Diyanet İşleri
İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
Kasas suresi
Kasas suresi, 3. ayet. نَتْلُوا۟ عَلَيْكَ مِن نَّبَإِ مُوسَىٰ وَفِرْعَوْنَ بِٱلْحَقِّ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ
netlû `aleyke min nebei mûsâ vefir`avne bilḥaḳḳi liḳavmiy yü'minûn.
İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'un zulmü; Mûsâ'nın doğumu ve annesine dönüşü Kasas 1–13 3
Ta-Sin-Mim.
Bunlar apaçık Kitab'ın ayetleridir.
İman eden bir kavm için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.
Şüphe yok ki, Firavun yeryüzünde (ülkesinde) büyüklük taslamış ve ora halkını sınıflara ayırmıştı. Onlardan bir kesimi eziyor, oğullarını boğazlıyor, kadınlarını ise sağ bırakıyordu. Şüphesiz o, bozgunculardandı.
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Haman'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
3. “İman eden bir toplum için...” Hitap onlaradır. Bu sözler, onlara söylenmiştir. Çünkü onlar, sahip oldukları iman sayesinde bu hususlar üzerinde dikkatle düşünmeye yönelirler, onu kabul ile karşılar ve ibret alınacak taraflarından da ibret alarak yollarını belirlerler. Bu sayede iman ve yakinleri daha bir artar, sahip oldukları hayırlara hayır katarlar.
nların dışında kalanlara gelince onlar, bu buyruklardan gereği gibi istifade etmezler. Bu buyruklar ile sadece onlara karşı mazeret kapısını kapatan deliller ortaya konmuş olur.
anı Yüce Allah, -inkarları sebebiyle- bu Kitabını onlara karşı korumuş ve onunla onlar arasına onu gereği gibi anlamalarını önleyecek bir perde koymuştur.
“Biz sana Mûsâ ve Firavun’un kıssasından bir bölümü gerçek şekliyle okuyacağız.” Çünkü onların haberleri oldukça ilginç ve hayret edilecek hususları ihtiva etmektedir. İşte bu kıssa şöyle başlamaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İman etmiş bir toplum için sana, Musa ve Firavun'un bazı haberlerini, içinde şüphe olmayan bir hakikatle okuyacağız. Zira içinde bulunanlardan faydalananlar onlardır.
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
(Ey Muhammed!) Onlara, Adem'in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden…
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini…
Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet
Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Nübüvvet
Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizden peygamberler çıkarmıştı. Sizi hükümdarlar…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İman edecek bir toplum için Musa ile Firavun'un haberinden bir kısmını dipnot 1 sana bir amaç ile tilavet etmekteyiz (okuyup aktarmaktayız).
İmanlı bir toplum (oluşturmak) için, sana Musa ve Firavun arasında geçen olaylardan bir kısmını sahih bir amaca uygun olarak aktaracağız.
Sana Firavun'la Musa arasında geçen olayların bir bölümünü inanmaya eğilimli insanlar için bütün gerçeğiyle anlatacağız.
İman eden bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana Hak olarak tilavet edeceğiz.
Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.
İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.
Musa ile Firavun'un haberlerinden bir bölümünü, inanan bir toplum için, sana gerçek olarak okuyacağız.
Sana, Firavun ile Musa arasında geçen olayların bir bölümünü, inanacak olanlar için bütün gerçeği ile anlatacağız.
Gerçeği onaylayan bir toplum için, Musa ile Firavunun bir kısım haberini sana doğru olarak anlatmaktayız.
İnanan bir toplum için, Musa ile Firavun'un bir kısım haberini sana doğru olarak anlatmaktayız.
Sana Musa ile Firavun kıssasından bir kısmını iman edecek bir topluluğa ibret olsun diye, bütün gerçeği ile okuyacağız.
Sana Musa ve Fir'avn kıssasından hakkıyle biraz okuyacağız iyman edecek kavm için
Biz, sana iman eden bir halk için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği anlatacağız.
Biz, sana inanan bir halk için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği anlatacağız.
Biz, sana inanan bir toplum için ders alsınlar diye Musa ve Firavun'un haberinden bir kısım gerçeği açıklayacağız.
İnanmış bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavunun haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.
Muusa ile Fir'avn haberinden bir kısmını, iman edecek bir zümre (nin faidelenmesi) için, hak olarak sana okuyacağız.
Sana, Musa ile Firavun'un haberinden inanacak bir kavim için doğru olarak anlatacağız.
(1-6) Tâ, Sîn, Mîm, Bunlar apaçık kitabın göstergeleridir / ayetleridir. Sana Musa'nın ve firavunun haberlerini hakikat olarak inanan bir boy için / bir kavim için okuyoruz. Muhakkak ki firavun yeryüzünde / arzda kendini yüce gördü / yücelendi , yakın çevresini taraftarlara / hiziplere ayırmıştı, onlardan bir parça, belli bir grubu zayıf hale / düşkün hale getiriyordu, oğullarını sıkıp boğuyordu, kadınlarını ise yaşatıyordu , kesinlikle o / firavun bozgunculardandı / fesatçılardandı. Bizler de yeryüzünde o zayıf bırakılanlara / düşkün hale getirilenlere destek olalım, onları öncüler / İmamlar yapalım, onları mirasçılar / varisler yapalım , onlara yeryüzünde imkanlar verelim, firavuna hamana ve bu ikisinin orduların a daha henüz hazır olmadıkları şeyi gösterelim istiyorduk.
İman eden bir toplum için, Mûsâ ve Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.
İnanan bir toplum için Musa ile Fir'avn'ın haberinden bir parçayı, gerçek olarak sana okuyacağız:
İnanan bir topluluk için, Musa ve Firavun ile ilgili haberlerden bir kısmını sana bütün gerçekliği ile sıralayacağız:
Sana Musa ile Firavun'un olaylarını, gerçeğine uygun olarak arka arkaya anlatacağız ki, inanan bir topluluk dipnot 1 için faydalı olsun.
İman eden bir toplum için Musa ve Firavun’un haberlerinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.
Sana, Musa ve Firavun'un haberlerinden, inanan bir toplum için hakkıyla okuyacağız.
İman edecek bir toplum için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.
Here, We narrate to you O Muhammad in truth some information relative to Mussa and Pharaoh to relate it to the people whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues.
We recount to you [Prophet] part of the story of Moses and Pharaoh, setting out the truth for people who believe.
We rehearse to thee some of the story of Moses and Pharaoh in Truth, for people who believe.
We recount to you with truth some parts of the story of Moses and Pharaoh dipnot 1 for the benefit of those who believe. dipnot 2
We recite to you with truth some news of Musa and Pharaoh for people who have iman.
We recite to you some of the news of Mûsâ (Moses) and Fir‘aun (Pharaoh) in truth, for a people who believe (in this Qur’ân, and in the Oneness of Allâh).
We relate to you truly some of the account of Moses and Pharaoh for a people who have faith.
We recount to you (a portion) of the true account of Moses and Pharaoh with all accuracy for the benefit of the people who would believe.
We will recite to thee something of the tiding of Moses and Pharaoh truthfully, for a people who believe.
I (God) am going to recite to you believers a little bit of the true story of Moses and Pharaoh.
we recite to thee from the history of Moses and Pharaoh in truth unto a people who believe.
We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with truth, for a people who acknowledge.
We will dictate unto thee, O Mohammed, some parts of the history of Moses and Pharaoh, with truth; for the sake of people who believe.
28:2. These are the verses of the Book (Scripture) that clarifies.
We recite to you (something) of the tiding of Mûsa (Moses) and Firaawn (Pharaoh) with the Truth, for a people who believe.
We narrate unto thee (somewhat) of the story of Moses and Pharaoh with truth, for folk who believe.
We narrate to you from the history of Moses and Pharaoh in all verity, for those who believe.
We [now] convey unto thee some of the story of Moses and Pharaoh, setting forth the truth for [the benefit of] people who will believe.
We narrate to you ˹O Prophet˺ part of the story of Moses and Pharaoh in truth for people who believe.
We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with truth, for a people who believe.
We recite to you herein some history of Moses and Pharaoh, truthfully, for the benefit of people who believe.
We recite to you from the news of Moses and Pharaoh in truth for a people who believe.
We recite to thee from the report of Moses and Pharaoh with the truth for people who believe.
We narrate to you some history of Moses and Pharaoh, setting forth the Truth for the benefit of those who will believe.
We recite (and restate) to you with truth a part of the story of Musa (Moses) and Firon (Pharaoh), for people who believe.
We recite to you a part of the story of Mūsā and Pharaoh with truth for a people who believe.
We recite to you from the news of Moses and Pharaoh with fact, for a people who believe.