Hûd suresi

Hûd suresi, 88. ayet

Hûd suresi, 88. ayet. قَالَ يَٰقَوْمِ أَرَءَيْتُمْ إِن كُنتُ عَلَىٰ بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّى وَرَزَقَنِى مِنْهُ رِزْقًا حَسَنًا وَمَآ أُرِيدُ أَنْ أُخَالِفَكُمْ إِلَىٰ مَآ أَنْهَىٰكُمْ عَنْهُ إِنْ أُرِيدُ إِلَّا ٱلْإِصْلَٰحَ مَا ٱسْتَطَعْتُ وَمَا تَوْفِيقِىٓ إِلَّا بِٱللَّهِ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ أُنِيبُ

ḳâle yâ ḳavmi era'eytüm in küntü `alâ beyyinetim mir rabbî verazeḳanî minhü rizḳan ḥasenâ. vemâ ürîdü en üḫâlifeküm ilâ mâ enhâküm `anh. in ürîdü ille-l'iṣlâḥa me-steṭa`t. vemâ tevfîḳî illâ billâh. `aleyhi tevekkeltü veileyhi ünîb.

Diyanet İşleri

Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Hûd 85–91 · surenin 88. ayeti / 123

Konu Şu'ayb ve Medyen halkı Hûd 84–95 3

  1. Hûd 85

    "Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

  2. Hûd 86

    "Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helal kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."

  3. Hûd 87

    Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Babalarımızın taptığını, yahut mallarımız hakkında dilediğimizi yapmayı terk etmemizi sana namazın mı emrediyor. Oysa sen gerçekten yumuşak huylu ve aklı başında bir adamsın."

  4. 88

    Şu'ayb, şöyle dedi: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse!. Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'ın yardımı iledir. Ben sadece O'na tevekkül ettim ve sadece O'na yöneliyorum."

  5. Hûd 89

    "Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nuh kavminin veya Hud kavminin yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lut kavmi sizden uzak değildir."

  6. Hûd 90

    "Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin. Şüphesiz Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir."

  7. Hûd 91

    Dediler ki: "Ey Şu'ayb! Dediklerinin çoğunu anlamıyoruz. Hem biz seni aramızda zayıf görüyoruz. Eğer kabilen olmasaydı, seni taşa tutardık. Zaten sen bizce itibarlı biri değilsin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

88. Şuayb onlara şöyle dedi: “Ey kavmim, ya ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem” benim getirdiğimin doğruluğu hususunda kesin bir bilgi ve tam bir gönül huzuruna sahipsem “ve O, bana kendisinden güzel bir rızık ihsan etmiş” Allah bana çeşitli türlerden helal mallar bağışlamış “ise ne dersiniz?” Ben “size yasakladığım şeylere kendin uymayarak size aykırı davranmak istemem.” Yani ben size ölçü ve tartıları eksik yapmayı yasaklarken kendim yasakladığım o işi yapmak istemem. O nedenle de bu konuda beni itham etme imkânı söz konusu olamaz. Aksine ben, size herhangi bir şeyi yasaklayacak olursam onu ilk terk eden mutlaka ben olurum.

“Ben sadece gücüm yettiğince ıslah etmek istiyorum.” Benim, hallerinizin düzelmesi, sizin faydalanacağınız hususların dosdoğru olması dışında herhangi bir maksadım yoktur. Benim yalnızca kendi lehime güttüğüm özel bir amacım da yoktur. Elimden geldiğince ıslah etmek istiyorum. Bu ifade, bir bakıma kişinin kendi kendisini tezkiye etmesi anlamına geldiğinden dolayı böyle bir ihtimali şu sözleri ile bertaraf etmektedir: “Benim başarım da ancak Allah'ın yardımıyladır.” Ben herhangi bir hayırlı işi yapmak ve kötülükten de uzak durmak başarısını elde edersem bu, ancak Yüce Allah’ın lütfu iledir. Benim kendi güç ve imkânımla olan bir şey değildir. “Ben yalnız O’na güvenip dayandım.” İşlerimde O’na dayandım, O’nun bana yeteceğine güvendim. “Ve yalnız O’na yönelirim.” Bana emretmiş olduğu türlü ibadetleri edâ etmekte ve çeşitli hayırlı işleri yapmakta ben O’na dönerim. İşte bu iki husus ile kulun halleri doğruluk üzere olur. Bunlar ise kişinin Rabbinden yardım dilemesi ile O’na yönelmesidir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Öyleyse O’na ibadet et ve O’na güvenip dayan.” (Hûd, 11/123); “Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım dileriz.” (el-Fâtiha, 1/5)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Şuayb -aleyhisselam- kavmine şöyle dedi: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa, ben O'ndan bir basiret üzere isem ve O, bana tarafından helal bir rızık ve peygamberlik vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece davetimle gücümün yettiği kadar sizlerin, Rabbinizi birlemenizi ve O'na ibadet etmenizi ve sizlerin bu hususta ıslah olmanızı istiyorum. Fakat benim bu hususta başarılı olmam ancak Allah -Subhânehu Teâlâ-'nın yardımı iledir. Ben, bütün işlerimde yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na dönerim.

Kelimeler

35 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim kök: قوم
  3. أَرَءَيْتُمْ eraeytum söyleyin bakalım kök: راي
  4. إِن in eğer
  5. كُنتُ kuntu ben isem kök: كون
  6. عَلَىٰ ala üzere
  7. بَيِّنَةٍۢ beyyinetin açık bir belge kök: بين
  8. مِّن min -den
  9. رَّبِّى rabbi Rabbim- kök: ربب
  10. وَرَزَقَنِى ve razekani ve beni rızıklandırmışsa kök: رزق
  11. مِنْهُ minhu kendi katından
  12. رِزْقًا rizkan bir rızıkla kök: رزق
  13. حَسَنًۭا ۚ hasenen güzel kök: حسن
  14. وَمَآ ve ma ve
  15. أُرِيدُ uridu istemiyorum kök: رود
  16. أَنْ en
  17. أُخَالِفَكُمْ uhalifekum size aykırı hareket etmek kök: خلف
  18. إِلَىٰ ila
  19. مَآ ma şeylerde
  20. أَنْهَىٰكُمْ enhakum sizi menettiğim kök: نهي
  21. عَنْهُ ۚ anhu ondan
  22. إِنْ in
  23. أُرِيدُ uridu istiyorum kök: رود
  24. إِلَّا illa ancak
  25. ٱلْإِصْلَـٰحَ l-islaha ıslah etmek kök: صلح
  26. مَا ma
  27. ٱسْتَطَعْتُ ۚ stetaa'tu gücümün yettiğince kök: طوع
  28. وَمَا ve ma ve yoktur
  29. تَوْفِيقِىٓ tevfiki bir başarım kök: وفق
  30. إِلَّا illa başka
  31. بِٱللَّهِ ۚ billahi Allah'ın (verdiğinden) kök: اله
  32. عَلَيْهِ aleyhi O'na
  33. تَوَكَّلْتُ tevekkeltu güvendim kök: وكل
  34. وَإِلَيْهِ ve ileyhi ve O'na
  35. أُنِيبُ unibu gönülden yönelirim kök: نوب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)

    Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

  • Aynı kök: وفق (4 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: İhsan

    Kendi işledikleri yüzünden başlarına bir musibet geldiği, sonra da "Biz iyilik etmek ve uzlaştırmaktan başka bir şey istememiştik" diye Allah'a yemin…

  • Aynı kök: نوب (18 geçiş) · Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    İbrahim'de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, "Biz sizden ve Allah'ı bırakıp taptıklarınızdan…

  • Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Halifelik

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanlarına de ki: "Siz, güçlü kuvvetli bir kavme karşı teslim oluncaya kadar savaşmaya çağrılacaksınız. Eğer itaat…

  • Aynı kök: وفق (4 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı)…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Sana "baş üstüne" derler. Fakat senin yanından çıktıklarında, içlerinden birtakımı, geceleyin; (senin gündüz) söylediklerinin aksini kurarlar. Allah,…

  • Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül

    Kafirlere ve münafıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Şuayb ise onlara) şöyle demişti: dipnot 1 "Ey kavmim! Bir düşünsenize! Ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana kendi katından güzel bir rızık vermişse (hâliniz nasıl olacak?) dipnot 2 Sizi yasakladığım şeylerin tersini yaparak size (olan sözüme) aykırı davranmak istemiyorum. dipnot 3 Ben gücümün yettiği kadar ıslah etmekten başka bir şey istemiyorum. Başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. dipnot 4 Yalnız O'na güvendim ve yalnız O'na yöneleceğim.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu ve benzer ayetlerde aktarılmış olan etkileyici konuşması nedeniyle Hz. Muhammed Hz. Şuayb için [Hatîbu'l-Enbiyâ] yani "peygamberlerin en etkili ve güzel hitap edeni" ifadesini kullanmıştır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesajlar: Hûd 11:28, 63.
  3. metne dön, dipnot 3
    Bu cümle Bakara 2:44 ve Saff 61:2-3. ayetle birlikte okunmalıdır. Verilmek istenen mesaj, insanların kendi yapmayacakları şeyleri başkalarına söylememeleri gerektiğini bildirmek, özü ile sözü bir tutum ortaya koymayı öğretmektir.
  4. metne dön, dipnot 4
    Bu ifade Kur'an'da sadece burada geçmekte ve başarının kaynağının kullara değil, sadece ve sadece Yüce Allah'a atfedilmesi gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Hz. Şuayb Medyenlilere yönelik bu açıklamalarının sonunda yaptığı davette başarının kendi elinde olmadığını, bunun Yüce Allah sayesinde gerçekleşeceğini ifade etmiştir.

Mustafa İslamoğlu

"Ey kavmim!" dedi, "Düşünsenize bir: ya ben Rabbimin katından gelen açık bir delile dayanıyorsam; ve O beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa? Hem sizi sakındırdığım konulara girmem sadece size muhalefet etme arzumdan kaynaklanmıyor. Aksine tüm arzum, gücümün yettiğince düzeltmeye çalışmaktan ibarettir. Başarım ise yalnızca Allah'a bağlıdır: sadece O'na dayanıp güvendim ve yalnızca O'na yöneldim.

Muhammed Esed

(Şuayb:) "Ey kavmim!" diye karşılık verdi, "Ne dersiniz, ya ben Rabbimden apaçık bir kanıta dayanıyorsam, ya beni kendi katından güzel bir rızıkla rızıklandırmışsa, (söyleyin, o zaman, başka nasıl davranabilirim?) Hem ben, sizden yapmamanızı istediğim şeyi, sizin hilafınıza yapmak istiyor da değilim. Ben sadece gücümün elverdiği kadar ıslah etmek istiyorum; ama (bunda ne kadar) başarı göstereceğim bütünüyle Allah'a bağlıdır. Ben O'na güvenip dayanıyor ve her zaman, her konuda O'na yöneliyorum!"

Ahmed Hulusi

(Şuayb) dedi ki: "Ey halkım. . . Görmüyor musunuz? Ya Rabbimden kesin bir delil üstündeysem ve O bana kendinden güzel bir rızık verdiyse? Sizden yapmamanızı istediğim şeyde size ters düşmek istemiyorum. . . Gücüm yettiğince sizi düzeltmek istiyorum. . . Başarım ancak Allah'ladır. . . O'na tevekkül (hakikatimdeki El Vekiyl isminin gereğini yerine getireceğine iman) ettim ve O'na yöneliyorum. "

Ali Bulaç

Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip dönerim."

Ali Özek ve heyeti

Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam ancak Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yöneldim.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Ey toplumum! Görüşünüz bu mu?" "Ya ben, Efendimden açık bir kanıta dayanıyorsam ve Kendisinden güzel bir sunuyla beni onurlandırmışsa?" "Size yasakladığım şeyi, aykırılık yapmak için istediğimi sanmayın. Yalnızca, gücümün yettiği ölçüde sizi düzeltmek istiyorum. Benim başarım, ancak Allah'a bağlıdır. O'na güvendim ve O'na yönelirim!"

Bayraktar Bayraklı

Dedi ki: "Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından verilmiş apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Size yasak ettiğim şeylerin aksini yaparak size aykırı davranmak istemiyorum. Ben sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Fakat başarmam Allah'ın yardımı iledir. Yalnız O'na güvenip dayandım ve bütün benliğimle O'na yöneldim."

Edip Yüksel

"Halkım" dedi, "Bakın, ya ben Efendimden kesin bir kanıta sahip isem ve bana kendisinden güzel bir nimet bağışlamışsa?... Size bazı şeyleri yasaklamam, size zıt gitmek istediğim için değildir. Ben sadece gücüm yettiğince bir reform gerçekleştirmek istiyorum. Başarım ancak ALLAH'tandır. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Halkım,' dedi, 'Bakın, ya ben Rabbimden kesin bir kanıta sahip isem ve bana kendisinden güzel bir nimet bağışlamışsa...? Sizi bazı şeylerden yasaklamam, size zıt gitmek istediğim için değildir. Ben ancak, gücüm yettiğince reform yapmak istiyorum. Başarım ancak ALLAH'tandır. O'na güvendim ve O'na yöneliyorum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şu'ayb: "Ey kavmim, ne dersiniz, eğer ben Rabbimin katından açık bir delil ile gelmişsem ve O, bana kendi katından güzel bir rızık vermişse ne yapmalıyım? Size muhalefet etmemle sizi men ettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum. Ben, yalnızca gücümün yettiği kadar düzeltmeyi istiyorum, başarım da Allah'ın yardımı iledir. Ben yalnız O'na dayandım ve ancak O'na yüz tutarım.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey kavmim! dedi: Söyleyin bakayım eğer ben rabbımdan bir beyyine üzerinde bulunuyorsam ve o kendisinden bana güzel bir rızık ihsan etmiş ise ne yapmalıyım? Ben size muhalefet etmemle sizi nehyettiğim şeylere kendim düşmek istemiyorum, ben sade gücüm yettiği kadar ıslah istiyorum, muvaffakıyyetim de Allah iledir, ben yalnız ona dayandım ve ancak ona yüz tutarım

Erhan Aktaş

"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül dipnot 1 ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey halkım! Bana söyleyin! "Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül dipnot 1 ettim ve yalnız O'na yöneldim." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey halkım! Bana söyleyin! Ya ben Rabb'imden kanıt içeren apaçık bir bilgiye sahipsem; kendinden bana iyi bir rızık vermişse! Vazgeçmenizi istediğim şeyleri, kendim yapmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadarıyla düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah'tandır. Yalnız O'na tevekkül dipnot 1 ettim ve yalnız O'na yöneldim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Tanrı iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip dönerim."

Hasan Basri Çantay

"Ey kavmim, dedi, ya ben Rabbimden (gelen) apaçık bir bürhanın üzerinde isem ve O, bana kendisinden güzel bir rızk ihsan etmiş ise? (Buna) ne dersiniz? Size etdiğim yasağa rağmen, kendim size muhaalefet etmek istemiyorum ki. Ben gücümün yetdiği kadar ıslahdan başka bir şey arzu etmem. Benim muvaffakıyyetim ancak Allahın yardımıyledir. Ben yalınız Ona güvenib dayandım ve yalınız Ona dönerim".

İbni Kesir

Dedi ki: Ey kavmim; ben Rabbımdan apaçık bir delil üzere iken O, bana kendisinden güzel bir rızık ihsan etmişse; ne dersiniz? Size yasakladığım şeylere aykırı hareket etmek istemem. Gücümün yettiği kadar islah etmekten başka bir isteğim yoktur. Başarım; ancak Allah'tadır. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneliyorum.

Mehmet Alagaş

(84-95) Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı (Gönderdik) Ey kavmim Allaha ibadet edin, onun dışında bir ilahınız yok, ölçüyü ve tartıyı eksiltmeyin, muhakkak ki sizde bir iyilik / hayır görüyorum, kesinlikle de sizin üzerinizde ki kuşatıcı bir günün azabından da korkuyorum, ey kavmim ölçüyü ve tartıyı kıstaslara uygun yerine getirin, insanların eşyalarını eksik hale getirmeyin, arzda ifsat edenler olup, haddi aşmayın, eğer iman ediyorsanız, Allah’ın geriye kalan olarak bıraktığı / bakiye bıraktığı sizin için daha hayırlıdır , ben sizin üzerinize bekçi / muhafız değilim dedi. Dediler ki Ey Şuayb namazın mı sana, babalarımızın taptıklarını terk etmeyi yahut mallarımıza istediğimizi yapmayı terk etmeyi emrediyor? muhakkak ki sen yumuşak tabiatlı yetişkin birisin. Ey kavmim dedi, peki şunu da görsenize, eğer ben Rabbimden bir açıklama üzere isem ve beni güzel bir rızıkla rızıklandırdıysa , sizleri men ettiğim şeylerde sizle zıtlaşmayı / size muhalefet etmeyi dilemem, ben sadece gücüm nispetinde / istidadım ölçüsünde düzeltmeyi / ıslahı dilerim, b aşarım da ancak Allah ’a aittir, ben O’na tevekkül ettim / vekaleti ona verdim , gönülden ona yöneliyorum/ bağlanıyorum, ey Kavmim isyanınız sizi suça / cürüm işlemeye sevk etmesin, işte o zaman Nuh kavmine veya Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin benzeri size de isabet eder , ayrıca Lut kavmi, size hiç te uzak değil , Rabbinize sığının, ardından ona tövbe edin, Rabbim esirgeyendir ve sevecendir. Ey Şuayb dediler, söylediklerinin ekserisini anlayamıyoruz, muhakkak ki seni de içimizde zayıf biri olarak görüyoruz, bağlı olduğun sınıfın da olmasa, seni taşlarız, senin üzerimizde bir saygınlığın yok. Dedi ki, sınıfım, sizin için Allah’tan daha mı saygın? Onu sırtınızın gerisine attınız, muhakkak ki Rabbim yaptıklarınızı kuşatmıştır, Ey kavmim dedi, mekanlarınızda çalışmaya devam edin ben de çalışanım, ilerde kime rezil edici azabın geleceğini, kimin yalancı olduğunu bileceksiniz, gözetleyin , bende sizle beraber gözetliyorum. Emrimiz geldiğinde Şuayb ’ı ve onunla beraber iman edenleri , bizden bir esirgeme olarak kurtardık, zalimleri ise bir ses tutup yakaladı, yurtlarında diz üstü çömelerek sabahladılar, sanki oradan hiç faydalanmadılar, dikkat edin Medyen tıpkı Semudun uzak kılınması gibi uzak kılındı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şuayb, şöyle dedi: ''Ey kavmim! Söyleyin bakayım. Ya ben Rabbimden gelen açık bir delil üzere isem ve katından bana güzel bir rızık vermişse! Ben size yasakladığımı kendim yapmak istemiyorum. Ben sadece gücüm yettiğince (sizi) düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir. Ben sadece O’na tevekkül ettim ve sadece O’na yöneliyorum.''

Süleyman Ateş

"Ey kavmim, dedi, bakın, ya ben Rabbimden bir kanıt üzerinde isem ve (O), bana kendinden güzel bir rızık vermişse? Ben size menettiğim şeylerde size aykırı davranmak istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadar düzeltmek istiyorum. Başarım ancak Allah(ın yardımı) iledir. Yalnız O'na dayandım ve yalnız O'na yönelirim!"

Süleymaniye Vakfı

Şuayb dedi ki: "Ey halkım! Hiç düşündünüz mü, ya ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam ve o beni kendi katından güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa dipnot 1 ? Sizi yapmaktan men ettiğim şeyleri kendim yapmak istemem. Ben sadece, gücümün yettiği kadar sizi iyiye ve güzele yöneltmek istiyorum. Başarılı olmam ancak Allah'ın yardımına bağlıdır. Ben sadece ona güvenip dayanır, sadece ona yönelirim.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nuh Aleyhisselam ile Salih Aleyhisselam da kavimlerine benzer sözleri söylemişlerdir (Hud 11/28, 63). Çünkü dinde zorlamanın hiçbir çeşidi yoktur (Bakara 2/256), bu yüzden hiç kimseye inanması için baskı yapılması söz konusu olamaz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Şuayb dedi ki "Ey halkım! Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanıyorsam, o bana kendi katından güzel bir imkan vermişse, buna ne diyebilirsiniz? Sizi bir şeylerden men etmekten maksadım size muhalefet değildir dipnot 1 . Ben sadece, gücüm yettiği kadar sizi iyiye ve güzele yöneltmek isterim. Başarılı olmam Allah'ın yardımına bağlıdır. Ben O'na güvenip dayanırım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    إِلَى مَا أَنْهَاكُمْ sözündeki إِلَى harf-i cerrine, Nisa 4/2. ayette olduğu gibi مع anlamı verilmiştir.

Şaban Britch

Dedi ki: Ey kavmim! Eğer benim, Rabbim tarafından (verilmiş) apaçık bir delilim varsa ve O bana tarafından güzel bir rızık vermişse buna ne dersiniz? Sizi birtakım şeylerden menederek kendim onları işlemek istemiyorum. Sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum, dedi. Başarım yalnız Allah'a bağlıdır. dedi. O’na tevekkül ettim O’na yöneldim, dedi.

Şaban Piriş

Şuayb: -Ey Halkım, benim, Rabbimden bir belgem olduğu ve bana güzel bir rızık verdiği halde, O'na karşı gelebileceğimi düşünüyor musunuz? Size yasak ettiğim şeylerde, size aykırı hareket etmek istemem. Sadece gücümün yettiği kadar ıslah etmek istiyorum. Başarım yalnız Allah'a bağlıdır. O'na dayandım, O'na yöneldim, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Ey toplumum! Ya ben Rabbimden bir beyyine üzerindeysem, bana lütfundan güzel bir rızık vermişse!... Size yasakladığım şeylerde, size söylediğimin aksine davranmak istemiyorum. Gücüm ölçüsünde barış ve iyilikten başka bir şey de istemiyorum. Başarım ancak Allah'ın desteğiyledir. Yalnız O'na güvendim ben, yalnız O'na yöneliyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There did Shuaib say to them: "My people, pause here and think but this: what if Allah has enlightened my thoughts and my innermost being and imparted to me knowledge, wisdom and spiritual light and made His grace abound in me!" "I want you to realize", he added, "that I do not move you to this divine course of action to advantage myself behind your backs of your dishonest system of trading and its ill-gotten gains. My aim is only reform I wish to brew the best I can until the pious principle governs your thoughts and you abandon wrong - doing. My successful attainment of the desired end rests in the hands of Allah; in Him I trust and to Him I lift my inward sight.

Abdul Haleem

He answered, ‘My people, can you not see? What if I am acting on clear evidence from my Lord? He Himself has given me good provision: I do not want to do what I am forbidding you to do, I only want to put things right as far as I can. I cannot succeed without God’s help: I trust in Him, and always turn to Him.

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my people! see ye whether I have a Clear (Sign) from my Lord, and He hath given me sustenance (pure and) good as from Himself? I wish not, in opposition to you, to do that which I forbid you to do. I only desire (your) betterment to the best of my power; and my success (in my task) can only come from Allah. In Him I trust, and unto Him I look.

Abul A'la Maududi

Shu'ayb said: 'My people! What do you think? If I stand on clear evidence from my Lord, and He has also provided me a handsome provision from Himself dipnot 1 -(should I be ungrateful to Him and share your error and iniquity?) Nor do I desire to act contrary to what I admonish you. dipnot 2 I desire nothing but to set things right as far as I can. My succour is only with Allah. In Him have I put my trust, and to Him do I always turn.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here rizq implies two things: provision of the knowledge of the truth and provision of the necessities of life from Allah. In the first sense, it refers to the same thing that has been declared in this Surah by Prophets Muhammad, Noah and Salih (peace be upon them all), that is, Allah bestowed on me by revelation that knowledge of the truth, which I already had gained by making keen observations of my own self and of the phenomena of nature. Therefore I cannot be a party to your evil creeds and unlawful practices. In the second sense, it is the answer to this taunt of theirs: Indeed you are the only generous and righteous person left in the land! It meant, so to say, this: When my Lord has bestowed on me both the knowledge of the truth and the good and lawful provisions of life, your taunts cannot turn this favor into disfavor. Therefore I cannot be so ungrateful to Him as to declare your deviations to be the truth and your unlawful practices lawful.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, It is a proof of the truth of my claim that I myself practice what I preach to you. For instance, if I had forbidden you to visit the shrines of gods and goddesses but had myself become the guardian of some such shrine, you would have been justified in bringing this charge against me that I was preaching the doctrine of Tauhid merely for the sake of ruining the business of others in order to make room for my own trade. Likewise, if I had prohibited the use of unlawful means for you but had myself applied the same in my own trade, you would have been justified in charging me with preaching honesty merely for winning good reputation for the prosperity of my own trade. But you yourselves are a witness to this that I myself abstain from those evils which I forbid you to practice and I keep myself pure from those blemishes of which I desire to cleanse you and I follow the way to which I invite you. All this is a clear proof that I believe in the truth of the message I am conveying to you.

Aisha Bewley

He said, ‘My people! What do you think? If I do possess a Clear Sign from my Lord and He has given me His good provision, I would clearly not want to go behind your backs and do something I have forbidden you to do. I only want to put things right as far as I can. My success is with Allah alone. I have put my trust in Him and I turn to Him.

Al-Hilali & Khan

He said: "O my people! Tell me if I have a clear evidence from my Lord and He has given me a good sustenance from Himself (shall I corrupt it by mixing it with the unlawfully earned money). I wish not, in contradiction to you, to do that which I forbid you. I only desire reform to the best of my power. And my guidance cannot come except from Allâh, in Him I trust and unto Him I repent.

Ali Quli Qarai

He said, ‘O my people! Have you considered, should I stand on a manifest proof from my Lord, who has provided me a good provision from Himself? I do not wish to oppose you by what I forbid you. I only desire to put things in order, as far as I can, and my success lies only with Allah: in Him I have put my trust, and to Him I turn penitently.

Amatul Rahman Omar

He said, `My people! what do you think? While I stand (by His grace) on a clear proof from my Lord (then why should not I guide people to the path of peace?), He has provided me from Himself with a goodly and honest livelihood (I cannot therefore be dishonest to Him). I have no intention to practise contrary to you the very thing which I forbid you to do. All that I desire is to set things right as far as I can. There is no power in me to do something (for setting things right) except through the help of Allâh. In Him do I put my trust and to Him do I always turn.

Arthur John Arberry

He said, 'O my people, what think you? If I stand upon a clear sign from my Lord, and He has provided me with fair provision from Him -- and I desire not to come behind you, betaking me to that I forbid you; I desire only to set things right, so far as I am able. My succour is only with God; in Him I have put my trust, and to Him I turn, penitent.

Bijan Moeinian

Shu’aib said: "For the sake of argument, imagine that God (beyond the shadow of the doubt) has revealed the truth to me. In addition, He has showered me with His best blessings. How can I, then (just in order to please you) join you in your evil practices? No way, I will never do what I forbid you to do. My only desire is to reform you and I will do my best to achieve this goal. My success in this enterprise completely depends on God in Whom I have put my trust and to Whom I have submitted full heartedly."

E. Henry Palmer

He said, 'O my people! Do ye see? If I stand upon a manifest sign from my Lord, and He provides me from Himself with a goodly provision, and I consent not with you to that which I forbid you, I only wish to better you so far as I can,- nor comes my grace through any one but God; on Him do I rely, and unto Him I turn.

Edip-Layth

He said, "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I forbid you from. I only want to fix what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."

George Sale

He said, O my people, tell me; if I have received an evident declaration from my Lord, and He hath bestowed on me an excellent provision, and I will not consent unto you in that which I forbid you; do I seek any other than your reformation, to the utmost of my power? My support is from God alone; on Him do I trust, and unto Him do I turn me.

Hamid S. Aziz

They said, "O Shu'eyb! Do your prayers bid you that we should forsake what our fathers served, or that we should not do as we please with our own property? You are, forsooth, the clement and straight-forward one (or simpleton)!"

Mahmoud Ghali

He said, "O my people, have you seen (that) in case I (rely) on Supreme evidence from my Lord and He has provided me with fair provision from Him (should i corrupt it)? And in no way would I like to differ from you (and do) whatever I forbid you (to do). Decidedly I would (do) nothing except reformation, (i.e., acting righteously) so far as I am able to. And in no way is my success with anyone except with Allah; in Him I have put my trust, and to Him I turn penitent.

Marmaduke Pickthall

He said: O my people! Bethink you: if I am (acting) on a clear proof from my Lord and He sustaineth me with fair sustenance from Him (how can I concede aught to you)? I desire not to do behind your backs that which I ask you not to do. I desire naught save reform so far as I am able. My welfare is only in Allah. In Him I trust and unto Him I turn (repentant).

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "O my people, think. I have a clear sign from my Lord, who has also given me a goodly provision, and I do not wish for myself what I forbid you: I only wish to reform you as best I can. My success is from God alone. In Him I have placed my trust, and to Him I turn.

Muhammad Asad

He answered: "O my people! What do you think? If [it be true that] I am taking my stand on a clear evidence from my Sustainer, who has vouchsafed me goodly sustenance [as a gift] from Himself - [how could I speak to you otherwise than I do]? And yet, I have no desire to do, out of opposition to you, what I am asking you not to do: I desire no more than to set things to rights in so far as it lies within my power; but the achievement of my aim depends on God alone. In Him have I placed my trust, and unto Him do I always turn!

Mustafa Khattab

He said, "O my people! Consider if I stand on a clear proof from my Lord and He has blessed me with a good provision from Him. I do not want to do what I am forbidding you from. I only intend reform to the best of my ability. My success comes only through Allah. In Him I trust and to Him I turn.

Progressive Muslims

He said: "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I am deterring you from. I only want to fix what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."

Rashad Khalifa

He said, "O my people, what if I have solid proof from my Lord; what if He has provided me with a great blessing? It is not my wish to commit what I enjoin you from. I only wish to correct as many wrongs as I can. My guidance depends totally on GOD; I have put my trust in Him. To Him I have totally submitted.

Sahih International

He said, "O my people, have you considered: if I am upon clear evidence from my Lord and He has provided me with a good provision from Him. .. ? And I do not intend to differ from you in that which I have forbidden you; I only intend reform as much as I am able. And my success is not but through Allah. Upon him I have relied, and to Him I return.

Sam Gerrans

He said: “O my people: have you considered: if I be upon clear evidence from my Lord, and He has provided me with a goodly provision from Him[...]? But I desire not to oppose you in that which I forbid you; I desire only right ordering, so far as I am able. And my success is only through God; in Him have I placed my trust, and to Him do I turn.”

Shabbir Ahmed

He said, "O My people! Think again! What if I have clear evidence of the Truth from my Lord? What if He has provided me with a decent and honorable sustenance while I follow His Laws? I deal in all fairness and I shall never preach what I don't practice behind your sight. I sincerely desire your betterment so far as I can. But the achievement of my aim depends on Allah alone. I trust in Allah and turn to Him hoping for the best."

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my people! Tell me if I have a clear (proof) from my Lord, and He has given me good (and pure) livelihood from Himself, (shall I corrupt it with unjust money?), I do not wish to do what I forbid you to do. I only wish for (your) betterment to the best of my power (and ability); And my guidance can only come from Allah. In Him I trust, and to Him I look in repentance.

Taqi Usmani

He said, "O my people, tell me, if I am on a clear path from my Lord and He has provided me with a good provision from Himself, (should I still leave you unguided?) I do not want to do in your absence what I forbid you from. I want nothing but to set things right as far as I can. My ability to do any thing comes from none but Allah. In Him alone I have placed my trust and to Him alone I turn in humbleness.

The Monotheist Group

He said: "O my people, do you see that if I am on clear evidence from my Lord, and He has provided me with good provision from Him, then I would not want to contradict by doing what I am prohibiting you from. I only want to make right what I can, and my guidance is only with God. To Him I place my trust, and to Him I repent."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 88. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 88. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Hûd suresi, 88. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩