Diyanet İşleri
Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
Kasas suresi
Kasas suresi, 36. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّفْتَرًى وَمَا سَمِعْنَا بِهَٰذَا فِىٓ ءَابَآئِنَا ٱلْأَوَّلِينَ
felemmâ câehüm mûsâ biâyâtinâ beyyinâtin ḳâlû mâ hâẕâ illâ siḥrum müfterav vemâ semi`nâ bihâẕâ fî âbâine-l'evvelîn.
Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Tûr'daki çağrı ve Firavun'un helâki Kasas 29–42 3
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Şüphesiz ben onlardan birisini öldürdüm. Onların da beni öldürmelerinden korkuyorum."
"Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."
Allah, "Seni kardeşinle destekleyeceğiz ve size bir iktidar vereceğiz de ayetlerimiz sayesinde size (kötü bir amaçla) ulaşamayacaklar. Siz ve size uyanlar, galip gelecek olanlardır" dedi.
Musa, onlara delillerimizi apaçık olarak getirince onlar, "Bu, ancak uydurulmuş bir sihirdir. Biz geçmiş atalarımızın zamanında böyle bir şeyin varlığını duymadık" dediler.
Musa, "Katından kimin hidayet getirdiğini ve bu yurdun (güzel) sonucunun kimin olacağını Rabbim daha iyi bilir. Doğrusu zalimler kurtuluşa eremezler" dedi.
Firavun, "Ey ileri gelenler! Sizin benden başka bir ilahınız olduğunu bilmiyorum. Ey Haman! Benim için bir ateş yakıp tuğla pişir de bana bir kule yap! Belki Musa'nın ilahına çıkar bakarım(!) Şüphesiz ben onun mutlaka yalancılardan olduğunu sanıyorum" dedi.
O ve askerleri yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten bize döndürülmeyeceklerini sandılar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
36. Mûsâ aleyhisselam Rabbinin kendisine vermiş olduğu risalet görevi ile gitti. “Mûsâ onlara apaçık” söylediklerine açıkça delâlet eden, kusursuz ve hiçbir kapalılığı bulunmayan “âyetlerimizi/mucizelerimizi getirince” zulme saparak büyüklük taslayarak ve inat göstererek “dediler ki: Bu, ancak düzmece bir sihirdir.” Nitekim Firavun, hakkın açıkça ortaya çıkıp batıla üstünlük sağladığı, batılın da yok olup gittiği ve işlerin gerçek mahiyetini bilen sihir işinin ileri gelenlerinin Mûsâ’ya boyun eğdiği o vakit de şu sözleri söylemişti: “Şüphesiz o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” (Tâ-Hâ, 20/71)
İşte bu, zeki ama temiz ve iyi niyetli olmayan bu kişinin yaptığı hile ve tuzaklardandır ki Yüce Allah, bize bunları anlatmaktadır. Halbuki O “bütün bunları göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini” (el-İsra, 17/102) pek iyi biliyordu. Fakat onun bedbahtlığı ona baskın gelmişti.
“Ayrıca biz, önceki atalarımız arasında da böyle bir şey işitmedik.” Bu hususta yalan söylüyorlardı. Çünkü Yüce Allah, şu buyruğunda da dile getirdiği gibi Mûsâ’dan önce Yusuf’u -ikisine de selâm olsun- onlara peygamber olarak göndermişti: “Andolsun önceden Yusuf da size apaçık belgeler ile gelmiş idi. O zamanlar da size getirdiğinden şüphe edip durmuştunuz. Nihâyet o, vefat ettiğinde de: Allah ondan sonra artık asla bir daha peygamber göndermez, dediniz. Allah, haddi aşan şüpheci kimseleri işte böyle saptırır.” (el-Mümin, 40/34)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- apaçık mucizelerimizle onların yanına geldiği zaman insanlar şöyle dediler: "Bunlar Musa’nın uydurduğu, düzmece yalanlardan başka bir şey değildir. Bunları bizlerden önceki atalarımızdan hiç duymadık.”
Aynı kök: فري (60 geçiş) · Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Ayetlerimiz apaçık bir şekilde onlara okunduğunda, "Bu sadece, atalarınızın tapmakta olduğu şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır" dediler.…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikleri şeyler dinleri konusunda kendilerini…
Aynı kök: فري (60 geçiş)
Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa), onlara apaçık delillerimizi getirdiğinde "Bu, sadece uydurulmuş bir büyüdür; önceki atalarımızdan böyle bir şey de duymadık!" demişlerdi. dipnot 1
Musa onların karşısına hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimizle çıkanca "Bu tasarlanıp ortaya atılmış bir büyüden başkası değildir; zira biz önden giden atalarımızın geleneğinde böyle bir şey olduğunu işitmedik!" dediler.
Fakat Musa apaçık mesajlarımızla (Firavun'un ve onun seçkinler çevresinin) karşısına çıkınca, berikiler hemen: "Bu (bir ölümlü beşer tarafından) uydurulmuş parlak bir büyüden başka bir şey değil; biz atalarımızdan böyle bir şey işitmemiştik!" dediler.
Musa onlara apaçık delillerimiz olarak gelince, dediler ki: "Bu uydurulmuş bir sihir! Önceki atalarımızdan böyle bir şey işitmedik. "
Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.
Musa onlara apaçık âyetlerimizi getirince: Bu, olsa olsa uydurulmuş bir sihirdir. Biz önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.
Musa, açık kanıtlı ayetlerimizi onlara getirince, şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değil bu; önceki atalarımızdan da bunu duymadık!"
Musa, onlara apaçık mucizelerimizle gelince, "Bu, sadece uydurma bir sihirdir. Önceki atalarımızdan, böylesini işitmemiştik" dediler.
Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, "Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik" dediler.
Musa onlara apaçık ayet ve mucizelerimizle gidince, 'Bu ancak uydurma bir büyüdür. Biz böyle bir şeyi önceki atalarımızdan işitmedik,' dediler.
Musa bunun üzerine açık açık ayetlerimizle onlara varınca: "Bu uydurma bir büyüden başka birşey değildir; biz bunu önceki atalarımızdan da işitmedik." dediler.
Vakta ki Musa bunun üzerine açık açık ayetlerimizle onlara vardı bu, dediler: sırf uydurma bir sihir, biz bunu evvelki atalarımızda dahi işitmedik
Musa onlara apaçık ayetlerimizi dipnot 1 iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.
Musa onlara apaçık ayetlerimizi dipnot 1 iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.
Musa onlara apaçık ayetlerimizi dipnot 1 iletince: "Bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz önceki atalarımızdan böyle bir şey duymadık." dediler.
Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.
Bunun üzerine (Musa) onlara açık açık ayetlerimizi getirince dediler ki: "Bu, uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. Biz evvelki atalarımızdan bunu işitmedik".
Musa onlara apaçık ayetlerimizle gelince: bu, uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değildir. Biz, önceki atalarımızdan böylesini işitmemiştik, dediler.
(22-43) Medyen tarafına doğru yüzünü çevirince / teveccüh edince dedi ki umarım Rabbim, yolun düzgününe beni yönlendirir. Medyen suyuna varınca / ulaşınca orada insanlardan hayvan sulayan bir topluluk buldu, Onların ötesinde / dışında da hayvanlarını suyun uzağında tutan iki kadın buldu , sizin sıkıntınız / sorununuz nedir? Diyerek sordu, ikisi de çobanlar çekilip gidinceye kadar sulayamayız , Babamızda epeyce yaşlıdır dediler, O / Musa ikisinin hayvanlarını suladı, sonra gölgeye geri çekilerek dedi ki, Rabbim muhakkak ki ben hayırdan bana indireceğine karşı fakirim, derken utana sıkıla / hayalı bir vaziyette o iki kardeşten biri geldi , dedi ki babam bizim için hayvanları sulamandan ötürü karşılığını vermek amacıyla seni çağırıyor . Bunun üzerine , babalarına geldiğinde Ona kıssasını / başından geçenleri anlattı, O da korkma! zalim bir kavimden kurtuldun dedi. O iki kardeşten biri dedi ki ey babacığım ücretle tut / icarla onu, ücretli tuttuklarının en hayırlısıdır, sağlam ve güvenilirdir, Babaları Musa’ya dedi ki, dileğim / muradım, işte şu iki kızımdan biriyle sekiz yıl ücretli bana çalışman şartıyla seni nikahlamandır, eğer on seneye tamamlarsan o da sendendir / senin ikramındır, sana meşakkatte bulunmak gibi bir muradım yok , İnşallah / eğer Allah ta isterse beni ıslah edicilerden bulacaksın. Musa dedi ki , bu seninle benim aramdadır , iki süreden hangi birini gerçekleştirirsem de asla aramızda düşmanlık yoktur, Allah söylediklerimize vekildir. Musa süreyi gerçekleştirdiğinde ailesini harekete geçirdi / yola çıkardı, Tûrun kenarında bir ateş hissetti , ailesine dedi ki bekleyin, ben kesinlikle bir ateş hissettim belki oradan size bir haber veya bir cezve kor ateş getirebilirim böylelikle sizler ısınırsınız. Nihayet oraya vardığında ona, ağaçlarıyla mübarek yerdeki vadinin sağ kıyısından seslenildi / nida edildi. Ey Musa kesinlikle ben alemlerin Rabbi Allah'ım, sopanı / asanı sal / bırak , onun bir yılan gibi kıvrıldığını gördüğünde , sırtını döndü ve kaçtı, Ey Musa geri dön ve korkma , muhakkak ki sen güvendesin , elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır , korkmuş ellerini yanlarına sok , işte bunlar Rabbinden firavuna ve ileri gelenlerine karşı iki delildir. Muhakkak ki onlar yoldan çıkmış / fasık bir kavimdirler.
Mûsâ onlara apaçık ayetlerimizle gelince dediler ki: “Bu ancak düzmece bir büyüdür. Biz önceki atalarımız arasında da böylesini işitmemişiz.”
Musa, onlara açık açık ayetlerimizle gelince: "Bu uydurulmuş bir büyüden başka bir şey değildir. İlk atalarımız arasında böyle bir şey (olduğunu) işitmedik." dediler.
Musa her şeyi ortaya koyan mucizelerimizle onlara gelince: "Bu sadece uydurulmuş bir sihirdir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık." dediler dipnot 1 .
Musa apaçık belgelerimizi onlara gösterince "Bunlar uydurulmuş büyüden başka bir şey değildir. Böylesini eski atalarımızdan da duymadık."
Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman; bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.
Musa onlara apaçık ayetlerimizle gittiği zaman; -Bu, uydurma sihirden başka bir şey değildir. Biz, bunu önceki atalarımızda da işitmedik, dediler.
Bunun ardından Musa onlara açık seçik ayetlerimizi getirdiğinde onlar şöyle dediler: "Uydurulmuş bir büyüden başkası değil bu. İlk atalarımız arasında bunu hiç duymadık."
And when Mussa presented to them Our convincing divine signs with distinct apprehension of all that they involve, they said: "This is indeed nothing but witchcraft fabricated for deception. We never heard of such things discussed by our fathers".
But when Moses came to them with Our clear signs, they said, ‘These are mere conjuring tricks; we never heard this from our forefathers.’
When Moses came to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but sorcery faked up: never did we hear the like among our fathers of old!"
But when Moses came to them with Our Clear Signs, they said: "This is nothing but a magic dipnot 1 that has been contrived. We never heard anything like it from our ancestors of yore." dipnot 2
But when Musa brought them Our Clear Signs they said, ‘This is nothing but trumped-up magic. We never heard anything like this among our earlier forefathers.’
Then when Mûsâ (Moses) came to them with Our Clear Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), they said: "This is nothing but invented magic. Never did we hear of this among our fathers of old."
When Moses brought them Our manifest signs, they said, ‘This is nothing but concocted magic. We never heard of such a thing among our forefathers.’
So when Moses came to them (- the people of Pharaoh) with Our clear signs they said, `This is but a forged and unprecedented fraud. We never heard such a thing in the time of our forefathers.'
So when Moses came to them with Our signs, clear signs, they said, 'This is nothing but a forged sorcery. We never heard of this among our fathers, the ancients.'
When Moses came to them with My undeniable miracles, they said: "These performances are nothing but illusive magic; we have never heard such none senses [the oneness of God, Day of Judgment, Heaven and Hell, etc. ] from our forefathers.
And when Moses came to them with our manifest signs, they said, 'This is only sorcery devised; and we have not heard of this amongst our fathers of yore. '
So when Moses went to them with Our clear signs, they said, "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"
And when Moses came unto them with our evident signs, they said, this is no other than a deceitful piece of sorcery: Neither have we heard of any thing like this among our fore-fathers.
He said, "We will strengthen your arm with your brother; and We give you both authority (or power), and they shall not reach (touch) you for Our signs (they will make you triumphant). You two and those who follow you shall gain the upper hand."
So as soon as Mûsa (Moses) came to them with Our supremely evident signs, they said, "In no way is this anything except a fabricated sorcery; and in no way have we heard of this among our earliest fathers. "
But when Moses came unto them with Our clear tokens, they said: This is naught but invented magic. We never heard of this among our fathers of old.
But when Moses came to them with Our clear signs they said: "This is nothing but magic he has contrived, for we have not heard of this from our fathers of old. "
But as soon as Moses came unto them with Our clear messages [Pharaoh and his great ones] said: "All this is nothing but spellbinding eloquence devised [by man]: and never did we hear [the like of] this, [nor has it ever been heard of] in the time of our forebears of old!"
But when Moses came to them with Our clear signs, they said ˹arrogantly˺, "This is nothing but conjured magic ˹tricks˺. We have never heard of this in ˹the history of˺ our forefathers."
So when Moses went to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"
When Moses went to them with our proofs, clear and profound, they said, "This is fabricated magic. We have never heard of this from our ancient ancestors."
But when Moses came to them with Our signs as clear evidences, they said, "This is not except invented magic, and we have not heard of this [religion] among our forefathers. "
And when Moses came to them with Our clear proofs, they said: “This is only invented sorcery. And we heard not of this among our fathers of old.”
But as soon as Moses came to them with Our clear Messages, they said, "This is a mysteriously fabricated lie. We have never heard such sermon from our ancestors."
Then when Musa (Moses) came to them with Our Clear Signs (verses), they said: "This is nothing but magic made up (for us): We never heard (anything) like this from our fathers of the past!"
So when Mūsā came to them with Our clear signs, they said, "This is nothing but a forged magic, and we have never heard of such a thing happening in the days of our forefathers."
So when Moses went to them with Our clear signs, they said: "This is nothing but fabricated magic; nor did we hear of this from our fathers of old!"