Diyanet İşleri
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
101. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ
elḳâri`ah.
Yürekleri hoplatan büyük felaket!
Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ
me-lḳâri`ah.
Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
feümmühû hâviyeh.
İşte onun anası (varacağı yer) Haviye'dir.
Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
vemâ edrâke mâ hiyeh.
Sen Haviye'nin ne olduğunu ne bileceksin?
Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ
nârun ḥâmiyeh.
O, kızgın bir ateştir.