalım azabımı ve uyarılarımı!

Elmalılı Hamdi Yazır

Tadın bakalım azabımı ve inzarlarımı

Erhan Aktaş

Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Haydi! Tadın bakalım, azabımı ve uyarılarımı!

Gültekin Onan

Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.

Hasan Basri Çantay

"İşte tadın benim azabımı ve tehdidlerimi (n akıbetini)".

İbni Kesir

Tadın, işte azabımı ve tehditlerimi.

Mehmet Alagaş

(33-40) Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Lut ailesi hariç onlara yağan taşlar gönderdik, Lut ailesini yanımızdan bir nimet olarak seher vaktinde kurtardık, şükreden kimsenin karşılığı / cezası böyledir. Kesin olan şu ki onlara kuvvetli yakalama uyarılarımızı yaptık , onlar da uyarmaları umurlarına almadılar. Kesin olan şu ki, onlar misafirlerden faydalanmayı dilemişlerdi, biz de onların gözlerini kör ettik, a zabımı ve uyarı larımı tadın. Kesin olan şu ki bir sabah ka rar verilen azabımız bastırdı. Azabımı ve uyarı larımı tadın. Kesin olan şu ki biz Kuranı hatıra gel ebilmesi için kolaylaştırdık, ders alabilen var mı?

Rowwad Tercüme Merkezi

"Tadın azabımı ve tehdidimi!"

Süleyman Ateş

"Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!"

Süleymaniye Vakfı

"Azabımı ve uyarılarımı şimdi tadın bakalım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Uyarıların ardından gelen azabımın tadına varın."

Şaban Britch

Tadın azabımı ve tehdidimi!

Şaban Piriş

-Tadın azabımı ve tehdidimi!

Yaşar Nuri Öztürk

Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And as foreordained: they tasted My merciless but just retribution for their insolent disregard of My warning.

Abdul Haleem

‘Taste My [terrible] punishment and [the fulfilment of] My warnings!’

Abdullah Yusuf Ali

"So taste ye My Wrath and My Warning."

Abul A'la Maududi

So have a taste of My chastisement and My warnings.

Aisha Bewley

‘Taste My punishment and warnings!’

Al-Hilali & Khan

"Then taste you My Torment and My Warnings."

Ali Quli Qarai

‘Taste My punishment and My warnings!’

Amatul Rahman Omar

Now taste My punishment and (suffer the consequences of ignoring) My warning.

Arthur John Arberry

'Taste now My chastisement and My warnings!'

Bijan Moeinian

Suffer my punishment; you have been warned.

E. Henry Palmer

'So taste ye my torment and warning!'

Edip-Layth

"Taste My retribution; you have been warned."

George Sale

Taste, therefore, my vengeance, and my threatening.

Hamid S. Aziz

"So taste you My chastisement after My warning. "

Mahmoud Ghali

"So taste My torment and My warnings!"

Marmaduke Pickthall

Now taste My punishment after My warnings!

Mohamed Ahmed - Samira

So now taste My punishment and My commination!

Muhammad Asad

"Taste, then, the suffering which I inflict when My warnings are disregarded!"

Mustafa Khattab

˹Again they were told,˺ "Taste now My punishment and warnings!"

Progressive Muslims

"Taste My retribution; you have been warned. "

Rashad Khalifa

Suffer My retribution; you have been warned.

Sahih International

So taste My punishment and warning.

Sam Gerrans

“Then taste My punishment and My warnings!”

Shabbir Ahmed

Now taste My retribution after My warnings.

Syed Vickar Ahamed

"So you taste My Wrath and My Warning. "

Taqi Usmani

"Now taste My torment and My warnings."

The Monotheist Group

"Taste My retribution; you have been warned."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Kamer suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩