Diyanet İşleri
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
Kasas suresi
Kasas suresi, 34. ayet. وَأَخِى هَٰرُونُ هُوَ أَفْصَحُ مِنِّى لِسَانًا فَأَرْسِلْهُ مَعِىَ رِدْءًا يُصَدِّقُنِىٓ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ
veeḫî hârûnü hüve efṣaḥu minnî lisânen feersilhü me`iye rid'ey yüṣaddiḳunî. innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3
"Değneğini (yere) at." (Musa, değneğini attı). Onu bir yılanmış gibi süratle hareket eder görünce, arkasına bakmadan dönüp kaçtı. (Bu sefer şöyle seslenildi:) "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen güvenlikte olanlardansın."
"Elini koynuna sok. (Alaca hastalığı gibi) bir hastalık sebebiyle olmaksızın bembeyaz bir halde çıksın. Korkudan açılan kolunu kendine çek (toparlan). İşte bunlar, Firavun ve ileri gelen adamlarına (göstermen için) Rabbin tarafından (sana verilen) iki delildir. Çünkü onlar fasık bir kavimdirler."
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum."
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size uyanlar, galip gelecek olanlardır" dedi.
Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
Musa, "Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 33–34. ayetler için yazılmıştır.
33-34. Bunun üzerine Mûsâ aleyhisselam Rabbine karşı özür beyan ederek, kendisine verilen bu yüke karşı yardım dileyerek ve Rabbinden, çekindiği hususları izale etmesi maksadı ile karşılacağı engelleri dile getirerek “dedi ki: Rabbim! Ben onlardan bir kişi öldürmüştüm. O nedenle beni öldürmelerinden korkuyorum. Kardeşim Hârûn’un dili de benden daha akıcıdır. O nedenle onu da beni tasdik edecek bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder.” Zira birbirini destekleyen haberler ile hakkın gücü artar. “Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.” Yüce Allah da onun isteğini kabul etti.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kardeşim Harun benden daha anlaşılır sözlüdür. Firavun ve kavmi beni yalanladığı zaman benim sözümü desteklemesi için, onu yardımcım olarak benimle beraber gönder. Ben, daha önce kendisine peygamber gönderilip, onları yalanlayan ümmetlerin adeti olduğu gibi, onların da beni yalanlamasından korkuyorum.
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
"Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."
Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
(18-19) Şüphesiz Allah içinizden, savaştan alıkoyanları ve kardeşlerine, "Bize gelin" diyenleri biliyor. Size katkıda cimri davranarak savaşa pek az…
Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: لسن (25 geçiş)
"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur.…
Aynı kök: اخو (96 geçiş) · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)
Kendisinden önce ve sonra uyarıcıların gelip geçmiş olan Ad kavminin kardeşini (Hud'u) hatırla. Hani Ahkaf'taki kavmini, "Ancak Allah'a ibadet edin,…
Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Andolsun, Allah, Peygamberinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse, siz güven içinde başlarınızı kazıtmış veya saçlarınızı kısaltmış olarak,…
Aynı kök: لسن (25 geçiş) · Ortak kavram: Sıdk (Doğruluk)
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder! dipnot 1 Beni yalanlamalarından korkuyorum." demişti. dipnot 2
İşte kardeşim Harun! Onun dili benden daha açık, daha düzgün: beni destekleyip doğrulayan bir yardımcı olarak onu da benimle birlikte gönder! Çünkü, beni yalanlamalarından korkuyorum."
Ayrıca, kardeşim Harun'un konuşma tarzı benimkinden daha açık, daha düzgündür; öyleyse benim söylediklerimi (daha akıcı bir şekilde) doğrulayan bir yardımcı olarak o'nu da benimle birlikte gönder; çünkü, gerçek şu ki, beni yalanlayacaklarından korkuyorum".
"Kardeşim Harun var ya, lisan itibarıyla o benden daha rahat konuşur! Onu, destekleyici olarak benimle birlikte irsal et. Şüphesiz ki ben, yalanlamalarından korkuyorum. "
"Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
Kardeşim Harun’un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum.
"Kardeşim Harun, dil yönünden benden daha etkilidir. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü beni yalanlamalarından korkuyorum!" dipnot 325
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu, beni destekleyen bir yardımcı olarak benimle gönder; çünkü beni yalanlamalarından korkuyorum" dedi.
"Ayrıca, kardeşim Harun benden daha iyi konuşur. Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gönder. Beni yalanlamalarından korkarım."
'Ayrıca, kardeşim Harun benden daha iyi konuşur. Onu benimle birlikte, beni destekleyen bir yardımcı olarak gönder. Beni yalanlamalarından korkarım.'
Kardeşim Harun ise lisanca benden daha açık konuşur; beni tasdik eden bir yardımcı olarak maiyetimde ona da peygamberlik ver; doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum!" dedi.
Biraderim Harun ise lisanca benden fesahatlidir beni tasdık eder bir muavin olmak üzere maıyyetimde ona da risalet ver. Doğrusu ben beni tekzib ederler diye korkarım
"Kardeşim Harun'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum."
"Kardeşim Harun'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum."
"Kardeşim Harun'un konuşması benden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak, benimle birlikte gönder. Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum."
"Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
"Biraderim Harun, o, lisan bakımından benden daha fasıyhdir. Binaen'aleyh onu da benimle beraber yardımcı (bir peygamber) olarak gönder ki beni tasdıyk etsin. Çünkü ben, beni tekzib edeceklerinden endişe ediyorum".
Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu benimle beraber yardımcı olarak gönder ki beni tasdik etsin. Çünkü ben, tekzib etmelerinden endişe duyuyorum.
(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.
"Kardeşim Hârûn’un dili benden daha açıktır. Onu da benimle gönder, bana destek olsun ve beni tasdik etsin. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.''
"Kardeşim Harun, o, dil bakımından benden daha güzel konuşur. Onu da benimle beraber, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Zira ben, beni yalanlayacaklarından korkuyorum."
"Kardeşim Harun, onun dili benden daha açık ve anlaşılırdır. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte elçi gönder. Çünkü beni yalancı saymalarından korkuyorum dipnot 1 ."
"Kardeşim Harun... Onun konuşması benden güzeldir. Onu, beni onaylayan bir yardımcı olarak gönder. Beni yalancı sayarlar diye korkuyorum."
Kardeşim Harun’un dili benden daha açık. Onu da benimle gönder, bana destek ve tasdik edici olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
Kardeşim Harun'un dili benden daha açık. Onu da benimle gönder bana destek ve tasdik edici olsun. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.
"Kardeşim Harun var ya, o benden lisanca daha etkilidir/benden daha güzel konuşur. Onu da benimle yardımcı olarak gönder ki beni tasdiklesin; beni yalanlamalarından korkuyorum."
"My brother Harun (Aaron) expresses himself much better than I and he possesses the power of fluent, forcible and appropriate expression. Send him O Allah with me to be a support and to confirm my cause, for I fear they might accuse me of falsehood".
My brother Aaron is more eloquent than I: send him with me to help me and confirm my words- I fear they may call me a liar.’
"And my brother Aaron - He is more eloquent in speech than I: so send him with me as a helper, to confirm (and strengthen) me: for I fear that they may accuse me of falsehood."
My brother Aaron is more eloquent in speech than I: so send him with me as a helper to confirm my truthfulness for I fear that they will reject me as a liar."
and my brother Harun is more eloquent than me so send him with me to support me and back me up. I am afraid they will call me a liar.’
"And my brother Hârûn (Aaron) - he is more eloquent in speech than me: so send him with me as a helper to confirm me. Verily I fear that they will belie me."
Aaron, my brother —he is more eloquent than me in speech. So send him with me as a helper to confirm me, for I fear that they will impugn me.’
`And my brother Aaron is more fluent and eloquent in speech than I, so send him with me as a helper to bear me out (for) I fear that they will treat me as a liar. '
Moreover my brother Aaron is more eloquent than I. Send him with me as a helper and to confirm I speak truly, for' I fear they will cry me lies.'
[Then he continued:] "As my brother Aaron is a better speaker than me, send him as my helper to deliver the message as I am afraid to be ridiculed. "
and my brother Aaron, he is more eloquent of tongue than I; send him then with me as a support, to verify me; verily, I fear that they will call me liar!'
"My brother Aaron is more eloquent in speech than I. So send him with me to help and to confirm me. For I fear that they will deny me."
But my brother Aaron is of a more eloquent tongue than I am; wherefore send him with me for an assistant, that he may gain me credit; for I fear lest they accuse me of imposture.
Said he, "My Lord! Verily, I have killed a person amongst them, and I fear that they will kill me:
And my brother (is) Harûn; (Aaron) he is more eloquent than I (am) in speech; (Literally: in tongue= regarding his tongue) so send him with me as an auxiliary to sincerely confirm me in (my speech). Surely I fear they will cry me lies."
My brother Aaron is more eloquent than me in speech. Therefor send him with me as a helper to confirm me. Lo! I fear that they will give the lie to me.
So send my brother Aaron with me as helper for he is more fluent than I with words, that he should affirm me, for I fear that they would call me a liar. "
And my brother Aaron - he is far better in speech than I am. Send him, therefore, as a helper, so that he might [more eloquently] bear witness to my speaking the truth: for I fear indeed that they will give me the lie."
And my brother Aaron is more eloquent than I, so send him with me as a helper to support what I say, for I truly fear they may reject me."
"And my brother Aaron is more eloquent in speech than I. So send him with me to help and to confirm me. For I fear that they will deny me."
"Also, my brother Aaron is more eloquent than I. Send him with me as a helper to confirm and strengthen me. I fear lest they disbelieve me."
And my brother Aaron is more fluent than me in tongue, so send him with me as support, verifying me. Indeed, I fear that they will deny me."
“And my brother Aaron is more eloquent than I in speech, so send Thou him with me as support to confirm me; I fear that they will deny me.”
And my brother Aaron - he is far better in speech than I am. Send him, therefore, as a helper, so that he might more eloquently bear witness to my speaking the truth. I am afraid that they will accuse me of lying."
"And my brother Haroon (Aaron)— He is more fluent in speech than me: So send him (also) with me as a helper, to support (and strengthen) me: Indeed, I fear that they may accuse me of lying. "
And my brother Hārūn is more eloquent than me in speech; so send him with me as a helper to bear me out. I am afraid, they will give the lie to me."
"And my brother Aaron is more eloquent in speech than I. So send him with me to help and to confirm me. For I fear that they will deny me."