Hasan Basri Çantay
Felaket kapısını çalacak olan (kıyamet).
101. sure
27 Türkçe meal. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. İngilizce çeviriler ayet sayfalarında.
Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Kâria suresi, 1. ayet. ٱلْقَارِعَةُ
elḳâri`ah.
Felaket kapısını çalacak olan (kıyamet).
Kâria suresi, 2. ayet. مَا ٱلْقَارِعَةُ
me-lḳâri`ah.
Nedir o felaket kapısını çalacak (kıyamet)?
Kâria suresi, 3. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلْقَارِعَةُ
vemâ edrâke me-lḳâri`ah.
O felaket kapısını çalacak (kıyametin dehşet ve azametin) sana bildiren nedir?
Kâria suresi, 4. ayet. يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
yevme yekûnü-nnâsü kelferâşi-lmebŝûŝ.
O gün insanlar yaygın (ve salgın) pervaneler gibi olacak.
Kâria suresi, 5. ayet. وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
vetekûnü-lcibâlü kel`ihni-lmenfûş.
dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak.
Kâria suresi, 6. ayet. فَأَمَّا مَن ثَقُلَتْ مَوَٰزِينُهُۥ
feemmâ men ŝeḳulet mevâzînüh.
İşte (o gün) kimin tartıları ağır gelirse,
Kâria suresi, 7. ayet. فَهُوَ فِى عِيشَةٍ رَّاضِيَةٍ
fehüve fî `îşetir râḍiyeh.
artık o hoşnuud (olacağı) bir yaşayışdadır.
Kâria suresi, 8. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَٰزِينُهُۥ
veemmâ men ḫaffet mevâzînüh.
Amma kimin de tartıları hafif gelirse,
Kâria suresi, 9. ayet. فَأُمُّهُۥ هَاوِيَةٌ
feümmühû hâviyeh.
artık onun anası "Haviye" (uçurum) dur.
Kâria suresi, 10. ayet. وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا هِيَهْ
vemâ edrâke mâ hiyeh.
Onun mahiyyetini sana bildiren nedir?
Kâria suresi, 11. ayet. نَارٌ حَامِيَةٌۢ
nârun ḥâmiyeh.
(O), haraareti çetin bir ateşdir.